İyi Okumalar 🔥(🧊🥵🙂🥶)
________
Felix bir anda barın seslerinden uzaklaşıp kendini odada bulduğunda beyninde en büyük gürültüyü duymuştu. Vücudu giderek yanıyordu ve bu tüm düşüncelerini bulanıklaştırıyordu.
Öyle böyle bir yanma hissi değildi. Cidden vücudu görünmez alevlerin içinde yanıyordu ve o buna karşı çıkamıyordu. Canı yanmıyordu ama rahat da hissetmiyordu.
Aniden sırtı duvara çarptığında azıcık da olsa kendine gelmişti. Şu an kollarında olduğu kişiyi tanımıyordu ve alev alev yanmasının nedeninin o olduğunu tahmin ediyordu.
Aynı kızıl saçları gibi alevin en koyu tonu sarmıştı vücudunu. Kırmızı gözler onu giderek içine çekiyor ve daha fazla gerçek hayattan kopmasını sağlıyordu.
H: "Adın ne?"
Hyunjin hala kendini kontrol altında tutabiliyorken onun asırlar önce ölmüş vücudunu uyandıran kişinin adını öğrenmek istemişti.
Çünkü bu olayın sadece burada bitmeyeceğini biliyordu...
F: "F-felix"
Felix titreyen sesini kontrol etmeye bile çalışmamıştı. Çünkü yavaş yavaş kasıklarında yanmaya başlayan alev onu çoktan zor durumda bırakmıştı.
Kendisini kollarına bıraktığı kişiyi kesinlikle tanımıyordu ama ona fazlasıyla çekiliyordu. Bedeni onunla birleşmek için can atıyor, masum düşünceleri hiç düşünmediği şeyler düşünmesine neden oluyordu.
Artık vücudunda bulduğu son güç ve mantık kırıntılarını yitirdiği için başını adını bile bilmediği kızıl saçlı adamın göğsüne yaslamış ve alt tarafını istekle ona bastırmıştı.
F: "N-ne oluyor?"
Kızıl saçlı olan tek eli ile ona sürtünen küçüğün kalçasını kavramış ve kendisine daha sert bir şekilde bastırmıştı.
H: "Kontrolü kaybediyorum"
Uzun olan dişlerini sıkmış ve sarışını biraz daha kendine bastırmıştı. Damarlarında akmaya başlayan taze kan kaynıyordu ve kesinlikle bu tüm kontrolünü altüst ediyordu.
Felix aniden üzerindekinin çıkmasıyla vücudu soğuk hava ile buluşmuş ve derin bir nefes almıştı. Çoktan içinde yandığı alevler yüzünden sıcaktan bayılmaması bile mucizeydi.
Hyunjin de üzerindeki kapşonludan kurtulmuş ve azıcık süreliğine de olsa vücudunu soğuk havaya bırakmıştı. Hep soğuk olan vücudu şimdi sıcaktı ve o kesinlikle sıcağı sevmiyordu.
Felix'in nefesi teklemeye ve alt tarafları ıslanmaya başlamıştı. Normalde olsa buna çok utanırdı ama şu an istediği şey vücudunu yakan sıcaklığın durmasıydı.
Hyunjin'in içi alev alevdi. Gözleri cehennem kırmızısına bürünmüşken o da çoktan mantık kırıntılarını kaybetmişti.
Felix kızıl saç tutamları sıkıca kavradığında Hyunjin onun pantolonunu ses çıkacak derecede sert bir şekilde indirmişti. Tamamen çıplak kalan Felix ise sadece havanın ona verdiği azıcık serinlikle yetinmeye çalışıyordu.
Barın odasız bir bar olduğunu biliyordu. Bu odaya nasıl nereden gelmişti tam olarak neredeydi bilmiyordu. Sadece tek bildiği şey kasılan deliğinin dolmasını istemesiydi.
Hyunjin saçlarına sıkı sıkıya tutunan küçük eli tutmuş ve Felix'in gözlerinin içine bakarak orta ve işaret parmağı dudaklarından daha sıcak olan ağzının içine göndermişti.
Felix, kızıl saçlı adamın ağzının içinde parmaklarını hissettiğinde parmaklarına yayılan ısı anlamasını sağlamıştı. Karşısındaki kızıl ondan kat kat fazla yanıyordu.
Küçük beden kasıklarının tekrar yanması ile kendini karşısındaki iri bedene biraz daha bastırmıştı. Kasıklarına sürtünen şişlik şaka değildi ve deliği durmadan kasılıyordu o şişliği içine alabilmek için.
