Tam bir hafta boyunca Yeonjun ve Soobin ikilisinden olabildiğince uzak durdum.
Kısa süreli şoku atlatmam gerekiyordu. Küllerimden yeniden doğmalıydım. Benimle oyun oynadıklarını hissediyordum. Daha önce kimse kontrolümü elimden alamamıştı ve bu ikili bana bunu yapmayı başarmıştı.
Yeonjun benim taktiklerimi bana uygulayarak yapmıştı bunu. Beni kolaylıkla küçük görerek delirten bir tavrı vardı. Yeri geldiğinde de bakışlarıyla benim için deli olduğunu gösteriyor ve bu ikilem de bana kafayı yedirtiyordu.
Soobin’se hiç bilmediğim bir yerden vuruyordu. Fazla açık sözlüydü. Oyun oynamıyor, tereddüt etmiyordu. Üstüne oynanılan oyunları da bir çırpıda açığa çıkarıyordu.
Bu da bana biraz fazlaydı.
Etrafımda benimle olmak için köle olacak bir sürü başka yakışıklı varken kendimi türlü streslere sokmak istemiyordum bir süre.
Yeonjun’un o iğneleyici tavrı bir haftadır gözümün önünden gitmiyordu.
Tehlikeli bir çocuktu.
Bu hem onu fena halde özlememi hem de yüzünü bir daha görmek istememi sağlamıştı. Bu yüzden daha hazırlıklı olmak ve ne istediğimi anlamam için süreye ihtiyacım olmuştu.
Şimdi ise daha net bir fikrim vardı artık.
Bu bir haftalık süreçte Yeonjun da tıpkı benim büründüğüm ölüm sessizliğine bürünmüştü. Sıfır etkileşimle birbirimizi hiç tanımamış gibi takılmıştık. Aynı inat aynı ego seviyesi geçekten.
Ama gardını indiren o olacaktı.
Soobin de o günden sonra bir iki mesaj atmıştı fakat ben soğuk yapınca geri çekilmişti. Onu istemediğimi anladığı an kabullenip çekilen, istediğimi düşündüğünde ise koşarak gelen biri olduğu artık netti.
Bu süre boyunca bilerek yanlarına gitmeyi hep reddettim. Yeonjun benimle böyle alay edemeyeceğini anlamalıydı.
Ahri, Kai ve Beomgyu denilen çocukla baya sıkı fıkı olduğu için diğer kızlar da bazen onlara katılıyor, ara sıra okul çıkışlarında takılmaya gidiyorlardı. Bense kendimce bahaneler bularak bir şekilde aralarına karışmıyordum.
Hem merak uyandırmak hem de kendi açımdan hislerimi iyi yorumlamak için kullandım bu süreci.
Soobin hayatıma neşe katmıştı ve sohbet etmesi keyifli biriydi ama Yeonjun’u kafaya takmıştım artık kaçışı yoktu bunun. Soobin’le olan yakınlığımın zayıf noktası olduğunu anladığım için Soobin’le arkadaşlık işini de akışına bırakmıştım.
💋
İkinci haftaya geçmek üzereyken Ahri kızlarla cumartesi gecesi içmeye gideceklerini söylemek ve onlara göz kulak olup olamayacağımı sormak için beni aradı.
Epeydir dışarı çıkıp gece havası almadığım için de çok düşünmeden kabul ettim.
İki gün bir çırpıda geçerdi. Hemencik kıyafet alışverişine çıktım ve bu monoton geçen günlerin acısını çıkaracak şık bir gece kıyafeti satın aldım.
Cumartesi günü Ahri’yle yine arkadaşlarımızdan Gyuwon’un birlikte kaldıkları dairelerine hazırlanmaya gittim. Bir süredir kız kıza takılmadığımız için hazırlanma sürecini de birlikte geçirmek keyifli olmuştu.
Üzerimi giyinip saç makyaja geçmek için salona geçtiğimde kızlar koro halinde beğeni tufanına soktular beni.
Onlara bilmiş ve şımarık ifademle saç savurdum ve bir podyum yürüyüşü sergiledim. Biraz gırgır döndürüp anlık dedikodularımızı heyecan içinde paylaştıktan sonra hazırlıkları hızlandırdık.
Kızlar makyaj masasına dizilirken aralarında bana da yer açtılar ve şöyle glosslu highlighterlı ışıldayan makyajlar yaptık.
Siyah katlı saçlarımı katlarını belirginleştirecek şekilde uçlarını kıvırarak fön çektim. Ahri açık kahve kahküllü saçlarını yeni keratin bakımına yatırdığı için öylesine bir düleştirdi. Gyuwon ise küllü kumral boyattığı saçlarını iki yandan kalın örgüler yaptı.
Siyah ve bordo beni tanımlayacak iki renkti. Kız kıza gece içmeye gidiyorsak en kendim hissedecğim halimle gitmeliydim. Bugün de bordo şifon mini bir elbise seçmiştim.
Hazırlıklarımızı esprili başlıklarla hikayede paylaşırken aramızda geçen sohbetleri de kısa kısa videoya alıp çekmiştik. Hem diğer herkesle paylaşarak sohbetini edebilceğimiz bir ortamdı hem de anı olarak dönüp bakmak için tatlı birkaç saat geçirmiştik.
Ah bir de birileriyle yeniden sohbete bahane olması için birebir içeriklerdi.
Bu bir hafta boyunca Soobin tüm hikayelerimi görmüştü. Yeonjun’un kudurup fake bir hesaptan baktığına kalıbımı basardım ama tabii ispatlayamazdım çünkü kendi hesabında tık yoktu.
Nihayet dışarı çıkıp outfit check adlı pozumu paylaştığımda Soobin’den yanıt geldi.
En son iki gün önce bir ders notu hakkında basit bir diyalog geçmişti aramızda.

Soobin: Selam Miseo Hoslin’e mi?
Biraz bekledim. Hikayelerime dönüp bir baktım gittiğimiz yeri yazmış mıydım diye. Sonra dönüp kızların hepsinin hikayelerine baktım. Hoslin’e gitmiyorduk ama her an gidebilirdik.
Miseo: Selam Soobin
Neden kii?
Soobin: Biz de yoldayız bizimkilerle. Bugün onlara bakıcılık yapıyorum da geliyorsanız hepsi bayıldıktan sonra sıkılmazdım. Takılırdık.
Miseo: Aa ne tesadüf
Biz de oraya geliyoruz ve şansına ben de bakıcı olarak yanlarındayım ✌🏼
Soobin: Ahaha süper
O zaman bebekleri uyutup biz takılırız
Miseo: Bana uyar
Orada görüşürüzz
Hemen telefonu çantama fırlattım ve kızlara döndüm.
“Kızlar, SG Clup iptal. Hoslin’e gidiyoruz.”
💋