Hastaneden taburcu oluyordum, ölümden dönüp tedavi olmak üzere geldiğim hastanede tekrar ölüm tehlikesi geçireli 5 gün olmuştu
Sinir bozucu derecede herkes bana iyi davranıp kendilerini affetirmeye çalışırken,onlara hep kaba davranıp umursamazdan geldiğimde benim kalbim kırılmıştı
onlarınki bile kırılmamıştı benimki niye kırılıyordu bilmiyordum
ciddi anlamda , sadece onlarla en azından konuştuğum için seviniyorladı , hatta gecen gün onların saçma bir konuşmasına şahit olmuştum
"benimle 23 kelime kullandi bugün , aramız iyi gibi bence yakında affedecek"
" gerizekalımısın sen, poyrazla bile 34 kelime konuşmuş bugün "
" ne size kim söyledi"
" poyraz söyledi "
"ne ? yalandır o saçmalama benimle bile 28 kelime konuştu, malmisiniz siz"
"benimle bile derken? ulan poyraz 7/24 kizin yanında sen doğru düzgün yaklasmiyorsun bile"
" yüzüm yok abi , hem ben poyraz gibi ağır şeyler demedim sadece olan şeye sessiz kaldım, hem senle kaç kelime konuştu ki"
" niye sırıtıyorsun lan sen kaç kelime konuştu doğruyu söyle "
"övünmek gibi olmasın am 53 kelime"
" vay şerefsiz" & ayni anda
"alltan samanlıkmı yürütüyorsun lan sen"
evet onlarla konuştuğum kelime sayısını sayıyorlardı, ve ben affetmemek için 40 takla atıyordum
o kadar sinirliydimki bu kadar güzel davrandıkları için.
ama sonra bana yaptıkları şey aklıma geliyor ,sinirim öfkeye dönüşüyor kırıp bağırmak istiyordum
ama onu bile yapamıyordum
sesli bir nefes verdim kulaklığımi çıkarıp arabadan inmeye hazırlanıyordum
en son arabada kustuğum da Demirin ellerine kusmam geldi aklıma, hiç iğrenmemişti
yüzümde bir gülümseme olacaktı ki durdurdum kendimi
tam arabanın kapısını açacakken kenan kapımı açmıştı
kenanin işareti ile ise yalın yere kırmızı halı sermiş , saksofon ile çalınan kraliyet karşılama senfonisini, telefonundan açmıştı
yoldan geçenler bize bakıyordu , ben ise boşa uğraşmışlar gibi hissetsinler diye kırmızı halı yerine öbür yoldan gidecektim ki çamurlu bir çukur vardii basmakta tereddüt ettim , tam bakacağım an
poyaz " dur" diye bağırıp ceketini çamura attı
gerçekten mi?.
gıcıklık olsun diye ceketin üstüne çıkıp ayağımla ezdim , gözlerinin içine bakarak
onunsa hoşuna gitmiş, yalınla,kenanin, kırmızı halısı yerine onun ceketine bastığım için onlara hava atıyordu
olay benmiydim yoksa aralarındaki hırsmıydı artık bilmiyordum
sadece her gün hayal kırıklığına uğramaktan sıkılmıştım
bu 5 günlük arada babam yanıma gelip " sikerler özelini" diyip sinemin yaptıklarını anlatmıştı
poyraz uzun süre uyuşturucu tedavisi görmüştu
demir tekerlekli sandalyeden kurtulmak için 6 ay fizyoterapi görmüştü
Yalın, en yakın arkadaşından hamile olan kız kardeşinin bebeğini düşürmekle suçlanmıştı
kenan ise pornografik videolara shoplanmiş , adı çıkarılmış ayni zamanda 1 sene sınıf tektari yapmak zorunda kalmıştı,
ve en çokta poyrazla demir yaralanmış ve psikoterapi görmüşlerdi, atak atak olacak şekilde krizler geçirdiklerini hatta bir keresinde yalınin bu ataklardan nasibini aldığını öğrenmiştim
Yani sinem tam olarak bir aşufte idi.
ayrıca kavgayi yaşadığımız o nacizade gün
poyrazın ve demirin o an yalının tepkileri üzerine babalarının öldüklerini bile düşünüp krize girdiklerini yani pek bilinçli olmadıklarını düşünmeye başlamıştım
ama bu umrumda olmamaliydi
onları affetmek için bahane aramamalıydim
hiçbirini affetmek için bahane aramamaliydim
gerçi kenan birşey yapmamıştı çok ama sorun zaten birşey yapmamasıydı ,
Kenan birşeyler yapsaydı eğer, ben kendimi ölümün kollarına atamazdım sırf hırs uğruna, onları üzmek uğruna.
