İçeriğe geç

TUTSAK

Bölüm 10 · 4 dk okuma

TUTSAK

Bölüm 10

İÇİMİZDEKİ HAİN

Gece boyu herkes susmuştu. Enes bile laf atmamıştı. Kimse bana birşey sormamıştı ama kurtun başını belaya sokacağıma dair imalarda bulunmuşlardı. Canım iyiden iyiye sıkılırken uykuya kaldım. Sabah uyandığımda Enes mutfakta bilmediğim bir şakıyı söyleyerek yemek hazırlıyordu. Üstüm örtülmüştü.

Ayağa kalkıp lavaboya gitmek için yürürken üstümde sadece kurtun duş alamadan önce bana verdiği tişört vardı. Ateşim vardı diye üstümü çıkartmıştı. Bende açıkçası tişörtü elbise gibi olduğu için altıma tekrar birşey giymemiştim.

Yavuz Semih ve Enes konuşurken sadece yüzüme bakıyordu. Geri kalan zamanlarda ise ben yokmuşum gibi davranıyorlardı. Sanki dünyanın en güvenli ama bir o kadarda tehlikeli yerindeydim.

Kurt benimle ilgili herşeyi biliyordu muhtemelen çünkü ses kayıtlarını dinlemişti. Annemin babam için doldurduğu kayıtı bile dinlemiş olabilirdi. Hatta dinlediğine eminim. Ben ise duyacaklarımdan korkuyordum.

Lavabodaki işimi hallettiğimde tekrar odaya girdim güneş içeri ısıtıcak derecede giriyordu. Sobayı yakmışlardı. Dışardan herşey normal gözüküyordu. Taki kurtla göz göze gelene kadar.

"Sen tüm gün böyle mi gezmeyi planlıyorsun" baştan aşağı süzdüğünde diğer herkes kafasını önündeki yemeğe iyice gömmüştü.

" Neden ne var ki halim de " diye sorma gereksinimi duydum. Tişörtü tam dizimin üstüne geliyordu.

" Dün çıkarttığımız eşofman orda" bu eşortmanı giy demekti sanırım hiç oralı olmadan masaya oturdum. Enes sanki çok gizli bir şey duymuş gibi gözlerini açmış bir bana birde kurta bakıyordu.

"Çıkarttığımız mı lan daha tanışalı iki gün oldu yavaş bee olan var olamayan var" o an yer yarılsa içine girsem diye düşündüm. Öyle birşey söylediki cümleyi nasıl düşünürsen o anlama geliyordu.

Semih Enes'in ensesine yapıştırdı bir tane "Gevzek gevzek konuşup kızı utandırma lan sanane " sanki daha kızarabilirmişim gibi iyice kızardım. Semih kendince bana yardım etmişti ama oda aynı şeyi düşünmüşe benziyordu.

"Lan size haber veren aklımı sikeyim, biri daha boş boş konuşursa burda gerçekten düşündüğü şeyi ona uyguluycam"

"Cidden yaparmısın kurt" Enes hevesli hevesli konuşurken kahkaha atasım geldi. Bu çocuğun kafası gerçekten farklı çalışıyordu. Kurt doğrulur gibi olunca

"Yeter kesin yemeğinizi yiyin" olaya son noktayı Yavuz koymuştu.

Kahvaltı bittikten sonra Yavuz kurtla yürüşe çıktı enesle semihte işlerini halletmek için arabalarıyla merkeze gitmişlerdi.

İçimde adını koyamadığım bir sıkıntı vardı. Vücudum ısınıyordu. Seslere odaklandım. Eğer yeterince odaklanırsam çevremdeki herşeyi duyabiliyordum. Ayak sesleri geliyordu. Ama çok fazla vardı. Bu normal değildi.

Kaldığımız kulübeden çıkıp Kurtlara bakındım kimse yoktu. Koşmaya başladım. Biraz ilerde kurtları gördüm ama adamlarda arkamdaydı. Kurtla göz göze geldiğimizde bana koşmak için yeltendi ama Yavuz onu tuttu.

Etrafımız bir anda sarıldı. İki adam beni kolumdan tuttuğunda kurta baktım.

Kurt "Sen" diye tısladı resmen yavuza. "Kusura bakma kardeşim emre itaatsizlik yapamam her şeyden önce senin canını tehlikeye atamam" dediğinde kimseye güvenmemem gerektiğini bir kez daha anlamıştım.

