İçeriğe geç

Tribünden sahaya

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Tribünden sahaya

Bölüm 2

2.Bölüm

2. Bölüm – Samandıra’nın KapılarıSabahın erken saatleriydi. Kadıköy sokakları henüz sessizdi, martıların çığlıkları gökyüzünü dolduruyordu. Emir, yatağından fırladı. Gece neredeyse hiç uyumamıştı. Çubuklu formasını özenle çantasına koydu, aynaya bakıp kendi kendine fısıldadı:— “Bugün, hayatımın en önemli günü olabilir…”Annesi mutfaktan seslendi:— “Emir, kahvaltını yapmadan çıkmak yok!”Ama Emir’in midesi heyecandan düğüm olmuştu. Birkaç lokma zorla yedi, sonra babasının sarı-lacivert atkısını boynuna doladı.Samandıra Tesisleri’ne giden otobüse bindiğinde kalbi daha da hızlı atmaya başladı. Yanında eski topunu getirmişti, onu sıkı sıkı tutuyordu. Otobüs camından dışarı bakarken bir an gözleri doldu: “Burası rüya gibi… Bir gün gerçekten Fenerbahçe formasıyla sahaya çıkabilecek miyim?”⸻İlk KarşılaşmaTesisin kapısından içeri girdiğinde gözleri fal taşı gibi açıldı. Yeşillikler, düzenli sahalar, sarı-lacivert bayraklar… Hayalini kurduğu yer tam karşısındaydı.Sahada toplanan onlarca genç futbolcu vardı. Kimisi ısınma hareketleri yapıyor, kimisi paslaşıyordu. Emir biraz çekingen bir şekilde kenara geçti. İşte orada, karşı köşede Kerem’i gördü. Uzun boylu, atletik yapılı bir gençti. Topla oynarken herkese meydan okur gibi bakıyordu. Emir daha ilk bakışta onun rakibi olacağını anlamıştı.Seçmeleri yöneten antrenör, tok bir sesle konuştu:— “Hepiniz buradasınız çünkü bir hayaliniz var. Ama bilin ki Samandıra, hayallerle değil, alın teriyle yaşanır. Şimdi sahaya çıkın, ne yapabildiğinizi görelim.”⸻Sahadaki İlk AdımEmir oyuna girdiğinde ilk dakikalar çok zor geçti. Top ayağına her geldiğinde heyecandan hata yapıyordu. Ayağı kaydı, yanlış pas verdi. Tribünde ise gizli bir izleyici vardı: Zeynep. Okuldan izin almış, arkadaşlarıyla beraber Samandıra’ya gelmişti. Çubuklu forması içinde gözleri sahadan bir an bile ayrılmıyordu. Arkadaşlarından biri fısıldadı:— “Zeynep, sen gerçekten Emir için mi geldin buraya?”— “Ben Fenerbahçe’yi izlemeye geldim…” dedi ama kalbinin hızla çarptığını gizleyemedi.Emir, bir an kafasını kaldırdığında Zeynep’i tribünde gördü. Göz göze geldikleri an, içindeki tüm heyecan korkuya değil, cesarete dönüştü.Topu kaptı. Bir rakibinden sıyrıldı. Sonra diğerinden… Kaleye doğru ilerledi. Tüm tesis adeta nefesini tutmuştu. Emir sağ ayağıyla sert bir şut çekti. Top ağlarla buluştu.Tribünde alkış koptu. Antrenör, sakalını kaşıyarak başını salladı:— “Fena değil çocuk… İçinde bir şey var senin.”⸻İlk ÇatışmaMaç bittiğinde Emir sevinçle kenara koştu ama önünü Kerem kesti.— “Sen kendini ne sanıyorsun? Burada yıldız ben olacağım. Sen sadece tesadüfen gol attın.”Emir dişlerini sıktı, ama cevap vermedi. İçinden “Sahada konuşacağım” dedi.O sırada Zeynep yanına geldi. Çekingen bir gülümsemeyle:— “Gol çok güzeldi Emir. Böyle devam et.”Emir’in kalbi bir kez daha yerinden fırlayacak gibi oldu.⸻Bölüm SonuO akşam Emir eve dönerken yorgun ama umut doluydu. Pencereden dışarı bakarken kendine söz verdi:— “Bu yol kolay olmayacak. Kerem gibi rakiplerim olacak, düşeceğim, belki kaybedeceğim… Ama vazgeçmeyeceğim. Çünkü ben Fenerbahçe için oynayacağım.”Ve o anda telefonuna bir bildirim geldi: Antrenörden mesaj.“Yarın sabah bir daha gel. Seni daha yakından görmek istiyorum.”Emir’in gözleri doldu. Artık geri dönüş yoktu. Samandıra’nın kapıları açılmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.