İçeriğe geç

TEK BAŞINA

Bölüm 7 · 2 dk okuma

TEK BAŞINA

Bölüm 7

KANTİN KAOSU

Ertesi gün son ders zili çaldığında sınıfta tarihin en hızlı tahliyesi yaşandı. Sıramı toparlarken kapının önünde bizim 12-A’dan Arda ile Batu belirdi.

"Lara, okulun yanındaki şu salaş kafeye gidiyoruz, gel bir şeyler içelim," dedi Arda çantasının askısını düzelterek.

("Evde gidip yatmak vardı ama bu ikisiyle takılmak en azından kafa dinletir.")

"İyi gelelim bakalım, ama ben çay içip kalkarım," dedim çantamı tek omzuma asarak.

Kafeye geçip bahçedeki ahşap masalardan birine oturduk. Hava tam kararmak üzereydi, çaylarımızı söyler söylemez konu bizim sınıfa geldi.

"Kanka sizin 12-C'nin WhatsApp grubu kuruldu mu?" diye sordu Batu.

"Kuruldu kuruldu," dedim bardağımdan bir yudum alıp. "Son ders kağıt dolaştırdılar. Bizim sınıftaki Piyasa Çetesi dedikleri tayfanın başı olan Berke elemanı hemen atladı, yöneticiliği bana vermeye çalıştı."

"Sen ne dedin?" dedi Arda sırıtarak.

"Gereksiz mesaj atanı anında hayatımdan engellerim dedim, önüne döndü."

Tam o sırada kafenin kapısında Efe belirdi. Yanında basket takımından iki kişi daha vardı. Bizi görünce bir an duraksadı, sonra arkadaşlarını satıp doğrudan bizim masaya yanaştı.

"Selam," dedi hafif mahcup bir edayla. "Oturabilir miyim?"

"Otur kanka otur, masayı büyütelim," dedi Arda gülerek.

Efe sandalyeyi çekip oturdu ama doğrudan bana baktı. "Sınıf grubunda bugün numaranı gördüm de, şey diyecektim... Yarınki beden dersinde halı saha maçı var, grupta Piyasa Tayfası'yla kapışabiliriz, şimdiden haberin olsun."

"Sizin ergen kaslarınızı grupta yarıştırmanızı hiç çekemem Efe," dedim sırtımı geriye yaslayarak. "Beden dersinde ne halt yiyorsanız yiyin."

Efe tam cevap verecekken bu sefer kafenin girişinde başka bir hareketlilik oldu. Bizim sınıfın deri ceketli Berke’si ve ekibi içeri girdi. Bizi fark edince adımlarını bu tarafa kırdılar. Masanın başında dikilip piç bir gülüş attı Berke.

"Ooo bakıyorum da bütün tayfa birleşmiş," dedi Berke. "Lara, numaranı gruba yazmışsın ama hiç aktif değilsin. Yatakta da mı böylesin?"

Ortam bir anda buz kesti. Efe anında ayağa fırladı. "Düzgün konuş lan kızla!"

"Sana mı sorucam Efe? Yarınki beden dersinde sahada görüşeceğiz zaten," dedi Berke omuz silkerek.

("İşte geldi yine tipini siktiklerim. Bunlar cidden dayak yemeden rahat etmeyecek.")

Sakin bir şekilde çay bardağımı masaya bıraktım. Hiç istifimi bozmadan yerimden kalktım. Berke'nin tam karşısında durdum, sesimi hiç yükseltmeden doğrudan gözlerinin içine baktım.

"Bak kanka," dedim gayet net bir tonlamayla. "Yarınki beden dersinde ne bok yapıyorsanız yapın ama burada şov yapıp rezil olmadan önce o deri ceketini al, arkandaki üç kankana sarıl ve kapıdan sakince çık. Çıkmazsan bu masadaki sıcak çayı götüne sokar, seni bu kasabanın maskarası yaparım."

Berke bir an duraksadı. Sesimdeki o garip özgüven ve suratımdaki sıfır mimik elemanı afallattı. Arkasındaki arkadaşları da hafifçe geriledi.

"Değmez kanka yürü gidelim," diye fısıldadı arkasındaki çocuk.

Berke dik dik bakmaya çalıştı ama bozulduğunu saklayamayıp "Yarın beden dersinde görüşürüz," diyerek arkasını dönüp gitti.

Masadakiler birkaç saniye sessizce bana baktı. Batu elini masaya vurdu. "Oğlum yarınki beden dersi kesin kanlı geçecek amk!"

"Sadece huzur istiyorum kanka," dedim çayımdan bir yudum daha alarak. "Çok şey mi istiyorum?"

Bölüm sonu

1 yorum