İçeriğe geç

Tek Yürek // Fanfiction

Bölüm 14 · 4 dk okuma

Tek Yürek // Fanfiction

Bölüm 14

14🌸Öğrenci Listesi

Gözlerime bakarken acıyla, oldukça güç bir şekilde iki kelime söyledi.

Bu kelimeler ağzından çıkarken gözlerini hiç kırpmadan göz yaşı akıttı. O gözyaşları yanaklarındaki kanla karıştı. Kanlı bir şekilde yanaklarından süzülüp yerdeki cam kırıklarının üzerine düştü.

Ve...

Ve en önemlisi de... Ağzından çıkardığı o iki kelime bana bir anda neye uğradığımı şaşırttı.

"Yo-Yoo... Jung."

Ben mi yanlış duydum? Yoo Jung mu dedi o? Ne-neler oluyor?!

Doğru duyduğuma eminim. Yoo Jung dedi. Yoo Jung dedi!

Bu nasıl olabilir?

Yejin'e, onun gözlerinin içine bakarken ağzından nasıl Yoo Jung çıkabilir?

O kadar şaşırdım ki olayın şaşkınlığıyla ellerimin arasında olan elleri az kalsın düşüyordu. Kendimi toparlayarak elini tutmaya devam ettim.

Yoongi yavaş yavaş gözlerini kapattı. Baygınlık geçiriyor olmalıydı.

Bu esnada aklıma o çocuk geldi. Onu en son cam kenarında bırakıp buraya gelmiştim.

Başımı kaldırdım ve bizim sınıfın camına baktım. Şu an orada cam yoktu gerçi. Boşalmış bir kare parçası vardı.

Ve evet!

O çocuk oradaydı.

Elinde defter gibi bir şey tutuyordu.

Benim ona baktığımı fark etti.

Şaşırmama neden olacak bir hareket daha sergiledi. Gözlerimin içine baka baka elindeki defteri havaya kaldırdı ve yine sert bir şekilde yere fırlattı.

Defterin düştüğünü gören ve çevremizde toplanan herkes çığlık atarak geri geri gittiler.

Biz de Yoongi'nin üzerine kendimizi siper ettik.

Tam arkamdan büyük bir ses geldi.

O defter tok bir sesle arkamda bulunan cam kırıklarının üzerine düştü.

Alttaki cam parçalarından sıçrayarak üzerimize gelenler oldu.

Bunu... Bunları neden yapıyordu? O çocuk ne yapmaya çalışıyordu?!

Sinirle başımı kaldırıp yeniden yukarıya baktım. Ancak kimseyi göremedim.

Çevreme bakındım.

Başımı hafif çevirip arkaya baktım.

İşte orada. Kalabalığın önünde. Bana dolan gözleriyle bakıyor.

Onun öyle baktığını görünce içim bir kere daha daraldı.

Bir yeri işaret etti. Yine konuşmadı.

İşaret ettiği yere indirdim bakışlarımı.

Hemen arkama düşen defterdi bu. Açılmıştı. Açık olan sayfalarda öğrencilerin resimleri vardı. Bir de arkası kapalı birkaç fotoğraf.

Jungkook'un bağırışını işittim.

"Ne oluyor ya? Kim fırlattı bu defteri?! Oyun mu oynuyorsunuz kardeşim? Ne hâlde olduğumuzu görmüyor musunuz?!"

Yine arkamdan sesler gelmeye devam ediyordu ama ben deftere odaklandım.

O çocuk benim için fırlatmış olmalıydı bunu. Kesin bir şeyler vardı.

-Derken gözüm bir öğrenci resmine takıldı.

Bu... Bu o çocuktu!

Ağzım aralandı. Gözlerim irileşti. Daha çok odaklandım deftere.

Yoongi'nin elini oldukça dikkatli bir şekilde bırakıp arkama, yani deftere döndüm.

Yine aynı şekilde,ayaklarımdan destek alarak duruyordum.

Yoongi'nin elinin üzerinden batıp ellerimi kesen cam parçaları çoğu yerde kesik açmıştı.

Umursamadan kanlı ellerimle defteri elime aldım. O çocuğun resmi buradaydı! Hemen resmin altına baktım.

Kim Taehyung

Demek ismin Taehyung. Bu lisede mi okuyordun?

Yeniden onun gözlerine baktım. Hâlâ aynı yerde duruyor ve aynı şekilde bana bakıyordu.

Bi-bir dakika!

Ya-yanındaki kişi...

