İçeriğe geç

UNUTULMUŞ KEHANET VE GELECEĞİN MİRASI - KILIÇLAR, KANATLAR VE TAÇLAR SERİSİ # 1

Bölüm 5 · 6 dk okuma

UNUTULMUŞ KEHANET VE GELECEĞİN MİRASI - KILIÇLAR, KANATLAR VE TAÇLAR SERİSİ # 1

Bölüm 5

BÖLÜM 5

Orion’un getirdiği harita ve pusula sayesinde eve döndüğümüzde aklımda tek bir şey vardı:

Kael’in bunu bilip bilmediğini öğrenmek.

Oturma odasına girdiğimde abim koltukta düşünceli bir şekilde bir şekilde oturuyordu. Göz göze geldiğimizde;

- Ne oldu? Diye sordu, kaşlarını çatmıştı. Yanına yaklaştım ve tek bir cümle söyledim:

- Ejderha benimle konuştu. Kael’in yüzündeki tüm rek uçtu.

-Ne dedi?, diye sordu fısıltıyla sanki bu anı bekliyormuş gibi.

Onu izledim, kesinlikle bir şeyler biliyordu. Bu yüzden devam ettim:

- Hançerimin onun bir parçasını taşıdığını.

Derin bir nefes aldı ve gözleri hançerime kaydı. Sonra... gerçekleri en baştan anlatmaya başladı.

- Babam, geçen sene kraliyet kütüphanesindeki eski yazıtları incelerken çok eski bir kitap keşfetmiş. Bu kitap “Ejderhalar Çağı” olarak bilinen kadim bir döneme aitmiş. Kitabın içinde ejderhaların ilk defa bir aile ile bağ kurduğu ve bu ailenin ejderhalarla bağ kuran her üyesinin o zamanki kralın isteğiyle savaşçı olarak eğitildiği yazılmış ve o biniciler krallığın gelmiş geçmiş en büyük savaşçıları olmuşlar.

Bunları dinlerken yaşadığım şoktan ağzım açık kalmıştı. Ejderhalarla bağ kurmak da neydi? Ne yani o konuşan ejderha benimle bir bağ mı kurmuştu? Ejderhalar neden insanlarla bağ kurmaya ihtiyaç duymuştu ve bu neden sadece bir aileye hastı? Ve ejderhalarla birlikte savaşan bir birlik kulağa inanılmaz geliyordu. Zihnim sorularla dolmaya devam ederken abim anlatmaya devam ediyordu.

- Bu savaşçılar sayesinde krallığımız o zaman yıkılmaktan kurtulmuş. Kitap ilk bağ kuran kişinin günlüğüymüş ve bu günlükte ejderhaların sadece onun soyundan gelen kişilerle bağ kuracağı yazılıymış çünkü ejderhalar aslında insanlara güvenmiyormuş ama ilk bağ kuran binici, son ejderha yavrusunun hayatını kurtarıp ejderhaların soyunun tükenmesini engellediğinden sadece ona güvenmişler. Kral ve ejderhalar arasında bir anlaşmaya varılmış. Ejderhalar sadece ilk binicinin soyundan gelen kişilerle bağ kurmak karşılığında Eldoria’ya yardım edecekmiş ama bir gece kralın en büyük oğlu kaçırılmış. Prensi kaçıran krallık kendilerine on ejderha verilirse prensi bırakacaklarını söylemişler. Kral başka varisi olmadığı ve oğlunu korumak adına bunu kabul edip bir sonraki gece para için ilk binicinin kardeşiyle anlaşma yapmış bu binici kendi ejderhasının güvenini kazanarak on ejderhayı yakalatıp prensi kaçıran krallığın askerlerine teslim etmiş. Bu olay yüzünden biz ejderhalara ihanet etmiş olduk. Seninle konuşan o siyah ejderha bu ilk binicinin bağ kurduğu ejderhaymış. İlk binici olayı öğrendiğinde ejderhasına anlatmış. Bu ejderha da ejderhaların kralı olan babasına olayları anlatınca tüm ejderhalar, krallarının emriyle bağlarını tamamen kopartıp Dağlar Geçidi’nin arkasındaki vadiye yerleşmişler.

Kitabın son sayfasında da bir kehanet, bir isim ve ismin hemen altında bir imza varmış.

“En güçlü ejderha soyun en genç kanına bağlandığında geçmiş canlanacak ve soy bağ kurmaya devam edecek. Bağ kurmayı hak edenlerin ise yolu aydınlanacaktır.”

- Kehanetin altındaki ismi ve imzayı gördüğünde babam şok olmuş. Bu bizim soyumuzun özel imzasıymış, dedi Kael.

Olanları duyduğumda dilim tutulmuştu. Babam gençliğinden beri “Kraliyet Kütüphanesinin Başdanışmanıydı.” Küçüklüğümden beri kitapları çok severdim. Bu yüzden babam beni oraya sık sık götürürdü. En o çok da son iki yıldır ejderhalarla ilgili eski bilgileri okumak ve öğrenmek için abimle birlikte oraya giderdik ama buna rağmen babam bu öğrendiklerini bana söylememiş. Sadece abime anlatmıştı. Neden bana söylememişti yoksa bu sorumluluğu kaldıramayacağımı mı düşünmüştü? Ya da belki de binici olmamı istememişti ama asıl anlayamadığım neden Kael’a anlatmıştı? Bu onun olmasını istediği anlamına mı geliyordu?

Ben bunları düşünürken abim hançerime baktı. Sonra yüzünü buruşturup derin bir nefes aldı.

