Gözlerimi açtığımda ellerim titriyordu. Hızla durmanın etkisiyle sarsıldık ama emniyet kemerleri sayesinde ciddi bir yara almadık.
Nefesimi tutarak etrafa baktım. "İyi misin?" diye sordum, sesim titriyordu.
Canberk şaşkınlıkla bana baktı, ardından kendine gelmeye çalışarak "Sanırım iyiyim, sen?" dedi.
"Ben de iyiyim." dedim, ellerim titriyordu.
Canberk arabadan inerken kenedime gelmek için derin bir nefes alıp verdim. Arabadan indiğimde insanların arabanın etrafına toplandığını gördüm.
Canberk arabayı yoldan çıkararak son anda durdurmuştu yoksa kaza olacaktı. "İyi kurtuldunuz, karşıdan gelen araba kendi yol şeridinden çıkmıştı. Durmasaydınız çoktan kaza olacaktı." diye konuştu etrafımızda olan kişilerden biri.
Canberk'e doğru yürüdüm, ellerim hâlâ titriyordu. "Gerçekten şanslıyız." dedim. Canberk başını sallayarak derin bir nefes aldı.
"Evet, gerçekten ama bundan sonra daha dikkatli olmalıyım." dedi. Bana bakarak "Kusura bakma bizi öldürüyordum az kalsın." diye konuştu. Önemli değil canım, arada ölürüz (!)
Etrafımızdaki insanlar biraz sonra dağılmaya başladılar. "Arabanın durumu nasıl?" diye sordum, arabaya bakarak.
Canberk arabaya göz gezdirdi. "Hiçbir şey olmamış da önemli olan araba değil, sen iyisin değil mi?" Başımı onaylarcasına salladım.
Tam o anda, telefonum çaldı. Emir arıyordu, telefonu açtım. "Nerede kaldınız? Benzin almanız bu kadar uzun sürmemeliydi yoksa Canberk seni rehin mi aldı?" diye sordu şakayla karışık bir şekilde.
"Ufak bir sorun yaşadık ama geleceğiz." dedim tek bir nefeste.
"Ne oldu?" diye sordu Emir.
"Yolda ufak bir kaza atlattık." dedim. "Ama iyiyiz."
Emir hızla beni soru yağmuruna tutarken Canberk elimden telefonu aldı ve durumu açıkladı. Arabaya hiçbir şey olmamış gibi arabaya geri bindik. Benzin istasyonuna geçip arabaya benzin aldık. Canberk benzin parasını ödedikten sonra arabaya geri geldi. Elinde birer çikolata vardı, çikolatayı bana uzattı. "Özür çikolatası." dedi, gülümseyerek çikolatayı elinden aldım. "Suç senin değil ki, karşı yolda gelen araç sollamaya çalışıyordu ama bizim yolu kontrol etmedi."
Arabayı yavaşça sürmeye başladı. Evin önüne geldiğimizde arabayı park etti. Kayra ve Rümeysa çoktan gelmişti. Arabadan indiğimde Emir sıkıca bana sarıldı. "İyisin değil mi?" diye sordu.
Emir'in kollarında biraz rahatlayarak derin bir nefes aldım. "Evet, iyiyim merak etme." dedim.
Emir beni bırakmadan önce bana sıkıca sarılmaya devam etti. "Bir dahakine binme arabaya. Canberk 'kaza' dediğinde aklım çıktı. Sana bir şey oldu sandım." dedi panikle.
"İyiyim, merak etme." dedim.
Canberk arabadan indikten sonra yanımıza geldi. Kayra, Rüzgar ve Rümeysa yanımıza geldiklerinde onların yüzünde de endişe vardı. Kayra bana doğru gelerek "Gerçekten iyi misin?" diye sordu.
Gülümseyerek başımı salladım. "Evet, iyiyim. Sadece biraz sarsıldık ama önemli bir şey yok." dedim.
Rümeysa, Canberk'e bakarak "Sen de iyi misin?" diye sordu.
Canberk başını salladı. "Evet, iyiyim. İkimiz de iyiyiz, önemli olan bu." dedi.
"İsterseniz deniz işini başka bir güne erteleyebiliriz." diye öneride bulundu Rüzgar. Canberk ile birbirimize baktık. Rüzgar'a döndüğümüzde ikimiz de aynı anda "Gidelim." dedik.
