Efe ve Derin, göl kenarındaki bankta yan yana oturmuş, suyun yüzeyindeki yansımaları izliyorlardı. Hava iyice kararmıştı, etrafta sadece doğanın sesi vardı. Konuşmasalar bile, aralarındaki sessizlik rahatsız edici değildi. İlk defa gerçekten rahat hissettikleri bir andı. Derin: Kendini fazla düşünmeden sorar “Sence insanlar birine ne zaman aşık olduğunu anlar?” Efe: Şaşkın bir şekilde ona döner “Nereden çıktı şimdi bu?” Derin: Omuz silkerek “Bilmiyorum, sadece merak ettim. Aşkın tam olarak ne zaman başladığını bilmek mümkün mü sence?” Efe: Bir süre düşünür, sonra gözlerini gölden ayırmadan konuşur “Bence farkına varmadan başlıyor. Küçük şeylerle… Sıradan anlarla. Ve bir bakıyorsun, o kişi senin için her şey olmuş.” Derin, Efe’nin yüzüne bakarken kalbinin hızlandığını hisseder. Efe de aynı şeyi hissediyordur, ama bunu dile getirmeye cesaret edemez. Sessizlik tekrar aralarına yerleşir ama bu defa farklıdır—daha yoğundur. Derin hafifçe iç çeker ve başını Efe’nin omzuna yaslar. İlk başta Efe ne yapacağını bilemez, ama sonra gülümseyerek ona uyum sağlar. Derin’in saçlarının kokusu hafifçe burnuna gelir, bu anın gerçekliğini daha da hissettirir. Efe: Alçak bir sesle “Biliyor musun, planladığın gün gerçekten güzeldi.” Derin: Gözlerini kapatarak gülümser “Belki bazen spontane şeyler kadar iyi olabilir.” Efe: Kıkırdayarak “Belki.” Gece, ikisi için de başka bir anlam kazanmıştır artık. Dile getirilmeyen ama hissedilen duygular, içlerinde büyümeye başlamıştır. Artık sadece arkadaş olmadıklarını fark etmişlerdir, ama ikisi de bunu hemen açığa çıkarmak istemez. Çünkü bu, bozulmasını istemedikleri bir dengedir.
Bölüm 11
Göl kenarında sessiz bir gün
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.