Beklenen karşılaşmanın bölümü ❤
Arabada uykusunu alamamış teyzemle , dimdik oturan annemin yanına oturduğumda ilk yaptığım şey telefonuma sarılmak oldu.
-"Sana da günaydın Duha." diye uykulu uykulu konuşan teyzemdi.
-"Hıhı günaydın." dedim mırıltıyla ve mesaj bölümüne girdim.
-İş güç.'
Bu kadarcık mı gerçekten Mirza ?
-"Bu mu yani ?" dedim farkında olmadan seslice. İkisinin de gözleri üzerime çevrilince yerime sindim.
-"Sorun ne Duha ?" Annem gözlerini camdan ayırmadan soğuk sesiyle sormuştu.
-"Hiç anne. Bu arada biz bu kadar erken nereye gidiyoruz ?" diye sordum.
-"Akşama bir davet var. Önce kahvaltı , ardından spa ve cilt bakımı. Sonra hazırlanıp davet verilen dağ evine gideceğimiz için yol uzun." diyerek en uzun açıklamasını yapmış bulundu.
-"Anladım tamam." dedim ve meraklandığım Mirza'ya geri dönüp cevap yazdım.
-Yoğun bir işin gücün var sanırım.' diye yazıp gönderdim.
Kısa süre içerisinde bir restorana gelmiştik ve Mirza'dan hala ses seda yoktu. Karnımızı doyurup kalktığımızda saat on olmuştu. Annemin ayarladığı yakınlarda olan otele girdiğimizde Mirza mesaj atmıştı.
-Öyle sayılır.'
-Sen ne yapıyorsun ?'
Tanışılabilecek en saçma yolla tanıştığımız bu adamla sıradan bir muhabbete gireceğimizi asla düşünmezdim. Ama gelin görün ki bana ne yaptığımı soruyor !
-"Oyalanma Duha." Annemin tam dibimde bana kızmasıyla irkilip peşine takıldım. Üzerimizi çıkartıp verdiklerini giyindikten sonra masaj yapılan odaya geçtik.
Telefonu bırakmadan önce Mirza'ya yazdım.
-Biraz işim var sonra görüşürüz.' dedim ve telefonu bırakıp annemle teyzemin ortasındaki masaya uzandım. Şuan çok mutluyken yapılan masaj bana ultra iyi gelecekti.
Bu yüzden kendimi tamamen bırakıp uyuya kalana dek gevşedim.
'
Özenle yapılmış saçlarımla uyum içerisinde olan makyajıma bayılarak baktığım aynadan geri çekilip annemin seçtiği elbiseyi giyindim. Sırt dekolteli ve oldukça güzel duran siyah bir elbiseydi. Özel tasarım mükemmel gözüken topukluları da giyindikten sonra banyonun aynasında bir fotoğraf çektim. Hem instagram hem de whatsapp story kısmında paylaşıp Mirza'nın mesajına baktım.
Ben ona işim olduğunu söyledikten sonra tamam yazmıştı ve bende ona az önce hazırlığım bittiğinde ne yapıyorsun diye mesaj atmıştım.Hazırlığımızın bittiği için eşyaları yatakta duran çantaya sıkıştırıp elbiseme uygun tüylü peluş siyah ceketi omuzlarıma attım. Parlak taşlardan oluşan çantama sadece telefonumu ve rujumu sığdırabildim. Şoförümüz çantalarımızı tek tek aldıktan sonra hep beraber otelden ayrıldık. Annem ateş kırmızısı baya güzel bir elbise giyince beyaz teni ortaya çıkmıştı. Teyzem ise benim gibi siyah ama dantelli bir tulum giyiniyordu.
-"Hayatım çok şıksın." dedi teyzem karşıda göz kırpıp.
-"Teşekkür ederim. Sende öylesin." dedim ve annemle aramda mesafe bırakarak cam kenarına çekildim.
Kimin yada neyin davetine gittiğimizi bilmiyordum ama bu sıralar ilgimi çektiği de söylenemez. Bir tek Mirza'yı ve onun hayatını merak ediyorum ! Acaba oturduğu yer Rüya'ların evine yakın mıydı ?
-"Duha gittiğimiz davet önemli bir tanıdığın. Ona göre davranırsan sevinirim. Sıkılıp bir köşeye çekilmeden yani ne demek istediğimi biliyorsun." Annemi sadece baş sallamasıyla onaylayıp telefonumun kilidini açtım. Bu defa whatsapp mesaj bildirisi gelmişti ve Mirza'dandı. Normal mesaj kısmından konuştuğumuz için bu beni şaşırttı.
Kahretsin !
