İçeriğe geç

Üç Kalp Arasında

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Üç Kalp Arasında

Bölüm 5

5. Bölüm: Patlama Noktası

Maya’nın gözleri yüzümde geziniyor, benden mantıklı bir açıklama bekliyordu. Koridorun diğer ucundan gelen ayak sesleri gittikçe yaklaşıyordu; Oliver’ın gölgesinin duvara yansıdığını görebiliyordum. Kalbim o kadar hızlı çarpıyordu ki, sanki dışarıdan duyulacaktı.

"Ben..." diye geveledim, boğazımı temizlemeye çalışarak. "Astımım tetiklendi sanırım Maya. Bahçedeki polenler mi, yoksa içerideki o ağır sigara kokusu mu bilmiyorum. Bir an nefes alamadım, gözlerim o yüzden yaşardı."

Maya’nın kaşları hafifçe çatıldı, şüphesi tamamen yok olmamıştı ama yüzündeki o sert ifade biraz yumuşadı. "Gerçekten mi? İlacın yanında mı peki? Çantana baksana."

Tam o sırada Oliver koridorun köşesinden çıktı. Bizi yan yana görünce bir anlığına duraksadı, gözlerinde saf bir panik belirdi. Ama hemen kendini toparlayıp yanımıza doğru adımladı.

"Neler oluyor burada?" diye sordu Oliver, sesini olabildiğince doğal tutmaya çalışarak. Ama gözleri gizlice bana 'Her şeyi anlattın mı?' der gibi bakıyordu.

"Chloe iyi değilmiş," dedi Maya, dönüp Oliver’ın koluna girerken. "Havasız kalmış, astımı falan tetiklenmiş sanırım. Ben de eve mi dönsek diye düşünüyordum."

Oliver bana baktı. O yeşil gözlerdeki çaresizlik ve az önce iskelede yaşananların ağırlığı ikimizin de üzerine çökmüştü. "İsterseniz ben sizi bırakayım arayla," dedi Oliver, yutkunarak. "Zaten benim de kafam şişti, pek durasım yok."

"Yok!" dedim aniden, sesim koridorda yankılandı. Maya yine şaşkınlıkla bana döndü. "Yani... gerek yok. Siz kalın, eğlenmenize bakın. Ben Uber çağırdım bile, iki dakikaya kapıda olur. Maya, sen kesinlikle kalıyorsun, benim yüzümden gecen mahvolsun istemiyorum."

Maya kararsızca Oliver’a baktı, sonra bana döndü. "Emin misin Chloe? Seni böyle tek başına göndermek içime sinmiyor."

"Çok eminim," dedim, zoraki bir gülümsemeyle. "Sadece eve gidip uyumam lazım."

Kapıyı açıp kendimi dışarı attığımda gecenin soğuk havası yüzüme çarptı. Arkamda bıraktığım o ev, saniyeler içinde patlamaya hazır bir bombaya dönüşmüştü ve ben pimini Oliver’ın eline bırakıp kaçmıştım.

Eve vardığımda üstümü bile değiştirmeden kendimi yatağa attım. Tavanı izlerken kafamın içinde Oliver’ın ses tonu, elimin üzerinde bıraktığı o sıcaklık dönüp duruyordu. Beni her zaman sevdiğini söylemişti. Maya’dan önce de bana karşı bir şeyler hissettiğini itiraf etmişti. Bu bilgi içimi kemiriyordu. Eğer o zaman cesur olsaydım, eğer Maya araya girmeden önce hislerimi söyleyen ilk kişi ben olsaydım, şu an Oliver’ın yanında yatağında uzanan kız ben olabilirdim.

Ama değildim. Ve geçmişi değiştiremezdim.

Sabahın ilk ışıklarına kadar gözüme uyku girmedi. Tam sabaha karşı sızmak üzereyken komodinimin üzerindeki telefonum titredi. Ekrandaki ismi görünce nefesim kesildi.

**Gönderen: Oliver**

*“Dün gece söylediklerimin arkasındayım Chloe. Bu durum ikimiz için de haksızlık. Bugün okul çıkışı eski kütüphanenin arkasındaki parkta buluşalım. Konuşmamız lazım. Lütfen gel.”*

Mesaja bakarken ellerim titriyordu. Gitmeli miydim? Gitmek, yangına körükle gitmek demekti. Ama gitmezsem, Oliver’ın ne yapacağını kestiremiyordum. Maya’ya her şeyi anlatmasından ya da daha büyük bir delilik yapmasından korkuyordum.

İhanet ile aşk arasındaki o ince çizgide, ayağım çoktan kaymaya başlamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.