İçeriğe geç

TUTKU

Bölüm 19 · 10 dk okuma

TUTKU

Bölüm 19

19

Herkese merhaba ❤

Okuduğum bir yorumun dikkatimi çekmesi ile bölümlere bakınca farkında olmadan yaptığım mantık hatasını düzeltmek isterim.

Hüma'yı amcasının kızı olarak tanıtırken annesine halası demişim komik olmuş ama gerçekten fark etmedim hsjd

Neyse sizden istediğim o halası kısımları yengesi olarak düşünmeniz. Bundan sonraki bölümlerde düzelteceğim.

Herkese iyi okumalar bölüm sonunda görüşürüz ❤❤

Tam Mirza'ya cevabını verecekken o korkunç an gelmeden kapıda Reyhan hanım ve eşiyle yüz yüze geldik. Gülümseyen yüzü yanımda dağ gibi dikilen el ele olduğum oğlunu görür görmez solmuştu. Fark ettirmemeye çalışıp tebessüm etti.

-"Hoşgeldiniz Gülden'ciğim." Annemle uzaktan yanak yanağa değdirip teyzemle de selamlaştılar. Annem almış olduğu pahalı hediyenin çantasını Reyhan hanımın karşısında duran çalışana verip kenara geçti. Kalbim sıkışırken korktuğum oldu ve Reyhan hanım gözlerime baktı.

Kolumu çektiğim Mirza elimi bilerek daha sıkı tuttu.

-"Sende hoşgeldin Duha. Yada hoşgeldiniz mi demeliyim oğlum ?" diyerek gözlerini Mirza'ya çevirdi.

Mirza bozuntuya vermeden eğilip annesini öptü.

-"Evet annem. Hoş bulduk." dedi ve gülümseyerek geri çekildi.

-"Merhaba Duha seni tekrar görmek güzel." diyen hiç beklemediğim Rıfat beydi. Yan gözle birleşik ellerimize bakmış ardından yüzümü incelemişti.

Kekelememek için binlerce kez dua edip dudaklarımı araladım.

-"Sizi de öyle Rıfat bey." dedim güçlükle.

Önden ilerleyen annem ve teyzemin arkasından ilerleyip bir kokteyl masasının yanında durduk. Mirza'dan artık zorda olsa elimi kurtardım. Göğsüm yaşadığım baskı yüzünden daralmıştı.

-"Arkadaşlarımın yanına geçiyorum ben gelirim bir ara." dedi Mirza salonun başka bir kısmına bakarken.

-"Olur." dedim. İlk kez yanımdan gitsin istedim. O yanımda durdukça annesiyle babasının gözleri dahil olmak üzere evdeki bütün davetliler bizi izliyordu.

Gittiği yere baktığımda kalabalık bir gruba dahil olmuştu. Bir kaç erkekle ellerini sırtlarına koyup erkeksi selamlaşmalarını yaptılar. Gözümü onlardan çektiğim sırada çok güzel görünen Defne karşıdan bana gülümseyerek geliyordu.

-"Ne kadar hoş görünüyorsun." dedim ve birbirimize sarıldık.

-"Bende senin için aynısını söyleyecektim." dediğinde bu kadar iyi anlaşmamıza çok mutlu oluyordum.

Başını çevirip anneme de merhaba dedikten sonra sağ tarafıma geçti.

-"Abimle el ele gelmeni görmemiş olmama rağmen inan canlı yayın gibi fısır fısır anlatıyorlar ! Gecenin anlam ve önemi annem değil siz oldunuz."

Kızarmaya dönen yanaklarım vücuduma ısı yayarken başımı utanç içinde eğdim.

-"Yeterince utanıyorum sende üsteleme."

Dirseğimin içini tutup okşadı.

-"Utanmana gerek yok. Herkes...ımm özellikle kızlar sana imrenerek bakıyorlar."

Küçük kahkahamızı tutamayarak dışarı attığımızda bir kaç kişi dönüp bakmıştı. Sanki çaktırmadan izlemiyorlarmış gibi.

-"Şu gelen Alp değil mi ?" diyince işaret ettiği yere baktım.

