İçeriğe geç

The White Bloom (HyunLix Omegaverse)

Bölüm 12 · 13 dk okuma

The White Bloom (HyunLix Omegaverse)

Bölüm 12

{12} Zarif Çiçeğim

İyi Okumalar 🔥

_____________

H: "Felix?"

Ruh eşinin yeni uykudan uyanmış kalın ve derin sesini duymak omeganın vücudunu titretmişti. Kasıklarında hissettiği zevk yüzünden dolu gözlerini kaldırarak alttan alfasına baktı.

F: "Korkuyorum Hyunjin"

Hyunjin tek kolunu tekrar ince bele sıkıca sararak diğer eliyle Felix'in yüzüne dağılmış sarı tutamları okşayarak onun kulağının arkasına sıkıştırdı.

Yasemin kokusu o kadar yoğundu ki gözleri bile yaşarıyordu ama bu onu rahatsız etmek yerine daha da hoşuna gidiyordu.

H: "Mutfağa inip birilerini bulayım sana iyi gelecek çay yapsınlar. Korkmana gerek yok çiçeğim"

Hyunjin yataktan kalkmak için yeltendiğinde Felix ellerini onun pijamasının göğsüne sararak kıyafetini sıkıca tuttu. Tabii ki bu Hyunjin'in gitmesini engelleyecek kadar sert bir tutuş değildi ama alfa küçük elleri göğsünde hisseder etmez duraksadı hemen.

F: "Daha çok vardı ama niye oldu ki.."

Alfa, gülümseyerek göğsüne sıkıca tutunan eli kendi büyük elinin içine alarak kaldırdı ve dudaklarına bastırarak sıcak bir öpücük bıraktı.

H: "Ruh eşini bulduğun için kurdun böyle davranıyor güzelim"

F: "O zaman gitme"

Hyunjin elinin içinde hafifçe titreyen ele bir öpücük daha bırakarak ona bakan surata yaklaştı ve alnına küçük bir öpücük bıraktı.

H: "Gitmiyorum ilaç bulup geleceğim"

Felix, elini Hyunjin'in elinden çekerek iki kolunu da sıkıca alfasının beline sardı ve tekrar göğsüne sokularak alt vücutlarını olabildiğince yaklaştırdı.

F: "Kızgınlıktayken hamile kalmam daha kolay olmaz mı?"

Konuşmadan önce alnını Hyunjin'in göğsüne bastırarak ondan güç almak istercesine konuştu.

Hyunjin parmaklarını göğsüne saklanan bedenin çenesine sararak başını kaldırmasını ve gözgöze gelmelerini sağladı.

H: "Bunu mecbur kaldığın için değil istediğin için yapmak istiyorum Felix. Kim ne derse desin bu konuda seni sıkıştırmalarına izin vermeyeceğim"

Felix'in gözleri zaten dolu doluydu biraz da Hyunjin'den destek almak onu daha da duygulandırıyordu. Ama ne yazık ki uzun süre duygulanacak durumda da değildi.

F: "Kral haklı Hyunjin. Güçlerini keşfedemeyen onlarca omega kaldı benim yüzümden. Ve bu böyle devam ederse sayıları daha da artacak. Belki çiçekler gitti diye içimizde bizi yaşatan güçler de kaybolacak.. belki de.."

Omega cümlesini bitiremeden kasıklarında hissettiği sızı yüzünden alt tarafını istekle alfasına bastırdı.

Temas ettiği şişlik her seferinde daha da büyüyordu. Utandığı için daha fazla Hyunjin'in yüzüne bakmayarak yüzünü onun boyun girintisine gömerek sıcak nefesini alfanın boynuna bıraktı.

F: "Hem ben istiyorum Hyunjin. Belki bebek konusu beni hala korkutuyor ama seni istiyorum"

Hyunjin bedenini yatağa bıraktı rahatça. Çünkü artık gidemeyeceğini biliyordu. Felix'in sırtında duran elini onun vücudunun üzerinde gezindirerek aşağı doğru indirdi.

