İçeriğe geç

Ukte

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Ukte

Bölüm 2

2. Bölüm

Arabanın kapısını açıp yan koltuğa oturdum. El sıkıştık. Yola koyulduğumuzda kalbim yerinden çıkacakmış gibi çarpıyordu, gerginliğimi gizlemeye çalışıyordum ama elim ayağım birbirine dolaşmıştı. O ise gayet sakindi, bir şeyler anlatıyordu; sesi mesafeli ama kaba olmayan, dengeli bir tondaydı.

Mesajlaşırken ona "asla aşık olmam" demiştim. O an, arabada otururken bu sözümü hatırlattı; bu özelliğimi beğendiğini, insanların bu kadar net olmasını sevdiğini söyledi. O an içimden "ne büyük salaklık etmişim" diye geçirdim. Bir şey vardı onda, beni çeken, mesafeli ama içine alan bir çekim.

Eve vardığımızda, daha kapıdan içeri adımımı atar atmaz arkamdan kapıyı kapattı ve hiç beklemeden dudaklarıma yapıştı. O anki şaşkınlığım ve heyecanım birbirine karışmıştı; beni yavaşça yatak odasına doğru yönlendirdi. İçerisi oldukça düzenli ve sadeydi. Ben hala aşırı gergindim ama o, bu gerginliği dağıtmak ister gibi hareket ediyordu. Asla kaba değildi, aksine benim ilk deneyimim olduğunu anladığı için adımlarını ona göre atıyor, bana rehberlik ediyordu.

Yatağa geçtiğimizde, dokunuşları çok dikkatliydi. Ellerini üzerimde gezdirirken sürekli gözlerimin içine bakıyor, bir şey yapmadan önce tepkimi ölçüyordu. İlk defa biriyle bu kadar yakınlaşmıştım. Heyecandan ölmek üzereydim ama o, sabırla bana eşlik etti. O an, anal konusunda bir çekincem olduğunu, kendimi hazır hissetmediğimi söyledim.

"Sorun değil," dedi, sesi yumuşaktı. "Hangimiz hazır değilsek, onu yapmayız. Zamanı gelince, ikimiz de hazır hissettiğimizde deneriz. Şimdi sadece tadını çıkaralım."

Bu yaklaşımı beni iyice yumuşattı. Saatler boyu sadece o odanın içindeki sessizlikte, birbirimize odaklandık. O anlarda ne Kars'ı düşündüm ne de yaklaşan bayramı. Sadece o vardı ve ilk defa birine bu kadar yakındım. İşimiz bittiğinde, yanında sigarasını yakarken onu izledim. O an, aramızdaki o görünmez bağın tahmin ettiğimden daha derin olacağını sezmiştim.

Vedalaşma vakti geldiğinde, Kars’a gideceği için vakti kısıtlıydı. Arabaya binip tekrar Koçtaş'a döndük. Vedalaştık ve gitti. Hornet üzerinden birbirimizi takibe aldık ama tam o sırada, gizliliğe olan takıntısı yüzünden, "Bak, mecbur seni takipten çıkaracağım, Alanya’dan olduğun belli olmasın" dedi. Numaramı aldı ama kendi numarasını vermedi.

Gittiğinde, arkasında bıraktığı o boşluk, Alanya sıcağında daha da ağırlaşmaya başladı. Kars’a vardığında sessizlik daha da derinleşecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.