İçeriğe geç

The Boy is Mine

Bölüm 6 · 4 dk okuma

The Boy is Mine

Bölüm 6

6 💋

Dışarı çıktığımda telefon ekranımda Soobin’in takip isteğini gördüm. Hemen sınıfa girdim ve yerime oturduğum gibi açıp profilini incelemeye başladım.

Ne kadar da masum bir yüzü vardı. Öyle olmadığını geçen günkü konuşmamızda görmüştüm ve kabul etmesi biraz zordu. Fazla mı zekiydi acaba? Burslu olup olmadığını öğrenmem gerekiyordu…

Zihnimi başımı iki sallayarak susturdum ve yeniden başlayan derse odaklanmaya çalıştım. Ama gözümün önündeki Yeonjun’un yüzü gideceğe benzemiyordu. Kendimi iki profil arasında dolanıp yeni fikirler üretirken buldum bir süre sonra.

Hızlı bir Soobin araştırmasıyla başlayacaktım belli ki.

💋

Bir hafta su gibi geçti. Yeonjun’la birkaç karşılaşma dışında bir etkileşimimiz olmadı. Ben de zorlama görünmemesi için yeni kaderin işleri adlı planlarımı uygulamaya geçirmedim.

Soobin araştırmam iyi gidiyordu.

Sınıftan en yakın arkadaşım Ahri tam bir stalk manyağı olduğundan gidip Soobin’in arkadaşlarını bulduk. Kai ve Beomgyu tatlı çocuklardı. Sanırım Yeonjun’un da arkadaşlarıydılar. Ama daha çok üçlü takılıyorlardı. Zar zor ikiliyi yemekhane sırasında yakalayınca Ahri’yi gönderip çocuklarla tanıştırttım.

Geri yanıma döndüğünde ikisini de instagramdan eklemiş, burs oranlarından tut en sık takıldıkları mekanlara kadar bilgi edinmişti. Yetenekli ve utanmaz arkadaşlar edinmek işte bu yüzden çok önemliydi.

Sonunda Soobin’in de deha olmadığını bizim gibi yüzde elli burslu olduğunu öğrendiğimde ikinci bir seçeneği fark ettim. Yeonjun da tıpkı benim konumumda olmalıydı. Ona yaklaşmak isteyen çok kız vardı ve yakın arkadaşı olarak Soobin bu tavrımı her zamanki girişimlerden biri sanmıştı.

Sanmıştı diyorum çünkü diğerlerinin aksine ben Yeonjun’un kalbine sahip olacaktım.

Bunu onunla konuşmak, Yeonjun’un hakkımda herhangi bir bilgisi olup olmadığını öğrenmek istiyordum. Artık yeniden boy gösterme vaktiydi.

Ahri’yle kol kola derse giderken Soobin’lerin dersliği önündeki koridordan geçme kararı aldık ve yukarı çıktık.

Koridor kalabalık sayılırdı. Bir grup kız lavabo çıkışında sohbet ediyordu. Az ileride profesörlere soru soran birileri vardı. İlerledikçe bakışlar üzerimize çevrildi. Bir hafta önceki instagram hikayemin yaydığı dedikodunun devam ettiğini görebiliyordum. Yeonjun’lara doğru ilerlediğimi fark edenlerden fısıltılar yükselmeye başladı hemen.

Ahri kolumu sıkıp imalı hareketler yaptığında ona gözlerimi büyülttüm. Mesajı alınca düz ifadelerimize geri döndük.

Beş kişiydiler.

Koridorun tam ortasında duvar panoları önünde dairesel bir şekilde birbirlerine dönmüş dikiliyorlardı. Adını bilmediğim çocuk elinde basketbol topu tutuyordu. Bir şeyler diyerek topu karşısındaki Kai’ye attı. Soobin tam karşımda yine gamzeleri dışarıda bir şeyler söyledi.

Yeonjun duvara yaslanmış olmalıydı. Yüzünü göremesem bile bedeninin duruşundan ve aurasından o olduğu anlaşılıyordu.

Bizi önce Beomgyu fark etti. Abartılı bir tepkiyle Kai’yi dürttüğünde ikisi birden daha da abartılı bir karşılamayla selam verdiler.

Ne olduğunu anlamak için Soobin bizden yana döndü. Yeonjun ise öne eğildi ve aralarından bize baktı.