O... Ben miyim?!

Kim Yoo Jung

Şaşkınlık içerisinde elimdeki defteri yeniden yere düşürdüm.

Jimin bana bağırdı.

"Yejin, ne yapıyorsun?!"

Ona cevap bile veremedim. Kafamda her şey o kadar fazlalaşmıştı ki... Beynimin içinde dönen o düşünceler, o sorular başka bir şey düşünebilmeme ya da doğru düzgün düşünebilmeme engel oluyordu.

Resimlere yeniden baktım. Evet, bu bendim! Yanımdaki de o çocuktu! Görünmeyen çocuk!

Bu sayfada öğrenci resimleri doluydu. Bir listeye benziyordu. Ne listesi olduğunu anlayabilmek için yukarıdaki yazıyı okudum.

2.Sınıf-10아 (A) Öğrenci Listesi

Sertçe yutkundum. Bu... Nasıl olabilir?!

Gözüm başka hiç kimseyi görmedi. Defterin arasındaki fotoğrafları elime aldım.

Ben... Yani Yoo Jung ve o çocuğun beraber olduğu fotoğraflar bunlar! Kim Taehyung ve Kim Yoo Jung...

Birinde beni kolları arasına sıkıştırmış saçlarımı dağıtıyordu. Bir diğerinde ikimiz de birbirimize sıkıca sarılarak poz vermiştik.

Arkadan öne aldığım bir diğer fotoğrafta da beni sırtında taşıyor. Yüzlerimizde kocaman bir gülümseme hâkim.

Başka bir şey geldi elime. Bir kağıt parçası gibi.

Onu da fotoğrafların arkasından alıp öne çıkardım. Benim ve Taehyung'un resmi vardı. Altında ise şu yazıyordu:

~Neşeli öğrencilerimiz Kim Yoo Jung ve Kim Taehyung'un ani kaybı için okulumuz tarafından saygı ve anma etkinlikleri düzenlenecektir.~

Ani kayıp mı? Anma mı?

Tüm bunlar ne demek oluyor?!

Taehyung'a baktım. Belki fotoğraflardaki hiçbir anımızı hatırlamıyordum ama biz... Biz meğersem çok yakınmışız.

Bu sefer üzerinde bir gariplik vardı.

Gözlerini yummuştu. Yanaklarındaki inci tanelerini buradan bile fark edebiliyordum.

Ne olduğuna bir anlam veremeyerek ona bakmaya devam ederken bir anda arkasında karanlık bir gölge belirdi.

İnsan vücuduna benziyordu. Sanki bir pelerini de vardı. Ama baştan aşağı her şey simsiyahtı.

Hiçbir şey net görünmüyordu. Giderek Taehyung'a yaklaşıyordu. Ellerinde ise... Ateş mi o?! Ateş var!

Endişelenerek Taehyung'a baktım. Elimdeki fotoğraflarla beraber ayağa kalktım.

Taehyung gözlerini açtı. Direkt beni gördü.

O arkasındaki siyah gölge, ateş saçan elini bir anda Taehyung'un omzuna attı.

O an istemsizce, "Hayır!" diye bağırıp koşmak istedim.

Taehyung eliyle bana işaret etti. İnliyordu. Canı yanıyordu ama durmamı istiyordu!

Durdum.

Ona endişeyle baktığımı görünce elini havaya kaldırdı.

Avucunun içinden bir şey yükseldi. Hızla bana doğru yol aldı.

O şeyi tuttum ve elime aldım. Bu bir nottu.

O siyah gölge, ateşli eliyle Taehyung'un omzunu tutuyordu. Bir anda onu omzundan tutmaya devam ederken kendisine doğru çekti. İkisi de ortadan kayboldu.

Ne yapacağımı bilemez bir şekilde, elim kolum bağlı öylece kalakaldım yine.

Avucumun içindeki notu açtım ve hızla okumaya başladım.

~Başıma bunların geleceğini bile bile yaptım her şeyi. Yaptığım hiçbir şey anlamsız değildi Yoo Jung. İlk gün sana ipuçları verdiğim için kısa bir süreliğine dilimi mühürlemişlerdi. Bu yüzden konuşamadım. Hastaneye git Yoo Jung. Eminim orada kendini bulacaksın. Benim için endişelenme. Biraz acı çekeceğim ama iyi olacağım.~

Notu okur okumaz avucumun içindeki not kağıdı kum olarak parmaklarımın arasından yere döküldü.

...

Bölüm sonu

2 yorum