İyi Okumalar 🦋 ______________ Chan ilk kez tim'in bu kadar dağılmış olduğunu hissediyordu. Herkes neredeydi bilmiyordu. Komutanlarından haberleri yoktu. En önemlisi de görevlerinin ne olduğunu bilmiyordu. Sanki koca bir boşluktaymış gibi hissediyordu. Öylece kampın merkezinde duruyordu. Bu da akşam yemeği için hazırlık yapan insanların dikkatini çekiyordu. Oradan geçen herkes asker üniformalı bedene bakmadan geçmiyordu. Chan sinirli bir şekilde kollarını önünde birleştirdi. Komutanının şu an görevle ilgilendiğine emindi. Ama diğer tim arkadaşlarının nerede olduğunu bilmemek onu sinirlendiriyordu. İğneden sonra herkes dağılmıştı. Yardımcı lider olarak tim'i bir arada tutamadığından içinden kendine küfürler ederken bacağında hissettiği dokunuşlarla hemen elini belindeki silaha attı. Silahı sıkıca kavrarken bakışlarını bacağına doğru indirdi. Karşılaştığı küçük bedenle sinirden gerilen yüzü anında gevşemişti. Küçücük beden bacağına sıkıca sarılarak çenesini bacağına yaslamış, başını kaldırarak kendisinden kat kat uzun olan askere bakıyordu parlak gözlerle. "Ben de büyüyünce asker olacağım" Bıcır bıcır sesiyle bir şeyler söylediğinde Chan'ın gülümsemesi daha da büyüdü. Elini belindeki silahından uzaklaştırarak tek dizinin üzerine çöktü ve çocukla boylarını eşitlemeye çalıştı. C: "Ne dediğini inan hiç anlamıyorum ufaklık" Durum küçük olan için de aynıydı. Hayran kaldığı askerin neler dediğini anlamıyordu ama ona parlayan gözleriyle bakmaya devam ediyordu. Chan elini usulca kaldırdı ve siyah saçları yumuşak bir şekilde okşadı. Çocukları çok seviyordu. Asker olmasaydı muhtemelen en kısa zamanda evlenip çocuk yapardı. C: "Bak sana ne vereceğim" Cebinde duran, Changbinden çaldığı çikolatalı barı hatırladığında sırıtarak elini pantolonunun yan cebine attı ve küçük çikolatayı çıkararak çocuğa doğru uzattı. Küçük olanın gözleri sevinçle parlamıştı. Hemen iki eliyle de çikolatayı sıkıca tutarak hayran kaldığı askerin boynuna incecik kollarıyla sarıldı. "Teşekkür ederim" Chan da beklemeden kocaman elini ona bir şeyler söyleyen çocuğun sırtına sardı ve orayı yavaşça patpatladı. S: "Arkadaşlarına gidip senden çikolata aldığını söylediğinde hepsi sana gelecek. Umarım hepsine yetecek kadar vardır" Büyük olan tanıdık sesi duyduğunda sarıldığı bedenden uzaklaşarak ayağa kalktı ve arkasına baktı. İlk geldiğinde de yavru köpek gözleri olan bu doktor ilgisini çekmişti. C: "Şehir merkezinden hepsine yetecek kadar alırım" Seungmin memnun bir şekilde başını sallayarak gülümsedi. Bu askerler onlara fazlasıyla yardımcı olacaktı. Şimdiden bunun farkındaydı. Bir süre süren sessizliğin ardından Chan bir şey söylemek adına dudaklarını araladığında uzaktan gelen ikiliyi gördüğünde kaşlarını çatarak o tarafa baktı. Komutanının aksayarak yürüdüğünü gördüğünde bir saniye bile beklemeden hemen koşarak onlara doğru yaklaştı ve Hyunjin'in kolunu kendi omzuna atarak yürümesine yardım etti. C: "Komutanım yaranızda bir sorun mu var? İyi misiniz?" Felix pişman bir şekilde alt dudağını ısırarak bakışlarını kaçırdı. Kendi de Hyunjin'in diğer tarafından ona sarılmış, kolunu büyük bedenin beline sararak kendi çapında onun yürümesine yardım ediyordu. Hyunjin aslında isterse kendisi yürüyebilecek durumdaydı. Ama küçük doktora biraz vicdan azabı çektirmek istiyordu. Belki biraz da onun sıcak dokunuşlarını hissetmek hoşuna gitmiş olabilirdi. H: "Değilim, dikişlerim patladı. Kanın şu an kıyafetlerimi ıslattığını hissedebiliyorum" Chan anlık olarak duraksadı ve komutanının yüzüne baktı konuşan gerçekten de o mu diye. Ama Hyunjin'in gizlice ona göz kırptığını gördüğünde olayları anlayarak sustu. Normalde olsa bacağı kopsa bile "iyiyim, bir şeyim yok" diyen birisiydi komutanı. Şimdi küçük bir yaraya bu kadar tepki vermesi zaten onun için garipti. Yavaş adımlarla revir çadırına vardıklarında Felix Hyunjin'den uzaklaşarak hemen yatakların olduğu tarafın perdesini açtı onların rahat geçmesi için. Çok geçmeden Chan, komutanını dikkatli bir şekilde yatağa uzatarak başının üzerinde dikildi. Chan'ın burada bekleyeceğini biliyordu Hyunjin. Bu yüzden onu buradan uzaklaştırmak adına küçük bir emir verdi. H: "Herkesi topla, gece yarısı olmadan çadırları kursunlar. Bir süreliğine çadırda kalalım. Kampın biraz gerisinde iki katlı terk edilmiş