(Anlatıcı:Onur)
Ah cidden... Umut ve Melis'i onlara çaktırmadan takip etmek o kadar zordu ki. Hele Melis Umut'a takip edildiğini hissettiğini söylediğinde fark edileceğim diye baya ödüm koptu. Ama neyse ki son anda saklandım da görünmedim. Tamam, kabul ediyim. Normalde birilerinin özel konuşması beni alakadar etmez. Ancak Umut ilk defa samimi olmadığı biriyle sohbet etmek istediği için ne olacağını baya merak etmiştim. Ancak sonuç hayal kırıklığıydı. Cidden bunun için mi özel buluşmuşlar? Onları dinlerken gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Bakalım bizimkilerin bu çöpçatanlık işi ne olucak. Hahahahaha!
Umut'un eve girmesinden bir süre sonra ben de sessizce eve girdim. Sonra Umut şüphelenmesin diye tuvalete girip çıktım. O sırada Umut ile karşılaştık. "Günaydın!" dedi Umut baya mutlu bir şekilde." Sana da günaydın! Bakıyorum çok mutlusun. Rüyanda Levent'i mi gördün yoksa?" dedim ben de gülerek. " Ya Onur! Sen onu boş ver de bugün prova yapmaya başlar mıyız mahalle konseri için?" dedi Umut da. " Evet. Kahvaltıdan sonra Levent ve Melislere gidiyoruz zaten prova için. Bugünkü ekip toplantısı ise akşam vakti olacak." dedim. Bunun üzerine Umut yine yüzünde bir gülücük "Hmm... Peki." dedi ve bir şarkı mırıldanarak yanımdan ayrıldı. Tabii ne kadar belli etmesem de Umut'un neyden mutlu olduğunu biliyordum. Tam o sırada teyzem " Bakıyorum da Umut'a İzmir havası gayet iyi geldi." dedi arkamdan gülerek. Ben de onu gülümseyerek yanıtladım. Aslında Umut'a da İzmir havasından daha çok sevdiciği iyi gelmişti amaaa... Neyse.
Bir süre sonra kahvaltıyı yapmış ve Melis ve Leventlere gitmiştik. Onlarda boş bir oda var da. Tam prova yapmalık! O yüzden onlara gittik. Levent bizi gülümseyerek karşıladı. Tabi Umut da bunun üzerine kızararak "H-hoşbulduk..." dedi. Umut içeri geçerken ben de bizim evden baterimin parçalarını indirmeye gittim. Tüm parçaları indirip birleştirdiğimdeki huzuru sanırım şu ana kadar hiç bir yerde yaşamadım. " Oh be! Dünya varmış." dedim rahatlamış bir şekilde. Levent de gülerek " Dostum, en iyisi bu koca adamı mahalle konseri ve yarışma geçene kadar burda bırak. Yoksa sen bunu hep taşırsan belin kırılır." dedi. "Haklısın." dedim gülerek. Bir süre sonra hepimiz müzik aletlerimizi kurmuştuk. " Şarkıyı gösteriyim mi ?" dedi Umut sabırsızlıkla. Levent de Umut'a içten bir şekilde gülümseyerek " Hadi göster bakalım." dedi. Umut da hafifçe kızararak " Peki." dedi. Sırıtarak Melis'e dönüp " Bu ikisi eğer bir gün sevgili olursa hiç şaşırmam." dedim. O da gülümseyerek " Haklısın. Kesin olurlar." dedi. Biz böyle konuşurken Umut telefonundan şarkıyı açtı. Dördümüz de sessizce şarkıyı dinlemeye başladık. "Bu şarkı ef-sa-ne! Şarkının melodisine bayıldımm! Müzik zevkin ne kadar iyi Umut." dedi Levent şarkı bitince. " Sağol." dedi Umut da gülümseyerek. "Peki! O zaman bu şarkının mahalle konserinde çalınacağı %100 kesin onaylandı." dedi Melis de heyecanla. Bunun üzerine şarkının notalarını internette arattık ve not aldık. Sonra şarkıya çalışmaya başladık. Hepimiz provaya odaklanmıştık. Ama en çok da Umut! Bir yandan büyük bir ciddiyetle gitarını çalıyor, bir yandan da şarkıyı söylüyordu. Hatta bir ara Levent'e döndüğümde büyülenmiş bir şekilde Umut'a bakıyordu. Melis'e kaş göz işareti yaparak Umut ve Levent'i işaret ettim. O da