İçeriğe geç

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 14 · 8 dk okuma

Ufak Tefek Karışıklıklar

Bölüm 14

Bölüm 14

"yok hayır ya elbisemle uymaz çok sahşahalı bu ayakkabı, elbisem zaten abartılı"

" hayır ada, önemli olan zaten şahşahalı olmak zaten, bırak seni konuşsunlar" diyip saçlarını savurdu annem

"hıı aynen , kafama simde dökelim hatta , birde Feriha topuzu, gelinin kızkardeşi olayım istersen "göz devirdi

" canım benim zaten oraya gittiğinde ,herkes dikkat çekmek için o kadar abartılı olacakki , zaten aralarında farkedilmeyeceksin bile, önemli olan baban senin kızımız olduğunu duyurduğunda ve bakışlar sana döndüğünde , herkesin 'woaw' demesi" waow tırnak içerisinde gösterilmişti, tam o sırada içeri Fırat abim girdi , bende yalakalık sinyalimi açmıştım

" ya anne gerek yok herkese " diyip çapkınca Fırat abime dönmüş devam etmiştim " Fırat abim waow dese yeter" göz kirptim

"sst çıtır numarani alabilirmiyim" çapkın kızlar gibi saçımla oynuyor, göz kırpıyordum

kısacası abime yavşıyordum

zavalli Fırat abimse daha önce hiç düzgün bir kız kardeşi olmadığı ve kadınları kendinden hep uzak tuttuğu için , hoşuna gidiyor, ciddi manada kahkaha atıyordu her seferinde

yine gülüp elleriyle saçımı arkaya itip anlımdan öptü

ben sırada yatakta yüzüstü yatıyor, ellerimle yüzümü desteklemiş

ayaklarım havada sallanır bir pozisyondaydım

içeri biyolojik abiler girmişti , anneme dönmüştüm

" işte bunlarda waow demesini istemediklerim" diyip göz devirdim.Bakışlarımı onlarda çok tutmamiştım

onlar ise artık alışmıştı ve takmıyorlardı, 2 hafta geçmişti olayın üstünden

benim anlamadığım ben bile iyileşmişken bunların yüzü neden hala düzelmemişti

beni umursamadan anneme dönüp birşey sordular organizasyonla alakalı ,

artık dediklerime alınmamaları sinir bozucuydu, boğmak istiyordum onları

"anne Ada'nın elbisesi beyazmış ,bende o yüzden beyaz takım aldım kendime ama iç gösterirmi, şunun kumaşına bir baksana"

annem elinden sertçe çekti, oda oğullarına tripliydi

"dur bakim, yok oğlum bu iç göstermez" dedi bakmadan

kenanda artık, gamsızlığın dibine vurmuş hiç umursamadan annemi öpüp benimde saçımı karıştırıp çıkmıştı odadan , anneme döndüm

" senin oglin sakattir?"

şive yapmaya çalışmıştım , annem güldü bana ayak uydurdu

"he valla sakattir" Fırat abimse yandaki dergiden kendine takım bulmakla meşguldü

birden aklima gelen şeyle bağırdım

"LAN"

" noldu ada iyimisin"

"birşeymi hatırladı, noldu"

" yok ya ben sadece nereli olduğumuzu sormayı unuttum, kütüğümü bilmiyorum resmen, nereliyiz biz anne"

" Rize'liyiz aşkım " e hepimizin burnu neden güzeldi , aklıma gelenle annemin burnuna baktım, işaret parmağımla göstererek

" bu yabay mi"

" ne yapay mi kızım"

Fırat abim anlayıp gülüyordu birden odada ne ara uyandığını bilmediğim kerem , " rivrivrivrivriv" diye yataktan kalktı

kahkaha attım, çok ignorik bir andı . Annem hala bakarken açıklama gereği duydum

" burnun diyorum anne , estetikmi" annem göz devirip saç savurdu, o ne demek öyle komole orjinalim ben"

" anne sen geçen kaz ayakların için botoksa gitmedinmi"

" sus kerem, o bir estetik değil, ben zaten önceden kaz ayaklarına sahip değildim"

estetik sayılmazdı bencede , ama anladığım kadarıyla bu kadının kırışıklığının olmaması ve 30 lu yaşlarda göstermesinin sebebi buydu, neden hiç aklıma gelmemişti ki, düzenli yaptırıyor olmalıydı

bende seviniyordum ben yaşlandığımda , kırışıklık olmayacak diye

meğersem yabaymışız kendi kendime göz devirdim

içeri babam girdi o sırada, işten gelmişti herhalde, zil sesini duymamıştım hemen kalkıp sarıldım " Hoşgeldin baba"

her dediğimde gözleri parlıyordu adamın " hoşbuldum kızım" diyip anlımdan öptü, annemse şakasına kıskanç bakışlar atıyordu

"kemal hayırdır aldatıyormusun beni yoksa" gülesi gelmişti ve kendini zor tutuyordu, bense dünden oyuncu doğmuştum birden babama sarıldım

" hani karından boşanmıştın ba- yani kemal" babam gülüp ikimizide bir kolunun altına aldı.