Rüzgar şoför koltuğuna oturduğunda Kayra da ön koltuğa oturdu. Canberk ve Rümeysa arka koltuğa geçtiğinde Emir'e döndüm, bana kask uzatıyordu. "Yavaş sür." diyerek kaskı elinden aldım. Emir başını onaylarcasına salladı. Kaskı taktığımda Emir de kendi kaskını taktı.
Motosiklete bindiğimde Emir'e sarıldım. Rüzgar arabayı çalıştırdı "Emir yolu biliyor musun?" diye sesledi. "Evet!" diye cevap verdi Emir.
Rüzgar arabayı sürerken Emir "Bu arada ben motosiklet yarışlarına katılıyorum." dedi. Motosikleti çalıştırdığında "Umarım izleyici olaraktır." dedim. Emir'in gülme sesini duymamla motosikleti sürmeye başladı.
Yavaş sürüyordu hatta fazla yavaş. "İzleyici olmana sevindim." dedim. Emir "Rüzgar'la aramızdaki farkın açılmasını bekliyorum." dedi alaylı bir ses tonuyla. Galiba Rüzgar'ı takip edeceğiz.
Rüzgar'ın kullandığı araba ile aramızda büyük bir fark açıldığında Emir "Sıkı tutun." dedi. Emir'e sıkıca sarıldım. Emir motosikleti hızla sürmeye başladı.
Emir motosikleti hızlandırdığında nefesim kesiliyor gibi hissettim. Arabaların arasından geçerken canını yok saymış gibiydi! "Emir!" diye bağırdım ama beni duymadı.
Birkaç dakika sonra Rüzgar'ın arabasını tekrar görüş alanımıza aldık. Emir hızını daha çok arttırdı. "Sakın korkma." dedi. Bunu demek ne kadar kolay ya! Rüzgar'ın arabasının yanındayken kornaya bastı ve ön tekeri kaldırarak ilerledi.
"Emir!"
Tekeri yere indirdiğinde derin bir nefes verdim. Kaskımla Emir'in kaskına vurdum. "Yavaşla!" diye bağırdım. Emir yüksek sesle kahkaha attı. "Az kaldı zaten." dedi kendinden emin bir şekilde.
İçimden bildiğim bütün duaları okurken Emir yavaşlamak yerine hızını her seferinde arttırıyordu. Resmen hız ritmim bozuldu! Canberk'in araba sürmesinde bu kadar korkmadım!
Sahilin araba park yerine geldiğimizde Emir U dönüşü yaptı ve motosikleti durdurdu. Hızla motosikletten inip kaskımı çıkardım. "Canına mı susadın ya?" diye sordum korku ve endişeli bir ses tonuyla.
Emir kaskını çıkarıp bana elini uzattı. "Merhaba, ben geçen senenin motosiklet birincisi Emir Akın." Sesinde gurur, yüzünde ise alay vardı. Uzattığı eline vurdum. "Motosiklet yarışına mı girdik sence? Ölüyordum!"
Emir motosikletten inip gülümsedi. "Seni öldürmem."
Rüzgar ve diğerleri deniz kıyısına vardıklarında Emir'e göz devirip Rüzgar'ın arabasına bakındım.
Rüzgar arabadan inerken Kayra "Gerçekten mi? Siz nasıl bu kadar çabuk geldiniz?" diye sordu şaşkınlıkla.
Canberk ve Rümeysa arabadan çıkıp bize doğru geldiler. "Yollar güzeldi." dedi Emir bana bakarak. Kafamı çevirip sahile bakındım. Sahilin bir tarafı şezlonglarla doluydu, diğer tarafı ise boştu. Boş olan yerde kumlar çoktu. Piknik yapanlar, kumda oynayan çocuklar, mangal yapanlar... Hepsi boş olan taraftaydı.
Yol tarafına bakan arka tarafta ise birer kafe vardı. Kafenin yanında kızların giyinme odası ve erkeklerin giyinme odası vardı.
Eşyalarımızı arabadan alıp sahile geçtik. Şezlonglardan birine oturdum ve deniz havlumu koydum. Sağ tarafımda Rümeysa, sol tarafımda ise Kayra vardı. Erkekler ise arkamızda olan şezlongdaydı.
"Buraların sahipli olduğunu gösterdiğimize göre üstümüzü değişmeye gidelim mi?" diye sordu Rümeysa. Başımı onaylarcasına salladım. Kız giyinme odasına girdiğimizde etrafa bakındım. Üstümüzü değişeceğimiz yerler kaplıydı, ortak koridorda ise musluk ve ayna vardı. Kabinlerden birine girdim. Kapının arkasında olan askıya çantamı asıp üstümü çıkardım. Çantamdan deniz şortumu alıp giyindim. Üstüme birer kısa tişört giydim ve kapıdan çıktım. Rümeysa ve Kayra henüz çıkmamışlardı, bu yüzden aynanın karşısına geçip saçlarımı düzeltmeye başladım. Birkaç dakika sonra Rümeysa ve Kayra da çıkıp yanıma geldiler.