Kemikli parmaklarını omeganın dolgun kalçasına bastırarak onu kendisine daha da yaklaştırdı. Omega'nın dudaklarından çıkan sıcak inleme alfanın boyun girintisinde kayboluyordu.

H: "Hiçbir şeyin seni korkutmasına izin vermeyeceğim Felix. Hep yanında olacağım"

Felix, dudaklarını karanfil kokusunun geldiği yer olan Hyunjin'in boynuna bastırarak biraz daha sokuldu ona. Tek istediği kızgınlığın verdiği duygular geçtikten sonra pişman hissetmemekti.

Kalçalarında duran el tekrar sırtına çıktığında daha Hyunjin'in dokunuşlarını hazmedemeden bir anda kendisini onun altında buldu.

Alfa, omegayı sırtından destekleyerek yatağa sırtüstü yasladı ve üzerinde yerini alarak onun şaşkın gözlerine baktı.

Heyecandan göğsünün kalkıp inme hızını kontrol edemeyen beden alt dudağını ısırarak ellerini üzerinde duran Hyunjin'in göğsüne bastırarak baktı ona. İçgüdüleri onu yönlendirse de ne yapacağını bilmiyordu.

F: "A-acıtma ama"

Hyunjin gülümseyerek alnını sarışının alnına yasladı ve çilli buruna öpücükler bıraktı.

H: "İncitmeyeceğim zarif çiçeğimi"

Alfa'sının huzurlu sesine kendisini kaptırarak gözlerini kapattı omega. Onun dudaklarından çıkan her kelimeye koşulsuz şartsız güvenebileceğini biliyordu.

Hyunjin dudaklarını biçimli dudaklara bastırarak Felix'in sakinleşmesini bekledi. İkisinin de vücudunun sıcaklıkları dudaklarından başlayarak tüm vücutlarına yayılmaya başladı.

Alfa dudaklarını aralayarak dolgun alt dudağı kendi dudakları arasına aldı ve ilk seferkinin aksine sakin olmayacak bir şekilde emmeye başladı.

Omega'nın tatlı kokusu yetmezmiş gibi şimdi de tatlı dudaklarının tadı da ağzında eriyordu. Felix istekle Hyunjin'in üst dudağını emmeye başladı.

Alfa, omeganın rahatladığını hissettiğinde hareketlerini biraz daha ileriye taşımak adına önce alt dudaktan ayrılıp üst dudağa geçti, sıcak, uzun, kemikli parmaklarını usulca pijamanın altından geçirerek daha göremediği vücudu dokunuşlarıyla keşfe çıktı.

Parmakları yumuşak ten üzerinde gezinirken dudak hareketleri daha da sertleşti. Teni o kadar pürüzsüz ve yumuşak hissettiriyordu ki sadece dokunuşlarıyla alt tarafları zorlanmaya başlamıştı.

Öpücük sesleri odayı daha fazla doldurduğunda parmaklarını daha da yukarı kaldırdı. Felix'in göğsüne yaklaştırdığında küçük bedenin altında titrediğini hissetti.

Hareketlerini durdurmayarak parmak uçlarını zevkten dikleşmiş göğüs uçlarına bastırarak omegasının ağzına inlemesini sağladı.

Hyunjin, dolgun dudaklardan sesli bir şekilde uzaklaşarak alnını Felix'in alnına yasladı ikisinin de nefeslenmeye ihtitacı vardı.

Lakin Felix bu konuda sabırlı kalabilecek durumda değildi. Vücudundaki sıcaklık daha da artıyordu. Kasıklarındaki garip his ıslanmasına, deliğinin kasılmasına neden oluyordu. Sabırsızca daha fazlasını istiyordu.

İnce kollarını kaldırarak Hyunjin'in boynuna sardı ve başını yastıktan havalandırarak kızaran dudaklara doğru uzandı tekrar.

