İçeriğe geç

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 15 · 8 dk okuma

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 15

Bölüm 15

"ay Allah'ım çok güzel bu kız, Babasına ne kadar benziyor"

"Dimi hanım, dna testine gerek bile yokmuş aslında "

"sinem bile daha çok benziyordu, ne abarttiniz" diyip göz devirdi

evet akrabalarim gelmişti , ve şuan kapıda karşılaştığımız ilk an bile adı ceren olan sevgili kuzenim lafı anında yapıştırmıştı

o sırada bana doğru gelen kadınla düşüncelerimden ayrıldım

"merhaba Ada, ben senin halan oluyorum reyhan adım, buda enişten ertan " ardından sarıldı, tabiki karşılıksız bırakmadım

tatli bir karıya benziyordu

" bunlarda çocuklarımız Burak Can ve Efe " alfabetik sıralılardı,çocuklarına baktığımda can bana kocaman gülümserken efe kafa selamı vermişti, burakta pek sikime takmamiştı

" memnun oldum" dedim yinede hepsine gülümseyerek bakarken .Burak yine beni siklemezken babası alttan onu dürtmüş oda el mecburi samimiyetsizce gülümsemişti

ben herhalde bu kadarız diye düşünürken, içeriye sürüyle insan girmeye başlamıştı

" vay yeğenim gelmiş, hoşgelmiş ailemize, ben Mutraza amcam , bu eşim leyla " ikisiyle de sarılmıştım, çok enerjik bir çiftlerdi

"bunlarda çocuklarımız Ferhat, Güney, Hakan" bunlarda afabetik sıralılardı, yine hepsine gülümseyip memnun oldum diyecekken Güney birden araya giddi

" Ay çekil baba önümden en sevdiğim kuzenime kendimi ben tanıtacağım," eleriyle saçıni arkaya attı " Ben Güney 16 yaşındayım Beşiktaşlıyım en sevdiğim renk bayrak kırmızısı, boyum 176 kilom 68 , en sevdiğin kuzeyin adayiyim" bunları derken kısmetse olur tanıtım karakterleri gibi haraket ediyordu ,güldüm onu taklit ettim

" Ben ada 16 yaşındayım, Beşiktaşlıyım en sevdiğim renk lacivert 167 boyunda 53 kiloyum, " anırmıştı birden , ona katılarak kıkırdadím

o sırada babam gelip Güneye kötü kötü bakıp " kızımın aklını bulandırma Güney , kendine benzetceksin diye korkuyorum" diyip beni endişeyle Güney'in yanından almıştı diğeriyle tanıştırmak için, Güneyse "IÇERDE KONUŞURUZ ADA BEKLIYORUM" diyerek öküz gibi bağırıyordu, bağırınca sesi cırtlak oluyordu ve yanındaki herkes kulağını kapatmıştı çaktırmadan, gülesim gelmişti, o sırada babam beni öbür amcamlarla tanıştırdı

"Ben halil amcam yeğenim, ne kadar babana benziyorsun, maşallah" diyip sarıldı

" bende ebru yengen memnun oldum , maşallah çok güzelsin," diyip sarılıp yanağıma iki öpücük kondurdu

"bunlarda çocuklarımız Semih, Ceren ve Tuncay" diye tanıttığında

semih gülümserken Tuncay yüzüme titip bakmış, Cerense benle muhatap bile olmadan Demirle konuşmaya çalışıyordu

Demirse onu kolunun altına almış kardeşiymiş gibi birşeyler anlatıyordu

Gıcık olmuştum bu kıza

Babama döndüm " daha tanışacağım biri varmı baba" sessizce

" var tabi güzel kızım, gel seni Babaannen ve Dedenle tanıştırayım"

yanlarına ilerlediğimizde babannem kültür karmaşası ile birlikte zılgıt çekmiş dikkati üzerimize toplamıştı

babama döndüm " baba biz Rizeli değilmiyiz, aşiretsek doğruyu söyle" sessizce güldü

