İyi Okumalar 🦋
______________
Hyunjin dakikalar içinde omzunda uyuyan bebeğini uyandırmamaya özen göstererek dikkatli bir şekilde kolunu beline sardı ve dikkatlice yatağa uzattı omegasını.
Ağırlığı tek koluna verdiği için sırtına saplanan ani sancıyla yüzünü buruşturarak alt dudağını ısırdı. Hala serbest hareket edemiyordu ki bu fazlasıyla normaldi. İyileşmek için bir süre daha zamana ihtiyacı vardı.
Omegasını uyandırmadan rahat bir şekilde yatağa yatırdıktan sonra örtüyü iyice onun üzerine örterek sıcacık olmasından emin oldu.
Her ne kadar canı yanıyor olsa da ilk önce Felix'in rahat ettiğinden emin olduktan sonra dikkatli bir şekilde kendisi de yatağa yan uzanarak kolunu Felix'in beline sardı.
Bebeğine ve omegasına sıkıca sarılarak derin bir nefes aldı ve sırtındaki sancıyı umursamamaya çalışarak gözlerini huzurlu bir şekilde kapattı.
Lakin, dakikalar sonra odanın kapısı açıldığında, Hyunjin telaşlı bir şekilde gözlerini açarak kapıya doğru bakındı.
O gün, o okun Felix'i hedef alınarak atıldığını biliyordu. Bu yüzden içindeki korkular fazlasıyla büyümüştü.
Ama içeri giren kişinin bayan Lee olduğunu gördüğünde derin bir nefes alarak kolunu omegasının belinden uzaklaştırdı ve yatakta doğrulmaya çalıştı.
"Majesteleri rahatsız ediyorum özür dilerim"
Bayan Hyesu başını mahçup bir şekilde önüne eğerek konuştu. Felix'in uyanmamasına emin olmak için kapıyı çalmadan girmişti bu yüzden rahatsız hissediyordu.
H: "Sorun değil. Felix şimdi uyudu. Uyandığında haber veririm size"
Hyunjin Hyesu'nun Felix'i görmek için geldiğini sanarak bakışlarını mışıl mışıl uyuyan omegasına çevirerek cevap vermişti.
"Majesteleri sizinle konuşmak istiyorum"
Hyunjin kaşlarını çatarak eliyle yataktan destek aldı ve tamamen doğrularak yatakta oturdu.
"Sadece ikimizin olduğu bir yerde konuşursak daha iyi olur"
Alfa başını onaylar anlamda sallayarak derin bir nefes aldı. Her hareketinde vücuduna sıkıca sarılı olan sargı daha da canını yakıyordu ama buna dayanmaya çalışıyordu.
Dikkatli bir şekilde yataktan kalkmayı başararak elini sıkışan göğsüne bastırdı ve düzenli nefesler almaya çalıştı.
Kendini toparladığına emin olduğunda, yatakta uyuyan eşinin üzerini iyice örttüğünden emin oldu. İlk başta attığı her adım canını yakarken yavaş yavaş acıya alışır oldu.
Kapıyı açarak önce odadan Hyesu'nun çıkmasını beklemiş, sonra da kendisi odadan çıkmadan son kez yatakta uyuyan omegasını kontrol ederek odadan çıkmıştı.
Koridorun sonundaki balkonun cam kapısını açarak içeri geçti ve balkonda elleri önünde birleşik bir şekilde onu bekleyen kadının önünde dikildi.
Ayakta durma konusunda zorlanan alfa eliyle balkonun korkuluğuna tutunduğunda Bayan Lee daha fazla beklememesi gerektiğini anlamıştı.
Her ne kadar bunları anlatmak onun için zor olsa da yapmak zorundaydı.
"Felix.. Kral Jake'in oğlu"
Hyesu net bir şekilde kendisini açıklar açıklamaz dolu gözlerini sıkıca kapatarak başını önüne doğru eğdi.
H: "Tahmin etmiştim"
Alfa'nın kalın sesi gecenin sessizliğinde yankılanmıştı. Birçok farklı tepki beklemişti alfadan ama bunu duymayı beklememişti. Bu yüzden başını kaldırmadan fısıldadı sessizce.
"Nasıl..?"
H: "Sorduğumda kim olduğunu söylememeniz beni zaten şüphelendirmişti. Sonrasında Felix'in gücüne şahit olduğumda şüphelerim daha da büyüdü. Gücünün ana kaynağı buzdan geliyordu. Belindeki doğum izini de gördüm tabii ki. Kral Jake ve Kraliçe Mina'nın konseyde Felix'in öldürülmesini istemesi de şüphelerime cevap bulmama yardım etmişti."
Bayan Lee başını kaldırmadan onaylar analmda salladı ve derin bir nefes alarak devam etti. Her şeyi anlatmak istiyordu.
"Kraliçe Mina hamile olduğumu öğrendiğinde öldürülmemi istedi. Jake de çocuğunu taşımamı önemsemeyerek bunu onayladı..."
Hyesu başını kaldırarak, gecenin karanlığında parlayan dolu gözleri ile Prensin gözlerinin içine baktı.
"Glacien omegaları hamileyken güçlerini kullanmamalı. Kaçmak için gücümü kullanmak zorunda kaldım. Bu yüzden Felix'in doğum izi var"
Bayan Lee sustuğunda gece sessizliğe bürünüyordu. Alfa özellikle konuşmak istemiyordu, sadece kadının anlattıklarını dinlemek istiyordu. Bu yüzden omega sözlerine devam etti.
