İyi Okumalar 🦋 ______________ Askerler görevlerini yapmak üzere dağıldıklarından beri çadırın içini sessizlik sarmıştı. Felix masanın kenarına oturmuş, avuçlarının arasında tuttuğu kahvenin çoktan soğumaya başladığını bile fark etmeden bardağa bakıyordu. Onun da yapacak işleri vardı ama kendisini kahvesini bitirdikten sonra her şeyi yapacağına inandırmıştı. Sorun da buydu ki kahvesini içmek yerine sadece onunla bakışıyordu. Seungmin içeri geçtiğinde sandalyede değil de masanın kenarında oturan arkadaşına baktı. Seungmin sessizce Felix'in karşısına geçti, sandalyesini gıcırdatarak yaklaştırdı ve hiçbir şey demeden bir süre onu izlemekle yetindi. Felix'in kaşlarının ortasında beliren o minik çizgiyi, dudaklarının kenarında asılı duran kararsız gülümsemeyi, her düşünceye daldığında yaptığı o hafif baş eğişini ezbere biliyordu. S: "Söylemeyecek misin?" Dalip giden sarışın arkadaşının sesini duyduğunda aniden irkildi, bardaktan başını kaldırdı ve masum bir ifadeyle gözlerini kırpıştırdı. Seungmin'in gelişini fark etmemişti oysa sandalyeyi gıcırdatarak çekip oturmuştu. F: "Neyi?" Felix anlamıyormuş gibi yapmaya çalışırken Seungmin'in kaşları havalandı. Daha cevap bile vermeden sandalyesini biraz daha yaklaştırdı, Felix'in dizine dirseğini yasladı, sesini sanki çok gizli bir şey söylüyormuş gibi alçaltarak konuştu. S: "Komutan Hyunjin'i" Felix'in boğazında minik bir düğüm oluştu, gülümsemekle inkar etmek arasında kaldı, sonunda ikisini de başaramadığı için sessizce pes etti. Gözlerini Seungmin'den kaçırarak başını yana çevirdi ama yanaklarına yürüyen o hafif pembeliği saklayamadı. F: "Ne olmuş ona?" Seungmin derin bir nefes vererek güldü. Hala arkadaşının inatla bilmemezlikten gelmesi ona komik ve tatlı geliyordu. S: "Felix, bütün kahvaltı boyunca adamın koluna sürtünüp durdun. "Ne olmuş" diyor hala utanmadan ya" Felix küçük elini yüzüne kapattı, kahkaha ile utanç arasında kısa bir ses çıkardı. Seungmin anladıysa ve gördüyse diğer herkes gördü demekti. Bu da onu fazlasıyla utandırıyordu. Ama yine de kendisini durduramıyordu. Komutana karşı hem gıcık hissediyordu hem de garip bir çekim vardı. F: "Bilerek olmadı... galiba." Bir süre sustular. Sessizlik rahatsız edici değildi, daha çok ucunda itiraf bekleyen bir sessizlik gibiydi. Felix bardaktan bir yudum aldı, soğumuş kahve dudaklarına değdiğinde yüzünü buruşturdu, ama bardağı yine de bırakmadı. F: "Garip... onu ilk gördüğüm anda, sanki çoktan bildiğim birini görmüş gibi oldum. Çok sinir bozucu bir şekilde inatçı, buyurgan, bazen haddinden fazla sert... ama sinir bozucu derecede seksi" Seungmin başını yana eğdi, sonuncu cümleye kadar dikkatle dinliyordu aslında ama sonda duyduklarıyla ağzı kulaklarına varacak kadar gülümsedi. Felix söylediklerinin daha ne anlama geldiğini yeni anlamış bir şekşlde gergince masa örtüsünün kenarıyla oynamaya başladı, parmakları titrek bir kararsızlıkla kumaşı büküp bırakıyordu. Utansa da kendisini açıklamaya çalıştı. F: "Yakın durduğunda... kalbim saçma bir şekilde hızlanıyor. Yanıma oturması bile yetiyor, sanki bütün çadır daralıyor, hava ağırlaşıyor ama gitmesini de istemiyorum. O komutan. Sert, mesafeli olması gereken kişi o. Ama bana bakarken öyle olmuyor. Bilerek bana yakın duruyor! Çok sinir bozucu değil mi ya!" Sesi her cümlesinde biraz daha yükseliyordu. Hem ona sinirli hem de garip duygular hissediyordu. Belirsizlikte olmak hoşuna gitmiyordu. F: "Bir gün bile olmadı Seungmin... ama sanki uzun zamandır birbirimizi tanıyormuşuz gibi hissediyorum" Seungmin başını yavaşça salladı. Ne alay etti ne de bu sefer ciddiyetini bozan bir gülümseme taktı yüzüne. Sadece dostça ve gerçek bir konuşma yapmak istedi. Çünkü arkadaşının kafasının yeterince karışık olduğunun farkındaydı. S: "Bazen uzun zaman gerekmez Felix. Bazen insanlar birbirini bulur.. nasıl söylesem kalpleri hemen birleşir işte" Felix, Seungmin'e minnetle bakan bir ifadeyle gülümsedi. Sonra bakışları farkında olmadan çadırın kapısına kaydı. F: "Ama riskli. O asker, ben doktorum. Üstelik komutan. Görev, disiplin, kurallar..." Seungmin, kupasını kaldırıp bir yudum alırken onun cümlesini yarıda kesti. S: "Ve sen kalpsiz değilsin. O da değil. Kurallar insanları korumak için var Felix. Askerlere aşk yasak diye bir şey yok. Hem sana sırnaşmadan önce düşünseydi bunu" Felix istemsizce güldü, gözlerinde hem korku hem