İyi Okumalar 🦋 (Üstteki bölümü okuduğunuza emin olun) ______________ ~felix~ F: "Birkaç gün üzerine basmamaya dikkat et amca. Sonra bir şeyin kalmaz" Ayak bileğine kas gevşetici krem sürerek sardığım amca bana gülümseyerek bakıyordu. Başını onaylar anlamda sallayarak yatağında doğruldu ve önümde duran elimi iki elinin arasına alarak sıkıca sardı. Gözlerim istemsizce doldu... "Sen çok iyi bir doktorsun Felix. Sen bizim hayatımızı parlatan güneş oldun. Gönül rahatlığıyla ülkene dön ve iyice dinlen. Biz burada senin sayende artık hep iyi olacağız" Burnumu çekerek başımı onaylar anlamda salladım. Sabah herkese gideceğimi söylemiştim. Çocuklar hariç.. onlara sadece birkaç günlüğüne gideceğimi sonra da geri döneceğimi söylemiştim. Ağlamalarını görmeye dayanamazdım. Ama bu sefer ağlayan taraf çocuklar değil de koca koca insanlardı. Onların yüzünden ben de sabahtan beridir ağlıyordum. "Ağlama evladım, bunca insanın hayatını kurtardığın için mutlu ol" Hemen boşta olan elimle gözümden akan yaşları sildim. Buradaki insanlar da benim ailem olmuştu. Bir süre dinlendikten sonra buraya sık sık geleceğime emindim. F: "Ben bir şey yapmadım amca. Hepsi siz güçlü insanlar sayesinde oldu" Amca tuttuğu elimi bırakarak gülümsedi ve başını hayır anlamında salladı. "Hadi git Felix. Eşyalarını topla ve ait olduğun yere geri dön. Seni asla unutmayacağız. Bir gün bu ülke için tarih kitabı yazılırsa kapak sayfasında sen olacaksın" Sildiğim yaşlarımın yerine yenileri gelmeye devam ediyordu. Burnumu çekerek başımı sallamakla yetindim sadece. İlk yardım çantamı toplayarak amcaya son kez el salladım ve çadırdan çıktım. Bostanda çalışırken ayak bileğini burkup incitmişti. Bu yüzden onu daha fazla hareket ettirmemek için ben onun çadırına gitmiştim. Bana eşyalarımı toplamamı söylemişti ama benim birkaç anıdan başka hiçbir şeyim yoktu.. Tekrar gözümden akan yaşı sinirli bir şekilde elimin tersiyle sildim. Aniden duyduğum ses yüzünden diğer tarafa döndüm. Geceleri kampta yakmak için topladığımız odunların arkasından ses gelmişti. Çok fazla üstüste konulmuş odun vardı. Eğer çocuklardan biri oradaysa odunlar üzerine düşebilirdi. Hemen ayaklarımı o yöne doğru çevirdim ve hızlıca odunların yanına yürüdüm. Sesin kime ait olduğunu görmek için odun yığınının arkasına doğru eğildiğimde alnıma doğru uzatılan silahla öylece duraksadım. Bağırmak adına dudaklarımı araladığımda tetiğin üzerinde hazır duran parmağı görür görmez dudaklarımı geri kapattım. "Kampın doktoru sen misin?" Laoca konuşan adamı onaylamak adına başımı salladım. Üzerimdeki beyaz önlük ve elimdeki ilk yardım çantasıyla doktor değilim diye inkar edemezdim. Etrafta birileri var mı diye bakmak adına gözlerimi gezindirdiğimde bu sefer alnıma temas eden silah yüzünden duraksayarak yutkundum. "Benimle gel!" Zar zor ayağa kalkmaya çalıştığında bakışlarımı yere damlayan kana sonra da karnına bastırdığı eline kaydı. Üzerindeki kıyafetlerinden, sakal şeklinden ve özellikle silahından terorist olduğunu anlamam pek de zor değildi. Böyle biriyle gitmek ise ölmek demekti. F: "Yaralısın.. benimle revire kadar gel. Sana yardım edeyim" Yarasına bastırdığı kanlı elini koluma sıkıca sararak beni kendisine doğru çekti ve ben daha ne olduğunu anlayamadan sırtımı göğsüne yaslayarak silahı boğazıma dayadı. "Çocuk mu kandırıyorsun! Kampta askerler var! Bir kez daha konuşmak adına ağzını açarsan kafanı uçururum. Anladın mı!" Kulağıma doğru bağırdığında boğazıma dayanan silah yüzünden zorlukla yutkunarak başımı onaylar anlamda salladım. "Aferin" İğrenç sesini duyduğumda yüzümü buruşturdum. Lakin boğazımdaki silah aniden belime bastırıldığında tekrar gözlerim korkuyla açıldı. Her kimse ölümcül noktaları çok iyi bir şekilde biliyordu. Silahın namlusunu vücudun öyle yerlerine bastırıyordu ki cesaret edip ona karşı koymaya bile çalışamıyordım. Çünkü parmağının altında olan tetiği çektiği an hayattan kopmam en fazla 20 dakikamı alırdı. "Yürü!" Silahı sert bir şekilde sırtıma vurduğunda istemeden de olsa adımlar atmaya başladım. Belki biri görür, biri beni bulur diye yavaş yavaş adımlar atmaya çalışıyordum. Lakin şu an herkes kendi işinin başında olduğu, askerler askeri üs'de bulundukları için çaresizce bir teroristin