"Sylva krallığına, Glacien'e en uzak krallığa yerleştim. Sadece bebeğimle normal bir hayat yaşamak istediğimi anladıkları için öldürmediler beni. Ama Felix o gün orada kutsal ruha sahip omega seçildiğinde her şeyin tekrar zorlaşacağını anlamıştım..."
Gözlerinden usulca akan yaşları hemen silerek kendisini toparladı.
"O gün hedef Felix olmalıydı. Siz orada olmasaydınız hedefleri Felix'i ve bebeği öldürmekti, ya da beni korkutacak kadar yaralamak. Eğer beni korkutmayı başarırlarsa Felix'i de alıp kaçacağımı biliyorlardı."
Sonunda Alfa sessizliğini bozarak konuşmaya başladı.
H: "Hedefin Felix olduğu ortadaydı zaten. Siz şu ana kadar Felix'i koruyarak fazlasıyla üzerinize düşeni yaptınız. Bundan sonrası için endişelenmenize gerek yok."
Bayan Lee deminden beri güçlü tuttuğu omuzlarını düşürerek ellerini yüzüne bastırarak sessizce ağladı. Bunu duymaya o kadar ihtiyacı vardı ki. Artık bebeğinin güvende olduğunu iliklerine kadar hissetmek onu rahatlatmıştı. Bundandı göz yaşları.
H: "Doğuma kadar hiçbir şey bilmiyormuş gibi davranmaya devam edelim. Sonrasında sizden son bir şey daha isteyeceğim..."
...
Omega yatakta belinde hissettiği ağrı yüzünden yan dönerek gerindi. Sabah olduğunun farkındaydı ama gözlerini açmak istemiyordu. Biraz daha uyumak istiyordu.
Uzun süre uykusuz kaldığı için aldığı uyku ona yeterli gelmiyordu. Büyüyen bebeği de aynı pozisyonda uzun süre kaldığı zaman beline ağırlık yüklüyordu.
Bu yüzden rahatsız olan sarışın sinirli bir şekilde gözlerini kırpıştırarak açtı. Ama tüm siniri saniyesinde alfasıyla gözgöze gelmesiyle uçup gitmişti.
Parlak dudaklarını kıvırarak gülümsediğinde alfası da gülümseyerek yeni uyanmış eşine yaklaştı ve burnunu onun burnuna sürttü.
H: "Günaydın çiçeğim"
F: "Günaydın alfam"
Felix kocaman gülümseyerek kollarını alfasının boynuna sararak ona sıkıca sarıldı ama anında aklına dolan gerçeklerle panik bir şekilde kollarını alfasından uzaklaştırdı.
F: "Canın yandı mı? Çok mı sıkı sarıldım"
Hyunjin gülümseyerek kollarını dikkatli bir şekilde Felix'in beline sardı ve minik göbüşün izin verdiği kadarıyla omegasını kendisine doğru çekerek ona sıkıca sarıldı.
H: "Senin dokunuşların canımı acıtmıyor güzelim. Aksine iyileştiriyor beni"
Omega duydukları yüzünden kızaran yanaklarını saklamak adına hemen alfasına geri sarılarak yüzünü onun boynuna gömdü ve eşinin kokusunu ciğerlerine çekerek derin bir nefes aldı.
F: "Seni çok seviyorum Hyunjin"
Alfa, omegasının sırtına sarılı olan kollarını daha da sıkılaştırarak eşinin ağrıyan belini eliyle yumuşak bir şekilde okşadı ve sarı tutamların arasına sesli bir öpücük bıraktı.
H: "Ben de seni çok seviyorum çiçeğim. Ama.."
Felix tam eşinin boyun girintisine saklanmış sinsi sinsi gülümserken duyduğu "ama" yüzünden kaşlarını çatarak başını Hyunjin'in boynundan uzaklaştırdı ve sinirli bir şekilde baktı yüzüne.
F: "Ama?"
Hyunjin oyuncu bir şekilde yüzünü buruşturarak alnını eşinin alınına yasladı usulca.
H: "Ama çok fazla ağrım var. Omegam aşk öpücüğü vermezse geçmeyecekmiş"
Felix rahat bir nefes alarak minik kıkırtılar eşliğinde gülümsedi ve daha fazla zaman kaybetmeden önce Hyunjin'in yumuşak yanağına sesli bir öpücük bıraktı.
Hemen sonrasında ise kiraz dudaklarını, alfasının dolgun dudaklarına bastırdı. Dudakları birbiriyle buluştuğunda ikilinin de kurtları huzurlu bir şekilde sakinleştiler.
İkisi de birbirinin iyi olduğunu biliyordu ve zor geçen birkaç günün ardından yine birbirlerinin koynundalardı.
Hyunjin daha fazla tatlı dudakların özlemine dayanamayarak dudaklarını araladı ve başını yana doğru eğerek alan açtı ve Felix'in dolgun alt dudağını kendi dudakları arasına aldı.
Tek kişilik yatakta vücutları içiçer geçmiş bir şekilde sarılmaları yetmezmiş gibi dudakları da içiçe geçmişti. Felix Hyunjin'in hızlı hareketlerine ayak uydurarak eşinin üst dudağını emmeye çalışıyordu.
İkisinin de özlemi dudaklarından akıp gidiyordu. Hyunjin alt dudağı sesli bir şekilde bırakıp üst dudağa geçtiğinde Felix karnında hissettiği sızıyla yüzünü buruşturarak nefes nefese bir şekilde geri çekildi.
H: "Canın mı yandı güzelim?"
Felix dudaklarını büzerek başını onaylar anlamda salladı ve elini karnına bastırarak başını alfasının göğsünde dinletti.
F: "Miniğimizin hareketleri artık o kadar da minik değil"
_______________
Çocuk doğsa da kız mı erkek mi görsek artık yetooo