hevesin parladığı o tuhaf karışım vardı. F: "Çok mu belli oluyor?" Seungmin hiç tereddüt etmeden cevap verdi. Çünkü bu sabah onların birbirlerine olan yakınlıkları fazlaca belli oluyordu. S: "Ona baktığında çok... o sana baktığında daha da çok" Felix utangaç bir şekilde gülümseyerek soğumuş kahvesinden bir yudum daha aldı. Artık bazı şeyler daha netti kafasında. Ama hala korkuyordu. F: "Umarım hata değildir..." Seungmin arkadaşının omzuna hafifçe dokundu. Ona cesaret vermek istediği için sesi yumuşaktı. S: "Hata olsaydı, bu kadar güzel hissettirmezdi" Ve Felix o an anladı savaşların ortasında, mayınlı arazilerin gölgesinde, kaçakçıların tehdidi altında bile bazı şeyler içinde sessizce filizleniyordu. Adına belki daha sonra cesaret edip "aşk" diyecekleri bir şey... Felix ve Seungmin birbirlerine bakıp sinsi bir şekilde sırıttıklarında aniden çadırın kapısı açıldı ve bu konunun ana karakeri çadıra girdi. Seungmin'in yüzündeki sırıtış yerini korurken Felix'in yüzü hemen panik ifadesini almıştı. Hızlı bir şekilde elindeki kupayı masaya bırakıp masanın üzerinden indi. Panikleyen arkadaşını farkeden Seungmin ise onu daha fazla panikletmek adına hızlıca çadırdan çıkarak ikiliyi başbaşa bıraktı. H: "Acaba şehir merkezini, dağlık ve orman alanları görebileceğimiz detaylı bir harita var mı?" Hyunjin sabahki haline zıt bir şekilde ciddi ses tonuyla sorusunu sorduğunda Felix hemen kendisini toparlayarak başını onaylar anlamda salladı. Yerini ezbere bildiği haritayı almak için masasının arkasına geçti ve küçük çekmeceyi açarak rulo haline getirilmiş kağıt parçasını aldı. Tekrar masanın etrafında dolanarak çadırın girişinde bekleyen bedene doğru yaklaştı. Haritayı ona doğru uzattığında Hyunjin sanki sabah Felix'e sırnaşan o değilmiş gibi haritayı alarak çadırdan çıkmak adına hareketlendi. Felix, onun iş başındayken ciddi olduğunun farkındaydı ama yine de bu hali garip gelmişti. Ona yakın olmak istiyordu... Bu yüzden pek düşünmeden ilk aklına gelen hareketi yaparak öne doğru atıldı ve küçük elini komutanın boşta kalan eline sardı. Kendi heyecandan soğumuş parmaklarına zıt bir şekilde sıcacık olan tene dokunduğunda kalbinin titrediğini hissetti. Hyunjin de ondan farksız bir şekilde, beklemediği teması aldığı için adımlarını durdurarak doktora taraf baktı. Sonra ise bakışları usulca birleşik olan ellerine indi. Felix'in minicik eli onun kocaman elinin arasında kaybolmuştu. Felix'in bembeyaz tenine zıt bir şekilde güneş altında yanmış koyu ten rengi birbirine fazlasıyla yakışıyordu. Hyunjin anlamaz bir şekilde bakışlarını Felix'in yüzüne kaldırdığında doktorun da birleşik olan ellerine baktığını anlamıştı. Bilerek parmaklarını daha da sıktı ve küçük eli biraz daha sahiplenici bir şekilde tuttu. H: "Bir sorun mu var doktor?" Felix onu asıl durdurma amacını söyleyemezdi. Bu yüzden bu sefer de aklına gelen ilk yalanı söylemek için başını kaldırdı ve parlayan iri gözleriyle onu süzen keskin bakışlara baktı. F: "Pansuman.. yaran.. yani yaranı temizlemeliyim. Mikrop kapar" Kekelediği için yanakları hemen kızarmaya başlamıştı. Bir komutanın karşısında yalan söylemeye çalışması ayrı bir komikti zaten. Hyunjin memnun bir şekilde sırıtarak alt dudapını ısırdı. Sıkıca tuttuğu eli kendine doğru aniden çekerek aralarındaki mesafeyi sıfıra indirdi ve ona şaşkınca bakan gözlere baktı. H: "Görev başındayım doktor. Sabrımı fazla sınama istersen" ________________ Aloo yangın varrr allooooğğğ Sınır: 100 oy, 400 yorum (emoji ve random kabul etmiyorum) Taglarda yükselmek için sınır koyuyoeum. Yükseldikten sonra bırakacağım 🥺
Bölüm 7
{7} Sabrımı fazla sınama
16 yorum
ben simdiden bu seungmo'yu cok sevdim bizim takımda
Felixten daha çok ben etkileniyorum lan
Felix arkayı kolla hyunjin yoksa seni darmaduman edecek (yatakta)
Minsung nerdee
First kiss nezaman acaba
Hyunjin kesinduydu
Sabrımı sınama sınarsa nolur
Hyunjin seungminle lixin konuşmasını kesin duydu
Hyunjin seungminle lixin konuşmasını kesin duydu
oha huncin azdı mı
OhaHYUUNJINNAPIORSEN
DAHA ÇOK SINA FELİX
Hyunjin, Lix le Seung un konuşmasını duymadıysa ben de hiçbir şey bilmiyorum
Hyunjin, Lix le Seung un konuşmasını duymadıysa ben de hiçbir şey bilmiyorum
Hyunjin, Lix le Seung un konuşmasını duymadıysa ben de hiçbir şey bilmiyorum
Hyunjin, Lix le Seung un konuşmasını duymadıysa ben de hiçbir şey bilmiyorum
2Yanıt