" bu arada bebeğim, akrabaların seninle tanışmak istiyor ama diğer herkes gibi bir organizasyonla tanışın istemedik, eğer istersen bu akşam davet edelim"

bi tereddüt geçti içimden ama ne kadar kişi olabilirlerdi ki sonuçta , omuzlarımı silktim "olur baba , gelsinler bu akşam"

" tamam ben gidip haber vereyim kızım "o çıkarken bende Fırat abime döndüm " kız kuzenimiz var dimi, vardır zatende kaç yaşında, anlaşırmıyız" abim güldü

" bir tane var aslında, yaşıtsınız, ama anlaşamassınız,"

" neden niye anlaşmayalım ki "

" ceren'in arası sinemle çok iyiydi , yani yakın arkadaşlardı"

" oda sinem gibi birimi, yoksa sinem ona rol mü yapıyordu "

" sanmıyorum ama ben çok sevmiyorum yinede ama öbür biyolojik mahlukların çok iyi anlaşıyor" evet kendi aramızda biyolojik mahluklar diyorduk, ben düşünürken,O sırada içeri babam girdi" bu akşam geliyorlar bir tanem ,"

" tamam baba"

annem alarmı almayla kalktı " çabuk çabuk herkes eline bir bez alıp aşşağı iniyor"

" o niye ya"

"eve kayınvalidem geliyor farkındaysan Ada.Evi temizlememiz lazım"

" ya biz zengin değilmiyiz, niye temizlik yapıyoruz "

" inan yıllardır öğrenmeye çalışıyorum " diyen kereme baktım

Fırat abimse hiç takmıyordu açıkçası

" abi sen temizlik yapmayacakmısın annem sana yaptırmıyomu büyüksün diye"

" yapacağim" dediğinde şaşırmıştım

"niye mutlu ve rahatsın hala o zaman"

"ben temizlik yapmayı seviyorum Ada, özellikle ev süpürmeyi seviyorum, terapi gibi geliyor,annemde bana bu görevi veriyor zaten genelde"

"nasıl bir değişiksin abi , temizlik sevilir mi hiç " değişik dediğimde bakışları tersçe bana döndü , ben yutkunurken o ayağı kalktı üstüne doğru gelmeye başladı

hayır ya

birden beni çevirip gıdıklamaya başladı

"abi dur , lütfen dur valla bidaha demicem" kahkahalarımın ararsından zor konuşuyordum"

" demek değişiğim he , görürsün sen değişiği"

gülmekten kıpkırmızı olmuştum" abi dur nefes alamıyorum" zar zor konuştuğumda beni bıraktı en son o sırada gözüm kapıya takıldı

poyraz kapının arkasından buruk bir gülümseme ile bizi izliyordu

üzülmemem gerekiyordu

ama ben gerçekten maldım

utanmasam gel bir tur sen gıdıkla bile derdim

şaka şaka, o kadarda değildi

kapının arkasındaki buruk poyraz içeri girip annemin çağırdığını söylemişti

bizde aşşağı indik , annem görevi dağılımı yapmişti daha önce yani herkes ne yapacağını biliyordu, bende birşeylerin ucundan tutuyor gibi gözüküp iş yapiyormuşum gibi davranıyordum

en son annem gittiğinde dana gibi koltukta yatarken , Kenan söyleniyordu " ada bezi uzatır mısın"

" hayır kalk kendin al"

" ada merdivenin üstündeyim zaten , bidaha inmeyeyim basım dönüyor hadi lütfen "

" offf" layıp tam kalkarken annemin adım seslerini duydum

hemen kenanı merdivenden, koltuğa atıp, koltuğun tepesindende merdivenin son kısmına atlamiştım"

elimdede tam bez vardı, annem birden bağırmaya başladı

" Kenan dana gibi uzanmişsin akşama misafirim gelecek diyorum, oğlum sen niye böylesin ya , ada bile hasta kız merdivene çıkmış senin işini yapıyor" annem Ada dediği an yeni duymuş gibi yapıp anneme dönmüş, hayali terlerimi silmiştim, herkes gülmemek için çok zor duruyordu, çünkü çok iyi bir oyuncuydum

" ama anne"

" sus ama sı falan yok kalk çabuk yardım et kardeşine"

" ay kenan çok yoruldum birazcık sen silsene başım dönmeye başladı "

