(Anlatıcı:Umut)
Onur'a sanki bir şeyler oldu gibi. Artık Melis'ten bahsedince bir garip oluyor. N'oldu da bir an böyle davranmaya başladı ki? Ah, belki de artık nasıl hisler içinde olduğunun farkında olduğu içindir. Ah, canım kuzenim benim! Hiç merak etme, ne yapıp edip sizi ayarlayacağım. Zaten sen de artık Melis'e karşı bir şeyler hissetmeye başladığın için işim çoookk daha kolay olacak. Umuyorum ki Melis'in de işi kolay olur. Acaba Levent'i artık geçmişte yaşadığı kötü şeyleri geride bırakmaya ikna edebilecek mi? Hiiçç bilmiyorum.
Artık akşam olmuştu. Onur ve ben hazırlanıp apartmanın bahçesine indik ve bizimkileri beklemeye başladık. Melis ve Levent de çok geçmeden geldiler ve dondurmacıya doğru yola koyulduk. Geldiğimizde Dondurmacı amca merakla "Hayırdır çocuklar. Bugün neden bu kadar geç geldiniz? Bir şey mi oldu?" diye sordu. "Yok Mehmet amca. Biz bugün mahalle konseri için prova yapıyorduk da. Ondan şimdi geldik. Zaten büyük ihtimal bugünden sonra da bu saatlerde geliriz." diye yanıtladı Onur gülümseyerek. Sonra dondurmalarımızı alıp toplantı alanımıza geçtik. "Ee sevgili ekip lideri sayın Onur SOYLU. Bugünün konusu ne?" dedi Levent gülerek keyifle. "Açıkçası bugünün konusu biraz daha ilginç bir konu. Ve bu konuyu bana Melis önerdi." dedi Onur Melis'e hafifçe gülümseyerek. Melis de hafif utanmış başını çevirdi. Onur devam etti. "O zaman bugünün konusunu da gururla takdim ediyorum. Konumuz müzik zevklerimiz ve çaldığımız enstürmanları çalmaya nasıl karar verdiğimiz." "Aa! Bu mükemmel bir konu!" diye haykırdık Levent ile aynı anda. Utanarak gözlerimi kaçırdım. Bir ara döndüğümde Levent gülümseyerek bana bakıyordu ancak beni fark edince o da kafasını çevirdi. " Peki. Hadi başlayalım çocuklar. Melis, anlatmaya ilk sen başlayabilirsin. Sonuçta anlatmaya hepinizden çok daha heveslisin." dedi Onur Melis'e içten bir şekilde gülümseyerek. Melis de anlatmaya başladı " Benim genellikle nasıl desem... Böyle cıvıl cıvıl, insana yaşama isteği ve pozitif enerji veren hoş müziklerden hoşlanırım. Tabi arada bir böyle hafif hüzünlü veya romantik şarkılar da dinlediğim oluyor." dedi Melis. " Vay vay vay! Romantik şarkılar ha ?! Kesin aşk acısı çekip Müslüm Gürses dinlemişsindir." diye araya girdi Levent. "Ya Levent! Bi araya girmesen mi?!"dedi Melis sinirle. Bunun üzerine kahkahalarla gülmeye başladım. Evet ben... Ve kahkaha. Bu ikili cidden ben ve beni tanıyanlar için kulağa garip geliyor. O an kendime hayret ettim. Ben kahkaha mı atmıştım? Bizimkilere döndüğümde gülümseyerek bana bakıyorlardı. Ancak Onur ve Melis'in bakışlara birazcık da ben ve Levent'i yakıştırıyor gibiydi. Bu olanları unutturmak için " Devam et Melis." dedim. O da gülümseyerek devam etti. " Ben de bu yüzden piyanoya merak sardım. Çünkü sesi bana her zaman güzel ve umutlu şeyleri çağrıştırırdı. Tabii taşıması kolay olsun diye ve o zamanlar bütçemizde piyanoya yer olmadığından org aldık. İyi ki de org almışız. Çünkü taşıması daha kolay ." dedi Melis. Sonra Onur anlatmaya başladı " Benim genellikle gürültülü ve eğlenceli şarkılar hoşuma