İyi Okumalar 🦋 _____________ ~felix~ H: "Ne olursa olsun Felix benim takımımda" Hyunjin elini omzuma sararak beni kendisine doğru çektiğinde kıkırdayarak güldüm. Resmen koskoca komutan ben onun takımında olayım diye mızıkçılık yapıyordu. Kampta günler o kadar hızlı geçiyordu ki.. ilk kez günler yavaşlasın istiyordum. İnsanlar sağlıklı, karnı tok ve güvende yaşıyorlardı. Artık istediğimiz zaman yardım alabiliyordul ve burası gerçekten yaşanılası bir yere dönüşmüştü. Her şey o kadar kolaylaşmıştı ki benim için artık burada pek yapacak iş bile kalmamıştı. Bugün de yapacak işimiz olmadığı için çocuklara oyuncak olarak gönderilen futbol topunu çocuklardan almış kendimiz oynama kararı almıştık. Buna heyecanlanan çocukları da unutmamıştım tabii ki. Eğitim alanındaki sandaleyelerini boş alana dizmiştik. Onlar da bizim taraftarlarımız olacaklardı. Elimi omzuma sarılan çıplak, kaslı kola sardım. Hava sıcak değildi ama askerlerin hepsi üstlerini çıkarmıştı futbol oynayacağız diye. Benim için sorun değildi. Tişörtler altından çıkan kasları memnuniyetle izliyordum. Hyunjin'in bu hareketine karşıt Chan da cesaretli bir şekilde elini Seungmin'in omzuna sardığında arkadaşım hemen ölüm bakışları attı ona. C: "Ben de Seungmin ile aynı takımda olacağım o zaman" Seungmin dirseğini kaldırarak sert bir şekilde Chan'ın karnına geçirdiğinde elimi ağzıma bastırarak güldüm. Bir zamanlar ben ve Hyunjin de her fırsatta atışıyorduk. Şimdi de yer yer atışıyoruz benim inadım yüzünden ama daha çok sarmaş dolaş geziyoruz. IN: "Komutanım en iyisi siz kurun takımları!" Jeongin bağırarak konuştuğunda onu onaylar bir şekilde başımı salladım. Hyunjin ise omzuma sarılı olan eliyle orayı okşayarak konuşmaya başladı. Her fırsatta bana temas etmeye çalışıyor olması hoşuma gidiyordu. H: "Ben, Felix, Minho ve Jeongin bir takım. Diğer takım Chan, Seungmin, Jisung ve Changbin" Başımı kaldırarak yakışıklı surata baktım. Sanki oyun için takım kurmuyor da görev ayrımı yapıyor gibiydi. Alışmıştı bu kadar net ve sert ses tonuyla konuşmaya. Herkes olduğu takımı başını sallayarak onayladığında Minho elindeki topu bir kere havaya fırlatarak geri yakaldı. F: "Minho ve Jisung'u aynı takıma koymalıydın bence" Fısıldayarak konuştuğumda Hyunjin başını bana doğru eğip, kulağını bana yaklaştırdı. H: "Efendim güzelim?" Garip bir şekilde o ikili arasında bir şey varmış gibi hissediyordum. Sürekli yanyanalardı. Chopstick gibi ayrılmaz parçalardı ama konuşmuyorlardı. Öyle her an her saniye yanyana ama ne bir konuşma vardı ne de bir temas. Uzaktan böyle gözükmeleri birbirlerine karşı hislerini sakladıkları anlamına geliyordu. Bence.. F: "Bir şey yok" Hyunjin'in dokunuşlarından kurtularak taşlarla belirlediğimiz kale sınırına geçtim ve yerimi alarak ellerimi yukarı kaldırdım. F: "Ben koşup kendimi yoramam. Kaleci benim!" Bağırarak konuştuğumda Seungmin beni onaylayarak hemen diğer