İçeri girdik en sonunda , yukarı çıkmaya mecalim yoktu keşke Fırat abim yada babam olsaydı yanımda , taşırlardı beni
ikisinin şirketde işi oldukları için evde değillerdi
eve , ben annem ve kerem dönmüştük
kerem kolunu omzuma atmış şekilde koltukda oturyorduk
bu velet niye bu kadar uzundu, birden ona döndüm
" lan senin boyun kaç" saçlarını arkaya doğru atti havalıca
"181 canım "
"hasiktir lan ordan sen 15 yaşında değilmisin" gözlerim sonuna kadar açılmıştı
"kıskanma ablacığım sen kısasın diye" gıcık gıcık gülüyordu
ensesine yapıştırdım bir tane hemen
"oha abla acıdı napıorsun" hemen diğerlerine bakıp
"kerem deme öyle şimdi kalkıp beni döverler falan , kardeşimizi öldürmeye çalıştın diye" yandan yandan bakışlar atıyordum
kafasını yere eğmişti hepsi kerem gururla gülümsedi ben birden sırıtmayi bırakıp devam ettim "sen bana kısa mi dedin ben 167 yim oğlum , Türkiye kadin boy ortalaması bile 161 sinirimi bozma benim"
"abla annem bile 170 kadın evin en kısası sensin işte "elimle kalbimi tuttum hemen " hiih çabuk tövbe et çaplılıcaksın şimdi "
" abart abla abart" göz devirdi
"neyse kero sen beni taşıyabilirmisin"
"kaç kilosunki sen "
"53"
" abla zarganayım ben saçmalama istersen"
" abartma zargana falan değilsin" üşendiğinen naz yapıyordu, göz devirdim
" Fırat abim olsa atar sırtına götürürdü beni odama" ellerimle bağdaş kurmuştum
" Fırat abini bekle o zaman ablacığım, benim seni 4 kat çıkarak taşımam mümkün değil "
atarlanip ayağa kalkmıştım
" tamam ben giderim kendim" derken birden biri beni omzuna atmıştı kim olduğuna bakarken Demir olduğunu fark etmiştim
"indir beni muşmula surat"
"hayır"
olduğum yerde tepiniyordum
" rahat dur " daha çok tepindim
"yok istemiyorum ben senden böyle birşey bırak beni"
kafasiyla merdiveni işaret etti" bak atarım şimdi aşşağı seni"
yutkundum
atarmıydı
atabilirdi bilmiyorum güvenmiyordum
gerçekten yutkunup korkmamla sesli bir küfür savurdu adımlarını hızlandırdı ve sesli bi nefes verdi
"ada, zarar verebileceğim son kişi sensin" dedi yutkunarak
" zarar verdin ama daha önce " dedim sesim beklemediğim kadar masum çıkmıştı
yutkundu konuşmak için kendini toparladı ve başladı,
" seni öyle kanlar içinde görünce, kafama sıkmak istedim Ada çok korktum, çok pişman oldum, seni artık yanımdan bir saniye bile ayırmak istemiyorum, seni kaybetmekten deli gibi korkuyorum, başkasını kurtamaya çalışırken seni kırıyorum yada sana zarar veriyorum, sen benim küçük kardeşimsin " burnunu çekip derin bir nefes alıp devam etti
"artık sensiz zamanımı kaybetmek istemiyorum, sen istemesen bile hep burnunun dibinde olacağım, sen affedene kadar peşinden ayrılmayacağım , lütfen Ada, yanında olmama izin ver , o gün...O gün kendimde değildim, ilaçlarımı almamıştım, biliyorum bu bir bahane değil ama , sinirime öfkemi sahip çıkamamıştım, "ağlıyordu ve bu benide ağlatıyordu gözümden akan damla yaşı sildi
"çık odamdan demir " dedim zorlukla
anlayışla karşıladı ve birşey demeden çıktı en son kapıyı kapatırkende iyi geceler diledi
neydi bu şimdi
benimle böyle duygulu konuşunca ona karşı yumuşayacağımi falan düşünüyorsa
çok haklıydı
hemen duygulanmis, ağlama raddesine gelmiştim
en çokta onlarin affetmem için uğraşmaları beni öfkelendiriyordu
keske ilk günki gibi önyargılı ve kötü olsalardi
en azından içimde ahlaki çatışmalar yaşamazdım
daha fazla dayanamadım gözyaşlarım serbest kaldı, ne kadar süre öyle ağladım bilmiyorum ama en son birinin saçımı okşanmasi ile yavaş yavaş sakinleşip uykuya dalmıştim
********
aglayasim geldi yazarken
demir neden böyle olmak zorundasinki serefsiz
ilk seni affetmeyiz umarım
yorumlarınız değerli benim icin 😽😽😽