" deden Rizeli teknik olarak ben yani sizde öyle, ama Babaannen Adanalı onun tarafı aşiret sayılır, "

Babaannem birden beni bastonuyla çekip kendine yapıştırmıştı

" oy kuzum, babaannesi kurban olsun ona , nasılda babasına benziyor, bunca yıl nasıl ayrı kaldık biz" diyip sarılıyor bağrına basıyordu, bende sarılınca dahada sıkıştırmıştı kollarını en son boğulacak gibi olunca dedem beni babaannemden almış" kızı boğdun kızı ifaket sakin ol" demiş ardından elini uzatmıştı

hemen öpüp anlıma koydum, biraz sert bir adama benziyordu 80 yaşından fazla olabilirdi ama dimdik duruyordu ayrıca çok güçlü bir imaji vardı

hemen ardından oda sarıldı, karşılıksız bırakmadım tabiki

bi sürede salih dedeyle sarıldık "bundan sonra senin kapı gibi deden var , baban seni üzse bile beni arıyorsun biletini alıyorum kapıyı çarpıp çıkıyorsun hemen tamamı torunum, kimsenin gözünün yaşına baktirtmam ben torunumu"

düzgün Türkçesi ile göt gibi kalmıştım açıkçası,benim konuşmama kalmadan babam girdi araya

" baba , ben hiç kızımı üzermiyim , kızımın yeri bu ev başka bir yer değil"

"ben onu bunu bilmem , kız sürekli hastanelerde , alıp götürürüm torunumu" dedi bastonu ile yere vurarak sinirlice

ben benim hastanede olduğumu nerden bildiğini düşünürken

biri araya girdi " dede, yavaş ol, kardeşimizi nereye götürüyorsun öyle"

Demir ?

" Sanamı sorucam lan hergele , bak nasıl alıp götürüyorum , aklın şaşar, benim adım boşuna topukçu salih" değil diyerek daha sert vurdu bastonunu yere

bir dakka

dedem topuklu ayakkabımı giyiyordu, çaktırmadan ayağına baktım, düz taban gibiydi, kafamı kaldırdığımda herkes gülmemek için kendini zor tutuyordu

"Dede ,kimse kardeşimizi yanımızdan alamaz sen bile" poyraz sinirlenmişti sakin sakin konuşuyordu yinede

ben o sırada yavaş yavaş dedemin yanından tüyüyordum , tişim gelmişti, arkamdan Ceren'in geldiğini tv yansımasından görünce hemen telefonumdan ses kaydını açtım, zerre güvenmiyordum

çünkü Fırat abim güvenmiyordu

neyseki sandığım gibi olmadan tişimi yapıp sakin sakin çıkmıştım

ceren sanırım su almak için mutfağa gitmiş olmalıydı

ses kaydını nolur nolmaz diye kapatmamayı düşünüyordum ama işeme sesim olduğu için kapatıp, birdaha baştan açmıştım

içeri girdiğimde demirin kolunun altında Cereni otururken ve diğerleride etrafına toplanmiş konuşurken gördüm

umursamadım

bana yapmadıkları abilikleri Ceren'e yapmak istiyorlarsa kendileri bilirdi

kıskanmamıştım birkere

onlardan gelen sesle o tarafa kulak kabarttim

"yavrum o çocukdan sana yarar gelmez diyorum, aklı başka yerde onun, sen daha küçüksün ayrıca"

kereme kaydı gözlerim, Cerende hiç haz etmiyordu sanırım, göz devirdi,

" ben odama çıkıyorum" diyip gitti hemen ardından bana mesaj geldi .

ergen velet:

abla sana seslendiğmde yukarı gelirsin sonra uyuyakalmiş gibi yaparız

merak etme alırım seni o ortamdan 😉(20.13)

alemdi bu çocuk, onun bana çağırmasıni beklerken yan tarafa kulak kabarttım

"ay aman poyraz abi ben bilmiyormuyum kim neyin peşinde, güven sen bana" öyle olsun diyip cerenin anlini öpmüştü

göz devirmemek için kendimi zor tuttum

isteseler iyi bir abi olabiliyorlarmış yani

büyükler o sırada çay içmek için kış bahçesine gitmişlerdi sanırım

sadece biz kuzenler vardık

Fırat abim geldi kolumu omzuma attı " iyimisin bebeğim" yanağımdan öptüi "iyiyim abi " diyip yandan sarıldım,