gider. Tabi benim de arada hüzünlü dinlediğim oluyor. Ancak mutlu şarkılar daha hoşuma gider. Bu yüzden ben de bateriye merak sardım. Uzun zaman boyu para biriktirdim ama değdi. Tabii bazen parçalara ayırıp taşıması zor oluyor ama olsun. Canım baterim." dedi Onur. " Acaba o parçları taşımaktan bel fıtığı olunca da baterinizi sever misiniz Onur bey?" dedi Levent. Dördümüz de gülmeye başladık. Ama en garibi biz gülerken Levent'in özellikle bana bakmasıydı. Ben de ona hafifçe gülümsedim. Bunu farkedince yine utanarak "Ah! N'apıyorum ben?" dercesine başını çevirdi. Sonra ben anlatmaya başladım "Ben... Annem ve babam her kavga ettiğinde müziğe sığınırdım. En çok rock tarzı vurdulu kırdılı şarkılar hoşuma giderdi. Çünkü bu şarkıların sert havasının benim dertlerimi anlattığını düşünürdüm. Sanki o sanatçılar beni anlayıp dertlerimi şarkıya döküyorlardı. Bu yüzden daha çok küçük yaşlarımda elektro gitara merak sardım. Annem ve babam boşandıktan 1 yıl sonra ise annem bana 9. yaş günümde bana elektro gitar aldı. Üstelik zamanında bu gitarı alabilmek için geç saatlere kadar çalışmış. Ben de onun bu emekleri boşa gitmesin diye her zaman gitar çaldım. Tabi kursa gitme imkanım olmadığı için internetten öğrendim. Ancak sonradan kursa da gittim. Böylece gitar çalmakta ustalaştım. Her kendimi sinirli ve gergin hissettiğimde gitarıma sarılırdım. O beni her zaman iyi hissettirdi. Sanki bana babamın vermediği sevgiyi o verdi. Her zaman..." Bunları derken gözlerimden yaşlar süzüldü. Kafamı kaldırıp baktığımda Levent de bana acırcasına bakıyordu ve kendini tutmasa ağlayacak gibiydi. Onur ve Melis de benim için oldukça üzülmüşlerdi. Onların üzülmesine dayanamazdım. "Tamam neyse. Bu kadar üzüldüğüm yeter. Levent hadi sen de anlatsana! Anlatmayan bi sen kaldın." dedim konuyu dağıtmak için gözlerimdeki yaşları silerek. Kendimi yine bir ekip toplantısının içine edip batırmış gibi hissediyordum. Sonunda Levent de anlatmaya başladı. " Benim sakin ve rahatlatıcı gitar melodili şarkılar hoşuma gider. Hüzünlü mutlu hiç fark etmez. Bu yüzden ben de akustik gitara merak sardım. Onu çalmak beni her zaman beni sakinleştiriyordu. Her müzik dersi gitarımı çalarak Mine'ye kelimelerle anlatamadığım duyguları gitar çalarak anlatmaya çalışırdım. Ancak beni hiç bir zaman anlayamadı. Zaten ona açıldığım gün de en büyük acı gerçeği, yani beni başından beri sevmediğini öğrendim. Sonra da Mine'de bulamadığım sevgiyi gitarımı çalarak ve farklı sanatçılarda bulmaya çalıştım. Keşfettiğim çoğu sanatçı tabii ki işini iyi yapıyordu. Ama beni en çok etkileyen Vocaloid ler oldu sanırım." dedi Levent. Bunun üzerine heyecanla yerimden fırlayıp "Bekle Levent, yoksa sen de mi Vocaloid dinliyorsun?" dedim hayretle. " Aaa! Asıl sen de mi Vocaloid dinliyorsun?" dedi Levent de şaşkınlıkla. Şaşkınlık ve mutlulukla birbirimize baktık. 40 yıl düşünsem sevdiğim çocuğun benim gibi Vocaloid dinleyeceğini düşünmezdim. Üstüne bir de Türkiye'de Vocaloid dinleyen az insan olduğunu düşünürsek... BU SÜPER!!! Sonra Levent ile uzun uzun Vocaloidler hakkında konuşmaya başladık.