Hyunjin memnun bir şekilde dudaklarını aralayarak küçüğünün öpücüklerine karşılık verdi. Dudakları durmadan kıpırdadığında dilini de araya sokarak Felix'in sıcak ağzına gönderdi ve onun her zerresini hissetmek adına gezindi ağzında.

Omega durmadan küçük iniltilerini alfasının ağzına bıraktığı için onu da çileden çıkarmıştı. Sesli bir şekilde dudaklardan uzaklaşarak omega'nın pijamasını tek seferde onun üzerinden çıkardı. Öyle ki Felix'in vücudunu kaldırmasına bile gerek kalmamıştı.

Nefes nefese bir şekilde elinde tuttuğu pijamayı kenara fırlattığında ıslak dudaklarını diliyle yaladı. Bir saniye bile gözlerini kırpmıyor, açlıkla bakıyordu önündeki vücuda.

Felix her şeyiyle, güzelliği, zarif vücudyla tam gerçek bir Tanrıçaydı.

Hyunjin'in bakışları yüzünden kızaran beden gözlerini kaçırdı. Ama bunun daha başlangıç olduğunun farkında değildi.

Alfa ellerini omega'nın iki yanına yaslayarak onun üzerine doğru eğildi ve diliyle ıslattığı dudaklarını altındaki bedenin bel oyuntusuna bastırdı.

Oda karanlık olduğu için omega'nın zarif vücudundaki doğum lekesine benzer izi görmüş ama ne olduğunu tam anlayamamıştı. Anın getirdiği duygularla şu an üzerinde durmaya da çalışmadı.

Sıcak dudakları çıplak vücudunda hisseden Felix kendisini yatağa daha çok bastırarak başını telaşlı bir şekilde kaldırarak yüzü beline gömülü olan Hyunjin'e baktı.

Alfa'nın öpücükleri sesli ve daha sıcak olmaya başladığında ne yapacağını şaşıran küçük beden ellerini alfa'nın saçlarına sardı ve parmaklarını tutamların arasına geçirdi.

F: "Hyunjin.. mmhh"

Hyunjin ıslak öpücükleriyle önce Felix'in karnına sonra daha da yukarılara doğru çıktı. Dudaklarını bir saniye bile zarif tenden ayırmıyordu.

Öpücükleri Felix'in göğsüne çıktığında, sarışın olan parmaklarını sıkılaştırarak sıkıca tutundu siyah tutamlara.

Göğüsünü Hyunjin'in sıcak ağzının içinde hissettiğinde başını geriye doğru atarak sırtını havalandırdı.

Kızgınlıkta olduğu için vücudu daha hassastı ve ilk kez aldığı bu haz onu kıvrandırıyordu.

Alfa, dilini dikleşmiş göğüs ucuna bastırarak son kez sesli bir şekilde emerek ayrıldı ve diğer göğüs ucuna doğru yöneldi. Kendisini o kadar kaptırmıştı ki küçüğünü ne denli kıvrandırdığından haberi dahi yoktu.

F: "Ahhh Hyunjin"

Felix'in inlemesi Hyunjin'in kulaklarına adeta bir melodi gibi doluyordu. Dikleşmiş göğüs ucunu ağzında ıslatırken yataktan destek alan tek elini usulca Felix'in pijamasının beline sardı.

Uzun parmaklarını yavaşça içeri doğru indirdiğinde dudaklarını da omega'nın göğsünden boynuna çıkardı ve sıcacık dudaklarını küçüğünün mühür yerine bastırdı.

Felix hissettiği temas yüzünden duraksayarak gözlerini kapattı, öpücüğü daha net hissetmek istercesine. Hyunjin de onun isteğini gerçekleştirmek adına tekrar bastırdı dudaklarını ruh eşinin mühür yerine.

