İçeriğe geç

Teoden enemies to lovers

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Teoden enemies to lovers

Bölüm 14

Bölüm 14 - yağmur altında

Bölüm 14 – Yağmur Altında

Okul kapısından çıktıktan sonra birkaç adım attım.

Ama durdum.

İçimde garip bir his vardı.

Teoman'ın yüzündeki ifadeyi unutamıyordum.

İlk defa...

Gerçekten korkmuş görünüyordu.

Hem de kendisi için değil.

Benim için.

Başımı arkaya çevirdim.

Okulun önünde artık kimse kalmamıştı.

Yağmur yavaş yavaş yağmaya başlamıştı.

"Acaba..." diye fısıldadım.

Sonra hiç düşünmeden geri döndüm.

Okulun arka bahçesine koşarak geldim.

Yağmur artık hızlanmıştı.

Ayakkabılarım ıslanıyordu.

Tam köşeyi döndüğüm anda sert sesler duydum.

"...Sana söyledim."

Bu Teoman'dı.

Karşısında yine o kapüşonlu çocuk vardı.

Yanında bu kez iki kişi daha vardı.

"Bizden kaçamazsın."

Teoman ellerini cebinden çıkardı.

"Gelin."

Çocuklardan biri alay ederek güldü.

"Hâlâ aynı kibir."

Teoman tek kelime söyledi.

"Bitirdin mi?"

Çocuk yumruğunu kaldırdı.

Ama daha vuramadan...

Teoman yana çekildi.

Çocuk dengesini kaybedip yere düştü.

Diğer ikisi de üzerine yürüdü.

Ben olduğum yerde donup kalmıştım.

Teoman kavga etmek istemiyordu.

Bu belliydi.

Sadece kendini savunuyordu.

Birinin kolunu tuttu.

Diğerini omzundan itti.

Kimseye gereksiz yere vurmuyordu.

Tam o sırada...

Kapüşonlu çocuk yerdeki taşı eline aldı.

Kalbim sıkıştı.

"Teoman!"

Bağırdım.

Teoman bana döndü.

Tam o anda çocuk taşı ona doğru savurdu.

Teoman son anda eğildi.

Taş arkasındaki duvara çarpıp yere düştü.

O an öğretmenlerin sesi duyuldu.

"Ne oluyor burada!"

Üç çocuk panikle okulun arka kapısından kaçtı.

Teoman ise olduğu yerde kaldı.

Sanki hiçbir şey olmamış gibi.

Öğretmenler yanımıza koştu.

"İkiniz de müdür odasına!"

Hiç konuşmadan yürümeye başladık.

Koridorda sadece ayakkabılarımızın sesi vardı.

Müdür bizi dikkatle süzdü.

"Yine sen, Teoman."

Teoman sessizdi.

"Beyefendi, konuşacak mısın?"

"Hayır."

"Bu kavga neden çıktı?"

"Bir şey olmadı."

Müdür sinirle masasını yumrukladı.

"Okulun arkasında dört kişi ne yapıyordunuz?"

Teoman yine sustu.

Ben dayanamadım.

"Hocam..."

İkisi de bana baktı.

"Teoman başlatmadı."

Teoman şaşkınlıkla bana döndü.

İlk kez...

Gözlerinde şaşkınlık vardı.

"Diğer çocuklar saldırdı."

Müdür derin bir nefes aldı.

"Yine de kavga okul sınırları içinde yaşandı."

İkimize de bir hafta boyunca festival hazırlıklarında ek görev verdi.

Odadan çıktığımızda koridor bomboştu.

Merdivenlerden inerken Teoman sonunda konuştu.

"Bunu neden yaptın?"

"Neyi?"

"Beni savundun."

Omuz silktim.

"Çünkü doğru olan buydu."

Uzun süre sustu.

Sonra cebinden küçük bir yara bandı çıkardı.

Elinin üzerindeki yaraya yapıştırmaya çalışıyordu.

Ama tek eliyle beceremiyordu.

İstemeden,

"Ver."

dedim.

Kaşlarını çattı.

"Ne?"

"Yara bandını."

"Buna gerek yok."

"İnat etme."

Birkaç saniye bana baktı.

Sonra sessizce yara bandını uzattı.

Elini tuttum.

Parmaklarının üzerindeki yaralar yeniydi.

Dikkatlice yara bandını yapıştırdım.

İkimiz de konuşmuyorduk.

Koridordan geçen birkaç öğrenci bize şaşkınlıkla baktı.

"Teoman..."

"Ne?"

"Canın acıyor mu?"

Gözlerini benden kaçırdı.

"Alışığım."

Bu cevabı içimi burktu.

Yara bandını yapıştırmayı bitirince elini bıraktım.

"Oldu."

Kısa bir an bana baktı.

Sonra ilk kez neredeyse duyulmayacak kadar sessiz bir sesle,

"...Teşekkür ederim."

dedi.

Donup kaldım.

Çünkü Teoman'ın teşekkür ettiğini duyan kişi muhtemelen okulda ilk bendim.

Tam o sırada koridorun diğer ucunda Ece bizi gördü.

Yüzündeki gülümseme tamamen kayboldu.

Hiçbir şey söylemeden arkasını döndü.

Ama belli ki gördüğü şey hoşuna gitmemişti.

Ben ise hâlâ aklımdaki tek cümleyi düşünüyordum.

Teoman... az önce bana teşekkür etmişti.

Devam edecek... 💖

Bölüm sonu

1 yorum