İçeriğe geç

ULUBEYLER

Bölüm 5 · 14 dk okuma

ULUBEYLER

Bölüm 5

5.Bölüm

"İşte böyle zaten az öncede siz geldiniz gerisini biliyorsun."dedim

Aptal göz yaşlarım yine akacaktı.

Ama artık ağlamıyacaktım!

Kafamı kaldırıp tavana baktım.

Akif abi büyük ihtimalle ikinci şok'a girdi.

Elimle yüzüme yelpaze gibi salayıp Akif abiye baktım bana bakıyordu karmaşık bir şekilde.

Anlattığım şeyleri algılamaya çalışıyordu muhtemelen.

Hava kararmıştı yaklaşık 1 saattir falan Akif abiye olayı anlatıyordum.

Akif abinin birden bana sarılması ile ona karşılık verip sarıldım.

Omuzum da hisetiğim ıslaklıkla Akif abinin ağladığını anladım.

Yapma işte!

Dayanamıyorum benide ağlatacak.

"Ağlama lütfen, dayanamıyorum çünkü"dedim kısık sesimle.

Akif abi benden ayrılıp gözünün yaşını sildi.

"Tamam ağlamıyacağım, sen iyisin değilmi?"dedi benden ayrılıp.

Gülümsemeye çalıştım,kafamı salayıp konuştum.

"İ-iyim"dedim son dk gözümden firar eden yaşla.

Hemen elimin tersi ile sildim.

"Keşke yanınızda olsaydım, keşke bana söyleseydiniz"dedi sitemle.

"Bende isterdim yanımızda olmanı ama annem istemedi."dedim kafamı sol tarafta hafif eğip.

"Peki ya sen Esra ablanın kardeşimisin?"dedim.

Şimdi soru sorma vakti bendeydi.

"Evet,ben esradan bir yaş büyüğüm."dedi.

"Peki o silahlarla ne yapacaktınız?"dedim korkarak.

Belki de babamı öldüreceklerdi.

"Boş ver sen oraları"dedi geçiştirmeye çalışır gibi.

Kaşlarımı çatım.

"Akif abi ne yapacaktınız dedim geçiştirme konuyu!?"dedim.

Akif abi seslice oflayıf konuştu

"Alisa inan bilmeni gerektirecek bir şey olsaydı söylerdim"dedi.

Fazla diretmedim.

Söylemiyorsa vardır bir bildiği.

"Elini yüzünü yıka iyi görünmüyorsun betin benzin atmış."dedi.

Ayağa kalkıp banyoya ilerledim, banyoya girip yüzümü yıkadım yüzümü havluyla silip aynadan kendime baktım.

Berbat gözüküyordum.

Saçlarım biraz dağılmış ,Beyaz olan tenim iyice beyazlamış.

Elimi saçıma alıp biraz düzeltim.

Yüzüme yapacak birşey yoktu.

Banyodan çıktım Akif abi oturduğu yerden kalkıp yanıma geldi.

"Aşağı inelim"dedi Akif abi kafamı salladım.

Akif abi ile odadan çıkıp merdivenlerden inmeye başladık.

Hava kararmıştı konağın duvarlarının içine özenle yerleştirilmiş lambalar aydınlatıyordu etrafı.

En alt katta gelince nereye gideceğimize baktım.

Ortalıkta kimse yoktu.

Akif abi yürümeye başlayınca onu takip etim.

Sanırım nerede olduklarını biliyor.

Avludan çıkıp bir koridora Girdik çok geniş bir koridordu duvarlarda resimler vardı.

Koridorun sonunda kapısı olmayan bir oturma odası vardı.

Evet kapısı yoktu.

Akif abi ile içeri girince bütün bakışlar bizde toplandı.

Ben salonu süzerken onlarda bize bakıyordu.

Baya büyük bir yerdi 20'den fazla kişiyi rahatlıkla ağırlaya bilecek bir alandı.

Herkes burdaydı.

Akif abiyle Daha fazla ayakta kalmayıp koltuklardan birine oturduk.

Kendimi kasmamaya çalışıyorum ama herkesin gözü Benim üstümde iken bu biraz zor oluyor.

