İçeriğe geç

Üniversitede başlayan bir aşk hikayesi

Bölüm 11 · 2 dk okuma

Üniversitede başlayan bir aşk hikayesi

Bölüm 11

Küçük ama derin krizler

Sonbaharın serin rüzgârı, kampüsün taş yollarında hafifçe esiyordu. Yapraklar ayaklarının altında hışırdıyor, pembe çiçekli ağaçların dallarından süzülen damlalar, günün solgun ışığında parlıyordu. Derin ve Ege, kahvaltıdan sonra kampüsün köşesindeki bahçe boyunca yürüyordu. Ancak içlerinde fark ettikleri küçük bir gerginlik vardı. Dün geceki mesajlaşmada, bir yanlış anlaşılma ufak bir huzursuzluk yaratmıştı; neyse ki ikisi de bunu yüz yüze çözmeye kararlıydı.Derin hafifçe Ege’ye baktı ve sessizce konuşmaya başladı: “Belki de bazı şeyleri fazla kafama takıyorum… ama seninle bunu konuşmak istedim.” Ege, hafifçe gülümsedi, gözleri ciddi ama anlayışlıydı. “Biliyorum, bazen yanlış anlaşılmalar olabilir. Ama unutma, birbirimizi dinlediğimiz sürece her şey yoluna girecek.”Taş yollar boyunca yürürken, hafif yağmur damlaları düşmeye başladı. Yapraklar ve çiçekler rüzgârla savruluyor, sessiz bir melodi oluşturuyordu. Derin, Ege’nin yanında olmanın verdiği güveni hissederek, omzuna hafifçe yaslandı. Bu küçük temas, sessizce aralarındaki güveni pekiştiriyordu.Bir anda kampüsün merkezinde, öğrencilerden oluşan bir grup Ege ve Derin’in yanına geldi. “Hadi bize katılın!” dediler. Festivalin aksine, bu etkinlik biraz daha hareketli ve spontane bir dans oyunu içeriyordu. Derin önce tereddüt etti, ama Ege’nin elini tutması cesaret verdi. “Gel, birlikte deneyelim,” dedi Ege.Dans başladığında, taş yollar ve yapraklar onların ritmine eşlik ediyor gibiydi. Derin ve Ege adımlarını senkronize ettikçe, gülümsemeleri çevrelerine neşe yayıyordu. Ama bir yanlış adım, küçük bir gerginliğe yol açtı. Derin istemeden Ege’nin elini sıkıca çekti; Ege hafifçe sendeledi ama hemen toparlandı. “Önemli değil, birlikte öğreniyoruz,” dedi, gülümseyerek.O an, ikisi de birbirlerine bakıp sessizce güldüler. Gerginlik kısa sürede kaybolmuş, yerini sıcak bir rahatlama almıştı. Rüzgâr yaprakları savuruyor, pembe çiçeklerin hafif kokusu havaya karışıyordu.Etkinlikten sonra kampüsün küçük kafesine oturdular. Kahvelerini yudumlarken, yan masadaki öğrenciler bir proje sunumunu tartışıyordu. Derin ve Ege de birbirleriyle fikir alışverişinde bulundu; hem eğlendiler hem de derslerine dair planlar yaptılar.Bir süre sessizce oturdular. Derin, Ege’nin gözlerindeki kararlılığı ve samimiyeti fark etti. İçinden, “Yanında olmak her zaman daha güvenli,” diye geçti. Ege ise Derin’in gülümsemesinde bir huzur buldu, kelimeler yerine sessizliği paylaştı.Akşamüstü, kampüsün taş yollarında yürüyerek dersliklerine gittiler. Güneş, pembe çiçekli ağaçların arasından hafifçe sızıyor, gölgeler uzun ve dans ediyor gibiydi. İkisi de küçük krizleri ve sürprizleri birlikte aşmanın verdiği güvenle yürüyordu.Bir bankın kenarında durdular ve hafif bir sessizlik oldu. Rüzgâr saçlarını savuruyor, yapraklar ayaklarının altında hışırdıyordu. Derin hafifçe Ege’ye döndü: “Bazen küçük yanlış anlamalar olabiliyor, ama senin yanında hepsi daha kolay geçiyor.”Ege hafifçe başını eğdi ve Derin’in elini tuttu: “Senin yanında her an değerli. Ve her küçük kriz… sadece bize daha fazla sebep veriyor birbirimizi anlamaya.”Kampüsün taş yolları ve pembe çiçekli ağaçların gölgesi arasında yürürken, ikisi sessizce birbirine baktı. Artık gerginlikler sadece birer anıydı; yerlerini paylaşılan güven ve küçük sürprizlerin keyfi almıştı.Günün sonunda, kampüsün ışıkları yanarken, taş yollar ve çiçekli ağaçların altındaki yürüyüşleri hafif bir huzur ve sessizlikle sona erdi. Her adım, her bakış ve her kahkaha, bir sonraki anın getireceği heyecanı müjdeliyordu.Derin, Ege’ye bakarak hafifçe gülümsedi: “Bazen sürprizler… beklediğimizden daha güzel olabiliyor.” Ege de gülümseyerek karşılık verdi: “Evet… özellikle yanında olduğumda.”Rüzgâr, yapraklar ve hafif yağmurun melodisi eşliğinde taş yollar boyunca yürüdüler; artık her adım, sadece birlikte olmanın verdiği tatlı bir alışkanlıktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.