Orada hissettiği sıcak dokunuş, alfasından gelen öpücükler sarışının içindeki tüm korkuyu, endişeyi, pişmanlığı söküp almıştı.

Hala Hyunjin'in saçlarına sarılı olan ellerini sıkılaştırarak alfasının başını biraz daha gömdü boynuna. O dudakların oradan ayrılmasını hiç istemiyordu.

Ama Hyunjin'in parmakları yavaşça Felix'i çıplak bırakmaya yöneldiği için bu sakinlik pek uzun sürmedi.

Alfa, yüzünü omeganın boynundan uzaklaştırarak alnını onun alnına yasladı ve parlayan gözlere baktı izin almak istercesine.

Felix ise şu an hiçbir şeyi umursayacak durumda değildi. Tek istediği kasıklarındaki zevk sızlamasının daha da şiddetlenmesiydi.

Kollarını usulca alfanın boynuna dolayarak ona sıkıca tutundu. Daha fazlası için hiç bu kadar hazır hissetmemişti. Hyunjin'in olmak onu fazlasıyla heyecanlandırıyordu.

Alfa'nın boynundan destek alarak yaramaz bir şekilde kalçasını havalandırarak ön tarafını üzerindeki bedenin şişmiş ön tarafına bastırdı.

Hyunjin'in sertleşmiş şişliğini kasıklarında hissettiğinde gözlerini kapatarak tatlı bir şekilde mırıldandı. Ona sürtünürken bile fazlasıyla zevk alıyordu. İlerisini düşünemiyordu bile.

H: "Birileri yatakta da yaramaz sanırım"

Omegasının zevkle ona sürtünmesi alfa için en iyi onay alma şekliydi. Tuttuğu pijamayı tek seferde indirerek altındaki bedeni tamamiyle çıplak bıraktı.

Felix'in utançla bacaklarını birbirine bastırmasına izin vermeyerek iki elini de küçüğünün dizlerine yaslayarak zarif bacakları aralayarak orada yerini aldı.

Felix'in gözlerinin içine bakarak pijama üstünü çıkarıp kendi kaslı vücudunu da gözler önüne serdi.

Kendi durumuna utanmayı bırakan sarışın boncuk gözleriyle süzdü üzerindeki kusursuz bedeni. Teni, kasları parlıyordu.

Tek elini Hyunjin'in boynundan uzaklaştırarak üzerindeki alfasının kaslı kollarının üzerinde gezindirdi ve küçük elini indirerek karın kaslarını okşadı.

Sanki dokunmazsa gerçek olduğuna inanamayacak gibiydi. Hyunjin'in bedeni fazlasıyla mükemmeldi. Tam bir prens vücudu gibiydi.

Hyunjin bakışlarıyla üzerinde gezinen küçük dokunuşları izlemeyi bırakarak keskin gözlerini omegasının gözlerine çıkardı.

Felix ise Hyunjin'in gözlerine bakamayacak kadar meşguldü. Alt dudağını ısırarak okşadığı, karın, kol, göğüs kaslarına bakıyordu. Ruh eşinin çıplak vücudunu süzmek onun bedenini daha da yakıyor, sıcaktan titretiyordu.

Alfa, küçüğünün üzerinde bıraktığı etkiden memnun bir şekilde gülümseyerek çıplak vücudunda kıvrılarak gezinen zarif eli kendi eli arasına alarak hareketlere yön verdi.

Felix birleşik olan ellerinden gözlerini çekmezken Hyunjin sıkıca tuttuğu küçük eli alt taraflara doğru indirdi.

Anlamaz bir şekilde bakan beden kesinlikle neyin gelecek olduğundan habersizdi. Alfa, omegasının elini yavaşça kendi pijamasının içine doğru gönderdiğinde sonunda sarışın olan gözlerini sonuna kadar açarak alfasına baktı.

Alfa, omega'nın elini kendi karnına kadar uzanmış olan penisinin başına sardıktan sonra elini çekerek biraz daha abandı altındaki bedenin üzerine doğru.

