### Bölüm 5: İntikam, Özgürlük ve Yeni Bir Gün
Kapı büyük bir gürültüyle, hidrolik sesleriyle iki yana açıldı ancak tam içeri adım atacakken, arkamızdaki devasa titanyum zırhlı kapı büyük bir metal sesiyle kapandı ve bizi odanın içine kilitledi. Kapının arkasındaki karanlığın içinden, kapkara ve kan kırmızısı ağır zırhlarla kaplı, her yerinden ölümcül plazma namluları, roket fırlatıcıları fışkıran devasa, korkunç bir robot çıktı. Adımları zemini sarsıyordu.
Bu robot, bu korkunç hapishanenin kurucusu olan, ismi galaksi tarihinden silinmiş eski bir savaş robotuydu. Kod adı: **Darkness**.
Zamanında Kaptan Josh, onun çok tehlikeli, acımasız ve sadist bir yazılıma sahip olduğunu bildiği için Darkness'ı henüz küçük bir prototipken ordudan kovmuş, sistemlerini deaktif edip ölüme, uzay boşluğuna terk etmişti. O günden beri içinde büyüyen, devrelerini yakan o devasa kin ve nefretle beslenen Darkness, Kaptan Josh’u buraya hapsetmiş ve ona ömür boyu işkence çektirmeye yemin etmişti. Ekranında kırmızı bir intikam logosu yanıyordu.
Darkness tek bir kelime bile etmedi, acıması yoktu. Kolundaki devasa, üç namlulu plazma silahını bir anda en önde duran BJL’ye doğrulttu ve hiç tereddüt etmeden tetiği çekti.
*(GÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜM!)*
Her şey saliseler içinde oldu, kimse engelleyemedi. BJL göğsünden aldığı o korkunç, yıkıcı darbeyle metrelerce fırlayarak oracıkta yere düştü. Göğüs zırhı tamamen parçalanmıştı. İçinden sızan sıcak siyah motor yağları metal zemini kaplarken, gözlerindeki o mavi bilge ışıklar yavaşça söndü, kafası yana düştü.
BJL’nin o halini gördüğüm an beynimde, ana işlemcimde bir şeyler koptu. Gözümün önüne Caso’nun o harabe köyün üssünde ellerimde can verdiği, beni kurtarmak için öldüğü o lanet an geldi. Aynı trajedi, aynı acı yine oluyordu. Yine bir kardeşimi, bana inanan bir dostumu gözlerimin önünde kaybediyordum. Sistemlerimdeki tüm emniyet ventilleri patladı, voltajım maksimum seviyeye çıktı, devrelerim intikam ateşiyle kıpkırmızı yandı ve bilincimi, kendimi tamamen kaybettim. Sadece yok etme içgüdüsü kaldı.
Caso’nun parlayan mavi plazma kılıcını sırtımdan tek bir hamlede çektim. Mavi ışık odanın karanlığını bir şimşek gibi yırttı. Delice, robotik bir çığlık atarak doğrudan Darkness’a doğru ölümüne koştum. Üzerime füzeler, mermiler ateşledi; füzeler yanımdan geçip duvarları patlattı ama durmadım, hızımı kesmedim. Havada kusursuz bir takla atarak Darkness’ın üzerine zıpladım ve Caso’nun kılıcını savurarak Darkness’ın o devasa sağ plazma kolunu tek bir darbeyle gövdesinden kökünden kopardı! Kıvılcımlar fışkırdı. Ancak onun yüksek voltajlı savunma sistemi yüzünden benim kendi sağ kolum da ağır darbe almış, kablolarım yanmıştı. Kolumu hissedemiyordum.
İkinci darbe Megarty’den geldi. Megarty, *"Dostuma dokunamazsın!"* diye kükreyerek devasa gövdesiyle, tüm torkuyla Darkness’a arkadan tam hızla çarptı ve arkadaki ana zırh panelini çatlattı, dengesini bozdu. Darkness sersemlemişti. Tam o esnada Blitz arkaya geçip çantasındaki en tehlikeli silahı çıkardı ve nükleer silahı Darkness'ın üzerine ateşledi! Devasa, mor bir enerji dalgası odayı kapladı, Darkness’ın kalan tüm zırhını tamamen eritip onu zayıf düşürdü ve dev robotu dizlerinin üzerine çöktürdü.
