İyi Okumalar 🔥
_______________
~Seungmin~
S: "Anlaştık"
Kelime dudaklarımdan çıkar çıkmaz, gözlerimin içine bakan mavi gözler daha da koyulaşmıştı sanki. Az önce belimi saran kollar aniden kalçama sarılarak beni kucağına çektiğinde gözlerimi sonuna kadar açtım.
Bacaklarımı bile beline sarmama gerek kalmadan beni kucaklamıştı. İçgüdüsel olarak bacaklarım beline sarıldığında iyi tarafından bakarsak artık onun boyuna yetişmem için parmak uçlarımda durmama gerek yoktu.
C: "Emin misin?"
Hiç düşünmeden, ona tereddüt yaşatmadan başımı onaylar anlamda salladım ve kollarımı boynuna sardım. Onu seviyordum, kalbimdeki duygulardan emindim. Ondan uzak durmamı gerektirecek hiçbir şey yoktu.
S: "Eminim"
Aniden dudaklarıma yapıştığında nefesim boğazımda kalmıştı. Alt dudağımı sıkıca saran dudaklarına uyum sağlayarak üst dudağını dudaklarımın arasına aldım.
O kadar hızlı öpüyor, emiyordu ki dudaklarımı, öpücük sesleri gecenin sessizliğini süslüyordu. Kendimi dudaklarına kaptırdığım için hareket ettiğimizi biliyordum ama nereye gittiğimize bakamıyordum bile.
Sanki Chan'ın vücudu giderek daha da ısınıyordu, benim şimdi kızgınlığa girmem için çabalıyordu. Hoş.. böyle giderse başarılı da olacaktı.
Nefes almak adına dudaklarından uzaklaşmak istediğimde buna izin vermeyerek kalçamda duran ellerini sıkmuş ve üst dudağımı kendi dudaklarının arasına almıştı bu sefer.
Nefesi ikinci plana atarak alt dudağını emmek için dudaklarımı araladığımda, ağzımın içine doğru kayan sıcacık dil yüzünden tüm vücudum kasıldı.
S: "Mmhh"
Kucağında olmama rağmen belimi gererek, boynuna sardığım ellerimi sıkılaştırdım. Dili iç dudaklarımda gezinirken saç diplerime kadar uyuşmuştum bile.
Kendisini tamamen kabyetmiş bir şekilde beni öpen sevgilimi uyarmak adına tırnaklarımı ensesine bastırdığımda, sonunda sesli bir şekilde dudaklarımdan ayrılmıştı.
İkimizin de nefes sesleri fazla yüksekti. Chan kendisini çabuk kaybediyordu ben ise ona dur diyemiyordum.
C: "Hamile kalabilirsin. Bu tehlikeli olur"
Nefesleri arasından konuştuğunda, sanki beni uyarmıyordu, kendisine olacakları hatırlatarak dizginlemeye çalışıyordu. Ama umrumda değildi. Ben onu istiyordum ve alacaktım.
S: "Sonrasında babamın ilaç dolabından ilaç çalacağım hamile kalmamam için"
Beni anladığını belli eder bir şekilde başını salladığında, gözlerinde kaybolan ışığı görmüştüm. Hamile kalmamdan, zarar görmemden korkuyordu.
Ama aynı zamanda bebek istediği de fazlasıyla ortadaydı. Onu bu kadar yeni tanımışken, çocuk için hazır mıydım? Hayır. Ama içgüdülerim bebek için can atıyor muydu? Kesinlikle evet.
Bir Eta olduğum için bu şans bana sadece bir kere veriliyordu. Ama bu beni üzmüyordu. Çünkü bu şansa bile sahip olamayanlar varken, elimdekinin değerini bilmem gerekirdi.
Ama Chan ile tüm bunlar nasıl ilerler bilmiyordum. Sonuç olarak ona mühürlenemezdim veya o beni mühürleyemezdi. Mühürlü olmadığım, üstelik başka bir türün bebeğini karnımda nasıl büyütürdüm hiçbir fikrim yoktu.
Lakin şu an için bu çelişkilerimin, anımızı bozmasına izin vermek istemiyordum...
Ellerimi Chan'ın saçlarının arasına daldırarak onun dağılan dikkatini üzerime dopladım ve alnımı alnına yaslayarak derin bir nefes aldım.
S: "Bu gece sadece birbirimizi düşünelim. Başka kaygılar yasak"
Gülümseyerek, hafifçe başını sallamış ve alnını alnıma sürtmüştü. Kalçamı sıkan elleri olmazsa yumuşayacaktım ama beni tamamen kavrayan eller buna izin vermiyordu.
C: "Sadece bu gece? Ben tüm gece sadece seni düşünüyorum"
Aniden Chan üzerime doğru eğilerek ikimizi de yatağa bıraktığında gözlerimi sonuna kadar açarak, bunu beklemediğim için ona sıkıca sarıldım.
Sırtım yumuşak yatakla kavuşmuş olsa bile sıkıca sevgilime tutunuyordum düşmemek için. Chan ise bu durumdan yeterince memnundu.
C: "Her yakınlaşmamızda kokun biraz daha yoğunlaşıyor"
Cümlesini bitirir bitirmez yüzünü boynuma gömdüğünde, başımı yana eğerek ona alan açtım ve yavaşça gözlerimi kapattım.
