İçeriğe geç

THE RAVEN QUEEN

Bölüm 2 · 4 dk okuma

THE RAVEN QUEEN

Bölüm 2

2.BÖLÜM: KUZGUNLARIN GEMİSİ

⚓⚓

Deniz, acemileri affetmezdi.

The RAVEN QUEEN, Nassau Limanı'nı sessizce ardında bırakırken sabah güneşi denizin üzerine solgun bir ışık serpiyordu. Limandaki bağrışmalar, rom kokusu ve kalabalık giderek geride kalıyor, yerini yalnızca dalgaların gemi gövdesine vuran ritmik sesi alıyordu.

Evelyn, ya da artık herkesin bildiği adıyla Eli, güvertenin kenarında duruyor; ufukta giderek küçülen Nassau'yu izliyordu.

İçinden bir his, bir daha o limanı asla göremeyeceğini söylüyordu.

Belki de bu iyi bir şeydi.

Arkasında bırakacağı tek şey acıydı.

Tam düşüncelerine dalmışken sert bir ses güvertede yankılandı.

"Yeni gelenler!"

Evelyn irkilerek arkasını döndü.

Yardımcı kaptan Owen Frost, kollarını arkasında birleştirmiş hâlde onları süzüyordu. Buz mavisini andıran gözleri, sanki insanın içine kadar işliyordu.

"Eğer hâlâ gemide olduğunuzu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Şu an sadece denize düşmemiş yabancılarsınız."

Kimse tek kelime etmedi.

Owen yavaşça yürüyerek güvertedeki kalın halatların yanına geldi.

"Bir gemi kılıçla değil, halatla ayakta kalır."

Ayağının ucuyla kalın bir halatı yeni tayfaların önüne itti.

"Çifte kazık düğümü."

Üç kişi birbirine baktı.

İçlerinden biri hiç tereddüt etmeden diz çöktü ve düğümü attı.

Owen başını hafifçe salladı.

"Sıradaki."

İkinci tayfa da aynı düğümü başarıyla tamamladı.

Sıra Evelyn'e gelmişti. Evelyn üstünde ki yeni,pahalı kıyafetleri ve ne yapacağını bilemeyişi ile eğildi.

Kalbi hızlandı.

Halatı eline aldı.

Babasının demirhanesinde kızgın çeliği şekillendirmek kolaydı. Ama bu...

Bu bambaşka bir dünyaydı.

Halatı çevirdi, düğüm atmaya çalıştı.

Bir kez...Sonra bir kez daha...

İpler birbirine dolaştı.

Yan taraftan alaycı bir kahkaha yükseldi.

"Şuna bakın! Halat mı bağlıyor, düğün bohçası mı hazırlıyor belli değil.Birkaç tayfa kıkırdadı.Evelyn dişlerini sıktı.

Şuan kimseyle konuşmak istemiyordu. Buraya ait değildi ama olmak zorundaydı.

Bir kez daha denedi.

Bu kez düğüm oluşmuştu...

Ama yanlış.

Owen tek kelime etmeden eğildi, ayağıyla düğümü çözdü ve doğruldu. AYAĞIYLA DÜĞÜMÜ ÇÖZMÜŞTÜ.

"Denizde yanlış düğüm diye bir şey yoktur."

Kısa bir sessizlik oldu.

"Ya doğru düğüm vardır..."

Bakışlarını tek tek üzerlerinde gezdirdi.

"...ya da ölü tayfa."

Güvertedeki kahkahalar bir anda kesildi.

Owen halatı tekrar Evelyn'e uzattı.

"Baştan."

Evelyn derin bir nefes aldı.

Bu gemide yaşayacaksa önce kılıcını değil...

Halatı öğrenmesi gerekiyordu.

" Sakin ol Evelyn, sen güçlü bir kızsın. Başarabilirsin. "

⚓⚓⚓

Gemi sanki boşlukta ilerliyor gibiydi, denizin üstünde hareket ettikçe Evelyn'in midesi ağzına geliyor, kendini zor zapt ediyordu.

Gün boyu Owen Frost'un önünde halat bağlamış, bir avuç asalak tarafından da aşağılanmıştı.

Çaldığı kıyafetleri ise geldikleri ilk dakikalarda ortak mal haline gelmişti.

Tayfa'dan gözcü, kaptan ve yardımcısı harici içmeye başlamış, kendi aralarında kahkaha atarak gülüyorlardı.

Beraber geldiği iki kişi de hemen aralarına kaynamıştı.