Hyunjin Felix'in bu hareketi üzerine ağzındaki parmaklar üzerinde sıcak dilini gezdirmiş ve gel git yaparak parmak boğumlarına kadar ıslatmıştı.
Felix parmağına yapılan hereket, ustaca hareket eden dil yüzünden bacaklarını birbirine bastırmıştı. Kalçasından akan zevk suyu yetmezmiş gibi vücudunun daha da ısınmasına neden oluyordu.
Artık şehvete kapılan ikili vücutlarının ısılarını unutacak kadar kontrolden çıkmışlardı. Tek gördükleri birbirleriydi, tek dokundukları vücutlarıydı. Onlar için tek gerçeklik bu odada birlikte yanmaktı.
Felix sırtının duvara çarpmasıyla düşecekmiş gibi olduğunu anlamıştı. Hemen boştaki eli ile kırmızı saçlının omzuna sıkıca tutunmuştu.
Hyunjin ise dudakları arasında sakso çektiği parmaklardan sesli bir şekilde uzaklaşmış ve kendi üzerindeki son parçalardan da kurtulmuştu.
Küçük beden istemsizce bakışlarını aşağı indirdiğinde uzun damarlı aleti görmesi onu korkutmuyordu. Aksine o sertliği hemen içine almazsa daha fazla dayanamayacakmış gibi hissediyordu.
Hyunjin deminden beri baktığı dik göğüs uçlarına bakmayı bırakmış ve cehennem ateşi ile yanan ağzının içine almıştı uyarılmış diklikleri.
Bu Felix'in zaten yanan vücuduna hiç iyi gelmemişti. Aldığı zevk yüzünden başını sert bir şekilde arkaya atmış ve arkasındaki duvara yaslamıştı.
Cehennem sıcağındaki adam ona cenneti yaşatıyordu..
H: "Kendini benim için hazırla"
Kızıl saçlı saniyelik dudaklarını göğüslerden ayırmış ve derin sesiyle büyülediği Felix'e emrini vermişti. Felix göğüslerini durmadan parçalayan dil yüzünden kendini Hyunjin'e bastırmamak için zor tutuyordu.
İkisi de çıplaktı ve ona temas etmeye korkuyordu ama biliyordu vücutlarının birbiri için yandığını.
Hyunjin Felix'in hareket edecek durumda olmadığını bildiği için az önce ıslattığı parmakları tutmuş ve Felix'in beline kolunu sararak duvara yaslanan bedeni kendine doğru çekmişti.
Az önce ağız işi verdiği için ıslak olan parmakları Felix'in kalçasına götürmüş ve kırmızı gözleri ile kolları arasında titreyen bedenin gözlerine bakmıştı.
H: "Kendine dokun"
Felix gözlerine dikilen kırmızı gözler yüzünden hipnoz olmuşcasına kalçasında duran ıslak parmaklarını içine göndermiş ve sızlanırcasına bir edayla kızıl olana bakmıştı.
Kırmızı birisine anca bu kadar yakışırdı...
Hyunjin karşısında kendisini parmaklayarak sızlanan, küçük mırıltılar çıkaran bedeni izlerken içinde yanan külleri tekrar alevlendirmişti.
Kızıl olan karşısında kendisini onun için hazırlayan bedeni izlerken elini damarlı aletine atmış ve Felix'in gözlerinin içine bakarak çekmeye başlamıştı.
Kırmızı saçlı adam önünde ıslak seslerle kendisini çekerken Felix kalçasında ona yetersiz gelen parmaklar yüzünden öne doğru düşecekmiş gibi olmuştu.
Artık onu rahatsız eden parmaklar tatmin duygusu ile kasılan deliğine iyi gelmiyordu. Hareketlerini hızlandırarak Hyunjin'in de kendisini daha hızlı çekmesine neden olmuştu.
Artık yorulan vücudunu sızlanarak kızılın göğsüne yaslamıştı. Kalçasındaki parmaklarını durduramıyordu çünkü eğer bırakırsa yine o acımasız ateş vücudunu saracaktı.
Ama aslında şu an o ateşin kaynağına sığınıyordu..
H: "Çek"
Hyunjin daha da koyulaşan kırmızı gözleri ile kontrolü kaybetmişçesine küçük olanın kalçasındaki elini sert bir şekilde çekmişti.