Sıcak dudaklarını boynumda hissettiğimde huzurla mırıldanarak kendimi biraz daha yatağa bastırdım. Gözlerim kapalı olmasına rağmen kayıyordu.
Dudakları o kadar yumuşak öpüyordu ki tenimi, tüm vücudum onun altında dondurma gibi eriyordu.
Dudaklarını aralayarak tenimi ıslak dudaklarının arasına aldığında, hala beline sarılı olan bacaklarımı sıkılaştırarak kendimi ona bastırdım.
İçgüdüsel olarak yaptığım bu hareket, ikimizin de vücudunu titreteceğinden haberim yoktu. Hissettiğim zevkle, dişlerimi sıkarak kalçamı havalandırdım ve biraz daha sert bi şekilde bastırdım kendimi Chan'a.
Bu yaptığım hareket onu da sabırsızlandırmış olacak ki, dudaklarının arasında olan tenimi sert bir şekilde sıkıştırmıştı.
Bunu yapması, tüm vücudumun kontrolden çıkmasına neden oluyordu. Dişlerimi sert bir şekilde sıkarak kendimi biraz daha bastırdım ona.
Çoktan kendisini belli eden sertliğim, onun sertliğine sürtündüğünde dudaklarımı aralayarak boğazıma derin bir nefes doldurdum.
C: "Seungmin.."
Chan, sıcak nefeslerini boynuma üfleyerek ismimi fısıldadığında, belimi tekrar yatakla birleştirdim. Zevkten kaslarım boşaldığı için, kalçamı kaldırıp ona sürtünmek bile ekstra güç talep ediyordu.
C: "Ne istiyorsun?"
Yüzünü boynumdan uzaklaştırarak gözlerimin içine baktığında, utançtan gözlerimi kaçırdım hemen. Az önceki cesaret gitmişti sanki.
S: "Devam et. Niye duruyorsun ki"
Ellerimi omzularına indirdim ve sanki az önce yaramazlık yapan ben değilmişim gibi omuzlarını okşayarak konuştum.
Gözlerine bakmamak için oyalandığımı anlamıştı. Bu yüzden alnını alnıma yaslayarak bakışlarını bana dikmişti.
C: "Sürekli bana sürtünmeye çalışırsan, dayanamam"
Omuzlarımı umursamaz bir şekilde kaldırarak, gözlerimi dudaklarına indirdim. En azından onunla gözgöze gelmektense, öpüştüğümüz için kızaran dudaklarını izlemek daha iyiydi.
S: "Hoşuma gidiyor ama onu yapmak"
Mırıldanarak, kelimeleri ağzımda devirerek konuştum. Anlamaması için elimden geleni yapmıştım ama konu ben olduğumda, beni o kadar dikkatli dinliyordu ki, dediklerimi anlamaması imkansızdı.
Kollarını sıkıca belime sararak saniyeler içinde beni yataktan kaldırmış ve yerlerimizi değiştirerek beni kucağına oturtmuştu.
C: "Güzelimin hoşuna gidiyorsa, istediğini yapabilir"
Alt dudağımı kanatacak kadar sert bir şekilde ısırdım. Ne zaman bu kadar güzel ve erotik bir şekilde konuşmayı öğrenmişti bu kaplancık?
Kucağında yaramaz bir şekilde kıpırdanarak kalçamı, kendisini belli eden şişliğinin üzerine yerleştirdim.
S: "Chan.."
İstekle ismini fısıldadığımda, ne istediğimi çok iyi anlamıştı. Kollarını belime sararak beni kendisine doğru biraz daha yaklaştırdı ve öpüşmekten şişen dudaklarımı tekrar dudaklarının arasına adlı.
Telrar onun sıcaklığına kavuştuğum için, mumnun bir şekilde dudaklarımı araladım. Her seferinde, dudaklarımı kendi dudaklarıyla ezdiğinde çıkan ayıp sesler vücudumun kasılmasına neden oluyordu.
Alt dudağımı bırakarak başını yukarı kaldırmış ve üst dudağımı kendi dudaklarının arasına almıştı. Hissettiğim karıncalanma duygusu yüzünden kalçamı altımdaki şişliğe sürttüm yavaşça.
İlk içgüdüsel olarak yaptığım bu hareket, tüm vücudumu zevkin ele geçirmesine neden olduğu için, Chan'in iki yanında duran dizlerimi biraz daha açarak kalçamı daha sert bir şekilde sürttüm altımdaki sertliğe.
C: "Seungmin.."
Yaptığım hareket onu da fazlasıyla etkilemiş olacak ki dudaklarımdan aceleci hir şekilde ayrılarak, boğuk sesiyle ismimi söylemişti.
Belime sarılı olan elinden teki yanağıma çıktığında, gözlerimi usulca kapatarak, yanağımı sıcacık eline bastırdım.
Bu tatlı hareketime zıt bir şekilde ise kalçamı kıvırarak, altımdaki şişliği biraz daha net hissetmeye çalıştım.
Her hareketimde, daha da sertleştiğini, daha fazlasını ister bir şekilde seğirdiğini hissediyordum. Chan'ın vücudunun benim için verdiği tepkiler beni daha da yakıyordu.
Elimi, yanağıma yaslı olan eline sararak oraya sıkıca tutundum ve kalçamı biraz daha sert bir şekilde bastırdım Chan'ın aletine doğru.
