İçeriğe geç

The void

Bölüm 4 · 4 dk okuma

The void

Bölüm 4

Robotinok pususu

### Bölüm 4: Robotinok Cehennemi ve Uçan Ada

**Robotinok Şehri**. Burası bağımsızlığını tamamen kaybetmiş, sivil robotların köleleştirildiği, tamamen Killdroidlerin acımasız ve soğuk egemenliği altına girmiş metal bir cehennemdi. Şehre zırhlı aracımızla adımımızı attığımız an acı gerçekle yüzleştik: Sokaklar o kadar doluydu, o kadar yoğun bir devriye vardı ki saklanacak tek bir güvenli köşe, bir gölge bile yoktu. Giriş yaptığımız an şehirdeki devasa ana kule alarm vermeye başladı, siren sesleri gökyüzünü inletti ve amansız bir saldırı başladı. Her binadan robotlar çıkıyordu.

MEGARTY: (Arabanın tavanını yumruklayıp ayağa kalkarak kükredi) Savaş zamanı beyler! Kimse beni durduramaz! Basık Tofaş yapmaya geldim!

Megarty bir an bile tereddüt etmeden arabadan atlayıp yüzlerce düşman robotunun tam ortasına bodoslama daldı; devasa cüssesiyle, o ağır motor kütlesiyle hepsini birer birer ezip kafalarını metal zeminlerde parçalamaya başladı. Ayaklarının altında demirler eziliyordu. Ancak bu vahşi dövüşün çıkardığı muazzam gürültü ve patlamalar, şehirdeki diğer tüm Killdroid hatlarını da başımıza topladı. Bir anda üstümüze binlerce robot çullandı, gökyüzü mermilerden görünmez oldu!

VOID: Blitz, sol kanadı tut! BJL, Megarty'nin arkasını akort et, yalnız kalmasın!

Void ve Blitz arkadan plazma tüfekleriyle düşmanları hat hat parçalarken, Megarty ve BJL ön safta robotları adeta yumruk manyağı yapıyordu. BJL döner tekmeleriyle droidlerin kafasını uçuruyordu. Fakat bitmiyorlardı; her birini öldürdüğümüzde, arkadaki hangarlardan daha fazlası geliyordu. En sonunda üzerimize ağır titanyum zırhlı ve devasa **Alfa Droidlerini** saldılar. Bunlar sıradan robotlara benzemiyordu, ellerinde devasa kalkanlar vardı.

Çatışma amansızdı, tam bir can pazarı dönüyordu. Megarty, Alfa robotların ağır plazma darbelerine karşı koyamadı ve sonunda zırhı delinerek yıkıldı, acı içinde yerde kıvranmaya başladı. Her yer motor yağına belenmişti. Hemen ardından BJL de gövdesinden aldığı ağır bir plazma mermisiyle geriye doğru savrulup vuruldu. Onları kurtarmaya çalışan Blitz de, ben de peş peşe yaralandık. Jet sistemlerim hasar aldı. En sonunda tüm ekip kan revan içinde yerdeydik, gafil avlanmıştık, hareket edemiyorduk. Alfa robotlar son darbeyi vurmak için silahlarını kafamıza doğrulttuğunda, her şeyin bittiğini, Caso'nun intikamını alamadığımı düşündüğüm o karanlık anda, Megarty motorunu son gücüyle, pistonlarını çatlatırcasına kükretti. Ağzından sızan gres yağını elinin tersiyle sildi ve devasa bir iradeyle zar zor ayağa kalktı. Gözlerindeki ışıklar delice, kıpkırmızı yanıyordu.

MEGARTY: Kimse beni alt edemez ulan! Ben Megarty'yim! Kafeslerin kralıyım! diye bağırdı tüm şehre karşı.

Bir anda o devasa pençeleriyle Alfa robotların üstüne atlayıp kalkanlarını kırdı, hepsini çiğneyip zırhlarını parçalayarak yere yıktı. Onun bu inanılmaz, pes etmeyen, ölümü göze alan direnişi hepimize umut oldu, sistemlerimize acil durum enerjisi pompaladı. Takım olarak son bir gayretle ayağa kalktık, acılarımızı unuttuk, ana işlemcilerimizi kapatıp sadece yok etmeye odaklandık ve önümüze gelen tüm lejyonu yok ettik. Sonunda... Koca şehri tek başımıza fethetmiş gibiydik. Ortalık hurda yığınından, kopmuş kollardan ve bacaklardan geçilmiyordu. Sessizlik çökmüştü.

Ama asıl hedefimiz tam karşımızda, bulutların üzerinde yükseliyordu. Kaptan Josh’u gerçekten kurtarmak istiyorsak, gökyüzüne uzanan o devasa İşkence Kulesi’ne, uçan adaya çıkmanın bir yolunu bulmalıydık. Ve orası hâlâ binlerce koruma ile doluydu.

