İçeriğe geç

Taste of blood \ HyunLix, MinSung

Bölüm 21 · 6 dk okuma

Taste of blood \ HyunLix, MinSung

Bölüm 21

🩸

İyi Okumalar 🦋

____________

F: "Beni de mi öldürecekler?"

Hyunjin endişeli gözleri gördüğünde, küçüğünün içindeki tüm endişeleri söküp almak istedi. Ona asla bir şey olmasına izin vermeyecekti.

Bu bebeğini taşıdığı için mi öyleydi emin değildi ama tek hissettiği şey o tatlı gözlerin asla endişe ile dolmasını istememesiydi.

Elini Felix'in karnından çekti, tişörtünü indirerek beyaz teni kapattı ve bakışlarını ona bakan endişeli gözlere çıkardı.

H: "O iki vampir sonsuza kadar cezalandırıldı"

Sarışın olan derin bir nefes alarak dolu gözlerini kırpıştırdı ve birkaç saniyelik de olsa endişeden yorgun düşen başını Hyunjin'in omzuna bıraktı.

H: "Çok uzak bir yerde cezalarını çekiyorlar endişelenme"

Hyunjin kolunu yavaş yavaş hareket ettirerek ince bele sardı ve küçük bedeni kolunun altına alarak kendi vücuduna sıkıca bastırdı.

H: "Senin saç teline zarar veren karşısında beni bulur"

Felix korkmanın, duygulanmanın ve ilk defa odun gibi olan Hyunjin'den böyle şefkat görmenin etkisiyle burnunu çekti ve ağladığını saklamak için yüzünü kaslı göğüse bastırdı.

F: "Pişmaniye çekti canım, böyle tel tel"

Küçük beden başını Hyunjin'in göğsüne bastırdığı için sesi fazlasıyla boğuk çıkmıştı ama Hyunjin onu gayet net duymuştu.

Uzun beden oturduğu koltuğa biraz daha yaslandı ve Felix'in isteğine içten bir şekilde gülümsedi.

Küçük beden başını bir saniyeliğine kaldırıp, Hyunjin'in onun aşermesine olan gülüşünü görseydi belki de onun aile sevgisini tek bakışta anlayabilirdi...

...

IN: "Felix olmadan eğlenmek çok kötü"

Jeongin dudaklarını büzerek konuştuğunda yan tarafında oturan arkadaşlarına bakmış ama onların artık başka evrene ışınlandıklarını anladığı için derin bir nefes alarak çilekli sütünü yudumlamıştı.

J: "Yarrağını tuttum"

S: "Yeter artık 50 kere anlattın artık duymak istemiyorum"

Seungmin'in başı sarhoş olmanın verdiği etki ile masaya düşmüş ve müzik sesini bastıracak derecede tok bir ses çıkarmıştı.

J: "Anlamıyorsun beni arkadaşım"

Jisung ağzındaki kelimeleri yuvarlayarak konuşmuş ve Seungmin'in saçlarından tutarak kafasını kaldırmış, zorla kendine taraf çevirmişti.

J: "Elimde değil, ağzımda istiyorum"

Jisung lafını bitirdikten sonra Seungmin'in saçlarını bırakmış ve küçük kafasının tekrar masaya çarpmasına neden olmuştu.

O kadar çok sarhoş olmuşlardı ki ne Seungmin acı hissediyordu ne de Jisung arkadaşının canının yanmasını umursuyordu.

IN: "Bu bara her geldiğimizde başımıza kötü bir şey geliyor"

Jeongin kendi kendine söylenmiş ve derin bir nefes alarak bacaklarını kendisine çekmiş ve koltukta küçülerek başını dizlerine yaslamıştı.

Seungmin bu sefer kendi isteği ile başını kaldırmış ve ağzından çıkan küçük hıçkırığı umursamadan başını Jisung'un omzuna yaslamıştı.

S: "O zaman git, git ve de ki üçüncü kolunuzu ağzıma almak istiyorum"

Hemen ardından bir hışımla başını kaldırmış ve tüm vücudunu Jisung'a taraf dönerek tek parmağını havaya kaldırmıştı tehdit edercesine.

S: "Ama kibarca isteee~"

Seungmin normalde olsa bırakın bu konuşmayı yapmayı, Jisung'un saçma hikayesini bile dinlemezdi. Ama işte zeki köpüş azıcık içince kendisini kaybediyordu.

Seungmin elini, Jisung'un omzuna yaslayıp tekrar konuşmaya başlamadan önce küçük bir şekilde tekrar hıçkırmıştı. Ama daha cümlesine başlayamadan bakışları barın giriş kapısına kaydı.

Ağzı ve gözleri eş zamanlı irice açıldığında tüm sesler durmuş, tüm insanlar yok olmuştu. Onun için karşısında tek bir kişi vardı.

Keskin yüz hatları, gülümsediği için yanaklarında beliren gamzeler, iri vücut, geniş omuzlar, dolgun dudaklar ve yüzünü tamamlayan büyük burun..

Bir kez daha hıçkırdı.. aşık olmuştu...

J: "Sen estetik mi yaptırdın? Gözlerin irileşmiş, ağzın büyümüş"

Jisung sırtını kapıya doğru döndüğü için bara girenleri görmüyordu, bakış açısında sadece gözleri ve ağzı sonuna kadar açılmış arkadaşı vardı.

Tombul parmakları ile arkadaşının yüzünü elledi ama Seungmin'in tek odak noktası az önce ilk defa aşk hissini tattığı adamdaydı..

S: "Ben *hıçkırık* aşık oldum"

Jisung hemen arkadaşının yüzünde dolanan parmaklarını çekmiş ve iki elini yanaklarına yaslayarak tiz bir çığlık atmıştı.