" in kızım sen ordan, dinlen biraz Kenan kalk sende devam et ada'nın bıraktığı yerden camları silmeye"

alt kattaki bahçeye açılan büyük camlı balkon kapının tepesini siliyorduk bu arada

yani kenan siliyordu

kenan itiraz etmeden merdivene çıktı ,bense o sırada

" ay çok yoruldum, belim belim belim ah" diyip koltuğa yayılıyordum yavaşça

annem bana üzülerek baktı , annem gittiği an değişip ,orta sehbanin üstünden meyve tabağında bir salkım üzüm alıp, ağzıma atarken ,ayaklarımıda masaya uzatıp gıcık gıcık kenana bakıyordum

kenan gıcık olsun diye yaparken onun yine

hoşunag itmişti

ben anlamıyordum bunları cidden, neyse takamazdım o pozisyonda biraz takıldıktan sonra sıkılmıştım poyrazın bana seslenmesi ile ona döndüm,

bu sefer o merdivene çıkmıştı ve perdeleri takıyordu

"ada"

"he"

"herkesin işi var aşağıdan perdeyi tutarmısın bende takayım"

sıkılmıştım zaten ve gerçekten herkesin işi vardı, annem neden abine yardım etmedin falan demesindi sonra

kalktım, perdeyi tutmak için poyrazin yanına gittim

o perdeyi takrken , ben perdeyi tutuyordum , annem içeri girdiğinde bu seferde beni perde takılmasına yardımcı olurken görmüştü

" ya kızımı görüyormusunuz nasıl 4 dönüyor, kuzum benim dinlen demiştim " diyip elleriyle yanaklarımı tutup anlımdan öpmüştü.

herkes gülmemek ve beni bozmamak için zor dururken mukkemmel oyuncluğumu tektar konuşturmuştum

" önemli değil anneciğim,bu evde bende yaşıyorum sonuçta, elime yapışmaz ya"

annem gurur duyar bakışlarla duruyordu birden biyoliklere dönüp

" örnek alın kardeşinizi " diyip beni son kez öpüp gitti

annem gittiği gibi anırmaya başladılar

o sırada perdeyi takan poyrazda gülerken elindeki perdenin yere düşmesine sebep oldu, yerden alıp sinirle ona verirken biraz sert şekilde perdeyi kucağına vermiş olmalalıydım ki dengesini kaybetti, aslında hemen toparlanabilirdi ama merdivene tutunmak yerine bana tutunmaya çalışarak merdivenle beraber yere düşmek üzereydi, o sırada arkadan yardıma gelen yalın'ın ayağı perdenin yerde bıraktığı ıslaklık gelmiş, mal mal koştuğu içinde dengesini tutamamış ve oda bana tutunca, 3 müz beraber yere yapışmıştık

ben anlamıyordum , merdiven korkuluğu niye gelen geçen bana yapılıyordu

ve yere düşerken götüm acımıştı

"YALIN" diye bağırdım irkilerek üstümden kalkıp hemen geri geri gitmeye başladı

" ŞİMDİ SIÇTIM AĞZINA" diyip kovalamaya başlamıştım , evin etrafında 2 tur falan atmıştık ve sanırım direk öfkemi kusuyordum yalın'a karşı, çünkü asla yorulmadan peşinde hırsla koşuyordum

oda benim bir süre sonra pes etmemi beklerken, arkasında beni hala görmesiyle korkmaya başlamıştı

katil Bebek Chucky gibi bir tulum vardı üzerimde yani biraz içime ruh kaçmış gibiydi

tam yalının üstüne atlayacağım anda yalının üstüne düşmeyi beklerken biri önüne geçmiş ve beni havada balık gibi yakalamıştı

baktığımda Demir olduğunu gördüm inmek için çırpınıyordum

" ada dur rahat dur , tamam bırak yalını, kalbin hassas senin ,çok koşup yorulma, nefes nefese kalmışsın şu haline bak"

"kalbim hassas diye kırmaktan zevk alıyorsunuz demek ki sizde" diyip ellerimle bağdaş kurmuştum hala Demirin kucağındayken

"Ada" diyip gözlerimin içine baktı

" bizi üzmek için kendine zarar verme, biz sadece üzülmüyoruz, perişan oluyoruz, ama bu seni mutlu etmiyor, lütfen kendi iyiliğin için "

gözlerim şaşkınlıkla açıldı müneccim bokumu yemişti bu adam

gözlerimin şaşkınlıkla açılması onun düşüncelerinden emin olmasını sağladı, üzüntüyle kafasını eğdi beni yavaşça yere bıraktı ve sarıldı

Demir bana sarılıyordu

hemde kaybetmekten korkar gibi

ilk mal gibi kaldım hakaret edemedim sonra kendime gelince onu kendimden iterek uzaklaştirdım

" benim için bu bile yeterliydi, teşekkür ederim ada" diyip gülümseyerek baktı

hayır buruk bi gülümseme değildi

gerçekten mutlu olmuştu

o arkasına bakmadan giderken burda duyguları karmakarışık bir kiz çocuğu bırakmıştı arkasında üstelik bir harabe gibi.

**********

100 küsur kişiyi geçtik😽😽

okuyan herkese teşekkür ederim ama keske birde bölümü puanlasanız

makbule geçerdi 🤏🏻 birazcık

Bölüm sonu

6 yorum