Gözlerim sıkıca kapalı olmasına rağmen, gözkapaklarımın üzerinden zevkle kaymalarının belli olduğuna emindim.
C: "Seungmin tenin çok sıcak"
Hareketlerimi durdurmadan, sevgilimin sesini daha boğuk çıkaracak bir şekilde kalçamı ona sürtüyordum. Onu onaylamak adına başımı salladım. Kızgınlık yüzünden bu halde olduğumu açıklayacak zamanım bile yoktu.
Vücudumu, onun kucağında ileri, geri hareket ettirerek daha fazlasına ulaşmaya çalışıyordum. Ama yaptığım tek şey ikimizi de daha kötü duruma getirmekti.
Bu hareketin ve üzerimizdeki kıyafetlerin, zirveye ulaşmam için yeterli olmadığını bildiğim için sinirli bir şekilde kalçamı havalandırarak sertçe altımdaki aletin üzerine oturdum.
S: "Chan mmhh"
Sanki deminden beri onun ismini inleyerek söylememi bekliyormuş gibi tek hamlede üzerimdeki hırkayı ve pijama üstümü çıkararak yatakta yerlerimizi değiştirmişti.
Vücudum sonunda biraz da olsa sıcaklıktan uzaklaştığı için gözlerimi yavaşça açtım. Lakin karşılaştığım manzara bayılmama yetecek kadar güzeldi.
Chan, üzerimde dizlerinin üzerinde destek alarak duruyorken, boynundan tuttuğu kazağını tek seferde çıkararak odaya fırlatmış ve o güzel vücudunun gözükmesini sağlamıştı.
Sert bir şekilde yutkunarak bakışlarımı kaslarla dolu vücudunda gezindirdim. Kas anotomisi çalışmak için mükemmel bir örnekti.
Tekrar onu süzerek yutkunduğumda, sonunda Chan üzerime doğru eğilmişti. Bir saniye bile beklemeden iki elimi de karnına dizili olan kasların üzerinde gezindirdim.
Vücudu taş gibiydi. Ona hiçbir yumruk işlemeyecekti buna emindim. Parmak uçlarımı sıcacık teninde gezindirerek ellerimi yukarı kaldırdım ve göğüs kaslarının üzerinde gezindirdim.
Dokunuşumla vücudu kasıldığı için kasların hareketini net bir şekilde görüyordum... nabız gibi atıyorlardı..
Chan, ellerini, ellerimin üzerine sararak, iki elimi de vücudundan uzaklaştırmıştı. Oyuncağı elinden alınan bebekler gibi kaşlarımı çatarak ona baktığımda ise gözlerinden ne istediğini anlamıştım.
Tuttuğu ellerimi yukarı doğru kaldırarak, üzerime doğru eğilmiş, ellerimi kendi elleriyle başımın üzerinde yatağa sabitleyerek, burun buruna gelmemizi sağlamıştı.
Onun çıplak vücudunu süszmekle o kadar meşguldüm ki, Chan'ın gözleri vücudumda gezinene kadar çıplak oldğumun farkında bile değildim.
Ben onun gözlerine bakmaya çalışırken, o başını aşağı indirerek üst vücudumu izliyor, sanki ezberlemeye çalışıyordu.
Biraz daha üzerime doğru eğildiğinde, bilerek şişmiş alt taraflarımızı birbirine bastırmış ve benim altında kıvranmama neden olmuştu.
S: "Cha- ahhhmm"
Ona sesleneceğim sırada üzerime doğru eğilip, dudaklarını göğsüme bastırdığında küçük bir inleme kaçmıştı ağzımdan.
Sıcacık, yumuşacık dudaklarıyla, tenimin her noktasına sesli öpücükler bırakıyor ve benim altında çaresizce kıvranmama neden oluyordu.
Ellerimi, kendi sert tutuşlarıyla yatağa sabitlediği için ne ona dokuna biliyordum, ne de kıpırdana biliyordum.
Göğsümü dudaklarının arasına aldığında, hissettiğim ıslaklıkla kalçamı yatağa bastırdım. Ama bunu yapmam bile ondan uzaklaşmama izin vermiyordu. Beni yatakla, kendi arasında sıkıştırmıştı.
Hassas göğüslerimi sesli bir şekilde her emişinde biraz daha kıvranıyordum yatakta. Alt taraflarım çoktan sırıl sıklam olmuştu. Patlayacakmış gibi hissediyordum.
Dudaklarını sesli bir şekilde göğsümden uzaklaştırdı, lakin bu uzaklık saniye bile sürmedi. Tekrar dudaklarını tenime bastırarak, bütün vücudumun üzerinde gezindirdi dolgunluklarını.
Dudaklarını tenimde sürükleyerek bel hattıma geldiğinde onu daha net hissetmek için belimi yatakta kaldırdım. Resmen dudaklarıyla beni, vücudumu tekrardan çiziyordu.
Karnımın üzerine yerleştirdiği öpücükle başımı kaldırarak ona baktım öpücükleri giderek daha aşağılara iniyordu ve üzerimde pijamam olmazsa durmayacaktı.
Sonunda alanı kısıtlanan Chan, bu durumdan hiç de memnun değildi. Ellerimi serbest bıraktığında bir süre boşluktaymışım gibi hissettim.