Felix, sadece başını sardığı büyüklükle, gözlerini irice açmış Hyunjin'e bakıyordu. Korkması gerekiyordu, ki azıcık korkuyordu ama kızgınlık yüzünden azgınlık hissi daha ağır basıyordu.

Uzun beden sırıtarak elini pürüzsüz bacakların üzerine gezindirdi. Önce yumuşak teni okşadı sonra iki bacağı da tutarak kaldırıp beline sardı.

Hala korkak bir şekilde Hyunjin'in aletinin başını tutan beden ona ayak uydurarak bacaklarını sıkıca sardı alfasının beline.

Alfa, tek elini omega'nın kalçasına indirirken diğer elini omega'nın başının altındaki yastığın üzerine yasladı.

H: "Acırsa duracağım korkma güzelim"

Felix başını usulca evet anlamında sallayarak tek koluyla daha da sıkı sarıldı eşinin boynuna.

Hyunjin'in parmaklarının sıcaklığını, kasılan deliğinde hissettiğinde nefesini tutarak gözlerini sıkıca kapattı. Deminden beri Hyunjin'e sürtündüğü için fazlasıyla ıslaktı.

Alfa, parmağını buluşturduğu ıslaklıktan memnun olarak işaret parmağını yavaşça kasılan deliğe bastırdı ve içeri gönderdi.

Çatık kaşlarından omegasının zorlandığını biliyordu. Parmağını ileri geri hareket ettirirken eğildi ve sarı tutamlara birkaç öpücük bıraktı.

Her hareketinde penisinin başını saran el daha da sıkılaşıyordu ki bu da alfanın sabrını tüketmişti. Bu yüzden daha fazla beklemeyerek orta parmağını da diğer parmağının yanına ekledi.

F: "Ahhhh"

Felix'in çığlıktan farksız olmayan inlemesi odayı doldurduğunda Hyunjin eğilerek titreyen dudaklara küçük bir öpücük bıraktı.

Penisini saran küçük el durmadan oradaki varlığını belli etmek istercesine hareketleniyor bazen aşağılara iniyor bazen de daha sıkı sarıyordu aleti. Omega'nın bilinçsiz bir şekilde yaptığı bu hareket alfanın daha da sertleşmesine neden oluyordu.

Kızgınlıkta olduğu için Felix, Hyunjin'in hareketlerine daha çabuk alışmıştı. Bu yüzden acıyı çok değil de zevki daha hızlı hissediyordu.

Alfa, öpücüklerini güzel surata kondurmayı durdurmayarak parmaklarını makas gibi açarak daha da genişletti sıcak darlığı kendisi için.

F: "Hyunjin daha derine lütfen"

Felix, gözlerini kısıkça açarak muhtaç ses tonuyla seslendi Hyunjin'e. Hyunjin'in parmakları ona yeterli gelmiyordu. Daha derininde baskıları hissetmek istiyordu. Karnındaki sızının geçmesini, vücudunun rahatlamasını istiyordu.

Alfa, gülümseyerek son kez omegasnın alnına sesli bir öpücük bıraktı ve parmaklarını sıcak delikten uzaklaştırarak belindeki pijamayı tek seferde dizlerine kadar indirdi ve üzerindekilerden kurtuldu.

Felix'in eli, Hala Hyunjin'in penisinin başında yerini koruyordu. Uzun beden gülümseyerek sertliğini sarmaya çalışan ele baktı.

Felix'in sıvısıyla ıslanmış elini küçük elin üzerine sararak aletini sert bir şekilde tok ses çıkaracak şekilde çekiştirmeye başladı.

Böylece elindeki kaygan sıvı az da olsa penisinin etrafına yayılmıştı. Felix kırmızı yanaklarını saklamaya çalışırken Hyunjin hiç çekinmeden bakıyordu küçüğünün gözlerine.