Kıvrak hareketler ile sarışını çevirmiş ve yüzü duvara gelecek şekilde yaslamıştı. Felix ne olduğuna bakmak için arkasını dönecek kadar bile kendisinde değildi. Sadece bu sıcaklığın bitmesini istiyordu.
Kızıl çok beklemeden eliyle sabitlediği aletini fazlasıyla ıslanmış olan deliğe konumlandırmış ve dişlerini kıracak derecede sıkarak Felix'in içine itmişti.
Küçük beden iç organlarına baskı yapan büyüklük ve hissettiği acı ile elini arkaya atmaya çalışmıştı kızıl olana tutunmak için ama bunu yapamayacağını anladığında avuç içlerine sert bir şekilde duvara yaslamıştı.
İçinde hareket etmeden duran büyüklük ona iyi gelmek yerine daha da yanmasına neden oluyordu. Bu kadar sıcaktan sonra hala yaşaması bile bir mucizeydi.
F: "S-sıcak ahh"
Hyunjin küfürler savurarak ellerini duvara yaslanan Felix'in küçük ellerinin üzerine yaslamış ve parmaklarını iç içe geçirmişti.
Artık vücudundaki mavimsi olan damarlar tamamen kırmızılaşmıştı ve bu haliyle şeytandan hiçbir farkı yoktu.
Elinin içinde kaybolan küçük elleri sıkarken kendini geri çekmiş ve dar delikten tekrar içeri göndermişti.
Felix duvara yaslı olmasına rağmen her içine giriş çıkışlarda sarsılıyordu. Göğüs kafesi sıkışıyor artık nefes alamayacak duruma geliyordu.
Vücudundaki sıcaklık onu bayılma evresine taşırken kalçasında durmadan içini talan eden büyüklük onu ayık tutuyordu.
İki taraf da zevkten daha çok yanmaya başladığında Hyunjin'in bakışları Felix'in süt gibi temiz bembeyaz olan boynuna kaydı.
Eğer ki eğer ki son kontrol kırıntılarını da kaybederse bir saniye bile düşünmeden o boyunu en sevdiği renk olan kırmızıya boyardı ama bu ikisini de ölüme götürmekten başka bir işe yaramazdı.
Felix ise son kalan mantık kırıntılarını içine girip çıkan organı daha çok hissetmek ve ellerini tutan adamın kalın inlemelerini duymak için kullanıyordu.
Bir anda içinden çıkan aletle boşluğa düşmüş gibi karnını içine doğru çekmişti. Boşalmak üzereyken sert hareketlerin durması onun daha fazla sızlanmasını sağlarken bir anda kızıl olan tarafa döndürülmüştü.
Tekrar o kırmızı gözler ile gözgöze gelince tüm vücudu titremişti. Bu ya delirdiğinin anlamıydı ya da orgazm olamamanın verdiği bir tepkiydi.
Çok geçmeden kendisini kaslı kollarda bulmuştu ki bu da bakışlarını kırmızı gözlerden alıp onu taşıyan kollara çevirmişti.
Kırmızıydı... damarları.. kollarından geçen damarları tamamen kırmızıydı. Bu kesinlikle kan kırmızısı değildi. Bu içinde yanan alevlerin kırmızısıydı. Küçük ellerini kırmızı damarlarla olan kolların üzerinde usulca gezdirirken kucağında olduğu bedeni ne denli delirttiğinden habersizdi.
İkisinin de düştüğü bu cehennemin nedeni damarlarda alev alev yanan kandı.
Felix dikkatlice Hyunjin'in vücudunu süzerken sırtının yatakla buluşması yüzünden gözlerini rahatlamış şekilde kapatmıştı. Beli çok fazla ağrıyordu. Hem ayakta durduğu için hem de daha adını bile bilmediği kızılın sert hareketleri yüzünden.
Sarışın olan artık sızdıran ve boşalmak için seğiren aletini üzerinde destek alarak duran kızılın aletine bastırmak için kalçasını havalandırmıştı. Yaramaz bir şekilde kendisini Hyunjin'e sürttüğünde kızıl olanı kısık bir şekilde inletmişti.
H: "Mantıklı davranmama engel oluyorsun"
Büyük beden yatağın yanındaki eski olduğu renginden belli olan komidine uzanmış ve buzlarla dolu olan viski bardağını kendine doğru çekmişti. İçinden bir küp buz aldıktan sonra altında yatan bedenin gözlerinin içine bakmıştı.
