İyi Okumalar 🦋
______________
Sabahın ışıkları İgnis Krallığı'nın eğitim alanına altın gibi dökülmüş, her yeri parlatarak aydınlatmıştı. Günler hızlı geçiyordu ve bu geçen günler sayesinde Felix saraya ve yeni hayatına daha çok alışıyordu.
En önemlisi de Hyunjin'in yanında olmaya ve onun hayatına ayak uydurmaya fazlasıyla alışmıştı. Sabah erkenden kahvaltı saatlerine yetişemeyen omega şimdi tamamen uyum sağlamıştı.
Sabahları erken kalkar, kraliyet ailesiyle kahvaltı yapar ve gün içinde alfasını yaptığı her işte takip ederdi. Hyunjin de sarışın bebeğinin yanında olmasına alışmıştı.
Zorlu hayatı şimdi daha yaşanılası ve eğlenceliydi. Her defasında yorulduğunda eşinin suratına bakıyor, ondan kaçamak öpücükler çalıyordu.
Bugün havanın serinliğine rağmen toprağın üzerinde yükselen sıcak enerji, her hareketle birlikte çevreye yayılıyordu. Sanki hava ne kadar soğuk olursa olsun İgnis krallığının kendine özgün yakıcı, ama sadece kalpte hissedilen bir sıcaklığı vardı.
Kılıç sesleri, komutlar, ayak sesleri... Her şey düzenli bir uyum içinde ilerliyordu. Bugün de ilk iş olarak Omega, eğitim alanında olan eşini izlemeye gelmişti. Hyunjin zaten güçlerini kontrol edebilme konusunda başarılı olduğu için sadece bazen eğitim alıyordu.
Felix, eğitim alanının gölgelik kısmında, taş bir oturağa oturmuştu sessizce. Üzerinde hafif bir ceket, dizlerini karnına çekmiş, gözlerini karşısında dönen gösteriye dikmişti. Yapılan her harekette kendisi heyecanlanıyor minik kalbi hızlıca atıyordu.
Hyunjin, eğitim kıyafetleri içinde, saçlarını geriye toplamıştı. Sırtındaki uzun kılıç, onun her hareketinde güneş gibi parlıyordu. Eğitim alanının merkezindeydi. Karşısında, yaşlı ama hala çevik olan usta savaşçı Dong duruyordu.
Kendisi krallığın en deneyimli eğitmenlerinden biriydi. Bazen gücünü kontrol etmekte fazlasıyla kötü olan omegalara özel eğitimler verse de asıl işi kraliyet üyelerinin eğitimiydi.
Hyunjin kılıcını çekerken çevresinde ince bir kızıl parıltı yükseldi. Alev, onunla bütünleşmişti. Her hamlede, kılıcının çevresinde dönen ateş zarif ama yıkıcı gözüküyordu. Felix'in gözleri büyümüş, hayranlıkla izliyordu eşini. O alevler, Hyunjin'in gücü, kontrolü, kıvrak hareketleri. Ona her seferinde daha da hayran oluyordu.
İlk başta sadece ısınma amaçlı olan hareketler zaman geçtikçe daha da hareketli olmaya başlıyordu. Arenadaki ikiliyi izleyen omega ise sanki o gergin ortamda kendisi varmış gibi dudaklarını ısırarak izliyordu.
Alevlere bürünmüş kılıçlar onun için o kadar korkunç gözüküyordu ki. Sanki her an o kılıçlar alfasına zarar verecekmiş gibi hissediyordu.
Usta Dong'un yaşına rağmen yaptığı çevik hareketleri Hyunjin'i zorluyor, alfanın bir saniye bile nefeslenmesine izin vermiyordu.
Hyunjin'e sanki zaman tanıyormuş gibi yapan usta kılıcını kol hizasında kaldırarak, öğrencisinin, prensin yüzüne baktı.
Ama sonra...