Evelyn, buradaki ismi ile Ely geminin bir köşesinde durmuş, kalkan midesini sakinleştirmek için uğraşıyordu. Değil şarap içip kafayı bulmak, aynı ortamda bu kadar erkekle bulunmak bile onun için çok zordu.

Ama değmişti. Babasının dayakları, üvey annesinin iğnelemeleri yoktu.

O sırada gemiyi her tarafından gören bir odaya sahip olan Kaptan Silas tayfasına bakıyordu. Herkes kafayı bulana kadar içiyor, şakalar yapıyorlardı.

Dün büyük bir gemi batırmışlardı. Yüklü de ganimet almışlardı. Gemi erzakla dolup taşmış, 1-2 hafta yetecek yiyecek depolamışlardı.

Silas'ın dikkatini başka birşey çekti. Herkes kafayı bulurken geminin ucunda denize dalgın gözlerle bakan birisi. Yeni gelen çocuktu bu. Diğerlerine nazaran boyu ve cüssesi küçüktü. Lakin Patrick'ten öğrendiğine göre kılıçta usta derecesinde iyiydi.

Yanına gelen Owen'a döndü.

" Şu yeni gelen çocuk.. Durumu nedir? "

Owen onun baktığı yere baktı ve " Çok.. Narin elleri var. " Dedi.

Silas ona sert bir ifadeyle baktı.

Owen hemen kendini toparladı. " Yani düğüm atmayı bile bilmiyor, kıyafetlerinden bile belli zengin olduğu. Çok yaşamadan ölür bu denizlerde. "

Silas başını iki yana sallayarak, " Sanmıyorum.. Ama değişik bir tip. Gözünü üstünden ayırma. " Dedi.

"Emredersiniz Kaptan! "

⚓⚓⚓

Evelyn'in bugün gemide 2.günüydü. Öğrendiğine göre tayfa iki gün önce bir gemiden iyi ganimet toplamıştı. Şuan sadece açık denizde yol alıyordu.

Evelyn'in tanrıya tek duası ise yakın zamanda başka bir korsan gemisine saldırı düzenlenmemesiydi.

Yanına gelen bir bedenle irkildi ama belli etmedi. Orta boylarda, sarı saçlı bir korsandı. Diğerlerinin içinde daha az konuşanıydı. Dün hepsi ismini söylemişti ama Evelyn unutmuştu.

" Artur Hale ben. Geminin doktoruyum. Unutmuş gibi baktın yüzüme dostum. "

Evelyn sesini normalden daha kalın kullanarak, " Bir anda herkes söyleyince aklımda tutamadım. " Dedi.

" Haklısın. " Dedi Arthur. Sonra ekledi.

" İlk kez mi bir gemide çalışıyorsun. "

" Evet. İlk. "

Arthur başını iki yana salladı ve " Belli. " Dedi. " Bence ilk seferin için yanlış bir seçim yaptın, Kuzgunlar'a alışmak ve aralarına girmek epey zordur. "

Evelyn beraber buraya geldiği diğer ikisine baktı. Gayette iyi anlaşıyorlardı.

" Diğer ikisi bu konuda baya iyi anlaşılan. Baksana çok iyi ahbap olmuşlar. "

Arthur onun baktığı yere baktı ve alayla güldü.

" Bu gemi için biz sürekli tayfa alımı yaparız ama kemik tayfa asla değişmez. Mesela ben 8 senedir buradayım. Kaptan Silas'ın babasının döneminde bile vardım. Diğerleri benden fazladır... "

Evelyn merakla sordu. " Gelen insanlara ne oldu? Neden sadece siz kalıyorsunuz, sürekli alım yapıyorsunuz? "

Arthur ciddi ifadesiyle Evelyn'e yaklaştı. " Gelenler kurban oldu. Hepsi kaptana veya tayfaya girmek için ellerinden geleni yaptılar. En sonunda ise kendi bedenlerini bu sulara feda ettiler. Ama sen öyle değil gibisin Eli.

Umarım ki öyle de olmassın. Tayfa bir süre senin bu acemiliğin ile dalga geçecektir ama bir gün seni aralarına alacaklarına eminim. Çünkü tayfa gerçek insanları sever. Diğerleri gibi yapışkanları değil. "

Ve Arthur kalktı gitti. Evelyn ise öylece olduğu yerde kaldı.

Gelenler kurban oldu...

Tüyleri diken diken olmuştu, nereye düşmüştü böyle. Artık sadece para

kazanmak zorunda değildi. Aynı zamanda hayatını da korumak zorundaydı.

The RAVEN QUEEN asla göründüğü gibi bir gemi değildi.

⚓⚓⚓

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.