Görebileceği aklıma hiç gelmemişti !
Story kısmına mesaj atmış olamaz. Yazdığı mesaja ise acıyla gözlerimi yumdum.
-Bu şekilde mahallede misin ? Tuhaf.'
Nasıl düzelteceğim konusunda fikirler yürütürken aceleyle klavyeye tıkladım.
-Aslında tam olarak öyle değil. Açıklayabilirim.'
Çevrimiçi durduğu için çıkmadan bekledim. Stresten kalbim küt küt atarken göğsüm sıkışıyordu.
Yazıyor..
-Yalanlardan hoşlanmam. İyi eğlenceler.' Ve çevrimdışı...
Çok güzel. Aferin Duha o fotoğrafı atmakla iyi halt ettin ! Topla bakalım şimdi toplayabiliyorsan.
-Yalan değil Mirza yani öyle değil açıklamama izin verirsen anlatabilirim.'
Gideceğimiz o uzun yol boyunca beklediğim mesaj gelmedi. Hatta iletilmedi bile. Bütün moralim bir vantuzla çekilmiş gibi yok olup gitmişti.
Şoförün açtığı kapıdan moralsiz inerken yüzümüze patlayan flaşlara takılmadan gösterişli dağ evine önden girdim. Arkamdan annem ve teyzem gelmiş yanımda belirmişti. İlk girişte ev sahibi daveti veren çiftle selamlaşırken sahte gülümsememden ödün vermedim.
-"Gülden hanımdan dolayı ismini çok duymuştum. Tanıştığıma memnun oldum güzel bayan." Rıfat beye gülümseyip kenara çekildim. Görevliye peluşumu verdikten sonra bir hayli kalabalık salona ilerledim. Birbirinden zengin ve ünlü cemiyet tamamen buradaydı. Tanıdık yüzlerin içinden kıskanç bakışları olanları rahatlıkla seçerken daha iyi niyetlilere hafif tebessüm ediyordum.
-"Ortaya ilerle." Annem kulağıma doğru fısıldarken önümden yürüyüp geçti. Onu takip edip insanların arasına karıştım.
İlk önce hoşgeldin konuşması yapıldı. Ardından ev sahipleri Reyhan hanım ve eşi Rıfat bey önümüzde konuşmasını bitirdikten sonra ailesinin geri kalanın yanlarına çağırdı. El ele tutuşan genç çiftin arkasından bir kız ve erkek daha yürüdü.
Mirza'nın yüzünden sıkılan canım aklıma gelince asılan yüzümü yere indirdim. Hala bir şey yazmamıştı. Ya daha benimle konuşmazsa ? Ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Keşke en baştan doğruyu söyleseydim.
-"Çocuklarımın benim en değerli varlıklarım olduğunu bütün dostlarım bilir. Hepsinin yeri ayrıdır fakat bilirsiniz işlerden kaytaran Deniz olunca benim sağ kolum Mirza'dır. Ve-"
O ismi duyduğum gibi kulaklarım uğuldamaya başladı. Konuşmanın gerisini dinleyemeden gözlerim önümde ailenin içerisinde yer alan Mirza'ya kaydı. İsim benzerliği diye kaldırdığım başım yaşadığım şokla sarsıldı.
Baya baya Mirza bu.
Jilet gibi simsiyah bir takım elbiseyle karşımda duruyor. İlk sertçe yutkundum. Masaya tutunup olduğum yerde sabit kalmaya çalıştım. Yer ayaklarımın altından kayar gibi olunca geriye adım attım. Herkes gayet normal dinlediğine göre ters giden hiçbir şey yoktu. Bunca zaman Mirza yaşadığım hayatın içerisinde miydi ? Ve ben onu hiç görmemiştim. Uzaklaşmasından korkarken o meğer anlatmaktan çekindiğim aynı yaşamdaymış. İnanamıyorum.
Kalabalığa karıştıklarını gördüğüm an harekete geçtim. Annem kolumu fark ettirmeden tutunca durup ona baktım.
-"Nereye ?" dedi yalandan gülümserken.
-"Bir tanıdığı gördüm." Mirza'yı gözden kaybetmeden insanlardan özür dileyerek aralarından geçtim. Bana arkası dönük kalabalık bir erkek grubuyla duruyordu.
O an şaşkınlıktan ve ne yapacağımı bilmediğimden bir kaç saniye kalakaldım. Tam arkasında geniş sırtına baktım. Ek olarak söylemem gerekirse o sokak tarzı haricinde bu giyimiyle çok daha yakışıklıydı.
Derin bir nefes alıp parmaklarımı koluna değdirdim. Hızla başını çevirirken yanındakilerde bana bakmıştı.
