İçeriğe geç

TEK BAŞINA

Bölüm 23 · 2 dk okuma

TEK BAŞINA

Bölüm 23

SINIRLAR

Görkem dudaklarını dudaklarıma bastırdığı o ilk salisede, teninin dondurucu soğukluğu dudaklarımı adeta dondurdu. Yırtıcı bir açlıkla beni tamamen ezmek, kontrolü ele geçirmek istiyordu.

Ama ben Lara'ydım. İlaçların kafamda yarattığı o uyuşukluğa ya da karşımdakinin bir kan emici olmasına teslim olacak biri değildim. Hele ki birinin bana sormadan, sınırımı çiğneyerek üstümde tahakküm kurmasına asla izin vermezdim.

Hiç tereddüt etmeden ellerimi onun sert, buz gibi göğsüne koydum ve bütün gücümle onu geriye doğru ittim.

Görkem bu tepkiyi beklemiyordu. Dudakları dudaklarımdan ayrılırken bir adım geri sendeledi. Siyah kapüşonunun altındaki o yırtıcı gözleri şaşkınlıkla açıldı. Yüzümdeki sıfır mimikli, buz gibi ifadeyi gördüğünde çene kemikleri kasıldı.

"Ne sanıyorsun sen kendini amk?" dedim. Sesim ne titriyordu ne de korku kırıntısı taşıyordu. Pürüzsüz ve son derece sertti. "Beni duvara sıkıştırıp dudaklarıma yapışarak beni kontrol edebileceğini mi sandın?"

Görkem’in gözlerindeki o simsiyah irisler bir anlığına dalgalandı. Üst dudağı hafifçe kıvrıldı, sivri dişinin ucu göründü. "Lara..." dedi sesi derin bir hırıltıyla çıkarak. "Sınırlarını zorluyorsun."

"Asıl sınırları zorlayan sensin," dedim bir adım öne çıkıp doğrudan gözlerinin içine bakarak. "Sana söyledim; ben senin ne avınım ne de kafana göre duvara yaslayıp güç gösterisi yapabileceğin biriyim. Arda'ya sınır koymam seni haklı kılmaz. Benim hayatıma, bedenime ya da kararlarıma müdahale edemezsin."

Görkem bir süre durdu. İnsanların onun dondurucu aura’sı ve tehlikesi karşısında sinip titremesine alışkındı. Ama karşısındaki kızın, dudaklarındaki soğukluğa rağmen bir milim bile geri adım atmaması, aksine gözünün içine bakarak haddini bildirmesi zihnini bocalattı.

Siyah gözlerindeki o katıksız kızıllık yerini tekrar yavaş yavaş pürüzsüz bir siyaha bıraktı.

"O çocuğa yaklaşmayacaksın," dedi Görkem. Sesi bu sefer daha boğuk ve kısıktı. "Buna izin vermem."

"Kiminle konuşup konuşmayacağımı sana soracak değilim Görkem," dedim elimle kapıyı göstererek. "Şimdi evimden defol git. Bir dahakine kapımdan ya da penceremden içeri böyle bodoslama girersen, o sivri dişlerini sökene kadar rahat etmem."

Görkem tam karşımda dikilmeye devam etti. Bakışlarında garip, tekinsiz bir kabulleniş ve içten içe büyüyen tehlikeli bir hayranlık vardı. Elini yavaşça kaldırıp pencerenin pervazına koydu.

"Gidiyorum..." dedi gözlerini üzerimden bir an bile ayırmadan. "Ama bu burada bitmedi Lara. Seni kimsenin almasına izin vermeyeceğim."

Tek bir hareketiyle, açık camdan içeri dolan dondurucu Kasım rüzgarına karışıp gecenin karanlığında kayboldu.

Pencere açık kalmıştı, salondan içeri soğuk hava doluyordu. Gidip pencereyi örttüm ve kilitledim. Aynanın karşısına geçip alt dudağımı sildim. Yüzümde en ufak bir taviz izi yoktu. Pazartesi günü okulda ne yapacağını biliyordum ama Görkem de artık benim öyle kolay pes edecek bir yem olmadığımı çok iyi anlamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.