Kayra bikini giymişti. Kahverengi ve oldukça ince bir bikiniydi. Rümeysa ise haşema giymişti, mor renkte küçük fiyonkları vardı. Üçümüz de hazır olduğumuza göre dışarıya çıktık.
Şezlonglarımıza geri döndüğümüzde erkeklerin de üstlerini değiştirmiş olduğunu gördüm. Hepsi birer şort giymiş ve üstlerini çıplak bırakmıştı. Gözlerim Emir'in kaslarına gitse de kendime hakim oldum. Emir bana gülümseyerek baktı "Güzel görünüyorsun." dedi. Gözlerimi devirip "Teşekkürler." dedim.
Canberk hemen denize atlamaya hazır görünüyordu. "Hadi ama vakit kaybetmeden suya girelim!" diye bağırdı. Rümeysa elini tutup "Biraz güneşlenmek istiyorum, sonra suya gireriz." dedi.
Kayra şapkasını takıp gözlerini kıstı. "Ben hemen güneşe çıkmam, biraz serinlemem lazım." dedi. Rüzgar etrafa bakındı ardından Kayra'ya "Çıplak gelseydin, giyinmekle zahmet etmişsin. Benim şortuma senin bikininden daha fazla kumaş harcamışlardır." dedi. Kayra göz devirdiğinde Rüzgar sinirle etrafa bakındı.
Kayra'nın elini sıkıca tuttu. "Hadi denize giriyoruz, vücudunun görülmeyeceği kadar derine gitmemiz lazım." dedi. Kayra daha Rüzgar'ın ne dediğini anlamazken Rüzgar Kayra'yı hızla denize doğru çekiştirdi.
Emir elini belime dolayarak "Sen de suya girmek ister misin?" diye sordu. "Biraz dinlenmem lazım, sen Canberk ile gir istersen." dedim. Canberk dediğimi duymuş olmalı ki Emir'e öpücük attı. "İstersen denizde romantik dakikalar yaşayalım." dedi, kız sesini taklit ederek. Şaşkınlıkla Canberk'e bakındım. "Sadece sesini duysam kız sanardım." dedim. Canberk bana bakarak kahkaha attı.
Kayra "Gelsenize!" diye bağırdı. Emir bana baktığında gözlerinde olan isteği gördüm. "Çok derine gitmeyelim, yüzme konusunda çok iyi değilim." dedim. Emir başını salladı.
Denize doğru yürürken ayaklarımızın altındaki sıcak kumların hissi rahattı. Suya girdiğimizde serinlik hemen kendini hissettirdi. Emir'in elini tutup dalgalara karşı yürüdük. Su belimize kadar geldiğinde birbirimize baktık. "İstersen daha ileriye gitmeyelim." dedi. "Gidelim." dedim.
Birkaç adım sonrası deniz suyu göğsüme gelmeye başladı. Emir kollarını belime sardığında elimi boynuna sardım. "Kokuyor musun?" diye sordu. Gözlerinin içine bakındım. "Sen yanımda olduğunda korkmuyorum."
Emir ellerini kalçama indirdi, beni hafifçe havaya kaldırdığında bacaklarımı beline sardım. Emir derine doğru ilerlerken içime birer ürperti geldi ama kendimi hiç bu kadar güvende hissetmemiştim.
"Denize bak, düşme." dedim hafif titreyen sesimle.
Emir gözlerimin içine bakındı "Benim denizim senin gözlerin." dedi.
Ellerimi yanağına götürdüm ve yavaşça okşadım. Emir bir yerde durduğunda deniz onun omzunun hafif aşağısına geliyordu. Emir'e yakınlaştım ve yanağından öptüm. Emir'e yakından bakarken dudağımdan öptü.
Öpücük uzun sürdü ve etrafımızdaki dünyanın sesi kesildi. Sadece Emir'in nefesini ve kalp atışlarını duyabiliyordum. Bir an için her şey durdu ve sadece ikimiz vardık. Öpüşmeyi bıraktığımızda ikimiz de gülümseyerek birbirimize baktık.
Emir bana yakınlaşarak "Seni seviyorum." dedi. Kalbim hızla çarpmaya başladı ve "Ben de seni seviyorum." diye fısıldadım.
