İçeriğe geç

Tribünden sahaya

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Tribünden sahaya

Bölüm 3

3.Bölüm

3. Bölüm – Çimlerdeki Savaş Sabah güneşinin ilk ışıklarıyla Samandıra’nın sahası yemyeşil parlıyordu. Emir, tesisin girişinde derin bir nefes aldı. Dün akşam antrenörden gelen mesaj hâlâ kulağında çınlıyordu: “Yarın sabah bir daha gel.” Çantasını omzuna asıp sahaya yürüdü. İçinde hem heyecan hem korku vardı. “Artık şans değil, gerçek mücadele zamanı” diye düşündü. Isınma Başlıyor Antrenör sert bir sesle bağırdı: — “Koşun! Fenerbahçe’de oynayacak çocuklar sahaya karakterini koyar!” Gençler koşuya başladı. Emir’in nefesi hızlandı ama pes etmedi. Kerem, yanından koşarken kulağına fısıldadı: — “Burada tutunamayacaksın, köy çocuğu. Benim yerime göz dikme.” Emir cevap vermedi, sadece daha hızlı koştu. İçinde yanan ateşi yalnızca sahada gösterecekti. Pas Çalışmaları Oyuncular ikili gruplara ayrıldılar. Emir’in şansı (!) yine Kerem’le eşleşmesiydi. Pas yaparken Kerem bilerek sert giriyor, topu uzaklara fırlatıyordu. Antrenör kaşlarını çattı ama ses etmedi. Bir pozisyonda Kerem, Emir’i yere itti. Dizini çimenlere çarpan Emir canının acısını bastırarak ayağa kalktı. Gözlerinde öfke vardı. — “Ne yapıyorsun sen?” diye çıkıştı. Kerem sırıttı: — “Bu sadece antrenman değil, hayatta kalma savaşı. Eğer dayanamıyorsan, git evinde Playstation oyna.” Emir dişlerini sıktı. “Sana cevabı sahada vereceğim” diye düşündü. Tribünden Gelen Destek O sırada sahaya gizlice giren birkaç taraftar çocuğu vardı. İçlerinde Emir’in en tanıdık yüzü: Zeynep. Yine tribünlerden onları izlemeye gelmişti. Göz göze geldiklerinde Emir’in yorgunluğu bir anda yok oldu. Zeynep, ona küçük bir işaret yaptı; parmağıyla kalbini gösterip ardından çubuklu formasını işaret etti. Emir’in yüzüne kararlı bir gülümseme yayıldı: “Benim kalbim zaten sarı-lacivert atıyor.” Minik Maç Antrenör, günü bitirmeden önce bir maç ayarladı. Emir ve Kerem aynı takımda değil, rakip oldular. Bu, kaderin cilvesiydi. Maç başladığında Kerem her fırsatta Emir’i engellemeye çalışıyordu. Sert müdahaleler, sinir bozucu sözler… Ama Emir yılmadı. Topu ayağına her alışında kalbinde tribünlerin uğultusu vardı. Dakikalar ilerlerken skor 1-1’e geldi. Son dakikalar… Emir orta sahada topu kaptı. Önünde Kerem vardı. Tribün sessizleşti. Emir sağa çekti, Kerem hamle yaptı. Emir sol ayağının içiyle bir çalım attı. Kerem yere düştü. Alkışlar yükseldi. Şimdi önünde sadece kaleci vardı. Emir bütün gücüyle vurdu… Ve top ağlarla buluştu! Antrenörün Kararı Maç bitince herkes Emir’in etrafında toplandı. Kerem öfkeyle yere bakarken, antrenör Emir’in omzuna dokundu: — “Çocuk… Senin içinde Fenerbahçe ruhu var. Ama unutma, yetenek yeterli değil. Çalışmaya devam edeceksin.” Emir’in kalbi gururla doldu. Bir an için gözlerini kapadı ve kendini Kadıköy’de hayal etti. Tribünler sarı-lacivert, Zeynep tribünde gülümsüyor, binlerce taraftar tezahürat yapıyordu. Bölüm Sonu Antrenmandan sonra Zeynep yanına yaklaştı. — “Bugün sahada bambaşka biriydin. Tebrikler Emir.” Emir utangaç bir gülümsemeyle: — “Benim için değil… Fenerbahçe için oynadım.” dedi. Ama Zeynep’in gözleri onun kalbinden geçenleri çoktan anlamış gibiydi. Emir eve dönerken kendi kendine fısıldadı: — “Bu sadece başlangıç. Çubuklu hayallerim, gerçek olacak.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.