İçeriğe geç

Tek Kurşun

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Tek Kurşun

Bölüm 3

Bölüm 2: Zorunlu Katılım

Melisa Koral, koğuş kapısından çıkarken kalbi deli gibi atıyordu. Her adımında aklından bir düşünce geçiyordu. Ne oluyor? Beni nereye götürüyorlar? Ve neden ben? Kapınızın önünde durdu. Yüzbaşı yani Kaan Emir oradaydı. “Hazır mısın? Melisa.” “Ben... Gelmek istemiyorum!” “Sana bir teklifte bulundum, sen reddettin benim tekliflerim reddedilmez.” Görende sanacak Amerikanın başkanı. Havalara bak. Ne kadar gıcık bir adam. “Ben ise reddettim, yüzbaşı zorluk çıkarmamı istemiyorsan bırak kolumu!” Ne ara kolumdan tutmuştu anlamamıştım ama elini hissettim. “Yapamazsın, Koral.” dedi çok rahat bir şekilde. “Yaparım, yüzbaşı.” dedim ve elini tutup çektim ve döndürdüm. “Güzel, numara Koral.” dedi ve devam etti. “Hadi şimdi bu oyunlarını bırak ve gel, yoksa seni attırırım.” İşte bu söz Melisayı duraksattı. Yüzbaşının elini tutmuş bir halde dondu. Sonra hemen düzeltti kendini. “Acımasızsın, Yüzbaşı.” “Daha eğitimleri görmedin,” dedi ve arabayı açtı. Geç Melisa.” dedi. Araba uzun bir arabaydı. İçindekileri görünce daha bir şaşırdı. Dört erkek ve aralarında turuncu saçlı bir kadın. “Timimize Hoş geldin, yeni yenge.” dedi. O sırada Yüzbaşı ona öyle bir bakış Attı ki ben bile korktum. “Şaka.” dedi ve sustu. “Ben... Buna hazır değilim,” dedim. Turuncu saçlı kadın konuşmaya başladı. “Hazır olsan da olmasan da fark etmez sen artık Yemin timinin bir üyesinin,” dedi. Söyledikleri kulaklarımda çınladı. Neden? O kadar kişi arasından neden ben? Kaçsam... Ama nereye? Yüzbaşı beni attırır. Ben bunları düşünürken kara kaşlı kara gözlü adam, “Hoş geldin Melisa.” dedi. “Hoş... Geldim?” dedim ve araba çalıştı. Artık sadece şunu biliyordum zorlu bir süreç beni bekliyor. Arabanın kapısı kapandıktan sonra ilk kez gerçekten etrafına bakabildim. Burası okuldan farklıydı. Daha sessiz, daha net... Ve daha tehlikeli hissettiriyordu. “Gel,” dedi Turuncu saçlı kadın. Sesi sert değildi. Ama yumuşak da sayılmazdı. Emre yakın netliği vardı. onun arkasından yürümeye başladım. Turuncu saçlı kadın önde, omuzları dik, adımları kararlıydı. Saçları ensesinde hafifçe kıpırdıyordu. Yeşil gözleri bir anlığına bana kaydı. “Adın Melisaydı, değil mi?” “Evet.” “Ben Maya Karaca, rütbem ise Teğmen.” Kısa bir duraksama oldu. “Burada rütbeler önemlidir ama güven daha zor kazanılır.” bir şey demedim. Zaten ne diyeceğini de bilmiyordum. Koridorun sonunda bir kapının önünde durduk. Maya kapıyı açtı. “Burası senin odan,” oda sade ama düzenliydi. İki yatak, iki dolap, bir masa. Askeri düzenin soğukluğu vardı, en azından koğuş gibi değildi. İyi ama neden iki tane yatak? “Şimdilik benimle kalacaksın,” dedi Maya. “Kuralları sonra anlatırım. Şimdi... Timin diğer üyeleriyle tanışma vakti.” içim hafif kasıldı. Şimdi başlıyor, diye düşündüm.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.