"Akif alisa ile nerede tanıştığınızı anlatacakmısın?"dedi Esra abla.

Akif abi bana bakıp konuşmaya başladı

"Alisa'nın annesi ile arkadaştık alisa'yı oradan tanıyorum"dedi bende onaylar bir şekilde kafamı salladım.

"Peki senin alisa'nın annesinin öldüğünden haberin yok muydu?"dedi bu sefer Esra abla.

Burada devreye ben girip konuştum

"Annemin ölümünden bir kaç kişinin haberi vardı ,annem hasta olduğunu kimseye söylememişti,hasta olduğunu bilmediklerinden öldüğünden haberleri yoktu, bir çok arkadaşı buraya gelmeden önce öğrenmişti, Akif Abi'de bugün öğrendi"Dedim keyifsiz sesimle.

Esra abla anladım der gibi kafasını salladı.

Esra ablanın hemen yanında dağ ayısı karan oturtuyor du ama yüzüme bakmıyordu.

Arka cebimde Çalan telefona lanet edip sessize adım.

Yine herkesin odağı olmuştum.

Bu kadar ciddi bir ortamda kim atıyorki.

Ekrana baktığımda.

Yiğit yazısını görünce gülümsemiştim.

Uzun zamandır konuşmamış tık.

Akif abi de kimin aradığını görmüş olacaki konuştu.

"Yiğit şimdi kiminle kalıyor?"dedi

Telefon hala çalıyordu.

"Annesiyle"dedim ve telefonu açmak için yerimden kalacaktım ki Esra ablanın sesini durdum.

"Burda konuşa bilirsin."dedi kafamı salayıp kapanmak üzere olan çağırı yanıtladım

Telefonu kulağıma götürüp konuştum.

"Yiğit"dedim.

Az çok neden aradığını tahmin edebiliyordum.

Herkes dikkatle beni dinliyordu.

"Alisa sen neredesin?!evenize gitim yoktun"dedi.

"Yiğit ben İstanbul'da değilim."dedim vereceği tepkiyi tahmin edebiliyordum.

"Ne! ne demek İstanbul'da değilim?!"yiğit'in sesini bu odadaki herkesin duyduğuna yemin edebilirim.

Odadaki erkeklerin kaşları çatıldı.

Akif abi normaldi bu tepkiyi vermesini bekliyordu yiğit'in bende.

"İstanbul'da değilim işte yiğit ben şu an müsait değilim sana herşeyi sonra anlatırım tamamı?"dedim.

Ki doğruda söyledim bulunduğum ortam zaten fazlasıyla geriyordu beni.

"Tamam ama sen iysin değilmi birşeyin Yok?"dedi.

"İyim sorun yok her şeyi anlatacağım merak etme."dedim Bir kaç hışırtı sesinden sonra konuştu yiğit.

"Demesi kolay İstanbul'da değilim diyorsun nasıl merak Etmem?"dedi isyankar sesle.

Oflayıf konuştum

"Annene selam söyle"dedim cevap vermesine izin vermeden telefonu kapatım.

Telefonu arka cebime koydum.

Yüzüme gelen saç tutamlarını kulağımın arasına sıkıştırdım.

"Yiğit kim Alisa?"dedi Esra abla merakla.

Oturduğum yerden biraz daha dikleşip konuştum.

"Yiğit annem'in nişanlısının oğlu."dedim.

Bariz bir şekilde herkes şaşırmıştı.

"Annen nişanlı mıydı?"dedi Esra abla.

"Evet tarık abi ile nişanlıydı Yiğite tarık abinin oğlu."dedim ve devam etim.