Birkaç adım geriye attıktan sonra denizin benim göğsüme kadar gelen noktasında durdu. Beni nazikçe suya bırakıp yüzmeye başladı. "Nereye gittin?" diye sordum. Emir birden arkamda belirince olduğum yerde sıçradım. Hızla belimden tutup benim denize tamamen düşmemi engelledi. "Düşmene izin vermem." dedi erkeksi çıkan sesiyle.
Tekrardan suyun altına girdiğinde etrafıma bakındım. Bacaklarımda birer dokunuş hissettiğimde "Emir!" diye bağırdım. Korkuyla geriye çekilecektik ki olduğum yerde yükselmeye başladım. Emir beni omzuna almıştı. Denizin altından çıktığında gülmeye başladım. "Düşeceğim!" diye bağırdım ama Emir gülerek "Biraz güven be." dedi.
"Kayra, Rüzgar! Deve güreşine var mısınız?" diye bağırdı Emir. Rüzgar Kayra'ya baktığında Kayra göz devirdi. "Su Hanım deve olmaz, olsa olsa maymun olur." dedi Rüzgar. Kayra Rüzgar'ın kafasını suya soktuğunda kahkaha attım.
Rüzgar suyun altına girip Kayra'yı omzuna aldı. Kayra ise Rüzgar'ın saçını çekerek tutunuyordu. İkisi beraber yanımıza gelirken Emir elini bacağımda gezdiriyordu. "Uslu dur." dedim. Emir bacağımı acıtmayacak derecede sıktı. "Usluyum." dedi.
Kayra ve Rüzgar yanımıza geldiğinde, Emir beni sıkıca tutarak hazırlanıyordu. "Tamam, kurallar basit." dedi Rüzgar ciddiyetle. "Üsttekiler birbirini suya düşürmeye çalışacak. İlk düşen kaybeder."
"Anlaştık." dedi Emir, bana dönerek. "Hazır mısın?" Başımı onaylarcasına salladım ve kollarımı dengesini sağlamak için hafifçe açtım.
"Başla!" diye bağırdı Rüzgar ve oyun başladı.
Kayra hızlıca hamle yaparak elleriyle beni itmeye çalıştı ama ben dengesini kaybettirmeden durmayı başardım. Emir beni omzunda sabit tutmak için çaba sarf ederken, Kayra'nın saldırılarını savuşturmaya çalışıyordum. Bir yandan da kahkahalar arasında "Rüzgar daha dikkatli ol." diye bağırıyordu.
Kayra, bir an için dengesini kaybedip ileriye doğru savrulduğunda, ben de ona doğru bir hamle yaptım. Rüzgar dengesini sağlamak için geri çekildi ve bu hareket Kayra'nın daha da dengesini kaybetmesine neden oldu. Kayra suya düşerken kahkahalar ve bağrışmalar arasında etrafı su sıçratıyordu.
"Evet!" diye bağırdı Emir, zaferin tadını çıkararak. "Biz kazandık!"
Kayra suyun altından çıkıp gülerek "Bu sadece bir ısınmaydı!" dedi. "İkinci raunda hazır olun."
"Getir bakalım." dedim, gülümseyerek. Emir ve ben yeniden pozisyon aldık. İkinci raund için hazırdık. Emir'in omzunda yeniden dengemi bulduktan sonra, Kayra ve Rüzgar da aynı şekilde yerlerini aldılar.
Bu sefer daha temkinliydik, her iki taraf da daha dikkatli hareket ediyordu. Kayra ve ben birbirimizi tartarak hamlelerimizi yapıyorduk. Rüzgar ve Emir, bizi omuzlarında sabit tutmaya çalışırken denge oyununu sürdürüyordu.
Kayra aniden ileriye doğru bir hamle yaparak beni şaşırttı, ama ben de hızlıca geri çekilerek dengesini bozmasını engelledim. Emir beni desteklerken, Kayra'nın hamlelerini savuşturmaya çalışıyordum. Birkaç saniyelik çetin mücadeleden sonra, Kayra'nın bir an için dengesini kaybettiğini fark ettim. Hızlıca ona doğru hamle yaparak, suya düşmesini sağladım.
Bu sefer zaferimiz daha tatlıydı. "İkinci raund da bizim!" diye bağırdım, zaferin tadını çıkararak. Kayra suyun altından çıkıp "Rüzgar tutmayı beceremediği için oldu hepsi." dedi.
