İçeriğe geç

Tesadüfün böylesi

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Tesadüfün böylesi

Bölüm 4

Geçmişin izleri

Selin'in ağzından:

Delvin'in yanından çıkalı yarım saat olmuştu. Berk'in yanına gidiyordum. Yolda düşünceler beni ele geçirmeye başlamıştı bile. İçim içimi yiyordu. Onu toparlamak için o kadar uğraşmıştık ki hepimiz... Tam her şey rayına oturmaya başladı derken, tekrar geri döndü.

Zaten Delvin'in onu hatırlayacağını biz de biliyorduk ama böylesi ağır şeylerden sonra ona onu hatırlatmak istemedik. Bırakalım ve kendisi hatırlayabildiği kadar hatırlasın istedik.

Tam hepimizin önceden buluştuğu o parka geldim. Etrafıma bakınırken arkadan Berk'in sesi geldi:

Berk: "Selin, buradayım!"

Onu görünce bir anda rahatlamıştım.

Selin: "Berk, konuşmamız gereken şeyler var."

Gözlerindeki merakı görmüştüm ama aklına onun geleceğini hiç sanmıyordum.

Berk: "Gel, şöyle oturalım."

Eskiden olduğu gibi ağacın altındaki köşemizi kaptık. Bir an aklımdan geçirmeden edemedim; keşke o kaza olmasaydı ve yine burada dördümüz gülüp eğlenerek oturuyor olsaydık...

Berk: "Selin, yine daldın güzelim. Anlatır mısın, neler oluyor?"

Selin: "Berk, dün gece Delvin ve Uraz karşılaşmış ve Uraz onu evine kadar bırakmış."

Gözlerindeki şaşkınlıktan bariz belliydi haberi olmadığı.

Zaten Uraz da eskisi kadar görüşmüyordu bizimle. Kazadan sonra o da kendi kabuğuna çekilmiş ve bizden uzaklaşmıştı. Olanlar için kendisini suçluyordu ki, ben de onu ister istemez suçlayıp üstüne gitmiştim.

Berk: "Peki Delvin onu hatırlamış mı? Bir şey söyledi mi sana? Ya da onun olduğundan nasıl bu kadar eminsin?"

Selin: "Gözlerine bakınca sanki onu önceden onunla karşılaşmış gibi hissettiğini söyledi. Gözleri yeşildi dedi, Berk. Bir başkası olmuş olsa neden öyle hissetsin ki? Aklıma sadece o geldi."

Berk: "Haklısın. Ama zaten bu beklediğimiz bir şeydi. Ya Delvin onu hatırlayacaktı ya da bir yerde karşılaşacaklardı."

Selin: "Her şey önceki gibi olursa, Berk? Delvin daha yeni yeni düzeliyor. Uraz tekrar gelip onu dağıtsın mı? Neyi bekliyoruz daha? Bir konuşma yapmamız gerekmiyor mu artık?"

Berk: "Selin, korkunu çok iyi anlıyorum. Delvin'in başından öyle ufak bir kaza geçmedi.

Ama sen de biliyorsun ki bu Uraz'ın hatası değildi. Uraz ona çok aşıktı ve hâlâ aşık. Biz sadece Delvin'in yanında olduğumuz için Uraz'ın neler hissettiğini, neler yaşadığını görmedik, düşünemedik bile.

Uraz'ı en son nerede gördüğümüzü hatırlıyor musun? Hastanede, kolunda serumla Delvin'in başında ağlıyordu."

Bu dedikleri doğruydu. Fakat içimde bitmek bilmeyen bir acı vardı. Delvin'in o kaza yerindeki hâlini gördüğümde öldü sanmıştım.

Bu kazayı sadece hafıza kaybıyla atlatması bile benim için bir mucizeydi.

Selin: "Biliyorum. Fakat Delvin, babasından sonra hiç motora binmemişti. Uraz onu cesaretlendirdi.

Belki de öyle yapmasaydı Delvin motorlara bu kadar heveslenmez ve o kazayı yapıp bu hale gelmezdi."

Berk: "Bence Uraz'a bu kadar haksızlık etmeyelim.

Bir anlık sinirdi, bir şeyler söyledik ama biliyorsun Delvin'le az bir geçmişleri yok. Birbirlerine koskoca iki yıl verdiler...

E ondan öncesi de var. İkisi de birbirlerine deliler gibi âşıktı.

Belki de bir şansları daha vardır. Biz karışmayalım, sadece akışına bırakalım. Ait oldukları yeri kendileri bulacaklardır."

Selin: "Haklısın... Ben sadece Delvin'i korumak istemiştim. Neyse, bunları düşünmekten kafam allak bullak oldu. Biraz sahile mi insek?"

Berk: "Tabii, hadi güzelim. Hadi, daha fazla yorma kafanı. Her şey olacağına varır."

Bir yandan Berk'e hak veriyordum ama bir yandan da düşünmeden edemiyordum.

Biraz hava almak, belki daha sağlıklı düşünmeme yardımcı olurdu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.