"Annemle ben doğduktan 3 sene sonra tanıştılar.tarık abide eşinden ayrılalı üç sene olmuş o zamanlar, yiğit benden üç yaş büyüktü,bereber büyüdük, aradan Yılar geçti tarık abi ve annem sevgiliydi, sonra bir gün annemle tarık abi evlenmeye karar verdiler, Bizim için sorun yoktu, tarık abide bana çok iyi davranıyordu beni Yiğiten ayırmıyordu yiğitle Bizim aramızda iyiydi zeten... sonra annemgil nişanlandı iki sene nişanlı kaldılar, dört sene önce evlenmelerine iki hafta kala tarık abi işi nedeniyle şehir dışına çıkmıştı Yiğite bizde kalıyordu şehir dışında işi bitince yolda gelirken tarafik kazası geçirdi... o kazada hayatını kaybetti...ben ilk defa o zaman annem'in yıkılışını izledim o zaman da fark ettim annem gerçekten çok aşıktı çok seviyordu, annemin toparlanması Zor oldu, yiğit'in velayeti de annesine verildi."dedim.

Belki bu dünyada değil ama öbür dünyada kavuştular.

Yiğit'le hala konuşuyurduk oda annesiyle İstanbul'da yaşıyordu.

Tarık abi öldükten sonra annem Yiğit'le görüşmeyi bırakmadı annem bana verdiği sevgiyi aynı şekilde Yiğite'de veriyordu onuda en az Benim kadar seviyordu.

Tarık abi çok iyi bir adamdı bana çok iyi davranıyordu o öldüğünde bende çok üzülmüştüm.

Yiğit'in velayeti babasındaydı babası ölünce annesi aldı yiğit'i yanına annesinin yanında olduğu için eskisi kadar fazla görüşemiyorduk.

Bu konuyu değiştirmek için konuştum.

"Ali abigil buraya geliyor."dedim Akif abiye bakıp.

Akif abi Ali abiyi tanıyordu.

"Gelsin bakalım konuşalım şu Ali'yle bir"dedi Akif abi ima ile.

Kızıyordu Ali abiye bunları neden ona söylemedik diye.

Göz devirdim.

"Ali abi buraya gelmende yardımcı olan kişi değilmi?"dedi Esra abla.

"Evet o annem'in yakın arkadaşı karısı ve oğlu ile bir kaç günlüğüne buraya geliyorlar"dedim.

Anladım der gibi kafasını salladı.

İçeri Bir kadın girdi sanırım çalışan babanem olduğunu düşündüğüm kadına yemeğin hazır olduğunu söyleyip çıktı.

Herkesin ayaklanması ile bende kalktım.

Yemek yemeye gidiyorduk.

Akif abinin yanında yürürken omzuma konan kola kolunu omzuma Atan kişiye baktım.

Baran.

Şu an ikisinin ortasında yürüyordum.

"Akif abi sana neden Pamuk şeker dedi?"dedi kulağıma fısıldayarak ama Akif abi duymuştu.

Akif abi sırıtıp oda kolunu omzuma atıp benim yerime konuştu.

"Sanane?"dedi sırıtarak,güldüm.

Çocuk gibiydi resmen.

"Ben sana sormadım?"dedi Baran sonra devam etti.

"Kuzenime sordum."

Kuzen...

Ben onların kuzeniydim değilmi?

Kuzen.

Beni bu kadar çabuk kabul edeceklerini hiç sanmıyordum.

Açıkçası bana o herkesin baktığı gibi bakarlar sanmıştım.

Ama onlar öyle yapmamıştı bana normal bir şekilde yaklaşıp muhabbet etmişlerdi.

"Değilmi Alisa?"dedi Baran yeniden.

"Ben Pamuk şekeri çok severim Akif abi de sürekli buluştuğumuzda bana pamuk şeker alırdı o yüzden öyle sesleniyor."dedim anladım der gibi kafasını salladı.

"Bende sana Özel bir şekilde seslene bilirmiyim?"dedi.

"Seslenebilirsin ama ne diyeceksin?"dedim.

Biraz düşünür gibi yapıp konuştu.

"Bilemem."dedi gülerek bende güldüm.

Herkesin girdiği odaya girince buranın yemek odası olduğunu anladım.

Akif abi sağ tarafımda oturuyordu. yanımdaki boş yere Baran oturacaken koşarak gelen Boran onu itip Kendi oturdu yanıma.

Sonrada sırıtarak Baran'a baktı baran'da kaşlarını çatıp ses çıkarmadan boranın yanına oturdu.

Masanın başında oturan dede Bey'in afiyet olsun demesiyle yemek yemeye başladık.