Canberk ve Rümeysa yanımıza gelirken Emir beni omzundan indirmek için suyun altına girdi. Tam omzundan inecektim ki Canberk'in "Ne yapıyorsunuz?" diye sorarak omzuma vurması sonucunda denize düştüm.
Ayağımı yere basıp çıkmak isterken boyumun yetişmemesi nedeniyle denizin altında kaldım. Gözlerimi kapatıp nefesimi düzeltmeye çalıştım ama kalbim buna izin vermiyordu. Süzüldüğümü hissediyordum. Dudaklarımı serbest bırakıp kontrolu kaybedecekken dudağımda birer baskı hissettim. Belime sarılan iri kollardan Emir olduğunu anladım ama gözümü açacak kadar cesaretli değilim.
Suyun altında döndüğümü hissettim. Emir dudağını çektiğinde nefesim normale dönmüştü. Beni suyun altından çıkardığında gözlerimi açtım. Emir korkuyla bana bakıyordu. Sıkıca ellerimi boynuna sardım ve gözlerimi kapattım. "İyi misin?" diye sordu. Başımı eğdim ve boynuna başımı gömdüm.
Denizden çıkınca beni şezlonga koydu. Gözlerimi açıp etrafıma bakındım, herkes etrafımı sarmıştı. "İyi misin?" Kayra'nın titreyen sesi üzerine başımı salladım. "İyiyim." diye cevap verdim.
Herkesin yüzündeki endişeyi görünce, kendimi toparlamaya çalıştım. "Gerçekten iyiyim." dedim, hafifçe gülümseyerek. "Zaten hep boğulma tehlikesi yaşamak istiyordum."
Kayra hızla omzuma vurdu. "Düzgün şeyler iste, çok korktum." dedi. Hızlı hızlı nefes alıp verdim. Nefes ritmimi düzeltmeye çalışırken Canberk'i gördüm. "Bugün beni öldürmek için kimden para aldın?" diye sordum. Canberk çekinerek "Kimseden." diye cevap verdi.
Emir hâlâ endişeli gözlerle bana bakıyordu. "Biraz su içsen iyi olur." diyerek bir şişe su uzattı. Şişeyi alıp birkaç yudum içtim.
"Siz eğlenmenize devam edin, ben İnfaz'ın yanındayım." dedi Emir ama hiçbirinin gitmeye niyeti yoktu. "Ben bir şeyler içtikten sonra gelirim yanınıza." dedim. "Hadi."
Kayra mızmızlansa da Rüzgar onu tekrardan denize götürdü. Canberk ve Rümeysa da ikisini takip etti ve yanımızdan ayrıldı. Şezlonga uzandım ve Emir'e dikkatle baktım. Korku ve endişe içinde bana bakıyordu. "Bir şey olmadı, suyun altında en fazla iki dakika kalmışımdır." dedim.
"Orası öyle ama işte dalgalar gelip birden seni götürmeseydi seni daha erken kurtarabilirdim."
Şezlonga oturup Emir'e bakındım. Elinden tuttum ve "Geç veya erken, sen benim kahramanımsın." dedim. Emir gülümserken ben de gülümsedim. "Hem sen denizin altında beni öptün mü?" diye sordum. Emir gülerek "Suni teneffüs yapmaya çalıştım." dedi. "İşe yaradı." dedim kısık bir ses tonuyla.
Hafifçe öksürerek Emir'in elini bıraktım. "Bir şeyler içmek istiyorum." dedim. "Kafeden bir şeyler alayım o zaman?" diye sordu Emir hızlı bir biçimde. Başımı olumsuz anlamda salladım. Piknik çantasının içine bakındım, içinde siyah bir termos bulunca elime aldım. "Kayra'nın bu galiba." dedim.
Termosu açıp bir yudum aldım. "İğrençmiş." diyerek yüzümü buruşturdum. "Ben kafeden bir içecek alayım mı?" diye sordu. Başımı olumsuz anlamda salladım. Şezlongların yanında olan boş alanda top oynayan çocukların topu elime çarpınca Kayra'nın içeceği üstüme döküldü. Çocuk yanıma gelip toplu yerden aldı. "Kusura bakma." diyerek yanımdan ayrıldı.
Emir bana bakarak kahkaha atarken ben üstüme bakındım. "Bugün her şey seni buluyor." dedi Emir kahkahalar eşliğinde. Derin bir nefes alıp verdim, bugün sinirlenmeyeceğim!
