" inanamıyorum sana ceren ,neden böyle birşey yaptın"
"gelir gelmez kızın huzurunu kaçırdık "
"saçmalama,sorun sizle alakalı değil'
" ben bilmiyordum neden böyle birşey yaptı benim kızım, bir psikologla görüşmek iyi olacak"
" bencede normal değil çünkü kızınız " Fırat abi seni seviyorum
herkes hala mutfaktaydı, ses kaydı az önce bitmişti
ve ben sırf Cereni kudurtmak için, Demirin yanımda oturup saçlarımı okşamasına izin veriyordum
gerizekalıydı bu kız, hala kıskanmaya hakkı olduğunu düşünüyor, kıskanıyordu, kenarda oturmuş saçı başı yoluk şekilde -ki kendine bunu o yapmıştı - bizi izliyordu, üstelik tırnakları uzun olmalıydı ki kolları kanıyordu
üzülmemem gerekirdi ama haline üzülmüştüm
hatta acımıştım ona kendini bu duruma düşürdüğü için
gerizekalı kendini bu duruma sokmuştu ve suçlusu ben değildim
o kesindi. onları izlerken babamla ben 1 kilo ekleri bitirmiştik nerdeyse , son bir tane kaldığında ikimizde elimizi hızlıca kutuya yöneltmiştik,
" aa bak orda ne var" babam harbi inanıp bakmıştı o sırada bende ekleri almıştım
döndüğünde kutuda ekleri göremeyince hemen bana bakmıştı
" vay çakal" mazlum mazlum elimdeki eklere bakıyordu.
Kıyamadım, ekleri ikiye böldüm yarısınıda babamın ağzına attım
"güzel kapli kızım" diye sevdi babam
acaba vermeseydim de aynı şekilde düşünürmüydü
biz babamla ekler hesabı yaparken , cerenin aileside,
açıkçası isimlerini unutmuştum, ebru yengemiydi yoksa reyhan yengemi, elifde olabilirdi , pardon reyhan halamın adıydı
daha sonra sorardım birine
herneyse cerenin aileside bizden özür dileyerek gidiyorlardı
ceren bu sefer gerçekten ağlayacktı sanırım
baya kötü bir konuma düşmüştü
ve haketmişti
en son gittiklerinde güney şok olmuş bir biçimde bana döndü
" omen tanrım, Ada sen ses kaydı almayı nasıl akıl ettin kız maşallah zehir gibisin" eliyle masaya 3 kere vurmuştu nazar değmesin diye
" ne bileyim ya , içime sindi ,galiba bakışı bakış değildi çünkü, paranoyayim ben birde, ilk defa işe yaradı he"
" valla helal olsun"
" sen biz içerde kapişırken içerde değildin dimi nerdeydin "
"çay bahçesindeydim, izin almaya çalışıyordum seni kaçırmak için, ay noldu ben yokken ? ne bahtsızım ben ya nasıl kaçırırım"
" bak şimdi şöyle oldu " diyip baştan sona anlattım , keremde yanımızdaydı Allah'tan sonra bidaha ona anlatmakla uğraşamazdım.
" ıy ben zaten sevmiyordum , cadı ceren ne yelloz kız ya"
"giydiği etek tarih öncesinden kalmaydı bu arada çok çirkindi"
" iy evet çöplüktenmi ne almış, Vintage diye yutturuyor millete"
"pardon kızlar sözünüzü bölüyorum ama bir dakika gelebilirmisin Ada "
" kızlar mı? ayıp oluyor Demir abi" Güney'in cırtlak sesiyle Demir yüzünü buruşturdu
Demiri ikiletmedim çünkü şuan sinirli gibiydi peşinden paşa paşa, annesini takip eden penguen gibi gittim
" efendim niye çağırdın beni"
" Ada sana birşey soracağım ama bana karşı dürüst olmanı istiyorum" tiptip baktım
"Cereni senmi dövdün falan demiceksindir umarım "
" saçmalama ne Cereni onla alakalı değil " göz devirdi
" e neyla alakalı,uzatmada söyle işte "
"sana bilinmeyen bir numaradan hiç mesaj geldi mi Ada? bak doğruyu söyle "
" of hiç uğraşamıcam ne desem inanmicaksın" diyip göt cebimden telefonumu çıkartıp eline verdim
" al kontrol et, yazmadı kimse bana" eline pat diye koyduğum telefonla şaşırmıştı
açıkçası telefonumda pek özel şeyler yoktu