kaleye geçti. Onun da kendini yorma gibi bir isteği yoktu. Ve açıkçası bu kadar kaslı adamın arasına kaşrışıp da topu kapma oyunu yapamazdım. Beni ezip geçerlerdi muhtemelen. Başımı sağ tarafa çevirerek kenarda heyecanlı bir şekilde kıpırdamadan, gözlerini dahi kırpmadan bizi izleyen küçük bedenlere baktım. Hepsinin artık düzenli yemek sayesinde yanakları bıngıl bıngıl olmuştu. Eski günlere dalıp gittiğimde dolan gözlerimi kırpıştırdı. Her şey geçmişte kalmıştı.. Aniden Jisung'un bağırarak üzerime koştuğunu gördüğümde gözlerimi sonuna kadar açtım. Kalede olduğumun daha yeni farkına varmıştım. Ve Tanrım! Jisung ayağında topla çığlık çığlığa üzerime doğru koşuyordu. Topu diğerlerinden almayı nasıl başarmıştı bilmiyordum ama Jeongin, Minho ve Hyunjin Jisung'un peşinden koşarken Changbin ve Chan da onların peşinden koşuyorlardı. Topla bakıştığımda bacaklarımı iki tarafa açarak sağa, sola atlamak için hazırlandım Jisung o kadar hızlı koşuyordu ki top suratıma çarparak beni ikiye bölecekmiş gibi hissediyordum. Jisung'un ve çocukların çığlıkları eşliğinde derin bir nefes aldım. Sonunda herkesi atlatarak kalenin önüne yaklaşan Jisung, topu ayağında bir kez fırlatarak saniyelik duraksadı. Ayağını geriye çekerek sert bir şut çekmeye hazır oldu. Bu sefer ben topu yakalamyı değil, kendimi kurtarmayı düşünüyordum. Gözlerimi sıkıca kapatarak ellerimi önüme siper ettim. Saniyeler sonra ise duyduğum tek şey yüksek sesli kahkahalardı. Topu yakalayamadım diye herkes bana gülüyor sanmıştım. Gözlerimi açtığımda sırtüstü yerde yatan Jisung'u ve hala olduğu yerde duran topu gördüğümde olayları anlamış ve ben de gülmeye başlamıştım. J: "Gülmeyin! Toprak kaydı!" Ellerimi karnıma sararak gülmeye devam ettim. Topa şut çekeceğim diye kendisi yere düşmüştü. Böyle sakar birisi nasıl bomba imhacıydı hala anlamıyordum. Çok tatlıydı. Minho, Jisung'u kaldırmak adına elini uzattığında Jisung ona uzatılan eli tuttu ve ayağa kalktı. Minho'nun ilgili bir şekilde Jisung'un üzerindeki kumu temizlemesi de gözümden kaçmamıştı. Biraz kum temizlemek adına Jisung'un götüne fazla şaplak atmış olsa bile ilgili davranıyordu. Bakışlarım onlara kaymışken aniden belimde hissettiğim dokunuşlarla saniyeler içinde yanımda beliren komutanıma döndüm. H: "İyi misin? Yoruldun mu?" Sırıtarak başımı hayır anlamında sallayarak vücuduna doğru yengeç gibi yan adımlar atarak biraz daha sokuldum. F: "Yorulacak bir şey yapmadım ki. Çok eğleniyorum" Eğilerek gülümsediğim için kıvrılan dudaklarıma öpücük kondurduğunda hemen elimi göğsüne bastırarak onu itmeye çalıştım. Çocukların önünde beni öpmeye iyi alışmıştı! Neyse ki o beni kendisine doğru çekip inatla daha çok öpmeden oyuna geri dönmüştük. Hayatımda en son ne zaman bu kadar çok güldüğümü ve eğlendiğimi hatırlamıyordum.. Kahkahaları ve destekleriyle bize eşlik eden çocuklar, durmadan birbirinden topu almaya çalışan altı kocaman