Aniden bakış açıma giren Chan'ın yüzüyle kızarmış yanaklarıma inat gülümsedim ve kollarımı kaldırarak onun boynuna sardım.
Az önce öpücükleriyle beni kıvrandıran o değilmiş gibi, gözleri benden izin almak istermiş gibi masumca bakıyordu.
C: "Devam edelim mi?"
Emin olmak için tekrar fikrimi sorduğunda, boynuna sardığım kollarımla onu kendime doğru çektim ve yumuşacık dudaklarına sesli bir öpücük kondurdum.
S: "Durmanı kim istedi ki?"
Memnun bir şekilde gülümseyerek üzerime doğru eğilmiş ve burnunu burnuma sürtmüştü. Tam bu hareketine kıkırdayacaktım ki, pijamamın beline sarılan parmakları hissettiğimde duraksadım.
Tenime temas eden parmakları, yavaşça aşağı sürüklenerek, üzerimde kalan son parçaları da çıkarmış ve beni tamamen çıplak bırakmıştı.
Chan'ın bakışları aynı hızda gözlerimden uzaklaşmış ve başını eğerek aşağı bakmıştı. Utançtan yatakla bütünleşmek üzereydim.
Bakışları orada fazlasıyla oyalandığında, titreyen ellerimi yanaklarına sararak yüzünü kendime taraf çevirdim tekrar.
Mavi gözler her seferinde daha da koyulaşıyordu. Sanki bana yaptığı her temasta, kaplan tarafı biraz daha ortaya çıkıyor gibiydi.
S: "Chan.. bakışların beni utandırıyor"
Çaresizce fısıldamaktan başka bir şey gelmiyordu elimden. Ki zaten beni umursamamıştı bile. O kadar derin ve istek dolu bir şekilde bakıyordu ki gözlerime, sanırım kendimi orada kaybetmek üzereydim.
C: "Utanma benden"
Sesinin ilk defa bu kadar kalın halini duyuyordum. Sanki hasta olmuş veya yeni uykudan uyanmış gibiydi. Tanrım.. o gerçekten içindeki hayvanı tutmak için çok büyük savaşlar veriyordu.
Uyluklarıma sarılan elleri hissettiğimde gözlerimi sonuna kadar açarak bakışlarımı aşağı indirdim. Chan her iki eliyle, rahat bir şekilde beni uyluklarımdan kavrıyordu.
Aniden beni uyluklarımdan sıkıca tutarak kendisine doğru çektiğinde yatağın örtüsünü kırıştırarak ona doğru sürüklendim.
Bacaklarımı aralayarak, kalçalarımı kendi uyluklarının üzerine yaslamıştı. Vücudumun yarısı onun dizlerinin üzerindeydi. Utançtan bayılmamak için dişlerimi sert bir şekilde sıktım.
Chan'ın bakışları, utançtan bayılmak üzere olan bende değil, tüm dikkati alt tarafımdaydı. Uyluklarımda duran ellerini, tenimi okşayarak aşağılara doğru indirmişti.
İki elini de onun bacaklarının üzerinde duran kalçalarıma sardığında, dolgunluklarım rahatça onun avuçlarına sığmıştı.
Utançtan elimle gözlerimi kapatarak bu durumdan kaçmaya çalıştım...
C: "Çok güzelsin. İlk kez tüm vücudum kontrolümden çıkmış gibi hissediyorum"
Ellerimi yüzüne daha çok bastırarak nefesimi tuttum. Şu an kalçalarımı sıkan eller tüm ıslaklığımı hissediyordu ve ben giderek daha da utanıyordum.
Kalçalarımı sıkan eller daha da sıkılaştığında, deliğimin kenarında hissettiğim dokunuşlarla, aceleci bir şekilde elimi yüzümden çektim.
Chan'ın parmağını, zevkle kasılan deliğimin kenarında hissetmem tüm vücudumun yetmezmiş gibi tekrardan uyarılmasına neden olmuştu.
Chan, bacakları üzerine yatırdığı vücudumu en ince detaylarına kadar izliyordu ve ben sanırım şu an onun ağzının suladığının farkındaydım.
Elleriyle kalçamı sıkmayı bırakmadan, deliğimin kenarında dolaşan başparmağını aniden içime ittiğinde yataktan destek alarak doğrulmaya çalıştım.
S: "Chan ahhhmm"
Ama doğrulmam saniyeler sürmüş, içime biraz daha giren parmakla tüm vücudumu yatağa geri bırakmıştım. Baş parmağı sanki iç duvarlarımı yoklamak istercesine, her yeri okşayarak içime giriyordu.
Elimin altındaki çarşafı sıkarak, başımı yatağa biraz daha bastırdım. Ne halde olduğumu umursamayan beden ise dibine kadar ittiği parmağını çıkararak içime geri itmişri.
S: "Mmhhh"
C: "Çok dar"
Ben yatakta tek parmağıyla bile kıvranırken, o kendi kendine bir şeyler söylüyordu. Parmağını içime bastırarak deliğimi genişletmeye çalıştığında bacaklarımı sıkarak, onun gövdesini sıkıştırdım.
S: "Chan.. öyle yapma ahh"
Dediklerimi duymuş olacak ki, parmağını içimden çıkarmıştı. Nefes almak adına dudaklarımı araladığımda bu sefer aniden içime giren iki parmaklar çığlığı bastım.