kikirdeyerek beni yanıtladı. Şarkıyı çalmamız bitince kapının oradan bir alkış sesi duyduk. Bizi alkışlayan Melis ve Levent'in annesi Rüya teyzeden başkası değildi. Sonra Umut'a dönüp gülümseyerek " Merhaba güzel kızım. Onur'un kuzeni sensin değil mi? Adın ne bakalım?" dedi gülümseyerek. " Evet. Adım Umut." diye yanıtladı Umut gülümseyerek. " Hmm ... Demek öyle. Sesin ne kadar da güzel. Umarım bizim çocukları sevmişsindir." dedi Rüya teyze de gülümseyerek. Sonra önce Umut'u süzüp sonra Levent'e yüzünde muzip bir ifadeyle göz kırpıp odadan ayrıldı. Umut ve Levent hiç bir şey anlamamış bir şekilde birbirlerine baktılar. " N-n-n... n'oluyo ya? Annem neden bize öyle baktı?" dedi Levent şaşkınlıkla. "Bilmem." dedi Umut da. Bunun üzerine ben ve Melis daha fazla kendimizi tutamayıp kahkahalarla gülmeye başladık. " Hey! Komik bir şey varsa söyleyin de biz de gülelim. Hey! Kime diyorum Aloo!!" dedi Levent hafif sinirli. " Aynen! Bize söyleyin biz de gülelim." dedi Umut da. Umut'un bu dediği üzerine daha çok gülmeye başladık. "Ah dostum! Sanırım cidden kafayı yemişsiniz. Hadi ama! Daha çoook çalışıcağız." dedi Levent ciddiyetle. Bunun üzerine provamıza devam ettik. Tabi her prova sırasında yine aynı olay tekrarlanıyordu. Levent büyülenmişçesine Umut'a bakıyor, sonra ben Melis'e kaş göz işareti yapıyordum ve ikimiz de hafifçe gülüyorduk. Daha sonradan da Umut ve Levent birbirlerine ben ve Melis'i işaret ederek gülmeye başlamasınlar mı? Sanıyorum ki bizden intikam alıyorlardı. İşte böyle güle eğlene provamızı yaptık.
Prova yapmaya başlayalı baya zaman geçmişti. Sanırım ikindi vakti filandı. Bir ara duvardaki saate bakıp " Oo! Çocuklar, provaya başlayalı 3 saat olmuş. Artık mola mı versek? Bateri çalmaktan kollarım uyuştu çünkü." dedim bizimkilere dönerek. " Ah değil mi? Ben de org çalmaktan parmaklarımı hissetmiyorum." dedi Melis. Melis'e döndüğümde cidden baya bitkin duruyordu. Onun bu haline üzülüp " Peki çocuklar! Mola veriyoruz." dedim ellerimi çırparak. Ancak o esnada Umut ve Levent sırıtarak bana baktı. Ay cidden kafayı yiyeceğim. N'oluyor böyle? Galiba Umut ve Levent de ben ve Melis'in arasında bir şey olduğunu düşünüyor. Ben bunları düşünürken Rüya teyze elinde meyve tabaklarıyla odaya girip "Molada yiyin diye size meyve getirdim çocuklar." dedi gülümseyerek. Sonra yine yüzünde muzip bir sırıtma Levent ve Umut'u süzdü. Sonra ben ve Melis'i... "Ya anne! N'oluyor sana böyle? Neden bize öyle bakıyorsun?" dedi Levent buna dayanamayarak. Rüya teyze de " E oğlum! Güzele bakmak sevaptır. Siz de güzel çocuklarsınız ya ondan baktım." dedi gülerek. Ancak sanki bakışlarıyla Levent'e başka bir şey diyordu. Yoksa Umut ve Melis çöpçatanlık planlarına Rüya teyzeyi de mi dahil etmişti? Bunu düşününce kahkahalarla gülmeye başladım. Tabi Umut Melis ve Levent de boş boş bana bakıyordu. Durumu toparlamak için " Ee... Aklıma önceden izlediğim komik bir şey geldi de..." dedim mahçup bir ifadeyle. Sonra meyve yemeye başladık. O sırada Melis yanıma yanaşıp "Hhşt Onur! Baksana bi. Hani sen ekip toplantısı için daha konu bulamamıştın ya. Aklıma bir fikir geldi."dedi gülümseyerek. " Ah , cidden mi? Ne fikiri?" diye sordum merakla. Ve Melis anlatmaya başladı. "Sağol iyi fikir. dedim gülümseyerek. Melis de azcık kızararak " Rica ederim Onur." dedi gülümseyerek.