"Yardım istedim mi lan sizdenden " diye bağırırken kurt biranda Yavuz'a yumruk attı.

"Doğru olan bu albay onu istiyor " dediğinde amacı kurtu tutmaktı çünkü o da en az kurt kadar güçlü görünüyordu. İstese kurt ona elini bile kaldıramazdı.

"Sikerim emrinide albayınıda" bir anda Yavuz'un elinden kurtulup bana doğru koştu.

"Bunu biliyorum o yüzden şimdiden kusura bakma" sadece onları izliyordum yanımda beni tutan adamlar emir almak için Yavuz'a bakıyordu.

Sonra bir kaç el silah sesi geldi. Gözlerimi kapattım. Tüm vücudum ısınırken yanımdaki adamlar yerde kanlar içinde yatıyordu. Kurt silahıyla ateş ederken gözüm sadece Yavuz'daydı bu yaptığının hesabını vermeliydi.

Ona yürürken içimden geçen tek şey nefretti. Sanki beynim uyuşmuştu. Silah sesleri yükselirken ben Yavuz'un tam önünde durdum.

"Neden" diye fısıldadım. İstersem onu öldübilirdim bu da benim saçma yeteneklerinden biriydi. Benim hayatım bu kadar önemsizdi madem o da benimle gelecekti.

Elimi kaldırıp boğazına götürmek isterken o kolumdan tutup beni arkasına çekti. Zaman anlamını yitirmişti tam arkamdaki adama ateş ettiğinde koptuğum zamana geri döndüm.

Yavuz arkamdaki adamı öldürdüğünde dönüp bana baktı.

"Delirdin mi sen silahlı adamlar varken nasıl saklanmadan ortada yürürsün"

"Bunu sen mi diyorsun beni öldürsünler diye sen onlara teslim etmedin mi"

"Amacım seni öldürmek değil sadece kurtu korumaktı" gözlerinde ki endişe bunu kanıtlar nitelikteydi. Beni arkasına çekmeseydi şu an ölmüştüm.

Arkadan gelen silah seslerinin artmasıyla Kurt yanımıza yaklaştı Yavuz'un arkasından çekip kendi arkasına aldı.

"Sakın dokunma ona" diye fısıldadı ama bağırması kadar etkiliydi. Yani en azından ben öyle hissetmiştim. Yavuz ise sadece güldü. Bunca olan şeyden sonra sadece güldü. Yanlışmı duydum diye kafamı kaldırıp bakacakken Kurt kafamı tekrar arkasına bastırdı.

"Yemedik lan kızı" Yavuz'un sesindeki alaycı tını silah seslerine rağmen duyuluyordu.

"Ben seni birazdan yiycem ama"

"Ne kadar mermin kaldı" Yavuz bir anda ciddileştiğinde kurt "Bir kaç tane" demesiyle iyice korkmaya başladım.

"İyi beraber ölücez o zaman"

Kurt sabır çekemeye başladı. Dünden beri aklı başında olan tek kişi Yavuz sanıyordum. Ama o hepsinden beter çıktı.

Kurt ve Yavuz ateş etmeyi bırakınca yani mermileri tamamen bitince karşıdan bir süre daha kuşun sesi gelmeye devam etti. Bir süre sonra sesler tamamen kesildi.

"Eski günlerde ki gibi desene hakkını helal et kardeşim"

Yavuz'un böyle konuşmasıyla gözlerim doldu. Onların başına bu belayı ben açmıştım. O sırada bozuk aksanlı bir adam bağırdı.

"Teslim olun"

Kurt bana baktı. "Yavaşça ayağa kalkıcaz sen ne olursa olsun yanımızdan ayrılmıyacaksın" sadece kafamı sallaya bildim.

"Kızı verin bizde burdan sessizce gidelim"

"Gel almayı dene o zaman" bu sefer bağıran Yavuzdu o kadar tehditkar görünüyordu ki sanki silahı olan oydu.

Bozuk aksanlı adam sırıtarak önce Yavuz'a sonra Kurta baktı.

"O zaman öleceksiniz"

Sonra bir kaç el ateş sesi geldi.

"Bizsiz parti yapmayı düşünmediniz değil mi"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.