Usta Dong birden bire ileri atıldı. Hareketi öyle kıvrak, öyle aniydi ki kimsenin gözü takip edemezdi. Tam o anda Felix'in içgüdüleri çığlık attı.
Usta Dong, Prens'e her an hazır olmasını öğretmek adına ona boşluk vermiş ve o boşlukta onun hazırlıksız halini yakalamaya çalışmıştı.
Bu tehlikeli hareket ise onları uzaktan izleyen omega'nın kontrolden çıkan güçlerini tetikleyen ilk adım olmuştu.
Tabii ki o an Dong'un kılıcı Hyunjin'in savunmasından hızlı davranmıştı. Tam Hyunjin karşılık veremeyecekmiş gibi göründüğü anda Felix'in kalbi sıkıştı.
F: "Hyunjin!"
Küçük beden titreyen dizleriyle bir hışımda ayağa kalkarak çığlık attı. O alevlerle yanan kılıcın alfasının göğsüne ineceğine o kadar emindi ki kalbi patlamak, kurdu kontrolden çıkmak üzereydi.
Tam o an, Felix'in çığlığıyla birlikte bir şey patladı sanki. Ama gözle görülür bir patlamadan ziyade dalgalanmayla hissedilen bir şeydi.
Felix'ten çıkan güç, neredeyse görünmez bir dalga gibi yayıldı. Toprak hafifçe titredi. Usta Dong'un bedeni, görünmeyen bir kuvvetle sarsıldı.
Yıllardır ona eşlik eden kılıcı elinden fırladı ve adam ağır bir şekilde birkaç metre geriye savruldu. Sırtüstü yere çarparken alanın etrafındaki diğer muhafızlar refleksle geriye çekildi.
Her şey birkaç saniyede olmuştu. Ve koca arenanın ortadasında tek bir kişi ayakta kalmıştı: Hyunjin.
Felix'in elleri yaptığı hatanın farkındalığıyla havadaydı. Gözleri hala büyümüş, nefesi hızlanmıştı. Gücün çıkış noktası ondan gelmişti. Bedeninden çıkan o dalga... kontrolsüzdü. Ve istemsizdi.
Yaptığı şeyin sorumlusunun kendisi olduğuna emindi ama bunu isteyerek veya bilinçli bir şekilde yapmamıştı. Başı dönüyor, dizleri sevdiğine zarar gelmesinin korkusuyla titriyordu.
Hala hissettiği gücün ağırlığıyla şokta olan Hyunjin hemen kılıcını bırakıp kenarda duran omegasına koştu.
H: "Felix!"
Felix ona taraf koşan Hyunjin'i gördüğünde geriye birkaç adım attı. Başı öyle dönüyordu ki, bir anda tüm gücü tükenmişti sanki. Ellerine baktı. Nefesi hala düzensizdi.
F: "Ben... ben istemedim... Hyunjin, ben"
Hyunjin küçüğünün şokta olduğunu anladığı için koşmayı durdurarak yavaşça ona yaklaştı. Ellerini uzattı dokunmadı ama yavaş yavaş daha da yaklaştı eşine.
H: "Sakin ol. Kimse zarar görmedi, tamam mı?"
Felix başını iki yana salladı. Gözlerinde korku, şaşkınlık ve pişmanlık karışmıştı. Gözyaşları usulca yanaklarından aktığında dudaklarından küçük bir hıçkırık kaçtı.
F: "Hyunjin ben sana bir şey olacak sandım.. ben korktum sen yaralanacaksın diye çok korktum"
Hyunjin başını anladığı anlamında sallayarak bir adım daha attı. Titreyen bedenin yorgun düştüğünün farkındaydı. Bu yüzden elinden geldiğince onu sakinleştirmeye çalışıyordu.
H: "Çünkü bu senin içgüdün, Felix. Korumak istedin. Bu senin hatan değil."
