İçeriğe geç

Tutkuda sınır tanımayan

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Tutkuda sınır tanımayan

Bölüm 5

Annem için

Ben Ahat. Şu an 20 yaşındayım ve şehrin kalbinde; annem, teyzem ve anneannemle, kadınların hüküm sürdüğü o sevgi dolu evde yaşıyorum. Babam, ben henüz çok küçükken hayatımızdan çıkıp gitmişti. Uzun süre haber alamadık, meğer parmaklıklar ardındaymış. Evdeki kadınlar bana eksikliğini hissettirmemek için üzerime titrediler ama dış dünya o kadar şefkatli değildi.

Çocukluğum boyunca kilolu bir çocuktum. Akran zorbalığı nedir, çok iyi bilirim; herkes benimle dalga geçerdi, hatta bir noktadan sonra ben de onlara katılıp kendi kendimle alay etmeye başlamıştım. Yıllar bu savunma mekanizmasıyla geçti. Mahallede birkaç arkadaşım vardı, onlarla vakit geçirirdim ama sonra her şey değişti. Zayıfladım, karakterim sertleşti ve yaşadığım bazı olaylar o eski arkadaşlıklarımı tamamen bitirdi.

Beni hayata bağlayan, o duygusal boşluktan çekip çıkaran şey kick boks oldu. Yıllardır her gün o salona giderim. Yazları turnuvalara katıldım, sayısını unuttuğum kadar çok madalya kazandım. Liseden sonraki iki yılımı çalışarak geçirdim; yeri geldi fitness eğitmenliği yaptım, yeri geldi inşaatlarda ter döktüm. Annem ve teyzem ne kadar çabalasa da, evin erkeği olarak onlara destek olmak benim görevimdi. Artık o eski, zorbalanan çocuk ya da duygusal olarak zayıf o genç adam değildim. Ben sadece kendimdim ve hayatım yolundaydı.

Ta ki annem karşıma geçip, üniversiteye gitmemi istediğini söyleyene kadar. Başta reddettim; zaten bir mesleğim vardı, düzenimi kurmuştum. Üstelik annemden ayrılma düşüncesi bile zordu. Ama onu mutlu etmek, hak ettiği o gururu yaşatmak benim tek sorumluluğumdu. Şehir dışına gitmemi istedi; geçmişteki o tehlikeli ortamlardan tamamen uzaklaştığımdan emin olmak istiyordu. Onu kırmadım ve bize en yakın olan, o küçük şehre gittim.

Okulun ilk günü, hepsi yerlisi olan ve bana hiç yabancılık çektirmeyen iyi bir arkadaş grubu edindim. Bir gün, içlerinden biri bir kulüp partisi için bilet aldıklarını söyledi. Normalde gürültüyü sevmem ama bir dönüm noktasından sonra alkolle aram düzelmişti. Cadılar Bayramı gecesiydi, her yer kostümlü insanlarla doluydu. Ben kostüm giymemiştim, sadece ortamı izliyordum.

Tam o sırada arkadaşlarım bir kızı işaret etti. Başımı çevirdiğimde o çoktan uzaklaşmaya başlamıştı. Üzerinde bir mumya kostümü vardı; o haldeki telaşı, koşmaya çalışması o kadar tatlı ve bir o kadar da tanıdık gelmişti ki... Onu görmemiştim ama ruhunu hissetmiş gibiydim. Sanki çok samimi, çok eski bir parçamı görmüşüm gibi bir yakınlık hissettim. O gece kendime bir söz verdim: O kızı ne yapıp edip bulacaktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.