Salonun girişinde tüm karizmasıyla etrafta göz gezdiriyordu. Defne seslice bir nefes vermişti.

Alp ile göz göze gelince bu tarafa doğru yürüdü.

-"Bu ne güzellik hanımlar ?" İlk annemi ve teyzemi öptükten sonra benim yanaklarımı öptü. Defne ile yalnızca çekinceli bir el sıkışması yapmışlardı.

Defne izin isteyip uzaklaşırken Alp elini belime yerleştirdi.

-"Yüzün niye asık asil prensesim ?"

Dudaklarımı büzüp ona baktım.

-"Herkes bizi konuşuyor. Mirza inat edip elimi bırakmadı içeriye el ele girdik inanabiliyor musun ?!" diye kısık sesle isyan ettim.

Dikkat çekmemek için acı içeren yüz ifademi hızla düzelttim. İnsanlar bir de bu kız mutsuz diye arkamdan dedikodu yapmasınlar.

-"Hayal edebiliyorum. Hatta şurada seni boğacakmış gibi bakan kızın Mirza'nın eski nişanlısı olabilme ihtimalini de düşünüyorum."

Söylediği cümleyle nefesimi tutup gözlerinin baktığı yere döndüm. Bir kız ve Özden daha vardı. Evet onların yanında Alp'in dediği gibi bana bakan Hüma idi.

-"Tam üstüne bastın." diyip başımı çevirdim.

Gözlerimizle birbirimize düşman gibi bakmak saçmaydı.

-"Bu gece gergin olacak desene."

Geçen bir saatin sonrasında çalan hafif müzik eşliğinde davetliler içkilerini yudumlayıp sohbet ediyorlardı. Bu süre zarfında Mirza yanıma gelememişti. Bir ara geldiğini uzaktan görmüştüm ama önünü kesen bir adamla uzun süredir konuşma içerisindeydi.

Sıkıntıyla iç çektim. Alp de teyzemle çirkin giyinmiş sosyete hakkında atıp tutup gülerken keyfi yerinde görünüyordu.

-"Senin canın sıkıldı gel bir hava almaya çıkalım. Bende sigara içerim." diyip elimi dirseğine koydu. Koluna girmiş dikkatli adımlarla yürüdüm.

Mirza'nın yanından geçecekken Alp durdu.

Aslında çok özledim de malum sebeplerden yaklaşamıyorum. Reyhan hanım bir yandan diğer yandan Hüma beni izleyip duruyorlardı.

-"Hoşgeldin Alp." El sıkışıp geri çekildiler. Hala kolunda olan elimin üzerine diğer elini koyup Mirza'ya gülümsedi.

-"Hoş buldum. Bizde biraz hava alalım dedik nereden çıkabiliriz ?"

Mirza ilk eline sonra benim gözlerime baktı. Yüzü ifadesizdi ancak çok yoğun bakıyordu.

-"Pardon izninizle sonra tekrar bunu konuşuruz Sait bey. İyi eğlenceler." Mirza yanında bulunan adamla konuşup bize eliyle yürümemizi işaret etti.

Yanlarından geçtiğimiz bütün herkes bize bakıyordu.

-"Nereye bebeğim ?" Yanımızda yürüyen Mirza'yı tutan kişiye bakmamın sebebi söylediği cümleydi. Cümlesiyle tezat oluşturan boylu poslu sarışın adam sırıtarak Mirza'ya bakıyordu. Şu arkadaş grubundaydı sanırım. Ve yüz ifadesi alay ettiğini gösteriyordu.

-"Ağzına yiyeceksin yumruğu Oğuzhan. İnsanların içinde düzgün konuş diyorum sana. Bahçeye çıkıyorum." Mirza terslediği adamın yanından geçince bizde ilerledik.

Geniş ve oldukça sakin bahçe ile karşılaşınca aldığım huzurlu nefesi üfledim. Elimi Alp'ten çektikten sonra yakında bulunan bahçe takımına oturdum.

-"Sonunda sessizlik. " diye mırıldandım. Dirseğimi kenara yaslayıp elimin içiyle alnımı tuttum.

Kasılmaktan ve gerilmekten vücudum ağırmaya başlamıştı.