yakın bir arkadaşım yoktu çok, öyle normal arkadaşlarım vardı, deidkodu falan yapardık, galerimde temizdi kendi fotoğraflarım sınıf fotoğrafları , ailem ile olan fotoğraflar vardı, tek bir abinin kızabileceği şey olarak Instagram'da ki yakışıklı ünlülere yavşıyordum, zaten onlarda görmüyorlardı mantık olarak,
alıp istediği kadar bakabilirdi umrumda değildi, telefonuna çok bağlı bir ergen değildim
telefonu eline verdiğim gibi gülümsedi, eliyle saçımı karıştırdı.Ben tam elini itecekken telefonuma bir bildirim geldi
bir mesaj bildirimiydi merak etmiştim aynı anda baktık Demirle, mesajı okuyunca ben görmeyeyim diye hemen telefonu çeksede bende okumuştum ve kanım donmuştu
bilinmeyen numara:
Ailene kendini çok alıştıra derim, yakında öldüğünde çok üzülecekler yoksa.(23.14)
Bir baba tavsiyesi gibi düşün 😉(23.14)
"bu ne demek abi"
hassiktir yanlışlıkla Demire abi demiştim
"ne" gözleri şaşkınla yerinden çıkmıştı
"bu ne diye sordum" dedim umursamadan
sırıta sırıta " yok ondan sonraki " gözlerimi devirdim
" yanlışlıkla dedim heveslenme hemen "
" olsun, yanlışlıkla manlışıkla farketmez beni içten içe abin olarak gördüğün için dedin" çok hevesli ve heyecanlıydı
sinirim bozulmuştu
" alakasi bile yok Fırat abimle karıştırdım biran" ellerimi göğüsümde birleştirmiş başka yöne bakıyordum
"olsun duydum birkere senden, huzur içinde ölebilirim artık"
" saçma sapan konuşma , hem ayrıca mesaji unutmadım ben ,kim yazdı niye yazdı bilyormusun?"
"bilmiyorum gülüm , bize tehdit mesaji geldi dün, şirket işleri ihale falan sandık ama, az önce bir tane daha geldi, senle alakalıydı, o yüzden hemen yanına geldim, bana bak şimdi " gözlerimi yerden kaldırdım" bir daha mesaj gelirse hemen gelip söylüyorsun tamammı sakın ama sakın kendi başına birşey halletmeye çalışma, yarın numaranı değiştireceğiz zaten tamam mı i "
boyunu benimle eşitlemek için eğilmiş benimle göz hizasında sakince konuşan Demire baktım
bu niye bu kadar yakışıklıydı
yutkundum" Tamam tamam söylerim biri yazarsa uykum geldi uyuyacağım artık bittiyse"
" tamam ama erken yatın , yarın hazırlanmak için annem sizi erken kaldıracakmış, Güneyle pijama partisi fikirlerinizi silin oda erken kalkacak, hem yarında burdalar"
" off tamam dedim ya" saçımı okşayıp yanımdan ayrıldı
zıplaya zıplaya Güney'in yanına gittim
" iyii geceler Güneyy ben yatmaya gidiyorum"
" hayır pijama partisi yapacaktı-"
poyrazın arkadan ayağıyla Güney sendelemiş ağzına hayali bir fermuar çekmişti
kafamı yana kaydırıp poyaza baktığımda şirince gülümsedi
çok takmayip odama doğru ilerledim
Yatağa kendimi attığım an öküz gibi uyumuştum
Gece birden gel susuzluk hissiyle kalktım, kalkmamak için tükürüklerimi ağzımda biriktirip su gibi içmeye çalışsamda
tahmin edersiniz ki fayda etmemişti
söve söve kalkıp sürahiden su dökeceğim sırada
sürahinin boş olduğunu gördüm , sinirle yatakta tepindim
" ya sikicem böyle işi ya ,yeni doldurmuştum nasıl fil gibi hortumlamışım bütün suyu ya ağlicam, Allah'ım canımı al şuan, hazırım ben"
uykumdan uyanınca dehşet agresif birine dönüşüyordum ve evet ağlıyordum şuan
ve uykum tam anlamıyla açılmıştı
ben cidden gerizekalılıydim uykum açılmasın diye ağlamıştım ve ağladığım için uykum açılmıştı, en son söve söve saate baktım
4 falandı , geri uyuyabilirdim inşallah , sürahimide alıp aşşağı indim 4 kat indiğim için komple açılmıştı uykum
en son mutfağa girdiğimde beklemediğim bir manzarayı gördüm
maskeli bir adam yere düşmüş ilaçlarını arayan Demire arkadan o göremeyecek şekilde silah doğrultmuştu.
