— "Burası çok güzelmiş," dedi Derin, gözleri ışıldayarak etrafına bakarken. — "Burası gerçekten seni çok iyi yansıtıyor." Efe hafifçe gülümsedi. — "Beni mi? Nasıl yani?" Derin bir süre düşündü. — "Burası, hem geçmişine bağlı hem de özgür. Yani, bir yandan eski, geçmişin izlerini taşıyor ama bir yandan da bugün var. Dönüp bakınca, hala bir parçası olmuş ama değişmiş. Hem eskiden kalan, hem de ilerlemeyi seçen bir şey var burada." Efe şaşkın bir şekilde başını salladı. — "Vay, bu kadar düşündüğünü bilmiyordum. İlginç." Derin bir an sustu, sonra cesaretini toplayıp devam etti. — "Aslında… ben de böyle hissediyorum." Efe ona dönüp gözlerinde anlam aradı. — "Neden bahsediyorsun?" Derin derin bir nefes aldı, sonra gözleri Efe’ye kilitlendi. — "Bazen geçmişimle, yaşadıklarım arasında sıkışıp kalıyorum. Yavaşça ileri gitmek istiyorum ama bazen geçmişim engel oluyor. Burada, seni tanıdıkça, bu yer gibi hissediyorum. Geçmişimi hatırlatıyor ama aynı zamanda başka bir şeyleri de keşfetmeme olanak veriyor." Efe sessizce onu dinledi, sonra hafifçe gülümsedi. — "Geçmişi bırakmak bazen zor olabilir. Ama unutma, geçmişin seni tanımlamaz. Sadece seni şekillendiren bir parça olur." Derin gözlerini hafifçe kapattı, duygularının derinliklerine inmeye başladığında Efe’nin söyledikleri ona daha da anlamlı geldi. — "Bazen ilerlemek o kadar kolay olmuyor. Bazen yalnız hissettiğimde, insanlarla yakınlaşmaktan korkuyorum." Efe bir an susarak, Derin’e baktı. — "Yakınlaşmak zor olabilir. Ama korktuğumuz şeyler de, çoğu zaman içimizdeki en büyük gücü bulmamızı sağlar. Yani, belki de yakınlaşmak, kendimizi en iyi şekilde tanımamıza yardımcı olabilir." Derin bir gülümseme belirdi yüzünde. — "Bazen söylediklerin, içimdekileri ortaya çıkarıyor." Efe gülümseyerek başını salladı. — "O zaman, bu anı birlikte paylaşalım. Kim bilir, belki de bir şeyler değişir." Derin, Efe’nin bu sözleriyle birlikte, kalbindeki korkunun yavaşça eridiğini hissetti. Onun yanında olmak, sanki geçmişin gölgesinden kurtulmanın bir yolu gibiydi. Bir süre sessizce oturdular, sadece birbirlerinin varlığını hissettiler. Derin, bu anı daha fazla sorgulamadan, sadece kabul etti. — "Belki de korkmak bu kadar kötü değil," dedi Derin, sakinleşmiş bir şekilde. Efe gözlerini kısıp hafifçe gülümsedi. — "Korkmak, sadece cesaretin göstergesi olabilir." Derin, Efe’nin söylediklerine biraz daha içsel bir anlam yüklemeye başladı. Onunla geçirdiği her an, cesaretinin arttığını fark etti. Yavaşça daha yakınlaşacaklardı, ama bu kez korkularıyla değil, kalplerinin sesini dinleyerek.
Bölüm 4
Derinin rahat hissetmesi
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.