Cerenin gözünden kaçmış olmamali ki birden Fırat abime seslendi

" aa Fırat abi hiç selam vermiyorsun gelsene sende buraya, albüme bakıyoruz, ne işin var orda" içten içe kıskandığım içinmiydi yoksa bu kız aşufte olduğu içinmiydi bilmiyordum ama

hemen hemcimsime laf söylemek istemiyordum

"Takılın siz benim yerim kardeşimin yanı" derken onlara bakmamış sikine bile takmadan konuşmuştu ardından bana dahada sarılınca mutluluktan ağlayabilirdim

hemen kafamı omzuna koydum, kucağımdaki eliyle oynamaya başladım , eli kocamandı cidden boyu 1.95 ti öğrendiğim kadarıyla evin en uzunu oydu, babamdan da uzundu

" aman abi yeni gelmiş bir kız için kalbimi kırıyorsun şuan" dediğinde bir sessizlik oldu hemen ardından diğerleri cerenden bir anlığına uzaklaşmış " o ne demek öyle ceren " " ne demek istiyorsun ceren" diye aynı anda konuşmuşlardı, ama daha çok uğultu gibi olduğu için hiçbir şekilde ciddiye alınmamışlardı Ceren tarafından

Fırat abim tam ağzını açıp birşey diyecektiki elini sıktım

ben cevap vermek istiyorum , çünkü geldiğimden beri benle alıp veremediği birşey olduğu belliydi

" kendi abilerimi benden mi kıskanıyorsun ceren? gerçekten mi"

benim konuşmamla biyolojiklerin uğultusu son buldu şaşkın şaşkın bakıyorlardi.Fırat abim kafama bir öpücük kondurdu hemen, diğerleri ise onlara ' abim' dedim diye dört köşe olmuşlardı, Demir sonunda uğultuyu kesti

" Ceren, Ada sonradan gelmiş bir kız değil, canımız kanımız kardeşimiz, buraya aitdi zaten sadece gecikti, lütfen özür dile"

Anlaşılan Ceren bu evde çok seviliyordu, çünkü Demir abim kizarken Cerenin yüzüne bakamamıştı bile.

Cerenin gözleri doldu birden, ağlamaya başladı

"abim niye ağlıyorsun, Demir abi kötü birşey demediki" Yalın maldı cidden, ilk geldiğimde en aramızın iyi olduğu Yalın gerçek yüzünü çıkarıyordu yavaş yavaş, sonrada pişman oluyordu.

Poyrazdan beklemediğim otoriter bir ses geldi

" Kötü birşey demedi ama iyi birşeyde demedi , burası Ada'nın evi , Adaya birşey söylemeden önce 2 kez düşün Ceren, yaptığın şey çok ayıp " poyraz gözüme girdin şuan

çünkü çok ciddi şekilde söylemişti, o sirada başından beri dinleyen burak söze girdi

" Cereni ağlatmaniza değdimi bari bu kız ha" diyip cereni alıp lavaboya götürüp, atarlı ana triplerine girmişti

Poyraz ve Demir pişman durmazken Yalın pişman duruyordu

Kenansa her zamanki gibi bir bok demiyor, sessiz kalıyordu

pişman mı değil mi anlamıyordum bile

Fırat abimle sarılırken susamıştım, mutfağa gideceğimi söyleyip yanlarından ayrıldım , tabiki telefonumuzdan yanıma almıştım

su içerken beklediğim gibi içeri ceren girdi , kapıyı kapatıp kitledi

" bu evdeki son günün Ada"