Bunu yapmak zorundaydı. Bir kere Hyunjin'in kanı Felix'in damarlarında geziyordu. Bunun artık bir geri dönüşü yoktu. Eğer bunu bu gece burada bitirmezse ikisini de bu sıcaklık öldürecekti.
Kendi yarattıkları alevlerin içinde yanarak öleceklerdi.
Elinde tuttuğu buzun biraz erimesini beklerken Felix sadece kendisini son güç kırıntıları ile büyük alete sürtüyor boşalıp rahatlamak için elinden geleni yapmaya çalışıyordu.
Hyunjin buz yüzünden soğumuş elini Felix'in karnına yaslamış ve küçük bedeni yatağa bastırarak hareketlerini durdurmuştu.
Felix sızlanırken Hyunjin kendisini biraz daha Felix'in bacakları arasına yerleştirmiş ve zarif bacakların onun için biraz daha açılmasına neden olmuştu.
Elinde yeterince erittiğini düşündüğü buzu az önce becerdiği delikten içeri gönderdiğinde Felix bayık olan bakışlarını anında sonuna kadar açmış ve ayağa kalkmaya çalışmıştı.
Karnında duran büyük el onun bir milim bile kıpırdamasına izin vermediği için küçük beden yatağa geri düşmüştü. İçinde derinlerine doğru itilen buz yüzünden çığlıklara boğulan Felix ellerini kırmızı saçlara atmış ve acısını hafifletmek için acımasızca çekiştirmişti kırmızı tutamları.
Hemen ardından içine giren büyüklük yüzünden kafasını yastığa sert bir şekilde çarpmıştı. Az önce buz yüzünden donan vücudu şimdi içine giren sıcaklıkla tekrar yanmaya başlamıştı.
Hyunjin'in giriş çıkışları hızlanmaya başladığında Felix gözünden akan yaşlarla ellerini indirmiş ve yatağın çarşafını sıkmaya başlamıştı. Parmaklarına çok fazla yüklendiği için tırnaklarının kanadığından bile habersizdi.
Kızıl olan ellerini tekrar minik eller ile buluşturmuş parmakları birbirine geçirerek Felix'in onun ellerini sıkmasını sağlamıştı.
Artık ikisi de sona yaklaştığı için inlemeler ve tenin tene çarpma sesleri de artıyordu. Hyunjin kendini tamamen geri çekmiş ve dar delikten içeri, en dibe göndermişti.
Felix titreyerek ve boğuk inleme ile boşalırken bayık bakışlarını kırmızı gözlere çıkarmıştı. Hyunjin de son birkaç kez kendisini tamamen çıkarıp darlığa gönderdikten sonra dişleri arasından inleyerek boşalmıştı.
Felix ise gecenin en kötü sıcaklığını o an hissetmişti. Hem de içinde. Az önceki buz sayesinde daha az hissediyordu belki sıcaklığı ama içinde alev kırıntılarının dolaştığına emin olmuştu.
Hyunjin tamamen boşaldıktan sonra sarışının içinden dikkatli bir şekilde çıkmış ve bayık gözlere bakmıştı. Felix'in gözlerinde kırmızılığı görmüştü.. son kez bayık gözler kapanmadan önce kendi yaydığı kırmızılığı altındaki bedenin gözlerinde görmüştü.
Kızıl olanın da vücudu yavaş yavaş kapanırken titreyen kollarına inat buz dolu kadehi almış ve küçük olanın göğsünden aşağı doğru indirmişti.
Küçük insan bedeni yeterince sıcağa maruz kalmıştı bu buzlar bile onu eski sıcaklığına döndürmek için yeterli değildi belki ama Hyunjin de artık kapanan bilinci ile kendisini yatağa bırakmıştı.
O gece Hyunjin kendi kızılına boyamıştı Felix'i...
_____________
Şimdi anlaşılmayan bir şey varsa sorun cevaplayayım ama söylediğim gibi ilerleyen bölümlerde kesin anlayacaksınız.
Bu bölümde anlamadığınız bir şey varsa söyleyin detaylandırırız 😉
Bu arada aslında smut bölümünü atlayacaktım yaşanmış gibi gösterecektim ama keenblue çok fazla smut yazıyor diyenlerin hakkını vermek için yazdım bölümü.
Biraz aceleye geldi ama umarım beğenirsiniz 😊

















