İyi Okumalar 🦋 Üstteki bölümü okuduğunuza emin olun _______________ Chan, deminden beri bilgi vermek için aradığı komutanını bulamadığı için öylece çadırların ortasında bekleyerek etrafa bakındı. Görünürde olmadığı için telsizle ulaşmak adına pantolonunun cebinde duran telsizi eline aldı ve yandaki düğmesini basılı tuttu. S: "Bence komutanın şu an rahatsız edilmek istemiyordur" Uzun beden arkadan, kulaklarında duyduğu fısıltıyla paniklemiş bir şekilde arkasına döndü ve bir şeyler ima etmek adına sırıtan bedene baktı. C: "Nasıl yani?" Az önce Seungmin kulağına fısıldadı diye hala kendisinde olmayan asker donuk bir şekilde bakarken, Seungmin sırıtmaya devam ediyordu. Küçük beden bir şey bilmiyormuş gibi ellerini kaldırarak omuzlarını silkti ve sırıtmasını durdurmadan askere el sallayarak yavaşça oradan uzaklaştı. Chan ise hala anlamaz bir şekilde az önce Seungmin'in çıktığı çadıra bakındı. İçeri girip, girmeme arasında tereddüt ediyordu. O, kendisiyle çelişirken, neyse ki çok geçmeden komutanı sırıtarak çadırdan çıkmıştı. Bu çadırda bir şeyler vardı galiba. Oradan çıkan herkes garip bir şekilde sırıtıyordu. Ağzı kulaklarına kadar varacak şekilde gülümseyen komutanına doğru yürüdü ve elini selam vermek adına alnına yaslayarak dimdik dikildi komutanının önünde. C: "Doğu tarafı iki kilometre boyunca temiz ve güvenli Komutanım!" Hyunjin başını sallayarak ellerini pantolonunun kemerine sardı ve silahını düzelterek başını salladı. Az önce ona bakan şaşkın suratı unutamadığı için hala sırıtmaya devam ediyordu. Çadırın aralık kapısından Felix'in sarı saçlarını gören Chan daha olayı yeni anlamış bir şekilde gözlerini sonuna kadar açarak komutanına baktı. Hemen sonrasında ise surat ifadesini toparlamaya çalıştı. Hyunjin çok fazla gülümsediğini anlamış olacak ki o da yüz ifadesini toparlayarak kaşlarını çattı. Normalde asla görev başında gülen, dikkatsizlik yapan birisi değildi.. ve Chan bunun çok iyi farkındaydı. Daha fazla göz teması kurmamaları için Hyunjin adımlamaya başladığında Chan da onu takip ederek peşinden yürüdü. Çok geçmeden çadırlardan uzaklaştıklarında Chan adımlarını hızlandırarak komutanına yetişti ve omzunu onun omzuna yaklaştırdı. C: "Komutanım" Hyunjin adımlarını bir saniye bile durdurmadan devam ediyordu. Chan'ın ne kadar dikkatli birisi olduşunu bildiği için ne soracağını da biliyordu. H: "Bir sorun mu var asker?" Chan hemen başını iki yana salladı. Bir süre daha öylece yürümeye devam ettiler. Bot sesleri ritmik ve düzenliydi, bu da kulağa hoş geliyordu. Chan konuşmak için doğru anı bekledi, etraf tamamen boş olduktan sonra hiç dolandırmadan sordu. C: "Az önce gülümsüyordunuz komutanım" Hyunjin'in adımları çok kısa bir an duraksadı. Sonra ise hiçbir şey duymamış gibi yürümeye devam etti. Ses tonu sakindi ama kelimeleri seçerken nefesini tuttuğu belliydi. H: "Öyle mi? Farkında değildim" C: "Farkında değilseniz durum ciddi demek" Hyunjin bu sefer adımlarını tamamen durdurdu. Tekrardan kimse var mı diye çevre kontrolünü hızlıca yaptı, sonra ormanın biraz daha iç kısmına doğru yöneldi. Chan da onunla birlikte hareket etti. Aralarındaki mesafe kısaydı ama konuşma ağırdı. H: "Doktor..." Chan, zaten bildiği için hiçbir şaşırma belirtisi göstermeden başını salladı. Zaten başka bir cevap beklemiyordu. C: "Felix" Hyunjin gözlerini yere indirdi. Toprağa, ezilmiş yapraklara, botlarının ucuna bakındı ama aslında baktığı şey bunlar değildi. Düşünüyordu. Nasıl ve nereden anlatmaya başlayacağını düşünüyordu. H: "Evet" Sessizlik tekrar aralarına çöktü ama rahatsız edici değildi. Daha çok sanki konuşmaktan yorulmuş iki kişi dinlenerek konuşuyormuş gibilerdi. C: "Ne hissediyorsun?" Soru basit, açık ve netti. Askerlere yakışır şekilde doğrudan. Hyunjin başını yukarı kaldırarak derin bir nefes aldı. Göğsü hafifçe yükselip indi. Kaçamak bir cevap vermedi. Zaten kaçmak ve inkar etmek onluk bir şey değildi. H: "Yanındayken dikkatim dağılıyor. Bu iyi değil." C: "Evet, durum gerçekten ciddi" H: "Evet" C: "Onu önemsiyorsun" H: "Evet" Bu kadar net bir itiraf Chan'ı bile bir anlığına durdurdu. Hyunjin'in sesi titrememişti, kaçmamıştı. Sadece gerçeği söylemişti. Hyunjin bakışlarını gökyüzünden alarak Chan'ın gözlerinin içine baktı. Saçma bir şekilde kısa ve net