" ne demek istiyorsun" gözlerimi doldurmuştum ve korkmuşum gibi sesimi titretmiştim

enayi

yemişti

sinsice gülümsedi, " Burda olmayı haketmiyorsun, mutlumusun,senin yüzünden abilerimle aram bozuldu" Cerenin o sırada arka cebinde parlayan telefonuna baktım

ses kaydı alıyordu oda , sanırım dememi istediği şey " onlar benim abilerim senin değil" falandı, ama bu kız harbi maldi

kendini sinsi sanan salaklar olurdu ya

heh işte onlardandı

"sana istediğini vermeyeceğim Ceren, önümden çekilirmisin çıkmak istiyorum" sınırı bozulmuştu

birden çığlık attı elleriyle saçını yoluyor , tırnaklarıyla kollarını çiziyordu, ne yaptığını anlamıştım, ses kaydında çıkması için hemen konuşmaya başladım

" Ceren iyimisin napiyorsun kendine,manyakmisin kizim sen"

" evet manyağım, kendime zarar veriyorum, ama kapı açıldığında bana zarar veren şey sen olmuş olacaksın"

gülümsedim, istediğim şeyi vermişt, kendine zarar vermesi işime gelirdi , sandalyeye oturup sakince onu izlemeye başladım şaşırmıştı, tam üzerime anlayacaktıki iki saattir zorlanan kapı kırılmış herkes içeri doluşmuştu

tabiki bana bakan suçlayıcı bakışlar vardi yine şaşırmamıştım

Burak birden kalkıp bağırarak ve beni suçlayarak, üzerime yürümeye başladı

beni şaşırtan şey ise bütün biyolik abilerimin

" Ada böyle birşey yapmaz , ceren neyin peşindesin" diyip on yüklenmeliriydi

üstelik sesi en çok çıkan

kenandı?

yukardan bi boktan haberi olmayan garbim kerem , sözde planimiz için beni çağırıyordu, en sonda duymadığını düşünmüş olmalıki merdivenleri koşarak inip geldi, hemen Cereni görünce şaşırdı, ardından beni gördü hiç bir saniye düşünmeden Cerene döndü

" Neyin peşindesin Ceren" dedi

kardeşim biricikti cidden , şurdan çıkınca hatırlatacaktım

Burak hala boş boş konuşup bağırıyordu ki

duymak istemeyeceğim şeyler olmali ki Fırat abim kulağımı kapattı hemen ardından, Poyraz burağin yüzünün ortasına yumruğu koydu

işler çok karışmıştı

ve benim gözüm kenarda yine nerden çıkmadığını bilmediğim bir yerde ekler yiyerek kavgayi izleyen babama takılmıştı

sessizce yanına gittim göz kirpip ağzıma bir ekler daha koydu

annem bize bakıp göz devirdi

tabikide kimse benden şüphelenmemişti ailem dışında yani

bense kereme ses kaydini vermiştim zaten yanlarından ayrılmadan önce, uzaktan babamla izlemek ve kargaşayı seyretmek daha iyi olacaktı

bu sefer boğulmazdım umarım, tam ben yerken dede bey kulağıma yaklaşmış

" sen yapmamışsindir ama yaptıysanda iyi yapmışsın" demişti

favimsin dede

Dedem Cereni sevmiyordu bunu biliyordum çünkü ceren ona çok büyük saygısızlıklar yapmis daha önce , Fırat abim anlatmıştı bunları, Dedeme sinirlenip küfür bile etmiş, 80 yaşındaki adama yani , ayıp diye birşey vardı

ama içerde kendini döven manyaktan beklerdim böyle birşey

en azından bu gece odasına kapanıp ağlayan kişi ben olmayacaktım ,onun rahatlığı ile arkama yaslanıp, olayları izlemeye başladım.

*************##

endd

affetsekmi affetmesekmi çok arada kalıyorum ya

kimse yorumda yapmıyor, bari suraya fikirlerinizi yazsanız ona göre ilerlesem 👉🏻👈🏻

Bölüm sonu

8 yorum