-"Niye pas vermiyorsun ?" Hemen yakınıma oturup kokusunu üzerime salan Mirza'ya bakmak için dikleştim.

-"Yoruldum. Yani kasılmaktan yoruldum. Hüma'nın ve annenin gözlerinin sürekli üstümde olması çok kastı beni. Keşke gelmeseydim." dedim nefes almadan.

Gelmeseydim bu kadar tez zamanda karşı karşıya gelmezdik. Belki daha az dikkat çekerdim.

Alp bana ufak bir bakış atıp karşımızdaki tekliye oturdu ve sigarasını çıkarttı. Yeniden Mirza'ya baktım. Parmağıyla nazikçe saçlarımı geri ittikten sonra yanağımı okşadı.

-"Güzelim annemin seni izlemesi kızdığından yada başka bir şeyden değil. Bu yüzden gerilme. Hüma ise doğal olarak kızgındır ama ona takılma. Yanında olacağımı söylemiştim ama rahat bir nefes alıp gelemedim."

Başımı sallayıp

-"Önemli değil." dedim.

Öylesi daha iyi olmuştu.

Alnıma dudaklarını bastırıp omzundan tutarak beni göğsüne çekti.

-"Öhö öhö !"

Sıçrayıp Mirza'dan uzaklaştım. Aynı zamanda sesin sahibine bakmak için arkama döndüğümde beş kişi olan erkek grubu duruyordu.

Hepsinin birbirinden ayrı yakışıklılıkları vardı ve uzun boylarıyla bize gülümseyerek bakıyorlardı.

-"Bizi yengemizle ne zaman tanıştıracaktın kardeşim ?" Geniş takımda yer olduğu için hepsi rahatça oturdu.

-"Laubali olmamayı öğrendiğiniz zaman." dedi Mirza acımasızca.

Ah hiçbir arkadaşıma böyle sert konuşamazdım.

Az önce Mirza'ya bebeğim diyen çocuk bana göz kırpıp gamzesini göstererek güldü.

-"Böyle konuşmasına bakma bizsiz yapamaz." dedi Mirza'yı işaret edip.

Tebessüm ettim ve diğerlerine baktım. Dikkatleri üzerimdeydi.

-"Duha bunlar benim 7/24 yanımda olmak için can atan arkadaşlarım. Oğuzhan , Taner , Ali , Uğur ve Aydın." diyerek tek tek sırasıyla tanıttı.

-"Memnun oldum." diyip sıcak gülümsememi gösterdim.

-"Bizde yenge memnun olduk." dediler hep bir ağızdan.

Onlardan yaşça baya küçük olmama rağmen yenge demeleri komiğime gitmişti. Bir yandan da hoşuma gitti.

-"Alp de Duha'nın kuzeni." Onunla da tanıştıktan sonra Mirza biraz daha burada oturalım demişti. Bir garson şampanya servis edip yanımızdan ayrıldı.

-"Birbirinize de ne güzel yakıştınız." diyerek Mirza'ya bakan sanırım Taner'di.

Mirza bana yan gözle bakıp arkadaşına döndü.

-"Duha hanıma biraz yaşlı kaçsam da öyle oldu sanırım."

Kaslı koluna hafifçe vurdum.

-"Ben öyle bir şey mi söylüyorum ?" dedim kaşımı kaldırıp.

Vurduğum elimi elinin içine alıp bacağına koydu.

-"Aşkın yaşı mı var abi ya diyeceğim de abi ben seni ilk kez böyle görüyorum. Vallahi lan yıllardır birlikteyiz hiç görmedim anasını satayım şuan şaşırıyorum dur bir dakika." Oğuzhan'a diğerleri gür sesleriyle kahkaha atarlarken söyledikleri beni mutlu etmişti.

Birbirimize aynı oranda değer vermemiz ne güzeldi.

-"Tamam Oğuz abartma." Mirza tersleyip arkasına yaslandı. Bu tarz konuşmadan hoşlanmadığını anlamış oldum.

-"Haksız değil ki kardeşim."

-"Ali.." dedi uyaran gözleriyle.

Ya utandın mı sen yoksa ?