Kendi eli ile birlikte Felix'in elini de aletinden uzaklaştırarak belindeki ince bacakları okşadı ve aletini onun için kasılan dar deliğe konumlandırdı.

Felix'in Hyunjin'in boynuna sarılı olan eli sıkılaştığında uzun beden onu sakinleştirmek isetcesine yavaşça karnını okşadı.

Penisinin başının temas ettiği dar delik durmadan onu içine almak için kasılıp gevşiyordu. Bu da alfa'nın resmen sabrını sınıyordu. Küçüğünün canını yakmamak içindi bu sabrı.

Aletini yavaşça dar deliğe ittiğinde altındaki küçük beden kıvranarak kendisini yatağa bastırdı.

F: "Hyunjin ahhhh ahh"

Alfasının altında kıvranan beden tek elini siyah tutamlara sararken diğer eli ile başının yanındaki kaslı kola tutundu.

Hyunjin aletini saran darlık yüzünden soğuk terler dökerken altındaki beden içine yavaşça giren büyüklük yüzünden kıvranıyor, durmadan inliyordu.

Alfa kendisini biraz daha darlığa doğru ittiğinde omega başının yanındaki kolu daha da sıkarak tırnaklarını onun derisine geçirdi.

F: "Hyunjin ahhmm d-dur"

Felix, başını geriye doğru atarak inlediğinde Hyunjin hareketlerini durdurarak diğer elini altındaki bedenin yanağına yasladı.

Felix'in üzerine doğru biraz daha eğilerek açıkta kalan boynuna öpücük bıraktı ve yumuşak yanağı okşamaya başladı.

H: "Geçecek çiçeğim"

F: "Çok acıyor Hyunjin"

Hyunjin, Felix'in yanaklarına doğru süzülen yaşları silerek alnını onun alnına yasladı. Küçüğünün isteği üzerine hareketlerini durdurmuştu ama bu daha da canını yakacaktı onun.

H: "İlk seferin olduğu için bir tanem. Birazdan geçecek güven bana"

Alfa, cümlesini bitirdikten sonra dudaklarını omeganın dudaklarına bastırdı ve aletini tek seferde dar duvarların içine gönderdi.

Felix'in inlemeleri, Hyunjin'in ağzının içinde dağılıp yok olurken büyük beden onu sıkıca saran sıcaklığın içinde durmadan kayıyordu.

Dolgun dudaklardan uzaklaşarak nefes nefese bir şekilde git gel yaparak altında sarsılan bedene baktı.

Koluna tutunan küçük el yerini koruyor, güç almak istercesine büyüğüne tutunuyordu.

Hyunjin kendisini geri çekerek Felix'in içine tek seferde gömüldü ve altındaki bedenin gözlerinin zevkle kaymasına neden oldu.

F: "Mmmhh"

Aldığı zevk dolu inlemeden anlamıştı omega'nın alıştığını. Küçük eller usulca boynuna dolandığında alfa gülümseyerek iki eliyle de yataktan sıkıca destek alarak hareketlerini hızlandırdı.

Giriş çıkışları kaygan sesler çıkarırken inlemeleri ve tenin tene çarpma selseri odanın duvarlarında yankılanıyordu durmadan.

Derinlerine vuruş yaptığı delik zevkle kasılıp Hyunjin'in aletini sıkıştırdığında uzun beden başını geriye doğru atarak boğuk çıkan sesiyle inledi.

İkisi de birbiri yüzünden terler içindeki kalmış, nefes nefese inliyorlardı.

Felix'in gücü tükenip, Hyunjin'in boynuna sarılı olan elleri yorgun bir şekilde oradan uzaklaştığında Hyunjin altındaki bedenin belini koluyla sararak onun daha fazla yatakta sarsılmasını durdurdu ve hareketlerini daha da sertleştirdi.

Dar delikten geri çekilerek kendisini sıcaklığa tek seferde gömdüğünde baskı yaptığı yumuşaklıkla gözlerini kapattı.