cevaplar verdiği için kendisi de buna sinir olmuştu. İçindeki duyguları tam anlatamıyormuş gibi hissediyordu. H: "Onu korumak istiyorum. Etrafında koca bir kalkan olmak istiyorum. Çok güzel.. ilk gördüğümde de güzelliğine dalıp gitmiştim. Yüz hatlarının güzelliğini anlatmaya başlarsam bana sapık gözüyle bakmandan korkuyorum. Ona karşı kendimi magnet gibi hissediyorum. Sürekli yakınında olmak hoşuma gidiyor. Ama aynı zamanda da vücudumun işlevini bozuyor gibi. Yanında olduğumda bir şekilde ona dokunmak, temas etmek istiyorum çünkü kalbim bunu yapmam için beni zorluyor. Dokunmazsam nefessiz kalıp ölecekmişim gibi hissediyorum. Ona dokunduğum, küçücük bir temas yaptığım an tüm vücudumda elektrik dalgaları yayılıyor ve bunu iliklerime kadar hissediyorum. Bu o kadar güzel bir duygu ki her seferinde daha çok dokunmak, temas etmek istiyorum. Bana kafa tuttuğunda eriyip bitiyorum, çekip öpesim geliyor. Fazlasıyla güçlü olması, bu kadar zorluğun içinde asla pes etmemesi o kadar etkiliyor ki beni ona tapmak istiyorum. Ve korkunç olan tarafı ne biliyor musun Chan? Tüm bunların hepsini sadece 30 saat içinde yaşamaya başladım. Geçen her salise daha da artıyor. Patlamaya hazır bombaya dönüşmeme ramak kaldı." Uzun beden tek nefeste kendisini açıklamaya çalıştığında Chan'ın yüzündeni şaşkınlıkla karşılaştığında anlamıştı kendisini ifade etmeyi başardığını. Chan, öylece gözleri ve ağzı sonuna kadar açılmış şekilde duruyordu. Tek eli sıkıca telsize sarılmıştı. Sanki her an "komutanımızı kaybettik ambulans" gönderin diye anons geçmeye hazır gibiydi. C: "Durum gerçekten ciddi Komutanım" Hyunjin derin bir nefes alarak başını onaylar anlamda salladı. Sadece 30 saat içinde bu duyguları hissetmeye başladıysa sonrasını o bile kestiremiyordu. H: "Sence neler hissettiğimi onunla konuşmalı mıyım?" Chan, komutanının ilk kez ondan tavsiye almasına şaşırdığını belli etmemeye çalıştı. Ama bu durum onu o kadar germişti ki. Komutanı eğer ondan destek bekliyorsa gerçekten yardıma ihtiyacı vardı demekti. Doktor'un Hyunjin üzerinde bıraktığı etkiden yavaştan korkmaya başlamıştı açıkçası. C: "Bence bu kadar kısa sürede gidip duygularınızı açmanız biraz garip olur. Bir süre daha bekleyin, onun size nasıl davrandığına, nasıl karşılık verdiğine bakın. Eğer Doktor da yeşil ışıksa o zaman konuşmanız en iyisi" Hyunjin başını onaylar anlamda sallayarak gözlerini etrafta gezindirdi. Ormana geldiklerinin daha yeni farkına varmıştı. Burada pek ağaçlık alan yoktu aslında. Buraya da pek orman denilmezdi. Asıl görevini hatırladığında elinde tuttuğu haritaya bakarak elini alnına vurdu. Etrafı daha iyi inceleyebilmek ve şehir merkezine gittiklerinde zorluk yaşamamak için haritayı almıştı ama ona bakmayı bile unutmuştu. H: "İşimizi kolaylaştırması adına harita buldum. Kulübe ne durumda? Tamir edilir mi?" Chan başını onaylar anlamda sallayarak etrafına bakındı. Ağaçları kesip de tahta yapamazlardı, zaten çok az ağaç vardı. Bu yüzden şehir merkezinden almaları gerekiyordu. C: "Arka tarafta ve çatıda ciddi problemler var. Geri kalan her şey ufak tefek tadilat. Hızlı çalışırsak üç günde bitiririz" Hyunjin başını sallayarak elindeki haritayı Chan'ın eline tutuşturdu ve arkasını dönerek kamp alanına doğru yürümeye başladı. H: "Güzel biz iki günde bitirelim" ________________ Olmadı 5dk sürede sihirle hokus pokus 🪄 Hyunjin'in duygularını yazarken ulti açtım ammdösödşdödşdlf Sınır: 100 oy, 400 yorum (emoji ve random kabul etmiyorum)
Bölüm 8
{8} Durum ciddi
20 yorum
OHAOHA CHAN VE SEUNGMİN SAHNESİ
Chan ne kadar bana benziyor aynı ben gibi konuştu
Hyunjin gidip felixi böyle sarmalasın sımsıkı kucaklasın felixin pestilini çıkarsın istiyorum ama bir yandan da felixe kıyamıyorum
Minsung ve jeongbin lütfeeen
Bence öpsün bitsin olay
Azıcık çekip öpse nolcakki
Hyunjin sen direkt evlen kanka
Sanırım Felix'e dokunmak istiyo 🤏🏻 sanırım azıcık
Sanırım Felix'e dokunmak istiyo 🤏🏻 sanırım azıcık
Hyunjin gibi deven birini bulma işi
1YanıtBang chan safe place artık lsxlxkdşdlslzl
Hyunjin mal mısın amk ciddili ADAMLAR ROBOT MU AQ
huncin ulti açmasına az kaldı
OHA OHA YANI DELIRICEM MINSUNG MOMENT TA LAZIM ARADA AMA
BİR İÇİMLİK SU SANKİ AMK
HYUNJİN ÖH AMK
HYUNJİN ÖH AMK
HYUNJİN ÖH AMK
HYUNJİN ÖH AMK
HYUNJİN ÖH AMK










