İçeriğe geç

TUTSAK

Bölüm 9 · 4 dk okuma

TUTSAK

Bölüm 9

KARMAKARIŞIK

Kapıdan gelen tıkırtılarla gözlerim açıldı. Bu kurt olamazdı. İçeri giren iki adamla gözlerime inanamadım. Bu sefer beni bulmuşlardı. Korkuyla etrafımda kendimi koruyacak bir şeyler aradım. Nefesim ciğerlerimi patlacak gibi de olsa tuttum. Korkuyordum hem de çok.

Kapı açılıp içeri üç adam girdi. Sessizce yanımda bulunan gaz lambasını alıp hızlıca yere attım onlar ne olduğunu anlamadan silahlarını çevirmişlerdi. Yerden aldığım cam parçasını alıp boğazıma dayadım biliyordum onların amaçları brni sağ salim götürmekti. Ben ölürsem onlar içinde kötü olurdu.

"Hemen gidin burdan" bu söylerken asıl amacım zaman kazanmaktı. Belki ben onları oyalarken kurt gelirdi.

"Kimsin sen" aslında sordukları soru beni daha çok şaşırtmıştı. Beni tanımıyorlarsa benim için gelmiş olamazlardı.

"Asıl siz kimsiniz" adamlardan biri belinden çıkarttığı silahı bana doğrultmuş bakarken, yanındaki yaşça daha büyük görünen adam silahı yavaşça yere yöneltti.

"Seni buraya kim gedirdi" yüzü diğerleri gibi şüpheci değilde sakin bakıyordu buna güvenerek sadece "kurt" diyebildim.

Bana silahı doğrultan adamın yanında şimdiye kadar hiç konuşmayan adam kahkaha atarak " bizim kurt kulübeye kız mı atmış?" Dediğinde utanıp başımı öne eğdim. Zaten burası kolay bulunacak bir yer değildi belliydi bu adamlar kurttun arkadaşlarıydı.

Bana silahını doğrultan adam yavaşça silahını beline koyarken hala gülen adamın kafasına vurdu.

"Boş boş konuşma kurt öyle bir şey yapmaz"

"Nerden biliyorsun belki kurtunda canına tak etti bu yalnızlık"

"ENESSS"

" Tamam be bir şaka yapmaya gelmiyorsunuz hep bir ciddiyet hep bir ciddiyet"

Ben şaşkınca iki adamı izlerken yaşça büyük olan adam ise beni izliyordu. Birinin adını öğrenmiştim enesti bu da şimdilik bir şeydi.

"Sen bunları boş ver tanışmadık ben enes, peki sen kimsin güzel kız?"

"Sa..rah" korkudan kekelemiştim. Yanıma oturup bana soru soran enes her ne kadar arkadaş canlısı gibi görünsede diğer iki adam bana her an başıma birşey gelebileceği hissi veriyordu.

"Sarah, güzelmiş ismin peki kaç yaşı..." daha demin ensesine vuran adam şimdide ensesinden tutup kaldırmıştı.

"Gevşedin iyice sende kimse kim, kurtun işlerine burnunu sokma"

"Doğru diyor güzellik kurt benim leşimi bile bırakmaz, ölmrk için fazla yakışıklıyım" diyerek göz kırptı. Uzun zaman sonra ilk defa gerçekten hissederek gülümsemiştim. Bu iki adam kurtun aksine baya komiklerdi.

Üçü kendine oturacak bir yer bulup oturdu. Bir süre sonra enes ayağa kalktı.

"Sohbetinize doyum olmaz ben şu jenaratörü bağlayayım." Hızlıca odadan çıkarken bu gergin ortamdan kaçmıştı. Çünkü diğer iki adam gözlerini dikmiş beni izliyordu, ben ise gözlerimi camdan dışarıda rüzgarda yaprakları sallanan ağaca sabitlemiştim.

Bir an enesin arkasından çıkmak istedim bende ama ben kapıya adım atmadan bu iki atmaca beni yaklardı.

Ne kadar oda da öylece kaldık bilmiyorum ama içeriye kurt girdi elinde silahıyla korkuyla yerime sinerken " sizin ne işiniz var burda" diye soğukluk akan bir sesle konuştu.

Arkasından enes girdi, şimdiye kadar dışarıdaydı. " Nerdesin kurtum bunlardan bana gına geldi içleri çürümüş bunların"

"Oğlum seni dövmeyeyim dövmeyeyim diyorum sen illa dövdürtecek bir şey buluyorsun" bana silah doğrultan adam konuşmuştu.

