İçeriğe geç

TEK BAŞINA

Bölüm 27 · 3 dk okuma

TEK BAŞINA

Bölüm 27

GÖLGEDEKİ TEHDİT

Bahçenin ortasındaki o buz gibi gerilim Arda’nın öfkeyle öne atılmasıyla daha da tırmanacaktı ki hızlıca araya girdim.

"Arda, dur!" dedim sesimi sert tutarak. Arda’nın omzundaki elini tuttum ama gözlerim doğrudan Görkem’in üzerindeydi. "Görkem, sen de çekil şuradan."

Arda omzunu ovarak Görkem’e öyle bir baktı ki, aralarındaki o nefreti kesmek imkansızdı. "Bu çocuk harbi kafadan sakat," diye fısıldadı Arda, nefes nefese. "Lara, emin misin iyi olduğuna? Sen bununla aynı sınıfta nasıl dayanıyorsun amk?"

"İyiyim Arda, uzatma lütfen. Sınıfa geçelim," dedim. Görkem ise tek bir kelime etmeden arkasını döndü, o insandışı adımlarıyla binaya girdi.

Günün geri kalanı tam bir işkence gibi geçti. Derslerin ağırlığı yetmiyormuş gibi bir de matematik hocası iki haftalık devamsızlığım ve kaçırdığım sınavlar yüzünden beni okul çıkışında ek derse bıraktı.

Saat 17:30'u gösterdiğinde hava çoktan kararmıştı. Sonbahar ayazı koridorları buz gibi yapıyordu. Görkem ek derse kalmamıştı; zil çalar çalmaz sınıfı terk etmişti. Okul tamamen boşalmış, geriye sadece nöbetçi görevlinin alt kattaki ayak sesleri kalmıştı.

Çantamı omzuma takıp 12-A sınıfından çıktım. Koridorun sönük florasanları hafifçe cızırdıyordu. Tam merdivenlere doğru yürüyecekken arka bahçeye bakan o eski deponun olduğu koridordan tuhaf bir ses geldi.

Şaaaak!

Sanki ağır bir demir zincir yere vurulmuş gibi bir sesti bu.

Efe ve Batu’nun geçen gün bahsettiği o "hayalet" muhabbeti aklıma geldi. Görkem’in kapıyı büktüğünü sanıyordum ama zihnimdeki anksiyete uyarısı aniden tavan yaptı. O taraftan gelen aura, Görkem’in o soğuk ama tanıdık aura’sından çok farklıydı. Bu koku... Ağır, çürük ve katıksız bir kötülük kokuyordu.

Merdivenlere doğru fırlamak istedim ama merak ve korku bacaklarımı deponun koridoruna doğru sürükledi.

Deponun ağır demir kapısı yarıya kadar açılmıştı. İçerideki karanlığın içinden kırmızı, fosforlu iki çift göz bana doğru bakıyordu.

"Sonunda..." dedi bir ses. Sesi Görkem’inki gibi pürüzsüz değil; sanki cam kırıkları bir metalin üzerinde sürütülüyormuş gibi tırmalayıcı ve iğrençti. "Görkem’in etrafında dolandığı o taze kanlı insan..."

Bacaklarım kilitlendi. "Kimsin lan sen?" dedim geriye doğru bir adım atarak.

Karanlığın içinden uzun, zayıf ve parmaklarının ucunda simsiyah pençeleri olan bir siluet süzüldü. Yüzü tamamen çökmüş, gözleri kan çanağına dönmüş başka bir yaratıktı bu. Görkem gibi bir lise öğrencisine benzemiyordu; bu yaratık tamamen kontrolden çıkmış bir canavardı. Efe’lerin bahsettiği o depodaki kapıyı büken "hayalet" Görkem değil, bu yaratıktı.

"Görkem bu kasabayı kendi av sahası sanıyor," dedi yaratık, bana doğru bir adım atarak. Hızı o kadar yüksekti ki havayı yardı. "Ama senin gibi ilaçlarla ve kanla yıkanmış bir yem... Onun elinden alınmak için fazla lezzetli."

Yaratık üzerime doğru hamle yaptığı an çığlık bile atamadım. İnsandışı bir hızla boğazıma sarıldı ve beni deponun taş duvarına sertçe yapıştırdı.

Sırtım duvara çarptığında nefesim tamamen kesildi. Pençeleri boynumdaki deriyi çizdi, ince bir kan çizgisi kazağımın yakasına doğru süzüldü.

"Kokun..." dedi yaratık, burnunu kanayan boynuma yapıştırarak. "Görkem’in neden seni bu kadar koruduğunu şimdi anlıyorum..."

Tam o salisede, deponun tavanındaki camlar büyük bir gürültüyle patladı.

ŞAAAAK!

Yukarıdan aşağıya simsiyah bir meteor gibi düşen Görkem, yaratığın üzerine çaktı.

Görkem yaratığı boğazından yakaladığı gibi deponun diğer tarafındaki ahşap raflara fırlattı. Raflar büyük bir gürültüyle çökerken Görkem beni arkasına aldı. Siyah kapüşonunu geriye atmıştı. Bakışlarındaki o katıksız öfke ve kızıllık o kadar şiddetliydi ki deponun içindeki hava resmen dondu.

"Benim alanımda..." dedi Görkem. Sesi deponun duvarlarını titreten devasa bir yırtıcı hırıltısıydı. "Benim olan bir şeye dokunmaya nasıl cesaret edersin, leş yaratık?"

Görkem iki ayağının üzerinde insandışı bir akıcılıkla öne fırladı. Okuldaki o bükülen kapıların, gece gelen seslerin ve "hayalet" efsanesinin arkasındaki gerçek düşmanla Görkem’in savaşı tam önümde patlak vermek üzereydi.

Bölüm sonu

1 yorum