İçeriğe geç

TEK BAŞINA

Bölüm 4 · 2 dk okuma

TEK BAŞINA

Bölüm 4

DİĞER SAÇMALIKLAR

İkinci derse girdiğimizde sınıftaki hava bir tık değişmişti. Kantinde Efe’ye ve bahçede Görkem’e attığım laflar kulaktan kulağa yayılmış olacak ki, artık kimse öyle mal mal dikilip sırıtarak yaklaşmaya cesaret edemiyordu. Yine de arka sıraya doğru yürürken bakışların üzerimde olduğunu hissedebiliyordum.

("Güzel. En azından yavşama katsayısını sıfıra indirdik. Şimdi tek derdim şu iki saatlik dersi olaysız bitirmek.")

Sırama geçtiğimde Görkem çoktan yerine kurulmuştu. Ama bu sefer o karanlık ve gizemli takılma işini biraz abartmıştı. Sıranın üzerine siyah bir örtü gibi bir şey sermiş, kulaklığından dışarı hafifçe sızan gotik bir rock müziği eşliğinde kafasını sıraya koymuştu. Yanına oturduğumda bana doğru hafifçe döndü.

"Güneş ışığı tam buraya vuruyor," dedi boğuk bir sesle. "Beni rahatsız ediyor."

Kafamı yavaşça ona çevirdim. Gözlüğümü burnumun üstünde düzeltip ölü bakışlarımla suratına baktım.

"Kanka perdenin dibindesin, farkında mısın?" dedim düz bir sesle. "Çek şu perdeyi kapat, bana niye dram yapıyorsun amk? Ben senin kişisel perde görevlin miyim?"

Görkem bir an duraksadı. Yüzündeki o 'karanlık ruh' ifadesi yine hafifçe çatladı. Yavaşça uzanıp perdeyi çekti. Sınıf bir anda hafif bir loşluğa büründü.

"Teşekkürler," diye mırıldandı.

"Önemli değil, bir dahakine güneş kremi sür gel," dedim ve çantamdan defterimi çıkardım.

( "Şu çocuğun içindeki gotik ergeni söküp atsam geriye düzgün biri çıkacak aslında ama uğraşmaya değer mi, hiç sanmıyorum.")

O sırada içeriye elinde kalın bir ajandayla Rehberlik Hocası girdi. İçi geçmiş, emekliliği gelmiş ama gidememiş gibi bir tipti. Masaya şöyle bir dayandı, gözlüklerinin üstünden sınıfa baktı.

"Evet gençler, biliyorsunuz bu yıl YKS yılı," diye başladı konuşmaya. "Özellikle aranızda yeni katılan arkadaşlarımız var..." Gözleri doğrudan bana kaydı. "Lara değil mi? Hedefin nedir kızım? Hangi bölümü istiyorsun?"

Bütün sınıf yine bana döndü. Derin bir nefes aldım. Sıradan kalkmadan, arkama yaslanarak hocaya baktım.

"Denizcilik İşletmeleri Yönetimi düşünüyorum hoca," dedim net bir sesle.

Sınıftan hafif bir uğultu yükseldi. Öndeki tiplerden biri arkasına dönüp, "O ne ya, kaptan mı olcan abla?" diye laf attı.

Yüzümdeki o ruhsuz ifadeyi bozmadan laf atan elemana baktım. "Yok kanka, limana sizin gibi malları yanaştırmamak için tedbir alıcam," dedim.

Sınıftan pat diye bir gülüşme koptu. Rehberlik hocası bile ne diyeceğini bilemeyip hafifçe öksürdü. "Güzel... Hedef sahibi olmak güzel," diyerek konuyu kapatmak zorunda kaldı.

Görkem yavaşça kafasını sıradan kaldırıp bana baktı. "Denizcilik mi? Kulağa... engin ve karanlık geliyor."

Kafamı ona çevirip tek kaşımı kaldırdım. "Kanka deniz mavi ve tuzlu bir şey. Karanlıkla bir alakası yok, zorlama istersen."

Görkem iç çekip tekrar sıraya gömüldü. Bu okulda herkes bir şeylerin rolünü kesiyordu ama ben sadece şu yılı kazasız belasız atlatıp gitmek istiyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.