"Alisa bize biraz kendinden bahsetsene?"diyen dede beye baktım şokla.

Bunu kesinlikle beklemiyordum benimle ilk defa konuşmuştu dede bey.

Yanımdan gelen kıkırtıyla oraya döndüm.

Boran gülmemek için dişlerini sıkmıştı ama ağzından garip sesler çıkıyordu.

Benim yüzümdeki hale gülüyordu kesin.

Akif abiye döndüm oda Benim yüzüme bakıp dudağın dişledi.

Boğazımı temizleyip konuştum.

"Tâbi"Dedim.

Sonra yerimde kıpırdanıp konuştum.

"Doğduğumdan beri İstanbul'dayım İstanbul'daki bir devlet lisesinde okuyordum,16 yaşındayım derslerimde gayet iyiyim" dedim ve sustum.

Çok fazla resmi konuşmuştum.

Ama ne yapabilirim çekiniyorum biraz ,her ne kadar aramızda kan bağı olsa da bağzıları hariç hepsiyle bir yabancıyım.

Bu bağzıları içinde Barangil geliyor.

Neden bilmiyorum ama onlara Benim kanım ısınmıştı.

Dede Bey'in olduğu taraftan kahaka sesi geldi.

Sonra karşımdan, yanımdan.

Masadaki herkes gülüyordu.

Yüzüm öyle bir hal aldı ki dışarıdan kendimi görsem gülmekten ölürdüm herhelde.

Hepsi kafayı yediler sanırım?

Neye bu kadar gülüyorlar ki?

Yanlış bir şey mi söyledim?

Ben hafiften korkmaya başladım.

Bunlar niye gülüyor aq.

"Çocuk bizden iyice korkmuş hahahha yüzüne bakın şunun"dedi dede bey gülmesini bastırmaya çalışarak.

Ben olaya Fransız kalmışken.

Karan dahil masadaki herkes gülüyordu.

Dede Bey'in dediği ile herkes bana bakıp dahada çok güldüler.

Artık gerçekten korkmaya başladım.

Herkes gülmeyi bıraktı yavaş yavaş.

"Yanlış bir şey mi söyledim?"dedim Akif abiye doğru eğilip.

Akif abi sırıtırken kafasını hayır anlamında salladı.

"Bizden korkmana gerek yok kızım evet pek iç açıcı bir şekilde tanışamadık ama bizden korkma ben senin dedenim biz sana zarar vermeyiz"dedi dede Bey.

Kafamı salladım tamam anlamında.

"Ay dedeme resmen uzaylı görmüş masum köylü gibi baktı ya"dedi Boran tekrar gülerek.

Boğazımı temizleyip Boran'a kötü bakışlar atım.

Ama Boran Gülmeye devam etti.

"Bu çocuk doğarken acaba doktorlar düşürdüler'de sizemi söylemediler?"dedim.

Masada derin bir sessizlik oldu.

Sonra ne dediğimin farkına varıp ağzımı kapatım.

"Özür dilerim"dedim.

Masada yine kahkaha tufanı koptu.

Tamam anladım ailecek gülmeyi çok seviyorsunuz.

"Çok tatlı ya"diye bir kadın konuştu.

Alımlı ,güzel, kumaral bir kadındı.

"Ay Alisa Allah iyiliğini versin kız sabahtan beri güldürdün bizi"dedi acar.

••••

"Alisa gelsene 5dk"dedi Akif abi.

Herkes Akif abi ve bana baktı.

Kafamı sallayıp kalktım onun yönlendirdiği yere doğru ilerledim.

Yemek yedikten sonra avludaki oturma gurbuna oturmuş sohbet etmiştik.

Daha doğrusu ben dinlemiştim.

Giriş kataki bir odaya girince Akif abi konuştu.

"Alisa ben gidiyorum ama yarın yine gelicem, bak beliki buradaki insanlardan çekiniyorsun ki haklısın herkes çekinir ama onların hiç biri sana zarar vermez buna eminim dedengil dışarıdan sert görüne bilirler ama çok iyi insanlardır"dedi Akif abi.