Denize doğru ilerledim ve Kayra'ya baktım. "Kayra!" diye seslendim. Kayra Rüzgar'ın omzundan hızla indi "Bir şey mi oldu?" diye sordu telaşla ve yanıma doğru koşmaya başladı. Kayra önüme gelip durduğunda elimde olan termosu gösterdim. "Ne vardı bunun içinde?" diye sorudum.
"Cilt için sağlık içeceği, neden ki?"
Yalandan tebessüm ederek "Üstüme döküldü." dedim. Kayra üstüme bakındı ardından gülümsedi. "İçinde sarımsak ve limon vardı, onun kokusu geçmez. Benim yedek bikinimi giyebilirsin." Kayra'nın yanağından öptüm ve çantasını almak için şezlonga geçtim.
Emir'e bakıp "Ben üstümü değişip geleceğim." dedim. Emir sırıtarak kaş göz işaretleri yapıyordu. "Ne var?" diye sordum. "Termosu bırak da öyle git." dedi. Hafifçe göz kırptım ve termosu bırakım. Kayra'nın çantasını alıp kız giyinme odasına geçtim. Birer kabine girmemle üstümdekileri çıkarmam bir oldu. Tişörtümü koklamamla burnuma sarımsak kokusu geldi. Kabinin üst tarafında olan duş başlığını elime aldım ve vücudumu yıkadım.
Kayra'nın bikinisini giyerken ayaklanma sesi duydum. "Çocuk çok yakışıklıydı ya!" diye bağırdı birer kız. Bikininin bel bağlama kısmını bağlamaya başladım. "Üçü de çok yakışıklı." Üç mü dedi o? Bikini bağcıklarını bir kenara bıraktım ve dinlemeye başladım. "Kapalı olan kızı gördünüz mü? Resmen erkeğin yanında sönük kalıyor."
Bunlar bizden mi bahsediyor? Hem kaç kişi var şuan dışarıda? Seslerini ayırt bile edemiyorum. "Onu boş ver, şezlongda tek oturan erkek fenaydı!" Emir'den bahsediyor olamaz ya? "Sarışın birer biri vardı yanında." dedi kız. Bu kadar da tesadüf olamaz!
Bikinimi giydikten sonra "Suda olan da ayrı bir yakışıklıydı, neydi ya ismi?" diye sordu. Rüzgar'dan mı bahsediyor bu sefer?
Kapıyı hafifçe aralayarak kızların konuşmalarını daha net duymaya çalıştım. "Rüzgar'dı galiba." dedi bir kız, diğerleri onaylarcasına mırıldandı. Bu kesinlikle bizim gruptan bahsediyorlar.
Derin bir nefes alıp üzerimi düzelttim. Kapıdan çıkarken "Hadi ama o kızların hepsi çok tatlıydı, özellikle o kısayla olanı. Onların şansı varmış." dedi başka bir ses.
Kapıdan çıkınca kızların bana dönüp baktığını fark ettim. Beni gördüğü için mi kızları övdü şimdi bu? Bir an için göz göze geldik ama sonra yüzümü ekşitmeden geçip gittim. Onların konuşmalarını ciddiye almamaya çalışarak adımlarımı hızlandırdım. Grubun yanına dönerken kendi kendime moral vermeye çalıştım.
Emir beni görünce gülümseyerek elini kaldırdı. Ardından beni baştan aşağıya süzdü. "Bikini giymeyi unutmuşsun." dedi kıskanç bir tavırla.
Hepsi denizden çıkmıştı. "Nasılsın, rahatladın mı?" diye sordu Emir. "Evet." dedim, yanına oturarak. "Ama bazı kızların burada bizim hakkımızda konuştuğunu duydum."
Canberk kaşlarını kaldırarak "Hakkımızda mı? Ne diyorlardı?" diye sordu. "Bizi beğenmişler." dedim omuz silkerek. "Özellikle siz erkekleri."
Kayra gülmeye başladı. "Ee şaşırdık mı? Yakışıklı olunca böyle oluyor." dedi. Bunu Kayra mı dedi? Emir elimi tuttu ve gözlerimin içine baktı. "Boş ver onları. Biz buraya eğlenmek için geldik." dedi.
Kayra Rüzgar'ın elini tuttu. "Hadi denize, kimsenin seni göremeyeceği kadar derine gitmemiz lazım."
Kızların giyinme odasına baktığımda ise erkekler hakkında konuşan üç kızın çıktığını gördüm. Onlar benim sevgilim hakkında konuşacak ve ben de sessiz kalacağım, öyle mi?
Rüyamda bile olmaz.