S: "AHHH"
İçimde hissettiğim ani doluluk yüzünden, yaşlarla dolan gözlerimi kırpıştırarak ellerimle yataktan destek aldım ve vücudumu geri çekmeye çalıştım.
S: "Chan acıtıyorsun"
Az önce çığlıklar eşliğinde inlediğim için bu sefer sesim kısık çıkmıştı. Lakin beni duyan sevgilim anında hareketlerini durdurarak, parmaklarını içimden çıkarmıştı.
Bu hareketi de aninde yaptığı için gözlerimi sıkıca kapatarak kısıkça inledim. Sanırım onun hareketlerine ayak uyduramayacaktım.
Üzerimde hissettiğim gölgeyle gözlerimi açarak bana endişeli bakan mavi gözlere baktım. Yanağıma akan birkaç damla yaşı usulca parmağıyla temizlemiş ve ardından oraya yumuşak bir öpücük kondurmuştu.
S: "Nazik olsan birazcık?"
Kısık sesimle tekrar konuştuğumda, diğer yanağıma da sıcak dudaklarını bastırmış ve ardından alnını alnıma yaslayarak gözlerimin içine bakmıştı.
C: "Nasıl yapacağım?"
Masum bir şekilde sorusunu sorduğunda dudaklarım usulca kıvrıldı. Çok tatlı gözüküyordu. Bana zarar vermekten korkuyordu ama aynı zamanda nasıl kontrollü davranacağını bilmiyordu.
Bir anda kollarımı boynuna sıkıca sararak üzerine doğru abandım ve yatakta yerlerimizi değişerek kucağına çıktım.
Bu aceleci halime gülümseyerek kolunu çıplak vücuduma sarmış ve yatakta ilerleyerek rahat etmemiz adına sırtını yatağın başlığına yaslamıştı.
S: "Önce tek parmakla başlasan?"
Başını onaylar anlamda salladığında, göğsümü, çıplak göğsüyle birleştirerek, vücudumu onun kollarına bıraktım ki kalçama rahatlıkla ulaşsın.
Zaten anında büyük eller tekrar oraları sarmıştı. Bu sefer beni dinleyen kaplancığım tek parmağını yavaşça içime gönderdiğinde omuzlarına tutunarak gözlerimi kapattım.
C: "Yapamıyorum. Sıcaklığını hissettiğim an her şey kontrolden çıkıyor"
Boğuk sesiyle o kadar muhtaç bir şekilde konuşmuştu ki istemsizce deliğim kasılmış ve içimdeki tek parmağını sıkıştırmıştı.
Söylediği her sözcük beni de sabırsızlandırıyordu ve artık sabredecek gücüm kalmıyordu. Mırıldanarak yanağımı göğsüne sürttüm.
İşaretimi almış olacak ki diğer parmağını da yavaşça içime göndermişti. Hissettiğim hafif sızı yüzünden dişlerimi sıkarak, sevgilimin göğsüne biraz daha sokuldum.
Teni o kadar sıcaktı ki, içimdeki parmaklarının sıcaklığı vücut ısımı daha da arttırıyordu. Hissettiğim zevk yüzünden dudaklarımı usulca Chan'ın boynuna bastırdım.
İçimde yavaşça ileri, geri hareket eden parmaklar bu öpücüğümle aniden hızlanmıştı. Chan hızlı bir şekilde parmaklarını en derinlerime göndererek tüm vücudumun sarsılmasına neden oluyordu.
S: "Mmmhh aahhhh Chan"
Parmaklarını sert bir şekilde sonuna kadar ittiğinde, başımı göğsünden kaldırarak derince inledim. Daha derinime inmesine ihtiyacım vardı.
C: "Dayanamıyorum Seungmin ben.."
Üçüncü parmağını da zorlukla içime ittiğinde kucağında doğrulmaya çalıştım, lakin hissettiğim zevk ve acı karışımı tüm gücümün çekilmesine neden olmuştu.
S: "Ahhh Chan ya-yavaş"
Üç parmağını da sesli bir şekilde hızlıca içime gönderiyor, en derinlerime ulaşarak geri çekiyordu. Ve ben gerçekten boşalmak üzereydim.
Sarsılan vücudumu kontrol altında tutmaya çalışarak elimi arkaya doğru uzattım ve Chan'ın kolunun üzerine sardım hareketlerini durdurmak adına.
Dokunuşlarımı hissetmiş olacak ki içime gönderdiği parmaklarını durdurarak bakışlarını bana çevirmişti.
S: "Chan, içime girdiğinde yavaş ol lütfen"
Kolunu tutmama rağmen parmaklarını geri çekerek tekrar içime göndermiş ve göğsüne yığılmama neden olmuştu.
C: "Seungmin, bu kadar cezbediciyken nasıl yavaş olabilirim?"
Tuttuğum kolunu sıkarak elini yavaşça geri çekmesini sağladım. Parmakları içimden çıktığında dudaklarımdan kaçan kısık inlemeyi durduramamıştım.
S: "Böyle, yavaşça"
Kolunu tekrar kıpırdatmaya çalışarak kendime doğru çektim ve parmaklarının yavaşça içime girmesini sağladım. Sonunda istediğim zevke kavuştuğumda mırıldanarak sevgilimin göğsüne sokuldum.
S: "Ben alışana kadar aynı böyle yavaş hareketler yapacaksın tamam mı?"