Kafamı salladım.

Bugün akşam yemeğinde'de görmüştüm açıkçası dışarıdan göründükleri gibi olmadıklarını.

"Tamam"dedim.

"Bide Alisa sen gerçekten çok güçlü Bir kızın bunu unutma tamamı? ben ne olursa olsun senin arkandayım, sen bize selma'nın emanetisin"dedi

"Unutmam, teşekürler ederim"dedim gülümseyip oda gülümsedi sonra anlımdan öpüp sarıldı bende ona sarıldım.

Ayrılıp,Odadan çıktık onların yanına geri dönerken Akif abi konuştu.

"Ben artık gideyim geç oldu"

Diyerleride Akif abiyi uğurlamak için ayakalandı.

Akif abinin gidişiyle herkes odalarına dağılırken bende bana verilen odaya girmiştim.

Ama uyuyamıyordum.

Psikolojik sanırım.

Normal miydi bu?

Annemi kaybettikten iki hafta sonra babamı öğrenmem?

Burda olmam?

Gerçekten yaşadıklarım çok zordu.

Özelikle annem'in hasta olduğu zamanlar...

Psikolojimi orada bozmuştum herhalde.

Çok zordu o hastanenin koridorlarında tek başıma oturmak.

Annem her kötü olduğunda beni odadan çıkarırlardı.

Bende annemin odasının hemen karşısındaki sandalyeye oturdum.

O acı veren sürenin bitmesini beklerdim ağlayarak.

O hastane koridorlarında ağlamıştım en çok,hayatımda ağlamadım kadar ağlamıştım.

Annem'e beli etemden ağlamıştım hep.

Gizlice.

Saat 3:22 geçiyordu ama ben hâlâ uyuyamamıştım.

Yatığım yerden kalkıp kıyafet odasına girip annemin t-short'ün den birtane alıp üstüme giydim.

Hiç birini yıkanmamıştım.

Annem'in mis kokusu vardı onlarda.

En çok korktuğum şey sanırım bu annem'in o gül kokusunu unutmam.

Bundan çok korkuyorum.

Bu yüzden kıyafetlerin yıkadamadım.

Yatağa doğru ilerlerken komidinin üstünde Duran resimi alıp yatağa oturdum.

Güzel annem Benim.

Çok mutluyduk neden gittin ki?

Seni çok özlüyorum anne...

Seni resimlerde görmek canımı çok yakıyor.

Sana sarılamamak çok koyuyor.

Keşke hiç gitmeseydin.

Göz yaşlarım birer birer düşüyordu çerçeveye.

Arslan Ulubey'den;

Sabahtan beri belkide yüzüncükez okuyurdum mektubu.

Çok pişmanım.

Herşey için çok pişman'ım.

Şerefsizin tekiyim biliyorum.

Yaptığım şey çok kötüydü ama hiç bir şeyi bilerek yapmamıştım.

Yapmazdım da çünkü ben karıma çok aşığım.

Hepsi bir hataydı.

Olmaması gereken bir hata.

Alisa...

Kızımdı o benim.

Keşke bu şartlar altında dünyaya gelmeseydi.

O zaman daha mutlu olurduk belki...

Bu hikâyenin bütün suçlusu bendim.

Kendimden nefret ediyorum üç kadını da üzdüğüm için.

Alisa'nın annesi...

Selma çok güçlü bir kadınmış, Yıllarca alisa'ya çok iyi bakmış, Benim yaptığım Hata yüzünden ailesinden ayrılmış, çalışmak zorunda kalmış, alisa'ya hem annelik hem babalık yapmış, çok zorlanmış ama ayakta kalmış.

Bu yüzden nefret ediyorum kendimden bir kadını bu duruma düşürdüğüm için.

Karım...Esra.

Çocukluk aşkım o benim.

İlk aşkıma yapmıştım bu kötülüğü.

İstemeden de olsa ihanet etmiştim ona.

Ne yapsa hakkı.

Beni boşasa gıkımı çıkarmam.

Haklı çünkü yüzüne bakacak Halim bile yok.

Nasıl bakarım, çocuklarımın annesini aldatım.

