İçeriğe geç

Teoden enemies to lovers

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Teoden enemies to lovers

Bölüm 18

Bölüm 18 - isimsiz mesaj

Bölüm 18 – İsimsiz Mesaj

Festivalin bitmesinin üzerinden iki gün geçmişti.

Okul yeniden eski hâline dönmüştü.

Koridorlarda yine ders telaşı vardı.

Ama benim aklım hâlâ festivaldeydi.

Özellikle de...

Teoman'ın uzattığı el.

O günü düşündükçe istemsizce gülümsüyordum.

---

"Deniz!"

Elif yanıma koştu.

"Ne oldu?"

"Bugün çok mutlusun."

"Yok canım."

"Bana yalan söyleme."

Tam cevap verecekken koridorun diğer ucunda bir hareketlilik oldu.

Teoman geliyordu.

Mavi okul gömleğinin kollarını yine dirseklerine kadar sıvamıştı.

Uzun boyu sayesinde kalabalığın arasından rahatça görünüyordu.

Her zamanki gibi kimseyle konuşmadan yürüyordu.

Yanımdan geçerken göz göze geldik.

Bir saniye...

İki saniye...

Sonra çok hafif başını salladı.

Ben de fark etmeden aynı hareketi yaptım.

Elif şaşkınlıkla bana baktı.

"Az önce..."

"Ne?"

"Teoman sana selam mı verdi?"

"Sanırım..."

"Bu imkânsız."

Ben de bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum.

---

Matematik dersinde öğretmen gruplara ayırdı.

"İkişerli çalışacaksınız."

Sınıfta herkes arkadaşının yanına geçti.

Öğretmen listeye baktı.

"Deniz..."

İçimden Yine mi? diye geçirdim.

"...Teoman."

Sınıf bir anda gülmeye başladı.

"Bunlar kader galiba."

"Her işte birlikteler."

Teoman sadece derin bir nefes aldı.

Ben ise çantamı alıp onun yanına geçtim.

Defterimi açtım.

"Şu soruyu çözebiliyor musun?"

Teoman soruya baktı.

Kalemi eline aldı.

Hiç konuşmadan çözmeye başladı.

Yazısı beklediğimden çok düzgündü.

"Sen..."

Başını kaldırdı.

"Ne?"

"Matematiğin çok iyi."

"İdare eder."

"İdare eder mi?"

Bütün soruyu birkaç dakikada çözmüştü.

İlk kez onun sadece güçlü değil...

Gerçekten zeki biri olduğunu da fark ediyordum.

---

Ders bitince çantamı toplarken telefonum titredi.

Tanımadığım bir numara.

Mesajı açtım.

> "Teoman'dan uzak dur."

Kaşlarımı çattım.

Birkaç saniye sonra ikinci mesaj geldi.

> "Yoksa pişman olursun."

İçime bir ürperti yayıldı.

Numarayı aradım.

Telefon kapalıydı.

Tam o sırada Teoman yanıma geldi.

Yüzü her zamankinden daha ciddiydi.

"Ne oldu?"

Telefonu göstermedim.

"Bir şey yok."

"Bana yalan söyleme."

Şaşkınlıkla ona baktım.

"Nereden anladın?"

"Gözlerinden."

Bir an sustum.

Sonra telefonu uzattım.

Mesajları okurken çenesini sıktı.

Gözleri bir anda buz kesti.

"Bu numarayı tanıyor musun?" diye sordum.

"Evet."

"Kim?"

Cevap vermedi.

Telefonu bana geri verdi.

"Sakın tek başına eve gitme."

"Teoman..."

"Söz ver."

"Kim gönderdi bunları?"

Bir süre sessiz kaldı.

Sonra alçak bir sesle konuştu.

"Benim geçmişim."

Tam o anda zil çaldı.

Teoman hiçbir şey söylemeden sınıftan çıktı.

Ben ise elimde telefonla olduğum yerde kalakaldım.

'Benim geçmişim.'

Bu iki kelime, bütün gün aklımdan çıkmadı.

Ve ilk kez...

Teoman'ın taşıdığı yükün sandığımdan çok daha büyük olduğunu hissettim.

Devam edecek... 💖

Bölüm sonu

1 yorum