ama kalbi bebek gibi olan askerler, sesimizi duyarak yanımıza gelip bizi izleyen diğer insanlar ve sürekli topu tutmaya çalışan Seungmin ve ben. Burası artık gerçek bir dünya gibi hissettiriyordu.. ... Havluyu saçlarıma atarak banyonun kapısını açtım. Kampta sadece bir tane banyo yapabileceğimiz yer vardı ve oyundan sonra herkes banyo yapmıştı sırayla. En sona da ben kaldığım için hızlıca üşümeden çadıra geçmek ve mışıl mışıl uyumak istiyordum. Lakin kapıyı açar açmaz sapık gibi karşımda dikilen uzun boylu komutana baktım. H: "Tüh! Ben de tam sana duşta eşlik etmeye geliyordum." Gözlerimi sonuna kadar açarak saçlarımdaki havluyu çekerek göğsüne vurdum havluyla. Artık arsız bir şey olduğu için her yerde istediğini söylüyordu. Elini ustaca belime sararak beni kendisine doğru çektiğinde kendimi tutamayarak gülümsedim. Anlaşılan erkenden uyuma isteğimi yapmama izin vermeyecekti komutan. H: "Çadıra geçelim mi? Konuşmamız gereken bir şey var" Yüzü ve ses tonu anında ciddileştiğinde öylece donup kaldım. Kalbim saniyeler içinde hızlandı, korku vücudumu sardı. F: "Hyunjin hemen söyle lütfen. Kötü bir şey mi oldu?" Sesimden çok fazla endişelendiğimi anlamış olacak ki diğer elini saçlarımın arasına daldırarak başımı okşadı. H: "Buradaki görevin bitmiş" F: "Ne?" Heyecan yüzünden vücudumu sıcaklık sarmıştı. Ne söylediğini anlayamıyordum. Ellerimi göğsüne yaslayarak onu kendimden uzaklaştırdım ve derin bir nefes almaya çalıştım. H: "General az önce bildirdi. Buraya başka doktor bulmuşlar. Yarın akşam saat 7'de helikopter seni almaya gelecek. Görevini başarıyla bitirdin doktor" Elimi ağzıma bastırarak gözlerimde biriken yaşların akmasına izin verdim. Burayı bırakıp gitmeye hazır değildim. F: "Yalnız mı? Siz gelmiyor musunuz?" H: "Yeni gelen doktorun denetimini yaptıktan ve yerimize başka bir tim atandıktan sonra biz de geleceğiz" Başımı onaylar anlamda sallayarak kollarımı sıkıca beline sardım ve yüzümü göğsüne bastırdım. Böylece ağlamamı saklayabiliyordum. Neredeyse bir yılımı harcadığım bu yerde, bu insanlarla son birkaç saatim kalmıştı sadece. _________________ Yaklaşan finalin bok kokusu geliyor gibi 🤓 💩 Bol bol yorum atın sonraki bölümü de atayımmm
Bölüm 31
{31} Yoruldun mu
27 yorum
nası bu kadar cabuk bırakabiliyo
Lan seungmin ne oocak Felix gidiosa
Hyunjin sapik olmuş
🙈🙈🙈🙈
Duş alabilirler
Ama önce birlikte
Angst olsuuuun
Hemde ne bok kokusu💩💩
ABİ HAYIR DAHA FİNAL OLAMAZ YA DAHA DİĞERLERİ OLMADI HEM OF HAYIR ABİ
Final mi.. 🥲
Final mi.. 🥲
Yazar Hanım kesinlikle söz izledi(yanakları bıngıl bıngıl.. Öncekileri zaten o bölümlein altına yazmıştım)
GİTME HEY KUFİ KAFFADA OKUCAZ
Vay şapşalkar çocukların topynu çalmışlar
Vay şapşalkar çocukların topynu çalmışlar
Gerçi çok da olmamış herhalde geleli 20 dk falan
Ders yapıyodum yeni gördüm
Gitme- DKTT
Seung da geliomu
Ama ben hyunjin ve felixe saldırı olmadan bitmez zannetmiştim