Ne yapasa ne dese haklı.

Ama o hiç birşey yapmamıştı.

Ne bana birşey demişti nede alisa'ya.

Aksine alisa'yı sahiplenmişti.

Bu hareketleri beni tedirgin ediyordu kesinlikle böyle bir tepki beklemiyordum yani en azından bana bağırır çağırır evden kovar diye düşünmüştüm.

Ama o Sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.

İkimiz hep bir kızımız olsun istiyorduk.

Ama olmamıştı.

Alisa...

O bu hikayedeki en masum kişiydi.

Kızım.

Babalık yapamadığım kızım.

Daha düne kadar varlığından haberim bile olmadığım kızım.

Ne olursa olsun onu asla bırakmazdım.

O gün eğer Esra sözümü kesmese onun için burada güvenli bir ev tutup sürekli onunla görüşebileceğimizi söyleyecektim.

Bırakmazdım.

Nasıl bırakayım?

Esra'nın doğurdu bir çocuk olmasa bile kızım o Benim bırakmam kimselere vermem.

Her ne kadar yaptığım bu hatadan çok pişman olsam da bir tarafım mutluydu hayır bu yaptığım kötülük için değil artık bir kız babası olduğum için.

Onunla elime geçen ilk fırsatta konuşacağım.

Esra dile getirmişti ama yinede kendimde söyleyecektim.

Onu istediğimi,onu tanımak istediğimi söyleyecektim.

Bir hata yapmıştım.

Evet üzdüm,kırdım, yaralar açtım ama o yaraları tek tek saracağım.

Herşeyi yoluna sokacağım.

Belki çok kolay olmayacak ama yapacağım ikisininde açtığım yaralarını saracağım.

Hemde en acısız şekilde.

En büyük Teras'ta tek başıma oturuyordum.

Oturduğum yerden kalkıp evdeki misafir odalarından birine ilerlemeye başladım.

Merdivenlerden inip 3. kata durdum buradaki misafir odasında kabilirdim.

Kendi odamda kalamazdım yüzüm yoktu gidecek.

En yakın zamanda Esra ilede konuşmayı aklıma not edip odaya ilerledim.

Tam odaya gireceken yan odadan gelen ağlama sesiyle durdum.

Burası Alisa'ya verilen odaydı.

Ağlıyordu.

Odaya girmeyip alisa'nın kapısına ilerledi.

Tam kapıyı tıklatacaken durdum.

Girsemi acaba?

Müsait miki?

Bunları düşünmeyi bıraktım.

Ne olursa olsun Alisa ağlıyordu ve ben böyle onu duymazlıktan gelemem.

Kapıyı tıklatım.

Biraz bekledikten sonra ses gelmeyince tekrar kapıya vurucaken kapı açıldı.

Alisa'dan;

Ağlıyordum.

Yalnızlığıma.

Annemin yokluğuna.

Çaresizliğime.

Herşeye ağlıyordum.

Sanırım onca yaşanan şeyin üstüne Daha fazla dayanamadım.

Durduramıyordum kendimi.

Hıçkırarak ağlıyordum.

Sadece ağlamak istiyordum.

Kapının çalması ile göz yaşlarım la dolmuş resimden gözlerimi çekip kapıya baktım.

Kim gelirki bu saatte?

Ya da neden geldi?

Buğlu gözlerimi kapıdan çekip gözlerimi sildim elimin tersiyle.

Ayağa kalkıp burnumu çektim.

Derin bir nefes alıp elimle saçlarımı düzeltip.

Kapıya ilerledim.

Muhtemelen gözlerim kızarmıştı.

Kapıyı açıp gelen kişiye baktım.

Ve kesinlikle bu saatte kapıyı çalan kişinin babam olmasını beklemiyordum.

Neden gelmişti ki?

Kapıya bir kez Daha vuracaktı sanırım eli havadaydı elini yavaşça indirip yüzüme baktı.

Sonra kaşları çatıldı.

"İyimisin?"dedi.

İyimiyim?

Bilmiyorum.

Tam bir Duygu karmaşası'nın içindeyim ve ne hisetiğimi bilmiyorum.