Yok artık Duha otuz beş yaşında adam nasıl utansın kendine gel.

-"Ooo benim sultanım gelmiş." Adını Aydın olarak hatırladığım ayağa kalktığı sırada başımızı çevirdik.

Bahçeye çıkan Reyhan hanımın yanağını öpüp elini tuttu ve yanımıza kadar ona eşlik etti. O gelene kadar omzumda duran Mirza'nın elini iterek düşürmüştüm.

-"Gel Reyhan annem otur." Oğuzhan yerini Reyhan teyzeye verip ayakta kaldı.

-"Biz geçelim mi teyzemlerin yanına Duha ?" Alp ayağa kalkmış kurtarıcım olmuştu.

-"Geçelim-"

-"Duha'cım sana bir şey söyleyecektim."

Kalktığım gibi olduğum yere çakıldım ve korkarak Reyhan hanıma baktım.

-"Tabi Reyhan hanım." dedim.

Ellerimi sıkmamaya çalışıp dik durmak için çabaladım.

-"Yarın müsaitsen birlikte kahve içelim mi ?"

Göğüs kafesimde beni daraltan nefesi güçlükle üfleyip Mirza'ya baktım. Güç vermek istercesine elimi tuttu ve benim gibi kalktı.

Reyhan hanıma geri baktığımda dikkatli bendeydi.

-"Niye anne bir sorun mu var ?" diyerek araya girdi Mirza.

Reyhan hanım farklı görünmüyordu. Onu ilk tanıdığımdaki gibi sıcakkanlı konuşuyordu.

-"Hayır oğlum ne sorunu olacak ki sadece sohbet etmek istedim." dedi gülümseyip.

Mirza'nın büyük elini sıkıp elimi çektim.

-"Siz ne zaman isterseniz olur Reyhan hanım." dedim kendimden emin görünerek.

En fazla ne olabilir ki ?

-"Tamam öyleyse yarına haber veririm." dedikten sonra iyi akşamlar dileyip Alp ile içeri girdik.

Tir tir titreyen ellerimi birbirine kenetleyip masamıza yürüdüm. Annem arkadaş çevresi ile çevrelenmiş derin konuları konuşuyorlardı.

-"Sence ne konuşacak ?" diye sordum Alp'e.

Gözlerini Defne'de olduğunu bildiğim yerden çekti.

-"İyi bir kadınsa eğer , ki kötü gibi gelmedi bana inanıyorum kötü konuşmayacaktır. Amacı seni tanımak olabilir."

Bende çok tanımıyor olmama rağmen kesin bir yargıda bulunamıyorum.

Önümüzden geçerken bana ters bir bakış atan Deniz'i gördüğümde gözlerim patlak dudağına kaydı. Mirza gerçekten sağlam bir yumruk vurmuş olmalı.

-"Bu da benden haz etmeyen diğer kardeşi , Deniz." dedim sessizce.

Alp tekin olmayan süzmeleriyle Deniz'i incelediği sırada gözüm salonun giriş kısmının yan tarafına geçen Mirza'ya gitti.

Eğlenceli arkadaş grubunun yanı sıra oraya Defne , Olcay ve ismini duymayanın kalmadığı Sevda vardı.

Kendisi otuzlu yaşlarında vücudunu sergilemekten asla çekinmeyen erkeklerin dilinde olan bir kadındı. Sosyetedeki evli olan çoğu kadın ondan haz etmezdi. Nedeni ise otelden çıkarken görülmediği erkek kalmamıştı.

Tüylerim diken diken olmuştu. Çünkü gülerek Mirza'ya bir şeyler anlatıyordu.

-"Sevda değil mi şu ?"

Alp'e dirsek atıp Mirza'ya bakmaya devam ettim. Annesi de yanına gelince Sevda onunla kahkahalar atarak konuşuyordu. Hah ne güzel Reyhan hanımla baya iyi anlaşıyorlar.

-"Duha'cım hayırlı olsun tatlım Mirza bey ile birlikteymişsiniz." Annemin yanında olan bir kadın dönüp bana bunu söyleyince diğerleri de dönmüştü.