Uslu bir bebek gibi hemen hızlıca başını onaylar anlamda sallamıştı. Ona öğretmek adına parmaklarını yavaşça hareket ettirmeyi bırakarak elii uzaklaştırdım ve bakışlarımı alta indirdim.
Pijamasının altından bile belli oluyordu şişliği ve büyüklüğe bakarsak eğer onun da dayanacak sabrı kalmamıştı.
Chan ne istediğimi bakışlarımdan anladığı için yatakta beni kucaklayarak yerlerimizi tekrar değiştirmişti. Yorgun vücudumu yatağa bırakarak, üzerimde dizleri üzerinde doğrulmuş bedeni izledim keyifle.
Chan, ellerini kıyafetine sararak tek seferde üzerindekileri indirmişti. Karşılaştığım manzarayla sesli bir şekilde yutkundum.
Karnına kadar uzanan aleti, kaslı vücudu, V hattındaki damarlar. Aklımı kaybetmek üzereydim sanırım..
Manzaramın karşısında bir kez daha yutkunduğumda, Chan üzerindekilerden tamamen kurtularak üzerime doğru yaklaşmış ve tek eliyle yataktan destek alarak gözlerime bakmıştı.
C: "Yavaş ve nazik olacağım"
Bana söylemek yerine bunu kendisine hatırlatıyordu bir nevi. Bu haline gülümseyerek başımı onaylar anlamda salladım.
Artık gerçekten biraz daha oyalanırsak kasıklarım patlayacaktı..
Tek eliyle başımın yanından destek alırken, diğer elini aşağı indirdi ve kendi aletine sardı sıkıca. Bakışlarımı onun tutuşunda gezindirdim ve içgüdüsel olarak bacaklarımı kaldırarak beline sardım.
Gözlerimi bir an olsun aşağıdaki manzaradan çekmiyordum. Eliyle tuttuğu büyük penisini kalçama doğru yaklaştırdığında, deliğime temas eden sıcaklığıyla alt dudağımı dişlerimin arasına aldım.
Kalçasını, aynı az önce ona öğrettiğim gibi yavaşça öne doğru iterek aletinin başını içime gönderdiğinde, elimin altındaki çarşafları sert bir şekilde sıktım.
İçime giren büyüklük sıcaklığıyla beni yakması yetmezmiş gibi, deliğimi zorluyordu. Bu kadar ıslanmama rağmen hareketleri hala zordu.
Chan biraz daha kendisini içime ittiğinde kollarımı kaldırarak onun sırtına sardım ve tırnaklarımı tenine geçirerek sıkıca tutundum oraya.
S: "AHHH CHAN MMHH AHHH"
Durmadan dudaklarımın arasından mırıldanmalar, inlemeler çıkıyordu. Her hareketinde, biraz daha içime kaydığında onu duvarlarımda net bir şekilde hissediyordum.
Beline sardığım bacaklarımı sıkılaştırarak acı yüzünden gözlerimi kapattım. Hala içime yavaşça kaymaya devam ediyordu ve ben şimdiden dolmuş gibi hissediyordum.
S: "Chan ahhh çok fazla.. çok"
Biraz daha yavaşça içime sokulduğunda, artık karnımda hissettiğim sıkışma yüzünden yaşlarla dolmuş gözlerimi açtım ve kulakları kızaran bedene baktım.
S: "Chan.. çok büyük.. yap- ahhh.. yapamam"
Konuşmama izin vermeden yavaşça içime kaymaya devam ettiği için ne söylediğimin ben bile farkında değilim.
Karın bölgemde hissettiğim dolulukla, tırnaklarımı üzerindeki bedenin sırtında gezindirdim. Kalçama temas eten sıcaklıkla artık onu tamamen içime aldığımın farkındaydım.
Biraz daha kalçasını bana doğru bastırdığında, rahim ağzına temas eden sıcaklık ve sertlikle belimi gererek inledim.
C: "Mmhh Seungmin.."
Chan, boğukça ismimi mırıldandığında işte tüm kaslarım boşalmıştı. Bayık bakan bakışlarımla, zevkten kulaklarına kadar kızarmış sevgilime baktım.
C: "Yavaşça hareket edeceğim"
Benim başımı onaylar analmda sallamama izin vermeden, kendisini yavaşça geriye doğru çekmiş, aynı hızda geri içime gömülmüştü.
Duvarlarım onun için fazlasıyla dar olduğundan, çatık kaşlarından zorlandığının ama bir o kadar da zevk aldığının farkındaydım.
Tekrar sıcaklığını en derinlerimde hissettiğimde mırıldanarak, kollarımı sırtına yumuşakça sardım. Bir nevi deliğimi okşadığı için tüm zevk hücrelerim uyarılmıştı.
S: "Çok güzel Chan"
Onu kendime doğru çekip daha sıkı sarıldım ve yüzümü boynuna gömerek, her hareketinde kedi gibi mırıldanmaya devam ettim.
Artık yaptığı hareketler yumuşak olduğu için sinrilerim bozuluyordu. Daha sert istiyordum. En derinlerimi okşamasını değil ezmesini istiyordum.
S: "Daha hızlı Chan... lütfen"
Sanki bunu söylemem için saniyeleri çekiyormuş gibi bir anda kendisini geriye doğru çekerek tüm sertliğini içime gömmüştü.