Felix daha fazla ayakta duramayarak dizlerinin üzerine çöktü. Elleri titriyordu, gözleri kararıyordu, sanki midesine tekmeler yiyordu.
F: "Ama tehlikeliyim. Ya birine gerçekten zarar verirsem?"
Hyunjin onun önüne diz çöktü. Göz hizasına geldi. Parmaklarını nazikçe Felix'in titreyen ellerine doladı. Sonra küçüğüne daha da yaklaşarak tek kolunu onun beline sardı ve titreyen bedeni göğsüne çekti.
H: "Tehlikeli değilsin,"
dedi yumuşak ama kararlı bir sesle.
H: "Sen seviyorsun. Koruyorsun. Gücün senin yüreğin gibi davranıyor, duygularına cevap veriyor. Dünyamızı ayakta tutan çiçeklerin ismi neden kalp çiçeği biliyor musun?"
Eşinin göğsüne sokulup, karanfil kokusunu ciğerlerine çeken beden alfadan cevap bekler gibi kızarmış gözlerini onun gözlerine dikti.
H: "Çünkü kalp çiçeği, kalbimizde sakladığımız güçleri ortaya çıkarıyor güzelim. Kalbimizde kötülük varsa bu güçler bizi kötü birisi yapar. Ama senin kalbindeki sevgi beni koruma içgüdüsüyle dolu. Kimseye zarar vermedin sadece küçük bir yanlıştı"
Felix'in gözleri daha da doldu. Başını eğdi. Gerçekten çok korkmuştu Hyunjin'e zarar gelecek diye.
F: "Sana zarar gelirse dayanamam ki"
Küçük beden cümlesini bitirir bitirmez dudakları arasından hıçkırık kaçtı. Hyunjin, eşinin son zamanlarda yaşadığı değişikliklerin farkındaydı. Yaptığı hareket kimseye zarar verecek bir hareket değildi. Ama mühürlendiğinden beri dizginli olan güçleri tekrar kontrolden çıkmıştı. Tek sorun buydu.
Hyunjin ise bunun, Felix'in son zamanlardaki tutumsuz duygu değişimlerinden olduğunu biliyordu.
Alfa yavaşça başını eğdi ve omegasının alnına hafifçe bir öpücük kondurdu.
H: "Beyaz çiçeğim beni koruma içgüdüsüyle mi dolmuş"
Felix gözlerini kapattı. Aldığı öpücük o kadar rahatlatmıştı ki. Titreyen vücudu rahatlığa kavuşmuştu. Kalbi hala hızlı çarpıyordu ama bu sefer korkudan değil... Anlaşıldığını hissettiği için.
Bir süre ikisi de konuşmadı. Etraf sessizdi. Uzakta, usta Dong yerden kalkarken gülümsedi. Aldığı darbe sanki onu biri geriye itiyormuş gibiydi.
Güç korkutucuydu evet ama asla zarar verici değildi. Ve kutsal ruha sahip omega'nın güçlerini bu denli yakından görmek onu mutlu etmişti. Hayran duyulacak güçlere sahipti. Üstelik kontrol altına alınırsa dört krallığa bile diz çöktürebilirdi. Bazen ise dört krallığı yıkacak seviyeye bile gelebilirdi.
"Ama sevgiyle tutulan bir güç, asla yıkıcı değildir."
Diye fısıldadı uzakta sarılan ikiliyi izleyerek...
___________________
Merhaba Bluees’lerimm 🫶
Sana da merhaba, okurlarımdan bile daha çok yazdığım kitapların kölesi olan, attığım her bölümü ilk okuyup, yalayıp yutan, smut bölümlerini götünün suyuyla okuyup, bölüm sonuna yazdığım her cümleyi ezbere bilen ama en büyük antim olan kişi ☺️
Taslak bölümlerim bittiği için artık sık sık değil de, ne zaman yazarsam o zaman bölüm gelecek 🫶