Ellerini hava kaldırıp gülümseyen enes "Kıskanma Semihim senin yerin bende ayrı" diyerek öpücük attığında Semih sanki bu anı bekliyoemuş gibi üstüne atladı.

"Çok hoşuna gitti galiba" yanıma yaklaştığını bile fark etmediğim kurta bakışlarımı çevirirken gülümsememi yüzümden sildim.

"Oğlum elin baya ağır az yavaş vur " Enesin sözleriyle bakışlarımızı birbirimizden ayırdık.

"Bu kadar zevzeklik yeter" kurtun sesiyle herkes ciddiye büründü. İçlerinden yaşça en büyük olan adam söze girdi. Bana kendilerini tanıtma gereği bulmadıkları için iisimlerini bilmiyordum. Diğer adamın isminin semih olduğunu ise tesadüfen öğrenmiştim.

"SSeninvurulduğunu duyunca kontrol etmeye geldik ama görüyorum ki iyisin"

"Olaylar düşündüğümden farklı çıktı"

"Kızı albaya götürmemiz gerekiyor, sorgulanması gerekiyor"

"Kız şimdilik benimle ortada farklı şeyler dönüyor"

"Emiri çiğneyemezsin"

"Albay kızı değil sorumluyu istiyor, bende savunmamı yaparım"

Kurtun söylemlerinden anladığım kadarıyla yapması gereken bir iş yaeım kalmıştı ve hesap vermesi gerekiyordu.

"Şimdilik kızdan kimseye bahsetmeyin"

"Kurt kızla uğraştırma bizi başka önemli işlrerimiz var"

"Ne dediysem o Yavuz"

Bir anda ortam fazlaca gerginleşmişti. Artık adının Yavuz olduğunu öğrendiğim adam olay uzamasın diye kulübeden çıkmıştı. Enes ise geldi geleli ilk defa bu kadar düşünceli ve ciddi duruyordu.

"Abi Yavuz haklı işler karışmadan kızı bırakalım bizim ne olacağımız belli değil kızı peşimizden sürüklemeyelim" Enesin söylediği sözlerle Semihte yerinden doğruldu. Onunda aynı şeyleri düşündüğü belliydi.

"Her şeyin farkındayım biraz zamana ihtiyacım var eğer derseniz uğraşamayız kapı orda Yavuz gibi gidebilirsiniz"

Enesin yüzünde sabahtan beri belirmeyen gülümseme şimdi peydah olmuştu.

" Aaa bu güzelliği bırakıp hayatta gitmem" bana bakarak göz kırptığında hiç bir kötü niyet hissetmemiştim. Çünkü ortamı yumuşatmak için dalga geçerek söylemişti. Fakat bunu anlamayan bir adet kurt vardı.

"Biraz daha konuşmaya devam edersen gidecek bir hayatın olmayacak zaten"

Enes eliyle ağzına fermuar çeker gibi yapıp sırıtmaya devam etti.

"Kurtcum ben seni kast ettim senin için fesat"

Sabır çektiği her halinden belli olan kurt semihe döndü.

"Kim getirdi lan bunu" enes semihin cevap vermesini beklemeden "aşk olsun kurt hani biz bir ekiptik hani birimiz hepimiz hepiniz benim içindiniz"

"Yeter lan boş yapma beynimizi siktin" semih bu sefer konuyu uzatmamaya çalışıyordu. Çünkü içimden bir ses enesin bu sefer dayak yiyeceğini söylüyordu.

" Semih yavuzu çağır kapının önünde boş boş dolanmasın"

"Tamam abi."

"Kalk lan sende aldıklarımla yiyecek bir şeyler hazırla ağzın durmuyor ellerin çalışsın birazda."

"Emredersiniz komutanım"

Enes çok ciddi bir iş yapacakmış gibi gidip poşetleri karıştırıp içinden ne yapacağına karar veremeyip bana döndü.

"Mantar birazda şov değilmi sence"

Kahkaha attım, kurt alış veriş yapıcağım dediğinde birkaç paket makarna alır döner sanmıştım.

"Bencede" diye karşılık verdim.

Yemeklerimizi yedikten sonra kendimi çok yorgun hissediyordum. İlk defa bu kadar gülmüştüm. Sanki yıllardır bu insanlarla tanışıyordum. Lakin bunun fırtına öncesi sessizlik olduğunu anlamam çok uzun sürmeyecekti.

Bölüm sonu

1 yorum