Bir süre sonra Umut ile akşam Melis ve Levent ile ekip toplantısında buluşmak üzere sözleşip eve gittik. Eve gelince kendimi yatağıma atıp uzun süredir düşünmek istediğim, ancak prova yuzunden düşünemediğim konuyu düşünmeye başladım. Melis ... Cidden benden hoşlanıyor muydu? Bunu düşünmek cidden içimde anlam veremediği hislerin oluşmasına neden oluyordu? Belki de o yüzden hep yanımda garip davranıyordu. Bana karşı bir takım hisler hissettiği için öyle davranıyordu. Ya ben , ben de başından beri ne kadar fark etmesem de ondan hoşlanıyor muydum yoksa ? Çünkü o her mutlu olduğunda ben de mutlu oluyor, her üzüldüğünde ben de üzülüyordum. Zaten buraya taşındıklarından beri Melis benim burdaki yalnızlığımı gidermişti. Onlar buraya taşındığında ben ve Melis 4. sınıftık. Levent evcilik oynamayı sevmediğinden onla hep ben oynardım. Her zaman Melis ile oynuyorduk çünkü zaten başka düzgün arkadaşım da yoktu. Bu durum onun için de geçerliydi. Zaten çocukken de hassas olduğu için hep zorbalığa uğruyordu. O yüzden hep ikimiz takılırdık. Levent ne kadar ilk başta bizle pek takılmasa da sonradan o da ikimize katılmıştı. Böylece "Tatlı Hayaller Ekibi" kurulmaya başladı. Bu grubu kurmak tabii benim fikrimdi. Melis ve Levent de kabul edince... Böyle bir ekip olduk işte. Tabii sonradan aramıza Umut da girdi. Umut ne kadar asosyal biri olsa da Melis ve Levent'e hemenden alışmış, hatta Levent'e aşık olmuştu. Bu cidden Umut için büyük bir gelişme. Teyzem de bu aralar bu yüzden çok mutlu zaten.
Yatağıma uzanmış gülümseyerek bunları düşünürken Umut yanıma gelip sırıtarak "Hayırdır Onur bey? Yoksa Melis'i mi düşünüyorsunuz ?" dedi. Sinirle kızarmış bir şekilde yataktan kalkarak "Yaa Umut! Ne saçmalıyorsun? Aklıma yine o komik video geldi işte! Beni rahat bırak." diye haykırdım. Ancak Umut yüz ifademden anlamış olmalı ki " Demek birileri daha aşıkmış da haberimiz yokmuş." dedi gülerek. Bunun üzerine onu kovalamaya başladım. Sanki ben ve Umut rol değiştirmiş gibiydik o an. Hadi onu geçtim de ... B-B-BANA N'OLUYOR?! NEDEN ARTIK HER MELİS'İ DÜŞÜNDÜĞÜMDE KIZARIYORUM! Hüüğ! Bana bir şeyler oldu ama ALLAH bilir ne? Umarım en yakın zamanda bunu öğrenirim. Umarım!