Aşağıya inerken hâlâ yüzümde bir tebessüm vardı. Gamze ve Serkan’ın aralarında bir çekim olduğu çok belliydi ama bu kadarını tahmin etmemiştim.
Aşağıya indiğimde kitap okumaya karar verdim. Dışarıda çok güzel kar yağıyordu. Bu yüzden hızlıca kitap okuma odama gittim ve kalın bir fantastik kitap seçtim. Farklı evrenlere gitmek beni rahatlatıyordu. Yeni dünyalara adım atmak çok zevkliydi.
Yaklaşık bir buçuk saat kadar kitap okuduktan sonra dışarıdan bir araba sesi duydum. Burada birilerinin bulunması çok normal değildi. Sadece bizim yaşadığımız malikaneden başka yer yoktu. Perdeyi hafifçe aralayıp dışarı baktım. Siyah bir arabadan bir kişi inmişti. Bu yüz... Çok tanıdıktı.
Bu, beni aramaya başlayan yeni polisti. Adı galiba Güney’di.
Beni görmemesi için hızlıca perdeyi çektim ve Serap Sultan’a tüm giriş ve çıkışları kapatmasını söyledim. Üstümde nedensiz bir endişe vardı. Hızlıca Gamze’nin kapısına vurmaya başladım.
“Gamze, gerçekten çok önemli bir şey oldu. Aç şu kapıyı.”
Kapıyı açtığında yüzünde hâlâ bir öfke vardı. Ancak benim endişemi görünce öfkesi bir anda geçti.
“Ne oldu Gece, bu ne hâl? Yine birilerini mi bastın?” Hâlâ benimle alay ediyordu.
“Sabah gazetede bir haber okudum. Beni yakalaması için yeni bir polis görevlendirmişler.”
“E, yani? Ne var bunda? Seni zaten yüzlerce polis arıyor.”
“‘E’si, şu an o polis memuru kapımızda.”
Gamze’nin yüzünde bir panik oluştu. “Gece, hızlıca aşağıya in ve Kaan’a bu adamı araştırmasını söyle. Acele et, vaktimiz kısıtlı olabilir."
Koşarak Kaan’ın yanına inip olanları anlattım.
“Kaan, çabuk bu herifin kim olduğunu, ne olduğunu, gerekirse sülalesine kadar her şeyi öğren. Ama elini çabuk tut, vaktimiz kısıtlı; her an buraya gelebilir.”
“Tamam tamam, sakin ol.”
Kaan bir süre bilgisayarından bir şeylere baktıktan sonra bana dönüp konuşmaya başladı.
“Adamın adı Güney Nefes. 24 yaşında ve Türkiye'nin en iyi, en güvenilir polislerinden biri. Ayrıca okuduğu okulların çoğundan birincilikle mezun olmuş. Yakışıklı da adammış.”
“Kaan, Allah aşkına işine odaklan, yoksa seni…” cümlemin devamını getiremeden kapı çaldı ve içimdeki panik, korkuya dönüştü.
Hızlı hareket etmem gerekiyordu. Serap Sultan kapıyı açmadan önce Kaan’ı kolundan tuttuğum gibi hızlıca yukarı çıkardım. Ve telefonumu almak için aşağıya indim. Ama keşke inmez olaydım.
Karşımda, bana bakan Güney Nefes vardı.