Altındaki bedenin bacakları bile titremeye başlamıştı. Baskı yaptığı noktanın omega'nın derinden inlemesine neden olduğunu görünce vuruşlarını daha da hızlandırarak o noktayı ezmeye devam etti.

Zevk aldığı kayganlıkla sona yaklaştığının farkındaydı. Tüm vücudu titreyen altındaki bedeni de rahatlatmak adına elini onun penisine indirdiğinde buna gerek kalmadan yaptığı sert vuruşla küçüğü boşalmıştı bile.

Dudaklarını yan bir şekilde kıvırarak gülümsedi ve dudaklarını Felix'in alnına yaslayarak harkerlerini hızlandırdı. Sona yaklaştığı için nefesleri tükenmek üzereydi. Bu anın bitmesini hiç istemiyordu.

Son kez kendisini geri çekip penisinin başını yumuşak dokuya temas edecek şekilde içeri gönderdiğinde fışkırarak boşaldı omegasının içine.

Nefeslerini düzene sokmaya çalışırken altındaki bedenin sarı tutamlarını okşadı usulca. Felix'in gökyüzü mavisi olan gözlerini gördüğünde gülümseyerek burnunu onun burnuna sürttü.

Kendi gözleri de kırmızının en güzel, en ateşli tonuna bürünmüştü.

Yumuşak tutamları okşamayı bırakarak altında yorgun bir şekilde yatan bedenin çenesine sardı parmaklarını. Onun başını yan çevirerek burnunu boynuna gömdü ve keskin beyaz yasemin kokusunu ciğerlerine çekti.

İlk önce burnunu bastırdı omegasının mühür yerine sonra sıcak dudaklarını bastırarak öpücük bıraktı.

Alfa dişleri kendisini belli ettiğinde ise ağzını açarak sivri dişlerini ince deriye geçirdi. Bu acıya hazır olmayan omega refleks olarak başını çekti ve alfa'nın dişlerinden uzaklaştı.

F: "Ahhh"

Felix'in acıdan kaçacağını hesaba katmamıştı Hyunjin. Panikleyerek elini sert bir şekilde Felix'in boynuna sararak onun kıpırdamasını durdurdu.

Mührün yarım kalamsına izin veremezdi. Öncesinde Felix'in kıpırdamasını önlemeliydi.

İkinci kez dişlerini ince deriye geçirdiğinde altındaki beden çığlık atarak kıvranmaktan başka bir şey yapamıyordu.

Felix'in canını yakmak onun kalbini parçalıyordu resmen. Mührün tamamlandığını hissettiğinde dikkatli bir şekilde kanattığı boyundan uzaklaştı.

Dudaklarını diş izleriyle dolu olan deriye bastırarak küçük öpücükler bıraktı ve alnını omegasının alnına yasladı.

H: "Özür dilerim, özür dilerim bebeğim. Hepsi benim hatam"

Dolu gözlerini daha fazla açık tutamayan beden kendisini yorgunluktan uykunun kollarına bıraktı.

Hyunjin ise yaptığı yanlıştan bin pişman bir şekilde yavaşça küçüğünün içinden çıkarak onu kolları arasına aldı.

Artık kalbinin derinlerinde hissettiği omeganın varlığından, Felix'in acılarının dindiğini anladığı için bir nevi olsa da rahatlamaya çalıştı...

Artık ruhları birbirine bağlanmıştı. Tam da olması gerektiği gibi.

________________

Normalde 23-30 bölümler arası smut yazarım erken yazmam (2ci bölümde smut yazmışlığım var) ama kitabın konusu buydu.

Ayrıca şunu söylemek isterim. İki eliyle bir sik doğrultamayan Hyunjin, bebeğimin boynunu parçaladı amk. Bir mührü bile doğru düzgün yapamadı. İş siki deliğe sokmak değil işte.

Bölüm sonu

35 yorum