bir kulübe var. Onu tamir edip Askeri üs olarak kullanabiliriz" Chan elini alnına yaslayarak "emredersiniz komutanım" diye bağırarak çadırı terk etmişti. Chan'ın bağırmasına irkilen Felix ise elini yıkamayı bırakarak hemen eldivenlerini giyindi. F: "Anlamıyorum bağırmayınca olmuyor mu? Neden tüm askerler bağırıyor" H: "Neden tüm doktorlar Latince konuşuyor?" Felix aldığı cevapla gözlerini devirerek ilk yardım masasını yatağın kenarına doğru itti. İkisi de kapışmaya başladılar mı uzun süreceğinin farkındalardı. Bu yüzden susmayı seçtiler. F: "Üzerini çıkar" Hyunjin yüzünü buruşturarak yataktan dirsekleriyle destek alarak hafif doğruldu. H: "Hem özel doktorlar tarafından özenle atılmış dikişlerimi patlatıyorsun! Hem de yaralıya iş yaptırıyorsun!" F: "Aynı yaradan neşterle bir tane daha açmadan çıkar üzerini. Kan kaybından ölmek mi istiyorsun?" Hyunjin sonunda doktoru kızdırmayı başardığı için sırıtarak yatakta tamamen doğruldu. Önce üzerindeki askeri ceketi, sonra da alt kısmı kan olmuş tişörtünü çıkardı ve çıplak bedenini gözler önüne serdi. Böylece Felix'in bakışları anında yaradan uzaklaşarak kaslı vücudu süzdü. Kolları, karın kasları o kadar belirgin ve şişlerdi ki sanki vücudu taştan yapılmıştı. Aynı zamanda göğsünde ve kolunda olan yara izleri de dikkatini çekmişti. Bu da Hyunjin'in işinin ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha hatırlatmıştı Felix'e. H: "Bakışlarınla yedin beni doktor. Bu da tedavinin bir parçası mı?" Felix başını hafif sallayarak gözlerini onun vücudundan alarak kan akan yaraya baktı. Fena yakalanmıştı.. F: "Yara izlerine bakıyordum" Hyunjin onu geçiştirecek bir şekilde başını salladığında Felix yanakları kızarıp da onu ele vermeden hemen pamuk alarak yaraya bastırdı kanı almak için. Bıçak yarasına benzemiyordu. Kurşun yarası olduğu belliyi. Ama içeride kurşun yoktu. Ya delip geçmişti, ya çıkarmışlardı, ya da sıyırmıştı. Ama neyse ki yara karın boşluğuna denk geldiğinden kan kaybından başka bir riski yoktu. Yarayı kapatan kanı temizledikten sonra yaraya doğru eğilerek biraz daha yakından baktı. Dikişlerin söküldüğü belliydi ama onun yumruğu yüzünden değildi anlaşılan. Dikişleri her kim attıysa fazlasıyla özensiz, sanki çorap dikiyormuş gibi dikmişti. F: "Dikişleri kim attı demiştin?" H: "Lee Minho, çok özel bir doktordur kendisi. Yaranın sonuna da kurdele yapmasını söylemiştim. Yapmış mı? Güzel gözüküyor mu?" Felix gözlerini sonuna kadar açarak şaşkın bir şekilde ağzını açtı ve komutanın yüzüne baktı. Gerçekten bu insanlarda can korkusu yoktu. F: "Şaka olmalı. Hayatımda hiç bu kadar özensiz bir dikiş görmemiştim" H: "Yalnız bizim tim'in kurtarıcısıdır Minho. Çatışmanın ortasında bile dikiş atmışlığı vardır" Felix başını hayal kırıklığına uğramış bir şekilde sallayarak ilaç dolabına doğru yaklaştı. Elinde iyi bir anestezi yoktu ama bu yaraya dikiş atacak kadar zaman tanıyacak az dozlu bir iğne vardı. Tüpü alarak sıvıyı şırıngaya doldurdu ve tekrar yatağa yaklaşarak gözleriyle onu takip eden komutanın yanına oturdu. F: "Karnına iğne yaparak, göğsünden dizlerine kadar olan bölgeyi uyuşturacağım tekrar dikiş atabilmek için" Hyunjin başını hayır anlamında sallayarak doktorun elinde tuttuğu iğneye baktı. Ona gerek yoktu. Hemen dikiş atılmalıydı ki askerlerinin yanına dönsün. H: "Uyuşturucu olmadan at dikişleri sorun değil" Felix başını onaylar anlamda sallayarak elindeki iğneyi kaldırdı ve komutanın yara olmayan tarafından böğrüne aniden saplayarak bir saniye içinde yaptı iğneyi. Hyunjin parmağını dahi kaldıramadan her şey olup bitmişti. F: "Şimdilik sana işkence yapmak gibi bir isteğim yok" _________________ Dikkat ederseniz şimdilik dedi. Ama beyninin köşesinde öyle bir istek var aldmslmdödödldöd Bu kitapta Seung Chan'ı süründürse mi?
Bölüm 4
{4} Üzerini çıkar
Bölüm sonu
10 yorum
Minho aferin oglusum Hulk gelse o dikisleri patlatmaz 🥰
Eziyetleri bekliyoruz
SEUNGUM SÜRÜNDÜR CHANI
1YanıtSEUNGUM SÜRÜNDÜR CHANI
Felix yakın zamanda bekliyoruz eziyetleri
Bakışlarınla yedin beni.. Dejavu? (anlayan anladı)
Bakışlarınla yedin beni.. Dejavu? (anlayan anladı)
Artk chanmin doğru düzgün bı ilişkileri olsn ytr ya biri oluyo uada surunduruyo ama biraz aksyon fln güzel olr
1YanıtSEUNG SÜRÜNDÜR CHAN'I ARKANDAYIM
ÇOK GÜZEL OLUR VALLA HBLJHGBLHJDBJHBH