İkimiz de sesli bir şekilde inlediğimizde vücudum deli gibi yatakta sarsılıyordu. Chan'ın insanüstü hızı, gücü neye uğradığımı şaşırmama neden olmuştu.
Yatakta daha fazla sarsılmamak adına ona sıkıca tutunsam bile bu işe yaramıyordu. İkimizin de nefesleri, inelemeleri birbirine karışmış durumdaydı ve yatak bizden daha sesli inliyordu.
C: "Seungmin ahhh delireceğim"
Kendisini sert bir şekilde tekrar içime gömdüğünde hissettiğim zevkle parmak uçlarım bile kasıldı.
Sonunda Chan, onun hızına tutunamadığımı anlamış olacak ki kolunu sıkıca belime sararak beni turmuştu.
Daha da hızlandığında artık tüm vücudum uyuşmuş durumdaydı. Onun insanüstü gücüne ilk kez, hem de bu şekilde şahit oluyordum.
Mavi gözleri sanki parlıyordu. Kalçasını bana bastırdığında derinlerimde hissettiğim kasılma yüzünden sesli bir şekilde inledim. Artık inlemekten boğazım yara olmuş durumdaydı.
S: "AHHH CHAN.. CHAN"
Beline sarılı olan bacaklarım tirtir tirediğinde çok fazla kendimi tutamamıştım, içime yaptığı vuruşlar yüzünden boşalmıştım bile.
Boşaldığım için kasılan deliğim onu içimde sıkıştırdığında, Chan da başını geriye doğru atarak sesli bir şekilde inlemişti.
Benim boşalmama rağmen, onun aleti içimde biraz daha sertleşiyordu. Tekrar rahim girişime yaptığı temasla tırnaklarımı sırtına geçirdim.
S: "Chan.. ahh oraya bastırma ahhh"
Hassas bölgeme durmadan daha da bastırdığı için artık tekrar sertleşmek zorunda kalmıştım. Parmaklarım, saçdiplerim bile uyuşmuştu.
Aniden içimden çıkarak boşluğa düşmemi sağladığında, tekrar sertleştiğim için hissettiğim boşlukla kaşlarımı çattım.
Ben daha dudaklarımı aralayıp bir şey diyemeden, sevgilim dudaklarıma sesli bir öpücük bırakarak beni yatakta yüzüstü çevirmişti.
Vücudumun yatakla birleşik kalmasına izin vermeyerek tek kolunu belime, diğer elini boğazıma sararak beni kendisine doğru çekti ve sırtımın, göğsüne yaslanmasını sağladı.
Başımı arkama doğru çevirerek, deminden beri sevişmemize rağmen hala bana açıklıkla bakan sevgilime baktım.
Dudaklarımı aralayacaktım öpücük için lakin aniden içime giren sertlikle, midem hıçkırıyormuşum gibi kasılmıştı.
S: "Ahhhhh"
C: "Seungmin.. çıldıracağım çok güzel"
Boğuk sesiyle konuşarak durmadan içime vuruşlar yapıyordu. Asla yorlduğunu veya yorulacağını sanmıyordum.
O kadar hızlı bir şekilde kendisini bana doğru itiyordu ki, koluyla beni tutmasaydı, yatağa serilecektim saniyeler içinde.
Her içime girişinde çıkan yapış yapış sesler, yatağın iniltileri.. nefeslerimiz... her şey birbirine karışmış durumdaydı.
Ve Chan durmak yerine daha da hızlanıyordu. Çeneme sarılı olan parmaklarıyla orayı okşadığında, boşta kalan elimi onun elinin bileğine sardım ve oraya sıkıca tutundum.
Başımı yavaşça arkaya doğru itmiş ve onun omzuna yaslanmamı sağlamıştı. Böyle daha rahat olduğum için gözlerimi kapatarak onun hareketlerine inlemelerimle cevap verdim.
İçimdeki aletin seğirdiğini hissettiğimde onun da sona yaklaştığının farkındaydım. Sesli bir şekilde tamamen içimden çıkarak, tekrar içime girdiğinde karnımdaki yanma hissiyle gözlerimi açtım.
Chan, kasıklarını tamamen kalçama bastırmış bir şekilde tekrar rahim ağzına bastırmıştı kendisini. Ama bu sefer hissettiğim yanma hissi tamamen farklıydı.
Karnımın kasılması arttığında, hissettiğim garip duygularla başımı Chan'ın omzundan kaldırdım. Gözlerimin gri renge döndüğünü ve kurdumun içimde tamamen sakinleştiğini hissettim.
Aniden karnıma saplanan sancıyla, içimdeki aletin giderek şiştiğini ve rahim ağzıma baskı yaparak başının oraya sokulduğunu hissettim.
S: "AHHH HAYIR CHAN"
C: "Seungmin.."
Ben çığlık atarken, o da çaresizce ismimi fısıldamıştı. Milimetre bile açıklığı olmayan rahim ağzına sıkışan alet fazlasıyla canımı yakıyor ve oraya daha fazla sokulmak için daha da büyüyor, şişiyordu.
S: "Chan hayır düğüm olmaz hayır ahhh"
İkimizin de kontrolünde olacak bir şey değildi. Şu an onun da canının yandığını biliyordum ama önemli olan kendi tatlı canımdı.