"İ-iyiyim."dedim titreyen sesime lânet edip.

Sonrada dudaklarımı ısırdım.

Tutamıyordum kendimi,sol gözümden Bir yaş firar etti sonrada sağ gözümden.

Dudağım titriyordu.

Kafamı aşağı eğip elimle göz yaşlarımı sildim.

Ama ben sildikçe yenisi geldi.

Akmayın işte!

Ağlamak istemiyorum en azından şuan.

İki kolumdan tutulmamla kafamı kaldırıp yaşlı gözlerle babama baktım.

"Alisa bir sorun mu var?neden ağlıyorsun?"dedi endişeli bir sesle.

Beni kolumdan Sanki dünyanın en değerli mücevher'ini tutuyormuş gibi tutup odanın içine ilerledi kapıyı kapatıp.

Beni yatağa oturtup kendisi komidinin üstünde Duran sürahi'den bardağa su doldurup uzatı.

Titreyen elimle suyu alıp bir iki Yudum aldım.

Bardağı benden alıp komidinin üstünde bıraktı.

Sonrada yanıma oturdu.

"Alisa bir sorun mu var? eğer varsa bana söyleye bilirsin sana yardımcı olurum."dedi çehresinin aksine yumuşak Bir sesle.

Yatakta biraz yan kayıp yüzüne baktım.

"B-bilmiyorum."dedim.

Anlamaz bir şekilde bana bakıyordu.

Dizlerimin üstündeki elerimi Kendi kocaman ellerinin içine aldı.

"Alisa benden çekinmene yada korkmana gerek yok şimdi ne olduysa bana söyleye bilirsin?"dedi tekrar.

Gözümden Akan bir yaş elimizin üstüne düştü.

"Y-yorgunum."dedim.

"O zaman sen yat uyu, ben seni yalnız bırakayım"dedi ve ayağa kalktı tam elimi bırakacakken elini sıkıca tutup gitmesine izin vermedim.

Kafamı kaldırıp derin bir nefes alıp konuştum

"Bedenim değil...r-ruhum çok yorgun, yaşadığım şeyler yüzünden, iyimiyim? kötümü? bilmiyorum,kafam karma karışık bir sürü soru var cevabını bilmediğim buda beni yoruyor... hem de çok."Dedim.

Babam dizlerinin üstüne çöküp benimle aynı hizaya geldi.

Tam konuşacaken ona izin vermeyip ben konuştum.

"Beni burda istiyormusun?...yani burda kalamamı?y-yada beni kızın olarak bu evde kalmamı istiyormusun?"Dedim. Gözümden düşen yaşlarla, kafamı aşağı eğip dua ettim olumsuz bir cevap vermemesi için.

Herşeyden önce bu sorunun cevabına ihtiyacım vardı.

Babam birden ayağa kalkıp beni de oturduğum yerden kaldırıp, sarıldı.

Bana sarıldı.

Babam.

Sıkıca sarıldı bana.

Yavaşça kolarımı kaldırıp bende ona sarıldım.

Benim boyum kısa olduğu için onun omuzlarına geliyordum.

"Özür dilerim"dedi hala bana sıkıca sarılırken.

"Sana bunları yaşatığım için üzgünüm...inan bende böyle olmasını istemezdim."dedi.

Benden yavaşça ayrılıp yüzümü ellerinin arasına aldı.

Baş parmakları ile göz yaşlarımı silip konuştu.

"Ben seni istiyorum...senin baban olmak istiyorum...sana babalık yapamadığım günleri telafi etmek istiyorum,senin yanımda kalmanı istiyorum."dedi Sevgi dolu sözlerle.

Bu sefer göz yaşlarım sevinçten akıyordu.

Babam beni istiyordu.

Benim onun yanında kalmamı istiyordu.

Var mıydı bundan ötesi?

Benim de babam olacaktı artık.

Göz yaşlarımın içinde gülümseyip ona sıkıca sarıldım.

Oda bana sarıldı.

"Teşekkür ederim."dedim yüzümden silinmeyen gülümseme ile.

"Asıl ben teşekkür ederim kızım."

Bölüm sonu

7 yorum