-"Evet , teşekkürler. " dedim kibarca.

-"Mirza beyin iyi birisi olduğunu duymuştum fakat canım sana biraz büyük değil mi ? Daha tazecik bir genç kızsın."

Kibarlığımı kenara koyup kaşlarımı çattım.

Niye herkes bizim yaş farkımıza takıyor ?!

-"Biz onu önemsemiyoruz. Sizde gereksiz ayrıntılara takılmayın lütfen." diyip ellerimi masadan çektim ve evin kapısına ilerlemek için ayaklarımı harekete geçirdim.

Kimseye bakmadan dimdik yürüyordum ki dirseğimden tutulmam ile irkildim. Karşımda heybetli gövdesiyle Mirza vardı.

-"Nereye böyle asık yüzünle ?"

Omuz silkip dirseğimi elinden kurtardım.

-"Dışarı hava almaya." dedim.

Dudağı yukarı kıvrılınca ağzının ortasını öpesim geldi.

-"Bu hava almalar da bir türlü bitmedi. Yanıma gel bakıyım sen." Elimi sıkı sıkı kavrayıp içinde bulunduğu gruba çekti.

Sıkıntıyla derin bir nefes aldım.

-"Yengemiz de geldiğine göre tamamlanmış olduk. " diyen Uğur'du.

-"Yenge mi ?"

Şaşırma nidası gelen haz etmediğim kadına bakmak için başımı çevirdim. Yine kışkırtıcı bir elbise seçimi yapmıştı.

Hoş bir kadın diyebilirdim , eğer iyi birisi olsaydı..

-"Ben Rıfat'ın yanına gideyim. Siz eğlenmenize bakın çocuklar." Reyhan hanım uzaklaşırken Mirza'nın elini bu defa ben sıkıca tuttum. Çenemi dikleştirip ilk beni izleyen Defne'ye ardından Sevda'ya baktım.

-"Evet Sevda , abim ve Duha birlikteler." dedi Olcay sessizliği bozarak.

Sevda'nın kaşları havalanmış beni baştan aşağı süzmüştü.

-"Hım...tebrik ederim." diye mırıldandı yarım ağız.

-"Duha?" Alp'in yakından gelen sesiyle arkama döndüm.

-"Ben geçiyorum sonra görüşürüz." diyip yanaklarımı öptü.

-"Görüşürüz. Alkol aldın dikkatli git." dedim ve onaylayıp gidişini izledim.

-"Hoş bir beyefendiymiş."

Sevda karakterini ortaya koyarken sinsi sinsi gülümsedi.

-"Öyledir." dedim kaşımı kaldırıp.

-"Bekar mı arkadaşın? "

-"Hiç size göre birisi değil-"

Cümlemin bitişinde Mirza konuşmuştu.

-"Biz birazdan geliriz." dedi ve elimi çekiştirerek beni dışarı sürükledi.

-"Neden çekiştiriyorsun ki kadın kuzenimi yiyecek gibi bakıyordu."

-"Alp kadar beni kıskanmıyorsun küçük hanım ?" diyip bedenimi göğsüne çekti. Kollarıyla sıkı sıkı belime sarılırken etrafa baktım. Ortalıkta korumalar ve şoförler haricinde birisi yoktu.

-"Kıskanmam gereken şeyler olmuyor ki ?" dedim ve konuşurken büzülen dudaklarıma dudaklarını bastırmasını zevkle hissettim.

-"Şuan da her yerini öpme isteğimi zorlukla bastırıyorum desem ? Ve sana bakan o piçlerin ağzını burnunu dağıtmak istiyorum. " Elleriyle yüzümü kavradıktan sonra alnımı öptü.

-"Birisi görecek." dedim ellerini iterken.

-"O zaman evime gidelim rahat rahat öperim nasıl fikir ?"

Bu adam yüzünden öleceğim. Hayır yani şu koca boyuyla o kadar yaşıyla nasıl böylesine tatlı olabiliyor ?!

Gülümsedim ve soğuk rüzgardan üşüyen bedenimi sıcacık göğsüne yaklaştırdım.

-"Güzel bir fikir derim."

•••

Bölüm sonu

1 yorum