-Ne yapıyorsun burada?
-İbo'yu bekliyorum.
-Az önce burada değil miydi?
-Sorma, adamın başına gelmeyen kalmamış.
-Ne olmuş?
-Adam buraya gelmiş, bakmış tableti yok. O da Yaman götürdü sanmış onu aramış. Yaman anlamamış gel demiş. İbo da çaresiz gitmiş. Sonra bakmış ki Yaman da yok. Geri gelmiş buraya.
-Ben de derdi var sandım. İki üç gitmiş, ne var bunda. Oyalama beni bununla.
-Tamam ya. Ne yapacağız şimdi?
-İbo'yu bekleyeceğiz.
-Hani sen iyiydin bu işlerde. İbo'yu niye bekliyoruz.
-Dosyalar onda ya hani.
-Bir kerede haksız ol!
-Sus!
-Tamam be.
-Ne zamana gelir, bilgin var mı?
-Galiba oradan ofis için bir iki şey alacakmış. Gelmesi bir saati dahi bulabilir. Bakalım, umarım arabasını yetiştirirler.
-Arabasını ne yaptılar yine?
-Bizim Kırmaz, almış yine İbo'nun arabasını.
-Bu Kırmaz da iyice kötüye gidiyor. Kovmak gerekecek.
-Ne diyorsun sen ya? Tamam işinde çok iyisin ama Kırmaz'ı neden kovuyorsun? Kırmaz bu şirkete yıllarını verdi.
-Yalnız, burada kötü olan bir kişi bile yok. Herkes işinde iyi olmalı. Ciddi bir iş yapıyoruz. Dilerse bu şirketin kurucusu olsun, yine de kötüleştiği an gider buradan!
-Ne diyorsun ya? Nesin sen, dünyanın kraliçesi falan mı?
-Benimle böyle konuşmanın yasak olduğunu bilmen gerekiyordu. Bir kere, bu işi öyle herkes yapamaz.
-Kırmaz işinde kötü değil ki zaten.
-Aynen, gördük. Geçen gün arabasını dızladılar.
-Ne var bunda?
-İşi gizli olmak olan bir adamın arabasını dızladılar.
-Bunu büyütmene ne lüzum var? Alt tarafı bir araba. Alırız yenisini.
-Zaten alırız ama iş o değil. İş, bu adamın saflığı. Yardım edasıyla şirketi dahi satar bu adam. Neymiş, yardım ediyormuş. Bu iş yardım falan dinlemez!
-Of, seninle de tartışmaya gelmiyor.
-Çünkü ben her zaman haklıyım.
-Sanki tövbe haşa Allah mısın sen?!
-Tövbe de be! Bu şirkette en çok söz hakkı olan benim, ne oluyor sana?
-Tamam be, sustuk.
-Kaç kere susacağını söyledin de susmadın. Sürekli, şunu yapma bunu yapma. Burada söz hakkı benim. Ben kurdum, ben yönetiyorum.
-İyi, iyi ki bir şirketin varmış.
-Bunları hava atmak için söylüyorum sanki. Akıllı ol uslu ol diye söylüyorum. Yoksa kovacağım birazdan seni.
-Beni?
-Evet canım, seni. Ne oldu, gücüne mi gitti?
-Yalnız ben bu şirkete dolarlar kazandırdım.
-O dolarlarını alır çamura sokar ardından uzaya uçururum. Sen onlara para mı diyorsun? Neymiş, iki bin dolar kazanmış bir haftada. Benim servetimin çeyreği dahi değil oğlum o.
-İzin veriyor musun ki kazanalım!
-Ev düzdüm, araba verdim. Daha ne edeyim?
-Her hareketimizi yargılıyorsun.
-Kaç yıl oldu, sen hala bu işin ciddiyetini anlamadın, değil mi?
-Anlat da öğrenelim o zaman.
-Sus, kapa o zevzek çeneni. Yapacağınızın şey alt tarafı gizli olmak diyorum, neyini anlamıyorsun!
-Of, senin gizliliğine başlayacağım şimdi!
-Sus ve git İbo'yu çağır.
-Tamam be. Sana da laf söylenmiyor.
-Git dedim!