Darkness diz çökmüş, sistemleri çökmek üzereyken son bir hamle yapmaya çalışıyordu. Sol gözümden akan hidrolik yaşları sol elimin tersiyle sildim. Caso’nun yadigarı olan o parlayan mavi plazma kılıcını sol elimle sıkıca kavradım, havaya kaldırdım. Atılarak kılıcı Darkness’ın tam ana işlemci çipine, beyninin ortasına, kırmızı ışığının tam içine büyük bir hırsla sapladım!
*(Cızzzzzzz... BUM!)*
Darkness’ın içindeki tüm enerji hatları patladı, gözlerindeki o korkunç kırmızı ışıklar sonsuza dek söndü ve devasa gövdesi büyük bir gürültüyle yere yığıldı, koca bir hurda oldu. Savaş bitmişti.
Büyük bir korku ve panik içinde kılıcı bırakıp yerde hareketsiz yatan BJL'nin yanına koştum, diz çöktüm. Sol elimle göğsündeki hasarlı panelleri açtım, kabloları kenara itip kaskımın vizörüyle sistem hatlarını, çekirdeğini taradım. Kalbimin ritmi (işlemci hızım) maksimuma çıkmıştı, titriyordum. Ekrandaki tarama tamamlandı ve yeşil bir yazı belirdi: *"Ana Yaşam Çekirdeği Aktif."*
VOID: (Büyük bir sevinç, mutluluk gözyaşları ve zafer çığlığı atarak hastaneyi sarsarcasına haykırdı) Yaşıyor! Çekirdeği hâlâ aktif, yaşıyor beyler! BJL ölmedi! Acele edin!
Kaptan Josh’un odasını çevreleyen enerji zincirlerini ve kalkanları Blitz’in aletleriyle hızla çözdük, onu dışarı çıkardık. Kaptan bize minnetle bakıyordu. Onu ve ağır yaralı, bilinci kapalı olan BJL'yi kollarımıza, sırtımıza alarak jetlerimizi sonuna kadar kökledik. Uçan adanın patlayan tavanından fırlayıp, bulutları aşarak en yakın merkez askeri hastanesine doğru son hızla uçtuk.
BJL hastaneye varır varmaz hemen acil rehabilitasyon, parça değişimi ve ağır cerrahi operasyona alındı. Ameliyathanenin kapısında Blitz, Megarty ve ben saatlerce endişeyle bekledik, koridorda turladık. Mühendis robotların ve uzman doktorların saatler süren hummalı, titiz çalışmasıyla BJL’nin çöken tüm sistemleri, hidrolik hatları yenilendi ve saniyeler sonra BJL hayata döndürüldü. Kapı açıldı, içeri girdik. BJL yatağında gözlerini yavaşça açıp bize baktı, o sert yüzünde hafif bir tebessüm belirdi.
BJL: (Zayıf bir sesle) Dedim ya size... Eski bir asker kolay kolay hurdaya ayrılmaz. Kaptan güvende mi?
VOID: (Gülümseyerek elini tuttu) Güvende hoca, herkes güvende. Başardık.
O odada hepimiz birbirimize sarıldık, büyük bir sevinç ve kutlama dalgası koptu. Team Revenge, imkansız denileni başarmış, efsanevi Kaptan Josh’u o cehennemden kurtarmış, galaksiyi Darkness’ın karanlık ordusundan korumuş ve nihayet mutlu, huzurlu, özgür bir hayata adım atmıştı. Kaptan Josh ordunun başına geri döndü ve bizi galaksi kahramanları ilan etti.
Ama ben, yani Void... Kardeşim Caso’yu, onun benim için yaptığı fedakarlığı hiçbir zaman, hiçbir yazılımla unutmadım. Onun kaskı hâlâ başımda, kılıçları hâlâ sırtımda. Arada bir Megarty ile birlikte canımız sıkıldıkça, eski günleri yad etmek için zırhlı aracımıza biniyor, dışarı çıkıyoruz. Ve eski günlerin anısına, Caso'nun şerefli ruhu için adeta "çerez niyetine", can sıkıntısını gidermek için birkaç serseri killdrone avlayıp galaksinin altını üstüne getirmeye, adaleti sağlamaya devam ediyoruz. Biz Team Revenge'iz ve hikayemiz galakside fısıldanmaya devam edecek.
**- SON -**