S: "Chan acıyor ahh çok acıyor"
Karnımdaki kasılma yüzünden gözlerim dolduğunda, kendimi daha da sıktım. Bunu yapmam düğümün gerçekleşmesini geciktirdiği için ikimizin de canı daha çok acıyordu.
C: "Sakin ol"
Başımı hayır anlamında sallayarak kıpırdanmaya çalıştım ama Chan beni sıkıca tutuyordu. İki farklı türlerdik ve düğümlenmemiz imkansızdı. Bu nasıl gerçekleşmişti hiçbir fikrim yoktu. Şu an önemli olan hissettiğim acıydı.
Gözlerimden yaşlar aktığında, Chan düğümü hızlandırmak için biraz daha kendisini bana bastırmış ve içimde şişen aletinin başını rahmime göndermişti.
S: "Ahhhh acıyor çok ahhh"
C: "Özür dilerim.. özür dilerim"
Kendimi tekrar deli gibi kastığımda kollarım titriyordu. Bunu yapmamam için Chan, çeneme sarılı olan elinin işaret parmağını dudaklarımın arasına gönderdiğinde, kendimi kasmak yerine parmağı ısırdım.
Chan'ın canını yakmayı değil de kendi acımı dindirmeyi hedefliyordum sadece. Çünkü zaten yeterince büyük olan alet benim ölçülerimi zorluyordu ve şu an en hassas noktalarımda birleşme yaşıyordum.
Gözlerimden akan yaşlar teker teker Chan'ın eline damlıyordu. Biraz daha içimdeki alet rahmime doğru sokulduğunda, dudaklarımın arasındaki parmağı sertçe ısırdım.
Sonunda içimde hissettiğim sıcaklık ve rahatlamayla tüm sıvımı tekrar yatağa bırakmıştım. İçime yayılan Chan'ın sıcak menilerini çok ney hissediyordum.
Rahat bir şekilde nefes alarak başımı geriye doğru attım ve kendimi Chan'ın kollarının arasına bıraktım.
Bu halimi gören Chan, paniklemiş olacak ki aceleyle içimden çıkarak beni kucağına doğru çekti ve yüzüme gelen siyah tutamları alnımdan çekti.
C: "İyi misin?"
Başımı hayır anlamında salladım. Kesinlikle hala az önceki birkaç dakikalık acıyı tüm vücudumda hissediyordum. Bir kaplanla düğümlenmiştim ve bunun imkansızlığını tartamayacak durumdaydım.
Chan, dudaklarını şefkatli bir şekilde alnıma bastırdığında, gözlerimi huzurla kapatarak onun göğsüne biraz daha sokuldum.
S: "Chan.."
C: "Efendim güzelim, efendim birtanem"
Bana endişeyle seslendiğinde gözlerim tekrar dolmuştu. Hem sevişme sonrası üzerime çöken duygusallık hem de az önce hissettiğim yoğun acı yüzünden.
Gözlerimde biriken yaşlar akmaya başladığında, Chan aceleyle hepsini usul usul silmiş ve yüzümün her noktasına öpücükler bırakmıştı.
C: "Özür dilerim ben senin canını yakmak istemedim özür dilerim"
Başımı hayır anlamında sallayarak, ne kadar vücudumda güç kalmamış olsa da kollarımı kaldırarka boynuna sarıldım ve yüzümü boyun girintisine sakladım.
Düğüm bilerek yaptığımız bir şey değildi. Kesinlikle bizim elimizde değil, içgüdülerimizin ve türlerimizin neden olduğu bir şeydi.
S: "Karnım ağrıyor"
Dudaklarımı büzerek konuştuğumda, artık kendimi daha fazla tutamadığım için sessizce ağlamaya başladım.
Beni küçük bir bebekmişim gibi daha da sıkıca tutarak göğsüne bastırdığında ona sıkıca sarıldım. Karnımda hala kasılmalar ve ağrılar olduğu için mızmızlanmak istiyordum.
Chan'ın tek elinin sıcaklığını çıplak karnımda hissettiğimde başımı omzundan kaldırmadan bakışlarımı, karnımı okşayan kocaman ele indirdim.
Sıcacık avuç içiyle, yavaşça karnıma bastırarak yaptığı masaj tüm vücudumun gevşemesine, huzura kavuşmasına neden olmuştu.
Gözlerimi kapatarak, her okşayışında hafif hafif mırıldanmaya devam ettim. Karnımdaki, vücudumdaki tüm ağrılar geçiyor, kalbimdeki boşluk ve endişe hissi tamamen yok oluyordu.
Kesinlikle bunu yaptığım için pişman değildim. Tekrar yapmayı dört gözle bekliyordum aksine.
Vücudumdaki ağrılar azar azar beni terk ettiğinde başımı sevgilimin göğsünden kaldırarak elimi onun yanağına yasladım ve karnımda olan bakışlarını üzerime çektim.
Gülümseyerek bana yanağındaki gamzeleri gösterdiğinde benim de gülümsemem kocaman olmuştu.
S: "Birbirimizi asla bırakmayacağız bana söz ver"
Hiç beklemeden başını onaylar anlamda sallamış ve sözcükleri kullanmak yerine alnını alnıma bastırarak ikimizin de gözlerinin renk değiştirmesine neden olmuştu.
___________________
Ne olmuşkine 🙂
Çok kötüyüm, açıklama yok. Utnyrm
