O geceden sonra Derin ve Efe mesajlaşmaya devam ederler, ama Derin yine de içinde bir sıkışmışlık hissi taşır. İş yerinde streslidir, belki üzerine fazla sorumluluk yüklenmiştir ya da sadece monotonluk onu bunaltıyordur. Bir akşam, telefona bakıp durur, Efe’ye yazıp yazmamak konusunda kararsızdır. Sonunda, kendini fazla düşünmemeye zorlayarak mesaj atar: "Biraz nefes almam lazım. Kahve içmeye ne dersin?" Efe hemen cevap verir: "Tam da ihtiyacım olan şey. Nerede buluşalım ve ne zaman?" Derin : " iş çıkışı olurmu?" Efe : " olur tamam" Derin, iş çıkışı sahile doğru yürürken içindeki sıkışmışlık hissini bastırmaya çalışıyordu. Günlerdir peşini bırakmayan o boğucu duygu, sanki bir anlığına hafiflemeye başlamıştı. Belki de sahilin açık havası, belki de Efe ile buluşacak olması... Kendine bile itiraf edemese de bu akşamı merakla beklemişti. Sahil şeridinde yürürken gözleri hemen onu aradı. Efe, ufka bakarak bir bankta oturuyordu. Elinde iki kahve vardı. Derin yanına yaklaşınca, hafif bir gülümsemeyle başını kaldırdı ve kahveleri göstererek, “Siyah mı, sütlü mü?” diye sordu. Derin, onun bu küçük detayları hatırlayışını fark edip şaşırarak gülümsedi. “Sütlü,” dedi ve kahvesini aldı. İlk yudumu alırken hafif bir meltem saçlarını savurdu. Birkaç saniye boyunca konuşmadan yürüdüler, ayakları kumun üzerinde iz bırakırken denizin sonsuz dalga sesleri eşlik ediyordu. Derin, sonunda içini sıkan şeyleri anlatmaya başladı. İş yerindeki monotonluktan, hayatında eksik olduğunu hissettiği şeylerden, bazen sebebini bile bilmeden hissettiği sıkışmışlıktan bahsetti. Efe, sessizce dinledi. O sadece iyi bir dinleyici değildi, gerçekten anlıyordu. Sonunda Efe hafifçe omzunu ona doğru iterek, “Bazen her şeyi bırakıp gitmek istiyor musun?” diye sordu. Derin duraksadı. Daha önce bunu hiç bu kadar net düşünmemişti ama sorunun cevabını bildiğini fark etti. “Evet,” dedi yavaşça, “ama nereye gideceğimi bilmiyorum.” Efe, denize doğru bakarak gülümsedi. “O zaman bir yere gitmene gerek yok. Bazen her şeyi farklı bir gözle görmek yeter.” Derin, Efe’ye döndü ve onu daha dikkatli inceledi. Onun yanında olduğu her anın nasıl daha kolay, nasıl daha hafif hissettirdiğini düşündü. Daha önce hiç fark etmediği bir rahatlık vardı aralarında. Sanki bu konuşma, bu akşam, bir şeyleri değiştirmişti. Deniz dalgaları kıyıya vururken, ikisi de o anı bozmaktan korkar gibi sessizliğe gömüldü. Ama bu sessizlik rahatsız edici değildi, aksine her şeyin tam da olması gerektiği gibi olduğunu hissettiren bir sessizlikti. Derin, bu geceyi hafızasına kazımak istedi. Belki de Efe’yi tekrar görmek için bahaneler bulacaktı. Belki de artık bahane bulmasına gerek bile kalmayacaktı. Çünkü bazı insanlar, hayatına bir kere girdikten sonra bir daha çıkmazdı…
Bölüm 6
Tekrar buluşma
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.