- Bu hançeri sana verdiğimde belki de bunları sana babamla birlikte anlatmalıydık ama artık zamanı geldi, dedi ve anlatmaya devam etti.

- En başından beri bu hançeri sana vermeyi düşünüyordum ama en güçlü ejderhanın pulunu koymak gibi bir düşüncem yoktu tabii.

Sonra ben anladıklarımı söyleyerek konuşmaya devam ettim ve;

- Hançeri bana özel olarak yaptırmandan önce babam bunları sana anlattı ve sen “En güçlü” ve “En büyük” ejderhanın pulunu çalıp, nasıl yaptığını da anlayamadığım bir şekilde hançerimin iç kısmına yerleştirtip bu hançeri on üçüncü yaş günümde bana verdin, dedim.

Gözleri ciddileşti ve devam etti;

- Evet, dediklerin doğru ama en güçlü ve en büyük ejderha demek yerine ejderhaların kralı diyebilirsin ya da zihninden onunla konuşup adını öğrenebilirsin.

- Edindiğim bilgilere göre belli bir mesafeye kadar zihin bağlantınız sayesinde konuşup birbirinizin varlığını hissedebiliyorsunuz, yıllar geçtikçe bağınız kuvvetlenecek ve sınırlarınızı genişleteceksiniz ama... şunu bil ejderhaların kralı seninle bağ kurmak istemese kurmazdı. Yani sırf pulunu taşıyorsun diye seninle bağ kurmaz, aksine seni direk kül edebilirdi. O seni seçti nedenini bilmiyorum ama bu kehanetin gerçekleşmeye başladığının bir göstergesi, dedi.

- Bu bir rastlantı mı?, diye sordum.

Kael başını iki yana salladı ve kendinden emin bir şekilde;

- Hayır, senin kaderin bu, dedi.

- Sen... sen bu kaderin içinde doğdun. Her şey bizden biriyle başladı ve bizden biriyle son buldu. Şimdi sen her şeyi yeniden başlatacak ve ailemizin görevini yerine getirmesini sağlayacaksın.

Kael, beni süzercesine dikkatle baktı.

- Artık bir seçim yapmalısın, Aveline. Ya bu bağı kabul eder ve asıl sorunun ne olduğunu keşfedersin...

Endişeli bir şekilde nefes alıp konuşmaya devam etti;

- Ya da bunu unutmaya çalışıp hiçbir şey olmamış gibi yaşarsın, bu senin seçimin ve senin kararın kimse seni hiçbir şey için zorlayamaz. Sen gerçekten kalpten istersen bu bağınız devam eder ama ikinizden biri vazgeçerse bağınız tam tamamlanmadığı için iletişiminiz tamamen kesilir, dedi.

Zihnimdeki tüm endişelerimin ve bilinmezliklerimin yanına bi tanesi daha eklenmişti. Bağımızın tamamlanmaması da ne demekti? Bir bağ... nasıl tamamlanırdı?

Kaşlarımı çattım;

- Ne demek istiyorsun?, diye sordum.

- Babamın bulduğu o kitapta ejderhaların yaşadığı vadinin derinliklerinde saklı bir mağara varmış. Bu mağara da taştan oluşan büyük bir kapı, kapının arkasında da taş bir sunak varmış.

Kalbim hızla atmaya başlamıştı. Bu mağarayı biz arkadaşlarımla birlikte toprak kaymasından dolayı vadinin içine düşünce bulmuştuk. Dinlemek bile bu kadar heyecanlandırırken eğer bu yolu seçersem bunları yaşayacaktım.

- Ve o sunağın önünde. Dedi Kael, gözlerini bana dikerek;

- Sen ve ejderhan karşılıklı duracaksınız.

Bir an nefesim kesildi. Ejderham... benim, bana ait diye düşünürken zihnimde bir ses yükseldi.

“Ben bir mal değilim ve bana ait olan sensin çünkü seni ben seçtim, sen beni değil.” dedi.

O an öyle bir şoka uğramıştım ki, ne yani zihnimden geçirdiğim her şeyi duyabiliyor muydu?

Yüzümün aldığı halden abim anlamış olacak ki;

- O, seninle mi konuşuyor?, dedi.

Bende ürkekçe kafamı salladım. Gözlerim dolmuştu. Korktuğumu fark edince abimin bakışları yumuşadı ve;

- Gel buraya, dedi bana sarılıp. O sakinleştirici sesiyle konuşmaya devam etti.

- Bugün çok fazla şey öğrendin ve yaşadın. bunlar senin için fazla ya da ağır olabilir. Bu oldukça normal. Şimdi biraz dinlen kararın için daha vaktin var. Yarın düşüneceklerini düşünürsün, hatta birlikte düşünürüz. Yarın gözleme gitmeyeceğim, birlikte babamla konuşuruz. O her şeyi benden daha iyi biliyordur. Her zaman ne olursa olsun yanındayım, Aveline. Bizim için en önemlisi sensin ve ne karar verirsen ver, ölene dek arkanda duracağımızı unutma!

Gözümden yaşlar akmaya başlarken ona sıkıca sarılıp yanağına bir öpücük kondurdum. İyi geceler dileyip odama doğru yürürken içimde bir huzursuzluk vardı. Ejderha... beni çağırıyordu. Onu göz ardı edebilir miydim?

Bu sadece benim kaderim değildi. Bu, tüm krallığın kaderiydi ve ben bunu öğrenmek zorundaydım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.