Gözlerimizin birleştiği Mirza ilk kaşlarını çattı. Beni görmeyi beklemediği aşikardı. Çünkü oldukça afallamış geri çekilmişti.
Dudaklarımı aralayıp konuşacak gücü içimde aradım. Titrek nefeslerimle inip kalkan göğsüm sıkışmaya devam ediyordu.
-"Konuşabilir miyiz ?" dedim duyacağı yükseklikte.
Çatılı kaşlarını düzeltip başını salladı. Elimi indirdim ve geçmesini bekleyip ardından yürüdüm. Birisinin olmadığı merdivenleri çıkarken aşağıda salonda olan insanlar kolaylıkla bizi görebiliyordu. Annemin dikkat etmemesi için dua edip cam merdivenleri çıktım.
Önümden çıkanın Mirza olduğuna hala inanmakta zorlanırken geniş bir kapının önüne gelmiştik. Açtığı kapıdan balkona çıkınca kapıyı geri kapattı. Serin dağ havası yüzünden ve gerginlikten tüylerim ürpermişti.
-"Mirza...ben , ben çok şaşkınım. Böyle bir şeyi beklemiyordum." İnce siyah balkon parmaklıklarına ilerleyip yaslandı. Ellerimi göğsümde bağladıktan sonra eğdiğim başımı kaldırdım ve nefesimi üfledim.
-"Hangi konuda ?" dedi ifadesiz bir tonda.
Ağır adımlarla aramızda kısa mesafe bırakacak kadar ona yaklaştım.
-"Ben seni burada görmeyi beklemiyordum." diyip karanlıkta parıldayan gözlerine baktım.
Bir bacağını diğerinin önüne doğru atıp gökyüzüne baktı. Dün görmüş olmama rağmen nedense içimde onu görmek isteyen yer biraz durulmuştu.
-"Hayatım konusunda bir bilgiye sahip olmadığın için bu yorumuna anlam veremedim." Niye konuşurken böyle acımasız ?
Yanağımın içini ısıra ısıra acıttıktan sonra serbest bıraktım.
-"Yalan söylediğim için bana kızdığını biliyorum. İzin verirsen anlatmak istiyorum."
Başını sağa çevirip öylece baktı. Bir şey söylemesini beklerken geçirdiğim zamanda üşümemi bile umursamadan onun kusursuz yüzünü izledim.
-"Zamanım yok." Tam gidecekken kolunu tutup önüne geçtim.
-"Hayır dinle ! Bak o gece bana onu yapan kız benden nefret ettiği için yaptı. O mahallede arkadaşım oturuyor ve onun çevresinin çoğu benim bu yaşantımdan dolayı benden uzak duruyor. Onları küçümseyeceğimi falan sanıyorlar ki bence çok saçma. Bu yüzden sana söylemedim. Senin de orada yaşadığını düşündüm. Ben orayı cidden seviyorum ama oradakiler benim kim olduğumu öğrenince beni sevmiyorlar ! Böyle öğrenmeni istemezdim." dedikten sonra hissettiğim yoğun üzüntüyle gözlerimi göğsüne indirdim. Birisini kaybetme korkusu nasılmış onu öğrenmiş oldum. Hiç tanımadığın birini kaybetme korkusu ise bambaşkaymış.
-"Neden ne düşündüğüm senin için bu kadar önemli ? " diye sorunca hala kolunda duran elimi indirdim. Önemliydi. Hatta kalbim için çok önemliydi. Ama ona bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyordum.
Lafı dolandırmak istemediğimi fark ettim. Deli gibi benden uzaklaşacak diye korkuyordum.
-"Çünkü seninle yeniden vakit geçirmek istiyorum Mirza. Yalan söylediğim için özür dilerim." dedim. Utancımdan yüzümü nereye sokacağımı düşündüm.
Bir erkeğe bunu söylemek ne zor !
Elini çıplak sırtıma çıkarıp yerleştirene kadar öldüm de hayal mi görüyorum dedim. Oracıkta ayaklarının ucuna düşüp bayılabilirdim. Boy farkından dolayı kulağıma eğilirken nefesimi sonsuza kadar tuttum.
-"Etkileyici bir cümle ve beni etkiledin. Ama şimdi altta olmam gerekiyor." Yanağıma dudaklarını değdirip geri çekilmeden tekrar kısık sesiyle konuştu.-"İstediğin vakti en yakın zamanda geçireceğiz."
•••
Güzel bir bölümün daha sonuna geldik. Ve hikayemiz tam burada başlıyor.
Bir sonraki bölümde görüşürüz ❤





