İçeriğe geç

Üç Maymun

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Üç Maymun

Bölüm 8

ŞEFİN İZLERİ

Antrepodan dışarı çıktıklarında fırtına dinmiş, yerini puslu ve gri bir sabaha bırakmıştı. Kevin, Lisa ve David’in omuzlarına battaniyeler atıp onları kendi aracına bindirdi. Emniyete giden yol boyunca Kevin’ın yüzünde hem bir kurtarıcı huzuru hem de derin bir keder vardı.

"Zamanında yetişemeyeceğim diye çok korktum," dedi Kevin, dikiz aynasından arkada oturan Lisa ve David’e bakarak. "Telsiz sinyaliniz kesilince bir şeylerin ters gittiğini anladım. Şef'in sizi o ıssız yere tek başınıza göndermesi en başından beri hataydı."

Lisa, arka koltukta otururken elini montunun cebine attı. Parmak uçları, antrepoda bayılmadan hemen önce yerden hızla alıp sakladığı o soğuk metale, yaka iğnesine dokundu. Bunu henüz ne David’e ne de Kevin’a söylemişti. İçindeki bir ses, bu kanıtı şimdilik kendine saklaması gerektiğini fısıldıyordu.

Emniyet binasına girdiklerinde ortalık her zamankinden daha gergindi. Kevin, onları doğrudan teknik odaya değil, önce dinlenmeleri için merkeze yönlendirdi. Ancak onlar içeri girer girmez Şerif Miller, elinde bir dosya ile yanlarına geldi.

"Kevin, teknik birimden beklediğimiz raporlar geldi," dedi Şerif sert bir sesle.

Kevin dosyayı alıp hızlıca göz attı ve yüzü bir anda düştü. Lisa ve David’e dönerek, "Çocuklar, buna inanmak çok güç ama Şerif’in ekibi Şef’in evinde ve aracında bazı aramalar yapmış. George ve Aris davası başladığından beri Şef'in şahsi hesabına kaynağı belirsiz, yüklü miktarda ödemeler yapılmış. Ayrıca olay gecesi GPS kayıtları onun liman bölgesinde olduğunu doğruluyor."

Lisa şaşkınlıkla başını salladı. "Ama Şef... O böyle bir adam değildi. Neden?"

"Belki de birileri onu buna zorladı," dedi Kevin, sesindeki üzüntü çok samimi geliyordu. "Fakat asıl mesele kaset. Teknik birim, kasetin üzerindeki parazitleri temizlemek için uğraşıyor. Bana verdikleri ön raporda, George’un son saniyelerde 'Şef... o her şeyi biliyordu' dediğini belirttiler. Ses çok bozuk olduğu için şimdilik kimseye dinletmiyorlar ama dökümler bunu gösteriyor."

David sinirle masaya vurdu. "Bizi oraya ölüme gönderdi! Kapıları üzerimize kilitletti!"

Kevin, Lisa’nın titreyen ellerine baktı. "Şef’in odasını mühürlediler ama Şerif içeriye girip özel eşyalarını kontrol etmemizi istiyor. Belki orada bir açıklama buluruz."

Şef'in odasına girdiklerinde her yer darmadağındı. Kevin, masanın arkasındaki kütüphaneyi incelerken bir dosyanın arkasına gizlenmiş küçük bir bölmeyi fark etti. "Şuna bakın," dedi Kevin, bölmeyi açarken.

Bölmenin içinden Aris Carter’ın olay yerinde bulunamayan cüzdanı ve üzerinde Lisa’nın isminin yazılı olduğu, kanlı bir not çıktı. Kevin notu dikkatlice alıp Lisa’ya gösterdi. "Lisa... Şef senin çok fazla şey bildiğini düşünüyormuş. George ve Aris gibi seni de hedef listesine koymuş."

Lisa, cebindeki iğneyi daha sıkı kavradı. O iğnenin Şef'e ait olduğunu biliyordu ve şimdi Kevin’ın bulduğu bu "kanıtlar" yapbozun parçalarını korkutucu bir şekilde birleştiriyordu. Kevin her şeyi o kadar tutarlı ve arkadaşça bir tavırla anlatıyordu ki, Lisa’nın aklına gelen tek şey Şef’in büyük bir ihanet içinde olduğuydu.

Kevin derin bir iç çekerek Lisa’nın omzuna dokundu. "Korkma Lisa. Artık her şey açığa çıktı. Onu bulacağız ve bunu neden yaptığını soracağız. Sen sadece güvende kal."

Kevin arkasını döndüğünde, Lisa onun bu dürüst ve yardımsever halinden güç alıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.