VOID: Buraya kadar geldik beyler, döküldük ama başardık. Buradan sonra yukarıya bodoslama dalamayız, jetlerimiz hasarlı. Sert ve zekice bir stratejiyle ilerlememiz gerekiyor.

BLITZ: (Acıyla inleyerek omzundaki açık devreleri tuttu, kıvılcımlar çıkıyordu) Lan Void! Biz burada yaralıyız, sistemlerimiz çökme uyarısı veriyor ya hani? Stratejiyi, felsefeyi bırak da biraz yardım etsene lan! Kaynakla şuraları!

Hemen haklı olduğunu anladım, bencilce davranmıştım. Dahili kaynak makinemi yeniden çıkarttım ve arkadaşlarımın derin ya da küçük tüm yaralarını, kopan kablolarını tek tek profesyonelce kaynaklamaya başladım. Metal zemin çıkan kıvılcımlarla aydınlandı, dumanlar yükseldi. Herkesin yaraları kapanıp, sızıntılar durdurulup sistemleri stabilize olunca haritayı masanın üzerine açtım.

BJL: Plan ne Void? Yukarıya, o lavların arasındaki uçan adaya nasıl sızacağız? Orası koruma kaynıyor.

VOID: Galiba Kaptan Joshun olduğu yer şu Yukarıdaki kocaman lavlı Uçan ada olabilir. Az önce dövüşürken kaskımla yukarıyı taradım ve arkada Koskocaman bir açıklık ve kırık olduğunu gördüm. Güvenlik ağının dışında kalıyor. Planımız şu: Megarty bizi o kırığa doğru o güçlü kollarıyla tek tek fırlatacak. Sonra Blitz’in tırmanma teçhizatları, manyetik halatları ile hem kendimizi yukarı sabitleyeceğiz hem de Megarty’yi halatlarla yukarı çekeceğiz. Böylece içeri gizlice, radarlara yakalanmadan sızmış olacağız. İçerideki korumaları sessizce indirdikten sonra ise Kaptan Joshu kurtarıp kaçmak kalacak sadece. Plan bu.

Hepsi planı kabul ederek kafasını salladı ve vakit kaybetmeden işlemeye başladılar. Megarty o devasa torklu, modifiyeli kollarıyla ilk olarak Blitz’i gökyüzüne, adadaki o kırık açıklığa doğru tüm gücüyle fırlattı. Blitz havada süzülüp kırığa tutundu, yukarı ulaştı. Hemen ardından teçhizatlarını, manyetik halatlarını aşağıya sarkıttı ve geri kalan herkesi tek tek yukarı çekti. Megarty'yi çekerken halatlar koptu kopacaktı ama BJL ve ben yardıma yetiştik ve onu da içeri aldık. Arka kapıdan, havalandırma boşluklarından sessizce sızmıştık. Koridorda devriye gezen görevli kil drone'larını, nöbetçi robotları hiç ses çıkarmadan, arkalarından yaklaşarak tek tek indirerek ana merkeze ulaştık.

Ve koridorun sonunda oradaydı... Kaptan Josh, etrafı dönen bıçaklar ve sistem parçalayıcı kalkanlarla kaplı odanın ortasında kilitli bir şekilde duruyordu. Çok zayıf düşmüştü. Ama büyük bir sorunla karşılaştık: Kapının anahtarı ortada yoktu, şifreleme sistemi galaktik düzeydeydi ve saatim şifreyi kıramıyordu. Panik dalgası yayıldı.

VOID: Kahretsin! Şifre kırılamıyor, süre daralıyor! Ne yapacağız?

Sonrasında Blitz öne doğru adım attı, yüzünde kendinden emin bir sırıtış vardı.

BLITZ: Sakin olun beyler, heyecan yapmayın. Ben boşuna teçhizat ustası değilim. Aynı zamanda profesyonel, üst düzey bir çilingirimdir. Her kapıyı açarım.

BJL: (Şoke olmuş, büyülenmiş gözlerle Blitz’e bakarak ellerini iki yana açtı) Siz hem galerici hem çilingir nesiniz lan siz sülalecek Blitz?! Ne iş yapıyorsunuz, amacınız ne sizin?

BLITZ: (Elindeki özel yapım ince manyetik maymuncuk aletini kapının dijital paneline sokup kabloları kurcalarken güldü) Bizde sır derindir dostum, her sektöre sızmışızdır... Ama konuşmayı bırakın, odaklanmam lazım... Bekle, işte kapı açılıyor!

*(Klik... Tısss... BIIIIIP!)*

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.