Beşi birden bize bakarken yanlarına ulaşıp mecburen duraksadık. Beomgyu’nun bu denli cana yakın olacağını düşünemediğim için biraz beklenmedik bir samimiyet yaşanmıştı aramızda ama sorun değildi.

Ahri tanışık olduğu ikiliyle sohbet etmeye başladığında Soobin bana seslendi.

“Selam Miseo.”

Bu sırada Yeonjun’la kaçamak bir bakışma yaşamış ve birbirimize tebessüm etmiştik. Soobin atılınca ben de aynı şekilde karşılık verdim.

“Selam Soobin.”

Bu ayaküstü sohbetimizi karakter analizi olarak görmek iyi olacaktı. Mesela Soobin, benden karşılık alacağını bildiğinde adım atmaktan çekinen biri miydi yoksa sonuna kadar gidiyor muydu görecektim.

Ona herhangi bir şey sormadım.

Başıyla beni onayladı ve oldukça doğal bir şekilde sohbeti devam ettirdi.

“Nasıl gidiyor yaz okulu?”

Tam da tahmin ettiğim gibi. Soobin klasik, normal ve problematik olmayan bir tipti. İletişim kurmak kolay olacaktı.

Ayrıca büyük bir zevkti. Bugün gözüme iyice yakışıklı görünmüştü. Kot pantolon üstü siyah keten gömlek yakışmıştı.

Ona tatlı bir gülücük attım.

“Dönem sırasında babamın işinde tecrübe etmem ve kaçırmamam gereken bir fuar vardı. Oraya katılmak için fazladan devamsızlık yaptığım için bırakmıştım dersi. Yoksa keyif aldığım bir dersti zaten. O yüzden şu an iyi gidiyor baya.”

Ben açıklama yapınca Kai Ahri’ye neden yaz okulu aldığını sordu. O ikiliye Beomgyu ve adının Taehyun olduğunu öğrendiğim diğer çocuk da katıldı. Herkes kendi sebebinden bahsetmeye başladı.

Bu sırada Soobin de bana bir şeyler anlatmaya başladı. Yeonjun sessizdi.

Bakışlarım arada ona kaydığında bizi dinlediğini gördüm. İfadesi düzdü ama çoğunlukla Soobin’e bakıyor benimle göz temasından çekiniyordu sanki. Sohbete de hiç dahil olmamıştı. Benim de onu sohbete dahil etmeye çalışır bir halim yoktu zaten.

Soobin’in tatlı sohbetine karşılık vermem, Yeonjun’un buna şahit olması ve geride kaldığını hissetmesi yeterliydi.

Biraz olsun benziyorsak bu onu harekete geçirecekti. Tıpkı önceki gibi.

Ve ben de o günü bekleyecektim. Soobin’le takılmaya devam ederek.

İçten içe bundan keyif alırken Soobin’in son söylediklerine odaklandım. Instagramla ilgili bir şeydi. Önemli olmalıydı.

“… haftaya geliyorsunuz o zaman değil mi? Instagramdan haber veririm ben sana.”

Neye gidiyoruz bilmiyordum ama basbaya takılmaya davet edilmiştik.

Beklediğimden hızlı çıkmıştı Soobin.

Sevmiştim.

Ona içten bir gülücük attım. Ahri diğerlerinden kopup yanıma yanaştı ve yolumuza devam etmek için vedalaşmaya başladık.

Sırayla diğer çocuklara el yaptım. En son Yeonjun’la gözlerimiz buluştu. Çekik gözlerinden kıskançlığın yayıldığını görmek zor değildi.

Ona el salladığımda bakışları yumuşadı ve o da karşılık verdi. Herkesin “haftasonu görüşürüz” nidalarına karışan bir şey söyledi ama dudaklarını okuyamayacak kadar uzaktaydım.

Yalnızca söylediği şey neyse çocuklar ona şaşkınlıkla baktı ve Soobin’le bir an için bakıştıklarını gördüm.

Soobin’i bozacak bir laf ettiği kesindi. Ve benimle alakalı olduğu da.

Çünkü hemen sonra hepsi birden dönüp bana baktı.

Ben de tüm bu sahneyi zihnimde sindirmek için önüme döndüm.

Dersliğimize ilerlerken Ahri’nin heyecanlı cümlelerine fazla odaklanamamıştım. Yeonjun’un ne söylemiş olabileceğini düşünüyordum.

💋

Bölüm sonu

2 yorum