dediklerine uymak zorundaydım. "Hızlı yürü! Dağıtmayayım kalbini!" Tekrar kulağıma doğru bağırdığında gözlerimi kapatarak sakinleşmek adına derin bir nefes aldım ve adımlarımı hızlandırdım. Her ne olursa olsun Hyunjin'in beni bulacağını bildiğim için korkmuyordum. Komutanım beni kurtaracaktı.. ... Belimden sert bir şekilde vurduğunda öne doğru yalpalayarak dizlerimin üzerine düştüm. O kadar çok yürümüştüm ki tabanlarım acıyordu. Ben bile bu kadar yürümüşken durmadan kan kaybeden adam hala nasıl ayakta kalıyordu anlamıyordum. Saatin kaç olduğunu dahi bilmiyordum. Ama güneş yavaş yavaş batmaya başlamıştı. Şaka gibi.. helikoptere varmak için yola çıkacağım saatlerde bir teroristin ölü kokan kulübesindeydim. Üst ve alt tarafı kırılmış olan tahta kapıyı sert bir şekilde kapattığında hızlıca ayağa kalkmaya çalıştım. Çok geçmeden adam da pencerenin önündeki minderin üzerine çöktü. Kan kaybı yüzünden dudakları ve yüzü beyazlasa bile elindeki silahı inatla bana doğru uzatmaya devam ediyordu. "Çabuk durdur şu kanamayı!" Boşta olan eliyle kıyafetini sıyırdığında hemen kaburqa bitiminde olan yaraya baktım. Kurşun yarası olduğu açıkça belliydi. Yaranın şekline ve bulunduğu konuma bakılırsa kurşun hala içeride olmalıydı. F: "Böyle bir ortamda ameliyat edersem mikrop yüzünden ölürsün" Silahı sert bir şekilde alnıma bastırdığında nefesimi tuttm. "Lanet olası kurşun çıkarılmazsa da demir zehirlenmesinden öleceğim doktor!" Doğru bir şey söylediği için başımı onaylar anlamda salladım. Ona yardım etmek zorundaydım ama eğer yardım edersem artık bana ihtiyacı kalmadığı için beni öldüreceğine emindim. F: "Yanımda ameliyat için gerekli aletler yok. Kurşunu çıkarmam imka-" "Elinle çıkar gerekirse! Beni öldürmeye kalkıştığını anladığım an seni de yanımda götürürüm" Suratıma doğru tükürerek konuştuğunda başımı onaylar anlamda salladım. Başka seçim şansım yoktu. Ne kadar kaçış yolu düşünsem de silahı bı kadar profesyonel kullanan birinden kaçmam mümkün değildi. Yanımda getirdiğim ilkyardım çantasını açarak titreyen ellerime eldiveni geçirerek çantayı kurcaladım. İşime yarar birkaç bir şey vardı. Ne düşünürsem düşüneyim hikayenin sonunda ben ölüyordum. Bu adamı ameliyat etmem sadece ölmemi yarım saat falan geçiktirmekten başka bir işe yaramayacaktı. Dikiş için iğneyi hazırladıktan sonra bolca pamuk alarak sert bir şekilde yaraya bastırdım kanı temizleyip yarayı açıkta bırakmak için. Hiç acele etmiyordum hareketlerimde. Aynı yavaşlıkla steril sutu yaraya dökerek temizledim ve çantada olan penseyi aldım kurşunu çıkarmak adına. Belki de şu an Hyunjin ile arabada birlikte olacaktım kaçırılmasaydım... Belki şu an aylar sonra beni ülkeme götürecek olan helikopteri bekliyor olacaktım. Belki de komutanıma sıkıca sarılıp kokusunu ciğerlerime çekecektim. Hyunjin yine her zamanki gibi beni herkesin gözünün önünde öpüp beni kızdıracaktı. Bana söz verecekti, burada işleri bittikten sonra yanıma geleceğine. Ben ona söz verecektim bolca dinlenerek onu bekleyeceğime. Ama hayat o kadar beklenilmez olmuştu ki benim için.. bu uzun yolculukta belki de aylar önce çıktığım ülkemi tekrar göremeyecektim. Belki de sabah beni öperek uyandıran komutanımı bir daha asla öpmeyecektim. Buraya geldiğimden beri hayatımda çok fazla belki olmuştu. Ama hiçbir zaman "belki de buraya gönüllü olarak gelmeseydim her şey daha güzel olacaktı" dememiştim. ______________ No panik yazar angst yazmıyor Ve artı olarak yazar kaos yazamıyor 😭😭. Kaos yazdığımda biliyorsunuz kalbim sıkışıyor, ağlayasım geliyor, midem bulanıyor slmssldöld. Şaka değil ciddiyim. Bu yüzden kaos bölümünü uzatmadan hızlıca yazıp geçeceğimmm
Bölüm 32
{32} Belki de...
Bölüm sonu
13 yorum
Bende güveniyorum
Bende güveniyorum
Neyse yazar hanım size güveniyorum💋💋💋
Tam herşey güzel diyecektim fefi kaçırıldı aq
oyy kacirilma heeee
oyy kacirilma heeee
oyy kacirilma heeee
oyy kacirilma heeee
oyy kacirilma heeee
Eğer olurda Omegaverse tekrar yazarsan lütfen bir kere de felix hyunjini mühürlesin ukelix semehyun olsun ilk hyunjin felixi sonra felix hyunjini mühürlesin
Sonunda teröristli bir bölüm
Canım yazarım umarım yalan söyleyip angst yazmiyosundur 👉🏿👈🏿
Canım yazarım umarım yalan söyleyip angst yazmiyosundur 👉🏿👈🏿