(L)- En sevdiğin Vocaloid hangisi Umut?
(U)- Aslında birden fazla favorim var. Hatsune Miku, Kagamine Rin, Kasane Teto, Otomachi Una... Ah özellikle VFlower'ın tarzına ba-yı-lı-yo-rum! Ya senin favorilerin hangisi Levent?
(L)- Hmm... Kagamine Len, Kaito, Gakupo ,Oliver... Ama en çok da Fukase. Gerek tarzı gerek sesi mü-kem-mel!
O an çok şaşırdım çünkü benim en çok birbirine yakıştırdığım Vocaloidler Flower ve Fukase idi. Ah, keşke biz de Flower ve Fukase gibi olabilseydik!
(U)- Ah, değil mi? Fukase ve Flower cidden hem sesleri hem tarzlarıyla mükemmel Vocaloidler. Hatta ben onları birbirine çok yakıştırıyorum.
(L)- Haha! Ben de öyle.
Ah dostum! Çocukla yaptığımız Vocaloid shipleri dahi aynı. Bu harika!
(U)-Peki en sevdiğin Vocaloid yapımcıları?
(L)- Tabii ki Deco*27, Kikuo, Maretu, İnabakumari, Kairikibear, Chinozo ve özellikle Wowaka!
(U)- Ah inanamıyorum! Favori yapımcılarımız neredeyse aynı. Zavallı Wowaka, keşke ölmeseydi. Ancak ben ayrıyaten bir de Ghost and Pals dinliyorum.
(L)- Ghost and Pals'ı hiç duymamıştım. Ama söz, yakın zamanda ona da bi göz atacağım. Peki en ama en çok sevdiğin Vocaloid şarkısı hangisi?
(U)- Neden aynı anda söylemiyoruz favori şarkımızı?
(L)- Bana uyar! O zaman 3,2,1...
(U) ve (L)- Maretu- Aishiteitanoni!
Levent ile hayretle birbirimize baktık. Favori Vocaloid şarkımız dahi aynıydı! Ah ALLAH'IM! Ben galiba senin kutsanmış kulunum. Bu şans da ne böyle! Tam o sırada Onur ve Melis'in yanımızda olmadıklarını fark ettik.
(U)- Hay ALLAH! Bizim çocuklar nerde acaba?
(L)-Bizi bir başımıza bırakıp gittiler herhalde. Hahaha! Neyse, geç olmadan biz de eve dönelim bari.
Böylece eve döndük. " Bu güzel sohbet için sağol Umut. Hoşçakal." dedi Levent elini omzuma koyarak. Ve gitti. Ah! O an içimde kelebeklerin uçuştuğunu hissettim. Mutlu bir şekilde eve girdim. Tam o sırada Melis aradı beni. Meğer bu ekip toplantısı fikrini bilerek Onur'a anlatmış çünkü ben ona sabah parkta özel konuştuğumuz zaman şarkıyı gösterdiğimde oynatma listemdeki Vocaloid şarkılarını fark etmiş. Hatta Onurla Levent ve beni bilerek beni yalnız bırakmışlar. "Böylece çöpçatanlık plan için ilk adım atılmış oldu." dedi Melis gülerek. "Kızıımm, hele sen beni bekle. Ben sizi ayarlamak için ne biçim adım atacağım." dedim gülerek. Biraz daha konuştuktan sonra da telefonu kapattık. Ah bugün cidden çooookkk güzeldi. Hem de çookk!