S: "Ne yapacağım?"

Tombul yanaklı olan elini yüzünden çekti ve kaşlarını çatarak iki elini de arkadaşının omzuna yasladı destek olma amacında. Seungmin ise hala büyülenmiş bir şekilde gözü ile aşık olduğu adamı izliyordu.

J: "Bak şimdi gideceksin karşısında dikileceksin. Sonra da diyeceksin ki "milyonlarca yıldız olabilir ama ben sizinle kaymak istiyorum, yüzlerce şeker tadı olabilir ben sizi emmek istiyorum, ve evet onlarca dondurma olabilir ben sizi yalamak istiyorum"."

Seungmin dört kulağını açmış arkadaşının cümlelerini tamı tamına aklının bir kenarına yazıyordu hiçbirini unutmamak için.

Şu an Jisung onun gözünde ilişki perisiydi ve o ne derse yapacaktı. O hiç aşık olmamış veya birine açılmamıştı bu yüzden onun tavsiyelerine ihtiyacı vardı.

J: "Veee eşsiz cümlelerinle onu etkileyip pençelerin arasına geçirdikten sonra da diyeceksin ki "sik beni"."

Seungmin asker gibi dik durarak başını sallamış ve özgüvenle ayağa kalkarak biraz ötesinde oturan gruba yaklaşmıştı sarsak adımlarla.

Dans edenlerin arasından zorla sıyrılmış ve kenara konulan koltukta oturan adamın önünde dikilmişti özgüvenli ve dik bir şekilde.

Ama arkasında o kadar çok dans eden insan vardı ki herkes durmadan ona çarpıyordu. Sonunda yediği sert bir darbe ile öne doğru yalpalanmış ve Chan'ın bacakları önünde dizleri üzerine çökerek düşmüştü.

Chan anında yere düşen bedene baktığında onun çoktan yavru köpek bakışları ile kendisine baktığını görmüştü.

Tabi yere düşen bedeni gören Minho da endişe ile dudaklarını ısırmıştı. Bu kişiyi tanıyordu ve eğer biri buradaysa diğerleri de buradadır demekti. O yüzden etrafına, dans eden kişilere bakıyordu aradığı bedeni bulmak için.

C: "İyi misi-"

S: "Kayalım"

Seungmin, iri bedenin konuşmasına izin vermeden hıçkırarak konuşmuştu. Az önce söyleyeceği şeyleri ezbere biliyordu ama şimdi hepsini unutmuştu.

C: "Kayıp mı düştün?"

Chan, yerde duran küçüğü anlamaya çalışıyordu ama Seungmin ellerini Chan'ın dizlerine yasladı ve bedenini aralık bacakların arasına daha da yaklaştırdı

S: "sizi emmek.. milyonları yalamak.. şeker yıldızı..."

İri bedenin gözleri sonuna kadar açılmıştı duyduklarını anlamak için. Karşısındaki beden fazlasıyla masum gözüküyordu..

S: "Sik beni"

Son söylediği cümle şarkı değişimi anına denk geldiği için barda yankılanmıştı ve Chan'ın yanındaki Changbin ve Minho da şaşkın bakışlarını yerde oturan bedene çevirmişlerdi.

Bu arkadaş grubundan bir tanesi normal değil miydi ya??

M: "Felix'in arkadaşı, diğerleri de burada olmalı sen onu al ben diğerlerini bulucam"

Chan daha fazlasını beklemeden yerde oturan bedenin kolundan tutmuş ve kaldırmıştı. Sarhoş olduğu için adımlarını doğru düzgün atamıyordu ama Chan'ın yönlendirmesi sayesinde hızla yürüyordu.

Minho diğerlerini bulmak için tam ayağa kalkmaya çalıştığında kucağına oturan ağırlıkla tekrar koltuğa çökmüştü.

J: "Bir kere emcükle"

Jisung, ayarlanmış ses kaydedici gibi söyleyeceğini söylemiş ve kafasının pat diye Minho'nun omzuna düşmesini sağlamıştı.

Minho bıkkın bir nefes verdi ve kucağındaki bedeni kavrayarak ayağa kalktı.

CB: "Sanırım diğerini ben tanıyorum. Sen git onu bulup geleceğim"

Minho tam istediği cevabı aldığında hızla o bardan uzaklaşmış ve Changbin de bara girdiklerinden beri burnuna dolan pamuk şeker kokusunun sahibine doğru ilerlemişti.

Başını dizlerine yaslayan bedenin yanına ağırlığını bıraktığında Jeongin yavaşça başını kaldırdı ve iri gözleri ile Changbin'e baktı.

Tam korkup, koltukta kendisini geriye atacaktı ki Changbin masada duran çilekli süt kutusunu aldı ve Jeongin'e taraf uzattı.

Neler olduğunu anlayamayan küçük ise endişeli bakışlarla etrafına baktı arkadaşlarını bulmak adına ama onlar yoktu.. sessizce sütünü aldı ve pipeti dudakları arasına sıkıştırdı.

CB: "Siz neden vampirlerle dolu barda takılıyorsunuz?"

Jeongin hemen omzularını anlamaz anlamda kaldırmış ve indirmişti. Harbi neden hep bu bardalardı. Götleri beladan kurtulmasa bile hep bu bardalardı...

CB: "Sanırım en sessizleri sensin. Hadi gidelim"

____________

Hmm tabi en sessizleri o hımhım. Üç dediğimde inanalım tamam mı

1..2...31

20. Bölüme özel artık sekizi de birbirini tanıdı ehe

Bölüm sonu

43 yorum