Bir an bile düşünmeden adamın kafasında sürahiyi parçaladım
, elim ayağım titiyordu, Adam ben sürahiyi kafasında patlattiğim an silahını sıkmıştı. Korkudan gözlerimi açamadım iki ihtimal vardı:
ya Demir tam kafasının ortasindan vurulmuştu
yada benim sürahiyi parçalamamla adam hedefi şaşırmış kurşun başka bir yere isabet etmişti
en son birinin bana sarıldığını hisettim
ağladığımi o an farkettim , ona birşey olması beni çok korkutmuştu
"sstt tamam sakin ol iyimisin" hıçkırıklarımdan nefes alamadım Demire daha sıkı sarıldım
"Öldün sandım" bir hıçkırık daha " tam kafana nişan almıştı" bir hıçkırık daha " çok korktum" ve bir tane daha
silah sesiyle herkes aşşağı inmişti, yerdeki adamı gören herkes şok olmuştu , Fırat abim hemen adamın elinin yakınlarındaki silahi ayağıyla ondan uzaklaştırdı
içeri giren korumalara döndü "bu adam nasıl siz kapıdayken içeri girebiliyor , hepiniz hesap vereceksiniz, sabah akşam dua edin birine birşey olmadi diye, yoksa siz dahil bütün çevrenizi diri diri yakardım," adamlar korkuyla birbirine baktı . Babam girdi araya ardından " Alın şu adamı depoya götürün elimizden bi kaza çıkmadan"
korumalar adamı almıştı , ben hala sıkı sıkı Demire sarılıyordum, kucağındaydım şuan
aklıma dediği şey geldi" artık huzurla ölebilirim"
işte manifest önemliydi, yankı manifest yapmıştı,
eğer susamasaydım ve aşşağı inmeseydim Demir ölecekti.
Cenazesinde istediğim kadar abi deseydim bile beni duyamayacktı. Düşüncelerime daha çok ağladım , kimseyi duymuyordum şuan, herkes üzülerek bakıyordu, Güney şuan ağlıyordu hatta, çok duygusal bir çocuktu cidden.
Demir saçımı yüzümden çekti beraber bir koltuğa oturduk , ben hala kucağındaydım, bir bardak su verdi, zorlukla içtim
sakinleşmem için saçlarımı okşuyordu
en sonunda hıçkırıklarım gittiğinde konuşmaya başladım
" susamıştım , aşşağı indim mutfağa, Demir abim yere düşen ilaçlarını topluyordu, sırtı adama dönüktü " burnumu çektim derince, abim sonra bana peçeteyle burnumu sildi bende devam ettim "sonra baktım ki adamın elinde silah vardı, tam Demirin kafasına arkasına doğru hedef almıştı, silahin emniyetini açtığı an
kafasında sürahi patlattım, o sırada sanırım kurşun buz dolabına isabet etti , ama ben göremedim, çok korktum demir abimin kafasına geldi kurşun sandım, açamadım gözlerimi, çok korktum "
konuşurken sesim tirtir titremişti ve en son bidaha ağlamaya başladım Babam yaklaşıp saçımı okşadı
etraf yine karıştı herkes " kimdi bu adam " " Demirden ne istedi" tarzı şeyler söylüyordu ve bir uğultu çıkıyordu
amcamlar yengemler halam eniştem dahil herkes birşeyler söylüyordu ve bu benim daha çok ağlamama ve korkmama yardımcı oluyordu, sıkı sıkı Demire sarılıyordum ve kucağından inmiyordum , oda asla beni bırakmayacakmış gibi sıkı sıkı tutuyordu. Demir en sonunda koltuktan kalktı " Yeter bu kadar Ada daha çok korkuyor herkes odasına gitsin uyusun bu konuyu daha sonra konuşalım" Fırat abim Demir abimin omzuna pat pat vurup
" Demir haklı hadi herkes odasına" diyip yollamıştı
ben hala şok etkisindeydim ve Demir abime yapışıktım, merdivenleri beraber çıktık, beni odama bırakacağını sanıp korkarken kendi odasına götürmüştü beni
bu gece gerçekten tek başıma yatsaydim sabaha kadar kabus görür uyuyamazdım" Demir abim ben hala onun kucağındayken yatağını açtı , benide yatağa yatırdı, daha sonra kalkıp giderken durdurdum
" Nereye gidiyorsun abi" sesim titremişti ve gözlerim yine dolmuştu , farkedince yaklaşık saçımı okşadı direk
"korkma bebeğim geliyorum birazdan " diyip gitti
dediği gibi 2,3 dakika içersinde gelmişti, sanırım aşşağıdan ilaçlarını almıştı,bir bardak suyla bir tanesini yutup oda yorganın içine girdi, Onun yatmasıyla beraber yine ona yapışmıştım
hafifçe güldü,
aramızda ne olduğunu neden küs olduğumuzu bile hatırlamıyordum şuan , tek korkum onu kaybetmekti
yavaşça eliyle saçlarımı okşuyordu , ben ara sıra burumu çekiyordum, en sonunda gözlerim yavaşça kapanmaya başladı
uykuya dalarken son duyduğum şey
" keşke daha önce başıma böyle birşey gelseymiş" olmuştu
*********
vote bebeklerim vote lütfen


